Anahtar kelimeler: Doğduktan Satılıp Pafta Ştine Sokak Mah Kefil İik Parselde İmzaladıklarını

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
DAVA TARİHİ
: █████/2014
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: --------- ve ---------- borçlu ve müteselsil kefil olarak müvekkili Bankadan 17.01.2007 tarihli Ticari Kredi Sözleşmesi ile 300,00 TL kredi kullandıklarını, sözleşmeyi ---------- ile birlikte ---------ve ----------- borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi borçlularından ---------- ve -------- maliki olduğu ve Bankanın kredi dosyasının teminatı olan, ---------, ---------- Mah. ---------- Sokak, --------- pafta, ----------- ada, ----------- parselde kayıtlı gayrimenkulün, söz konusu kredi borcu doğduktan sonra 23.05.2007 tarihinde ---------- Şti.’ne satılıp devredildiğini, kredi borcu süresinde ödenmediği için davalılara ----------- Noterliğinin ---------- yevmiye no.lu ihtarnamesinigönderildiğini, ihtarın neticesiz kalması sebebiyle --------İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, ancak henüz ipotekli gayrimenkulün satılmadığını, satışın yapılması halinde de gayrimenkulün bedelinin alacağı karşılamadığını, Davacı banka bakımından tasarrufun İptali davalarında aciz vesikası şartının aranmayacağı hükmünün olduğunu, davalının yapmış olduğu bu tasarrufun müvekkili bankanın vermiş olduğu kredi bedelinin geri dönüşünü engelleyici nitelikte bir tasarruf olup, bu devrin davalı -------- ve --------- müvekkili bankayı zarara uğratmak kastı taşıdığını gösterdiğini, İzah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar arasında yapılmış olan tasarrufun iptali ile alacaklarının tahsilini sağlamak için söz konusu gayrimenkul üzerine cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı ----------- Şti. vekili mahkemeye sunmuş olduğu 21.10.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin, davanın kıymeti itibariyle görevli olmadığını, --------- Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, dosyanın görevli ve yetkili ----------- Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacı davanın kıymetini ve değerini dilekçesinde göstermediğinden dava dilekçesinin reddi gerektiğini, davacının tasarrufun iptali davasını açabilmesi için aciz vesikası alması gerektiğini, müvekkilinin, davalılar -------- ve --------ait arsayı iyi niyetle satın aldığını, satın alma tarihinde tapu kaydında herhangi bir ipotek şerhi bulunmadığını, tapu kaydından da anlaşılacağı üzere iş bu taşınmazın 675.000,-TL değerle gerçek değeri üzerinden müvekkili şirketçe satın alındığını ve tasarruf edildiğini, davacı bankanın diğer davalılara kredi açarken ve 17.01.2007 tarihli ticari kredi sözleşmesini düzenlerken, borçluların mal varlıklarını bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu, kredi sözleşmesinin düzenlendiği 17.01.2007 tarihinde tasarrufun iptali davasına konu taşınmazın kaydının bu borçlular adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin, bankanın kredi sözleşmesinden çok sonra 23.05.2007 tarihinde bu taşınmazı devraldığını, davacı vekilinin ileri sürdüğü hususlar gerçek dışı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: ----------- Sulh Hukuk Mahkemesi, ----------- Aile Mahkemesi, ---------- Tapu Müdürlüğü, ----------- Şirketi, ----------- Tapu Müdürlüğü, --------- İcra Dairesi, --------- İcra Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun sunulduğu görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı takibine ilişkin borç nedeniyle "---------- İli, --------- İlçesi, --------- Mahallesi, -------- Ada, --------- Parsel sayılı" taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davası sırasında taşınmazın davalı ------------ Şirketi tarafından dava dışı şahsa █████/2010 tarihinde devredilmiş olması nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 283/2 maddesi uyarınca tazminat davasına dönüşmüş olan tazminat davasıdır.
