Anahtar kelimeler: Cye Konuyla Satımdan Anlaşamadıkları Sakarya Özetini Yargısal Esaskarar Anlaştıkları İçerir

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari işlerden kaynaklı cari hesaba konu alacak doğduğu ve bu alacak Sakarya 3. İcranın █████████ E. No'lu takibine konu edildiği, davalı borçlu kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği ve takibin durduğunu belirterek davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki alacak ilişkisi bonoya bağlanmak suretiyle taksitlendirilmiş olduğunu; ancak davacı taraf henüz vadesi gelmeyen bonoların tahsilini isteyebilmek ve yetki kuralını aşabilmek adına (kanunu dolanma kastıyla) itiraza konu icra takibini başlattığını; Taraflar arasındaki ilişki yedek parça alışverişinden kaynaklandığını ve sözleşmenin ifa yeri, satışa konu yedek parçaların teslim edildiği Karapınar-Konya ilçesi olduğunu; taraflar arasındaki bonoların Karapınar-Konya'da düzenlenmesi ve ayrıca müvekkili şirketin Karapınar-Konya'da bulunması sebebiyle yetkili yer yine Karapınar-Konya olduğunu, icra takibi, yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı gibi işbu dava da yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili icra dairesi Karapınar İcra Dairesi, yetkili mahkemenin ise Konya Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu; Müvekkilinin, takipte belirtilen toplam asıl alacak ve faiz kadar borcu olmadığı gibi takibe konu edilen bir kısım borç ise takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmediğini; Taraflar arasındaki alacak ilişkisinin bonoya bağlanmasına rağmen cari hesaba dayalı olarak takip başlatması hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağı ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında, akdi ilişki ve mal teslimi hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık;Takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, borcun ödenmesi amacıyla verildiği iddia olunan bono nedeni ile takibin başlatılıp başlatılamayacağı, takibe konu alacağın miktarı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağı olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sakarya 3. İcranın █████████ Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden ilgili dosya olarak eklenerek incelenmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince █████/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "... Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil kuvvetine haiz olduğu, Davacının takip tarihinde kendi ticari defterlerine göre icra takibinin başladığı 12.07.2024 tarihi itibarı ile davalıdan 756.913,05 TL alacaklı olduğu, Davacı ticari defterlerine göre cari hesap şeklinde tutulan kayıtları da belli dönemlerde ödeme karşılığı senet verildiği, senetlerin ödenmemesi nedeni ile cari hesap alacağına icra takibi başlatıldığı, senetlerin bir kısmının henüz vadesi gelememekle birlikte ilk ödenmeyen senet nedeni ile cari hesaba ilişkin talepte bulunulmasının yerinde olduğu, icra takibini izleyen kayıtlardan anlaşıldığı üzere davalıdan ödenmeyen senetlere karşılık icra takibi sonrasında da senet alındığı, ileri tarihli senet alınmasının ödeme yapılmaması nedeni ile icra takibi yapılabileceği ve son fatura tarihi dikkate alınarak faiz hesaplaması yapılmasının yerinde olacağı, Davalı tarafından verilen senetlerin cari hesap ödeme aracı olarak değerlendirildiği ve senet vadelerinden ziyade senetlerin ödenmemesinin cari hesaba ilişkin talepte bulunulabilmesi için temerrüde düşüldüğü yönünde değerlendirildiği, bunun dışında senetlerin bir kısmının vadelerinin gelmemesi nedeni ile takip yapılıp yapılamayacağına ilişkin takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu ve bu konuda tarafımızca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, Vade tarihi ile icra takibi arasında geçen süreye 46.783,45 TL faiz hesaplandığı,..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
6098 sayılı TBK’nun 133.maddesi "yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur,özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz’’ hükmünü içermektedir.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesi █████/2017 tarihli ██████████ E. Ve █████████ K. Sayılı ilamında "...Dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 114. maddesi gereğince “Borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lazımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammum etmez.” Somut olayda hükme esas alınan ve dava dışı kambiyo senetlerine mahsus yolla takibin dayanağı olan çeklerin borcun yenilenmesi amacıyla verildiğine dair bir sözleşme sunulamadığına göre ortada tecdidin (borcun yenilenmesinin) varlığından söz edilemez. Bunun sonucu olarak davacı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile hem cari hesaba hem de kambiyo senedine dayanarak ayrı ayrı takip yapabilir..." denilmiştir.
