Anahtar kelimeler: Kendesine Geçidine Karşıdan Cad Cismani Geçmek Yaya Yolun Girip Açan

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİH
: █████/2025
Mahkememiz █████/2020 tarihli ---------- Esas, ---------- sayılı kararının ----------- sayılı kararı ile mahkememize gönderilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ...'in █████/2016 tarihinde ---------- Cad. ---------- Cad. ---------- İlcesinde sınırları içerisinde bulunan ---------- karayolu üzerinde, yolun kendesine ayrılan kısmı olan yaya geçidine girip karşıdan karşıya geçmek istediği sırada ağır yaralanmasına yol açan bir trafik kazası geçirdiğini ve ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırılmış olduğunu,kazaya sebebiyet veren ---------- plakalı aracın davalı şirkete "Trafik Sigortası Poliçesiyle" sigortalı olduğunu, davacının ---------- İşlerini yürüten bir taşeron firmada Kaynak Ustası olarak çalıştığını ancak kazadan sonra tek geçim kaynağı olan mesleğini yapamaz hale geldiğini, kaza nedeniyle tedavisi esnasında ve tedavi sonrasında sağlık giderlerinin olduğunu bu yönden ağır bir maddi kayba uğradığını bu nedenle öncelikle TBK m.76 gereğince müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar nedeniyle mahkememizce belirlenecek olan ön ödemenin/geçici ödemenin müvekkiline yapılmasını, Kısmi alacak nedeniyle davalı şirketten tahsil edilmek koşulu ile; ... için 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine; Davalı ... Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren artan oranlarda KZMMS Limiti ile bağlı olmaksızın Ticari Faiz uygulanmasını, ayrıca ... için 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, tazminatın sadece davalı ... aleyhine hükmedilmesini ve hükmedilecek manevi tazminat için temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren artan oranlarda yasal faiz uygulanmasını talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
:Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, yetkili mahkeme ---------- olması nedeniyle dava dosyasının ---------- mahkemelerine gönderilmesini istediklerini, meydana gelen kazadan dolayı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazanın tamamen davacının tedbirsiz ve dikkatsiz birşekilde yola aniden çıkması ile meyana geldiğini trafik tutanağını kesinlikle kabul etmediklerini olay yerinde yapılacak keşif ve belirlenecek bilirkişi raporu alınmasını istediklerini, davacı taraf her ne kadar müvekkilinin uzun süre yoğun bakımda tedavi gördüğünü vücudunda maluliyet oluştuğunu iddia ettiyse de mahkemeye bu hususta bir rapor sunmadığını, davacının olay tarihinde sigortalı çalışan olması nedeniyle tüm tedavi masrafları ----------- tarafından karşılandığını, davacı tarafın ön ödeme talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen olayda kusur ve maluliyet tespitinin henüz yapılmadığını bu nedenle davacı tarafın geçici ön ödeme taleplerinin reddine karar verilmesinin gerektiğini , davanın tamamen haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu davacının kaza nedeniyle maddi ve manevi bir zararı olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davalı şirkete başvurunun usulüne uygun olmadığı,davacıya karşı sorumluluğun sigortalı kusuru nsipetinde bulunduğu,geçici işgöremezlik tazminatından sonrumlu bulunmadıkları,avans faiz talebinin yersiz olduğu bildirilerek neticeten davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: ---------- Müdürlüğü, ------------ Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazıldığı görüldü.----------- Adli Tıp Kurumunun █████/2024 tarihli raporunun dosyaya sunulduğu görüldü. Dosyaya █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, davacının yaya, davalı ...'ın (davalı ...ne zorunlu trafik sigortası ile sigortalı) ----------- plakalı aracın sürücüsü olarak karıştığı █████/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı giderine ilişkin bedensel maddi zarar ve manevi zarara ilişkin tazminat davasıdır. Dava kısmi dava olarak açılmıştır. Dava dilekçesinde davacının talep sonucunda anılan zarar kalemlerine ilişkin 10.000,00 TL maddi tazminat (davalı ... şirketi yönünden █████/2017 tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmiş, davalı ... yönünden faiz talep edilmemiştir) ve 80.000,00 TL (yalnızca ...'a karşı █████/2017 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiştir) manevi tazminat talep ettiği görülmüştür. Davacı vekili █████/2018 tarihli beyan dilekçesi ile talep sonucunu 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL yol yakıt gideri (tedavi gideri) ve 500,00 TL özel bakım ve refakatçi gideri olarak açıkladığı görülmüştür.Davacı vekilinin ıslah dilekçesi "evvelce müvekkilim adına talep etmiş olduğumuz geçici iş göremezlik miktarı olan 1.000,00 TL’nin mahsubundan sonra arta kalan 7.539,07 TL'nin davalı işletenden kaza tarihi olan 19.09.2016 tarihinden itibaren, davalı sigrota şirketi için başvuru tarihinden sonraki 15 iş günün dolduğu 24.08.2017 tarihinden itibaren poliçe limiti nazara alınarak yürütülecek yasal faizle artırımına ve tahsiline (nihai olarak 8.539,07 TL maddi tazminata hükmedilmesine), hükmedilen tazminatın davalı şirket yönü ile poliçe limiti dikkate alınmaksızın faiz ve vekalet ücreti takdirine," şeklinde davasını ıslah ettiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu'nun 176/2 maddesinde "Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir" hükmünün öngörülmesi nedeniyle -davanın kısmi alacak davası olduğu da dikkate alınarak- kaldırma ilamı sonrası yapılan tahkikat sonucunda davacı vekiline ıslah için yeniden süre verilmemiştir.Kaldırma ilamından önce yetki itirazının değerlendirilmediği anlaşılmıştır.Davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, davacı ve davalı ...'