Yargıtay 11 Hukuk Dairesi █████/2023 tarihli █████████ E. Ve █████████ K. Sayılı ilamında "...Taraflar arasındaki temel ilişki gemi tamiri ile ilgili olup bu husus tarafların da kabulündedir. Tamir bedelinin fatura ve ekindeki ödeme garanti mektubu kapsamında sonradan verilen çeklerle borcun yenilenmediği noktasında Bölge Adliye Mahkemesi ile îlk Derece Mahkemesi arasında uyuşmazlık bulunmakla, 6098 sayılı Kanun’un 133 üncü maddesi “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak taraflann bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” hükmüne amirdir. Bu durumda sonradan davacıya verilen çekler mevcut bir borcun yenilenmesi değil, ödeme aracının değiştirilmesi niteliğindedir. ..." denilmiştir.
Antalya Bölge adliye Mahkemesi 11. Hukuk dairesi █████/2019 T. ██████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında "...6102 sayılı TTKnın 1530. maddesinde; tacirler arasında yapılan sözleşmelere ilişkin bir kısım ayrık hükümlere yer verilmiş, temerrüt ve faize ilişkin özel düzenlemeler yapılmıştır. Ancak değinilen madde ile ilgili gerekçe incelendiğinde; söz konusu hükmün tedarikçi işletmelerin özellikle market, süpermarket, hipermarket gibi alışveriş merkezlerinin karşısında korunmasının amaçlandığı, büyük ve güçlü ticari işletmelerin geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullanması nedeniyle bu kötü uygulamanın önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtilmektedir. Bir başka anlatımla, değinilen madde, tedarikçi küçük işletmelerin güçlü durumdaki büyük işletmelere karşı korunmaları gayesini gütmektedir. Ancak somut olayda, taraflar arasında bu yönde bir ilişki olduğu, davalının tedarikçi, davacının ise; davalıyı zor durumda bırakabilecek konuma sahip büyük bir işletme olduğu yönünde her hangi bir delil bulunmadığı, esasen davalı tarafça bu yönde bir iddia da ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafça davalıya fazladan ödeme yapıldığı, fazla ödemenin bilirkişi raporu ile belirlendiği ve ilk derece kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla,..." denilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalıdan cari hesap alacaklısı olduğu iddiasıyla başlattığı icra takibinin davalının itirazı ile durduğu, itirazın iptali için iş bu davanın ikam edildiği, davalının davaya verdiği cevapta, takipte belirtilen toplam asıl alacak ve faiz kadar borcu olmadığı gibi takibe konu edilen bir kısım borç ise takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmediğini, Taraflar arasındaki alacak ilişkisinin bonoya bağlanmasına rağmen cari hesaba dayalı olarak takip başlatması hukuka aykırı olduğunu belirttiği; hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği; davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ticari ilişkinin, dayanak faturaların kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 756.913,05-TL alacağının bulunduğu, aldırılan denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporları ile anlaşılmıştır. Davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ileri sürmediği, senet verilmesi suretiyle cari hesap borcunun sona erdirildiğini ileri sürmüş ise de senet verilmesi suretiyle cari hesap borcunun sona erdirildiği konusunda taraflar arasında bir sözleşme sunulamadığından ve bu konuda açık iradeleri bulunduğu kanıtlanamadığından senetler yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın asıl alacak yönünden kabulüne, alacak likit olduğundan, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, TTK'nın 1530. maddesinde yer alan düzenlemeler, tedarik sözleşmelerine ilişkin olduğundan somut olayda taraflar arasında tedarik sözleşmesi bulunduğuna dair iddia ve belge sunulmadığından, davalının temerrüt tarihinin bu yasal düzenlemeye göre belirlenmesi mümkün olmadığı, TBK'nın 117. Maddesi uyarınca takipten önce ihtar gönderilerek davalının temerrüde düşürüldüğü de kanıtlanmadığından, davacı vekilinin işlemiş faize ilişkin talebinin yerinde olmadığından takip önceki faiz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalı borçlunun Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 756.913,05 TL asıl alacak (davaya konu alacak ilişkisi nedeniyle verilen bonolar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) üzerinden devamına,
-756.913,05 TL asıl alacağa takdiren %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 51.704,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.209,38‬-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 40.495,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 117.536,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 11.209,38‬-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 11.636,98‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.771,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%81,55 kabul oranı) 3.075,25-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
8-Hazineden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk masrafının arabuluculuk görüşmelerinin zorunlu olması ve davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak (%81,55 kabul oranı) 2.935,8‬0-TL'sinin davalıdan alınarak, bakiyesinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!