ın yerleşim yeri ve haksız fiilin gerçekleştiği yer Darıca olsa da, davalılardan ...nin adresinin ----------- olduğu, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalı ...'ın yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Mahkememizce ---------- Esas ve ------------ Karar sayılı ilamla "Davanın KISMEN KABULÜ ile 1a-)8.529,07 TL Geçici İşgöremezlik tazminatının davalı ...Ş den █████/2017 tarihinden,davalı ------------ █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a ÖDENMESİNE, 1b-)-Sürekli İş Göremezlik, Ulaşım ve Bakım gideri tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE," hükmedilmiş, karar davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmiş, ---------- sayılı ilamı ile "Davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Manevi tazminat talepleri konusunda karar verilmemesinin usule ve hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin kaza tarihinden itibaren artık kendi mesleği olan ve kazadan öncede de çalışmakta olduğu inşaat işlerinde çalışamaz hale geldiği, ancak ATK'nın bunu görmezden gelerek iyileştiğini sürekli maluliyetinin %0 olduğunu belirttiği, itirazlarının dikkate alınmamasının ve üniversitelerden rapor aldırılması gerekirken bunun yapılmamasının hatalı olduğu, bakım ve ulaşım giderlerinin tazmini taleplerinin yerleşik yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı bir şekilde reddedilmesinin hatalı olduğu, mahkemece uzman bilirkişi marifetiyle yahut re'sen yol, yakıt, bakıcı, yemek ve sair zararların tespit edilmesi gerekirken kanuni ve hukuki olmayan gerekçelerle bu taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir. Davalı ...Ş vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının yeterli inceleme yapılmadan %100 kusurlu kabul edilerek bu rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle özür oranı olmadığı kanaatine varıldığından müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan bu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken yerel mahkemenin yargılamaya devam edip davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan raporda davacı için geçici iş göremezlik giderinden müvekkil şirketi sorumlu tutmasının doğru olmadığı, bu konuda sorumluluğun tamamen ----------- ait olduğu, mahkemece hükmedilen tazminata işletilecek faiz başlangıc tarihi olarak █████/2017 tarihi belirtilmiş olup kararın bu yönüyle de hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Davalı ... vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Dava konusu olayın ---------- sınırları içinde meydana gelmesi ve bu durumda ------------ mahkemelerinin yetkili olması karşısında yetki itirazlarının göz ardı edilerek yargılamaya devam edilmesi ve karar verilmesinin hatalı olduğu, geçici iş göremezlik ödeneğine hükmedilmesinin hukuken kabul edilemeyeceği, davacının --------- herhangi bir geçici iş göremezlik ödeneği alıp almadığı sorulmadan direkt olarak bu ödeneğin hüküm altına alınmasının hukuken yanlış olduğu, kusura ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesi ile maddi tazminat ile birlikte müvekkili için 80.000,00-TL de manevi tazminata hükmedilmesi isteminde bulunmuştur. Ne var ki, ilk derece mahkemesince davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Davacının manevi tazminat talebi ile ilgili karar verilmemesi doğru olmamıştır. Bu nedenle kararın HMK'nın 353/1-a-6.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Kabule göre de; dosyada mevcut ATK raporuna göre davacının her ne kadar sürekli maluliyetinin bulunmadığı açıklanmış ise de; aynı raporda davacının 6 ayda iyileşebileceği bildirilmiştir. Bu durumda iyileşme süresi içerisinde bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, varsa süresi konusunda ATK'dan ek rapor alınmadan bakıcı ihtiyacı talebinin reddine ilişkin karar isabetsiz olmuştur. Ayrıca davacı görülmekte olan davada iyileşme süresi içerisinde yapılabilecek ve ------------ sorumluluğunda bulunmayan (yol, yakıt, yemek vs) diğer tedavi giderlerinin belirlenerek tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bu durumda davacının bu talebi hakkında karar verilebilmesi için bir doktor bilirkişinin de katılımıyla rapor alınması ve oluşacak duruma göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, talebin reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur. Sonuç olarak; davacı vekilinin açıklanan hususlardaki istinaf başvurularının kabulüne, davalı ...Ş vekili ile davalı ... vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçeleriyle kaldırılmıştır. Davacı tarafça KTK 97 kapsamında davalıya başvuru tarihinin █████/2017 olduğu görülmüş, temerrüt tarihinin davalı ... şirketi yönünden █████/2017 olduğu tespit edilmiş, mahkememizce kaldırma öncesi hükümde sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin █████/2017 olarak hükmedildiği, davacı aleyhine olan bu yanlışlığın davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle █████/2017 faiz başlangıç tarihinin davalı ...yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Davacının kaldırma ilamı öncesi maluliyet durumuna ilişkin bilirkişi raporuna itiraz ettiği, bunu istinaf sebebi de yaptığı, istinaf mahkemesince bu hususun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu sebeple maluliyet durumunun uyuşmazlık kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememize bu kapsamda davacının itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya ---------- kurula sevk edilmiştir. ATK'nun █████/2024 tarihli raporunun aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür:--------- numaralı ve █████/2024 karar tarih ve --------- karar numaralı Mütalaasının kişinin mahallinde yapılmış olan muayenesi ve diğer tıbbi belgeleri ile grafilerinin birlikte dikkate alınması sonucunda tespit edilen arızalarının █████/2013 tarih ve --------- sayılı ---------- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ile düzenlenmiş olduğu,Davacı/Davalı vekilince yapılan itirazların, -----------Kurullarının görev tanımlarını yapan Adli Tıp Kurumu Kanununun ilgili maddelerine uyar şekilde -------- Kurulunca değerlendirmeyi gerektirecek ölçütlerin hiçbirini karşılamadığı,Dosyada mevcut raporlar arasında çelişki olmadığı, bununla birlikte sonucu değiştirebileceği düşünülen yeni tıbbi belge olması veya değerlendirilmesi istenen yeni hususlar olması durumunda öncelikle ---------- Kurulundan görüş alınması, yeterince kanaat verici bulunmaması ya da çelişki oluşması durumunda yeni hususlarda 2. Üst Kuruldan tekrar görüş istenebileceği,
Dosyanın bu haliyle Cumhurbaşkanlığının 4 sayılı Kararnamesinin 16. maddesinin 1 numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmediğinden İkinci Üst Kurulu Gündemine alınmasını gerektirecek özellikleri taşımadığı, bu nedenle dosyanızın, hiçbir işleme tabi tutulmaksızın yazımız ekinde iade edildiği█████/2024 tarihli ATK raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
SONUÇ
:Mevcut belgelere göre;--------- ve ---------- oğlu,------------ doğumlu, ...’in █████/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.█████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür: Kaldırma ilamı öncesi aktüerya raporu ile yukarıda ortaya konulan aktüerya raporu arasındaki geçici iş göremezlik zararının miktarına ilişkin çelişki aşağıdaki şekilde gerekçelendirilmiştir. ------- -------- yazılan müzekkere cevabı aşağıdaki gibidir: Müzekkere cevabı incelendiğinde davacıya olay tarihinden itibaren 2 aylık, 1.128,43 TL ve 1.209,03 TL olmak üzere toplam 2.337,46 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Bu tazminatlardan; c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi uyarınca "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.(...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. Maddesi uyarınca "(1)Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. Maddesi uyarınca "(1)Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. Maddesi uyarınca "(1)Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. Maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının yaya, davalı ...'ın (davalı ...ne zorunlu trafik sigortası ile sigortalı) ----------- plakalı aracın sürücüsü olarak karıştığı █████/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı giderine ilişkin bedensel maddi zarar ve manevi zarara ilişkin tazminat davası olduğu, davalı ...'ın haksız fiil hükümlerine göre, davalı ... şirketinin de diğer davalının kusuru oranında zorunlu trafik sigortası kapsamında zarar görene karşı TTK'nun 1473/1 ve 1478 maddeleri uyarınca sorumlu olduğu, davacının maluliyeti yönünden; kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı, yine yukarıda atıf yapılan ATK raporuna göre 6 ay geçici tam maluliyetinin bulunduğu ve bu süre zarfında 1 ay geçici bakıcı ihtiyacının bulunduğu tespitinin yapıldığı, kusur durumu ve tazminat yönünden kaldırma ilamı öncesi makine bilirkişisi raporunda tespit edilen kusur durumunun mahkememizce olayın gerçekleşme şekli ve şartları değerlendirildiğinde hale uygun görüldüğü, bu sebeple davalının olayın gerçekleşmesinde amamen kusurlu olduğu yönünde raporun hükm.e esas alınabileceği, yukarıda atıf yapılan aktüerya ve doktor raporunda tespit edildiği üzere davacının 8.457,22 TL geçici iş göremezlik (bilirkişi raporunda tespit edilmemiş olsa da ----------- tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında bakiye 6.119,76 TL) zararının, 1.647,00 TL geçici bakıcı gideri ve 465,00 TL ----------- tarafından karşılanmayan ve belgelenemeyen somut olaydaki yaralanmanın gereklerine uygun pansuman, enjeksiyon, yol masrafı vb gibi tedavi gideri zararının bulunduğu, yukarıda da açıklandığı üzere davanın kısmi dava olarak açılması ve davacının kaldırma ilamından önce davasını (yalnızca geçici iş göremezlik zararı yönünden) bir kere ıslah etmiş olması nedeniyle ikinci ıslah dilekçesinin sunulamayacağı, bu sebeple davacının geçici iş göremezlik zararının 6.119,76 TL üzerinden kısmen, tedavi giderine ilişkin tazminat talebinin 465,00 TL üzerinden kısmen ve bakıcı gideri zararının ise taleple bağlılık ilkesi gereğince 500,00 TL üzerinden tümden kabulünün gerektiği, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri ve TBK 61 uyarınca davalıların zarardan farklı hukuki sebeplerle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigorta şirketi yönünden zararın sigorta limiti ve kapsamında kaldığı, davalı ... şirketinin yukarıda açıklandığı üzere temerrüt tarihinin █████/2017 olduğu, mahkememizce kaldırma öncesi hükümde sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin █████/2017 olarak hükmedildiği, davacı aleyhine olan bu yanlışlığın davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle █████/2017 faiz başlangıç tarihinin davalı ...yönünden usulü kazanılmış hak teşkil ettiği, bu sebeple davalı ... şirketi yönünden █████/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, diğer davalı yönünden TBK 117 uyarınca olay tarihi olan █████/2016 günü olduğu (faiz talebinin ıslah dilekçesi ile talep sonucuna dahil edildiği), rizikonun davalı sigortalı ... yönünden ticari işletmeyi ilgilendiren bir olaydan kaynaklanmamış olması nedeniyle alacağa belirlenen tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının manevi tazminat davası yönünden;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi davacının █████/2016 tarihli haksız fiil nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesine maruz kaldığı ve altı ay boyunca çalışamadığı, bu sebeple tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davacının uğramış olduğu bedensel zararın ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu, mahkememizce belirlenen kriterler dikkate alındığında davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1- Davacının geçici iş göremezliğe ilişkin tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, geçici iş göremezliğe ilişkin 6.119,76 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden █████/2016 tarihinden, davalı ...yönünden █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Davacının tedavi giderine ilişkin tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, tedavi giderine ilişkin 465,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden █████/2016 tarihinden, davalı ...yönünden █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3- Davacının geçici bakıcı giderine ilişkin tazminat talebinin taleple bağlılık ilkesi gereğince KABULÜ ile, geçici bakıcı giderine ilişkin 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden █████/2016 tarihinden, davalı ...yönünden █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın 9/███████ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
5- Davacının sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE,
6-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (davalı ... yönünden 7.084,76 TL + 15.000,00 TL = 22.084,76 TL, davalı ...yönünden 7.084,76 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.508,60 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 307,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.201,20 TL harcın (davalı ...yönünden 176,55 TL yönünden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan 343,40 TL dava açma masrafı ve 11.271,70 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 11.615,10 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (7.084,█████.039,07) göre 4.829,50 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ...tarafından yapılan 60,00 TL posta masrafının ret/dava değeri oranına (9.954,█████.039,07) göre 35,05 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ...ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 4,60 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (9.954,█████.039,07) göre 2,68 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
11-Maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (7.084,76 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 7.084,76 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (15.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
13-Maddi tazminat davası yönünden; davalılar yapılan yargılamada kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ortak olduğundan reddedilen dava değeri (9.954,31 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 ve 13/3 uyarınca hesaplanan 7.084,76 TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak her biri eşit hak sahibi olmak üzere davalılara verilmesine,
14-Manevi tazminat davası yönünden; davalı ... yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (65.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 ve 10/2 uyarınca hesaplanan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!