SAFAHAT
:Dava ---------- Esas numarası ile █████/2008 tarihinde açılmıştır.----------- sayılı ilamı ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. ---------- sayılı ilamı ile "Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İIK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. Maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan baska kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. Somut olayda borçlu ---------- ölmüş olduğu ve en yakın mirasçılarının mirası reddettikleri dosya arasında bulunan ----------- sayılı kararından anlaşılmıştır. Zorunlu hasım durumunda olan borçlunun en yakın mirasçılarının mirası reddetmesi nedeniyle konunun miras hukuku çerçevesinde çözülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece mahallin sulh hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması, mahkemece borçlu için yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam olunması gerekirken" gerekçeleriyle bozulmuş, dava ---------- Esas sayısını almıştır. --------- Esas sayılı dosyasında iflas hükümlerine göre tasfiye davasını mirasın reddini tespit eden ----------- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderdiği, tasfiye dosyasının --------Tereke dosyası numarasını aldığı görülmüştür. Tereke tasfiye memuru olarak ----------- atandığı, tasfiye memuruna █████/2018'de tebligat çıkmış olduğu, bu suretle taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. Eldeki dava dosyasının birim kapanması nedeniyle ----------- Esas sayısını aldığı görülmüştür.
Akabinde eldeki dava dosyasının yeniden birim kapanması nedeniyle ------------ Esas sayısını aldığı görülmüştür.
Yargılama sırasında ---------- Tereke dosyasında ------------ yeni tasfiye memuru olarak atandığı anlaşılmış, anılan kişiye tebligat çıkartılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN TESPİT VE DEĞERLENDİRME
:Takibe konu borcun davalılar --------- ve ---------- borçlu ve müteselsil kefil olarak █████/2007 tarihinde 300.000,00 TL kredi kullanmasına ilişkin kredi sözleşmesinden kaynaklandığı görülmüştür. ---------- ve ------------ maliki olduğu dava konusu "----------- İli, ---------- İlçesi, ---------- Mahallesi, ------- Ada, -------- Parsel sayılı" taşınmazı kredi borcu doğduktan sonra █████/2007 tarihinde davalı ----------- Şirketi'ne devrettiği görülmüştür. Davalılar tarafından kredi borcunun süresinde ödenmemesi nedeniyle ----------- Noterliği'nin █████/2008 tarih ve ----------- yevmiye sayılı ihtarnamesinin çekildiği görülmüştür.Akabinde davanın dayanağı olan ---------- İcra Müdürlüğü'nün -------- sayılı takibinin (birimin kapanmasından sonra ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takibi) başlatıldığı, takibin ipoteğin para çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi olduğu, takip borçlularının --------- ve ---------- olduğu, takibe konu ipotekli taşınmazın --------- İli, ---------- İlçesi, ---------- Mahallesi, pafta --------- ---------- parsel sayılı taşınmaz olduğu anlaşılmıştır.
Davalı borçlular tarafından davalı alıcıya dava konusu taşınmazın 675.000,00 TL bedelle satıldığı, satış bedelinin aşağıdaki makbuzda görüleceği üzere █████/2007 tarihinde ödendiği görülmüştür.Bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda █████/2007 satış tarihi itibariyle bina değerinin 520.488,50 TL ve arsa 594.220,00 TL olmak üzere taşınmaz değerinin toplam 1.062.659,65 TL bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce davacının dava konusu taşınmaz üzerinde ipotek hakkı var iken tasarrufun iptali davasını açmakta hukuki yararının var olup olmadığı düşünülmüştür. Bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmazın "----------- İli, ----------- İlçesi,---------- Mahallesi, ---------Ada, --------- Parsel sayılı" taşınmaz olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu taşınmazın ---------- İli, ---------- İlçesi, ---------- Mahallesi, pafta ---------- ---------- parsel sayılı taşınmaz olduğu tespit edilmiştir. İpotek hakkının taşınmaz maliki ----------- eşinin taşınmazın aile konutu olduğundan bahisle açtığı ---------- Aile Mahkemesi'nde ----------- Esas sayılı ipoteğin fekki davası neticesinde, (bozma ilamları sonrası) ------------ Esas sayılı kesinleşmiş ilamı ile ipoteğin fek edildiği anlaşılmıştır.
Bu sırada dava konusu "-------- İli, --------- İlçesi, ----------- Mahallesi, ---------- Ada, ----------- Parsel sayılı" taşınmazın davalı -------- Şirketi tarafından █████/2010 tarihinde dava dışı dördüncü şahsa devredildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin █████/2022 tarihli beyanı "İ.İ.K. 283/2 . Maddesi uyarınca "İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahküm edilir.'' hükmü uyarınca davanın tazminat talebimiz ile devam etmesini talep ederiz. Dava değerinin bildirilebilmesi amacıyla taşınmaza ilişkin keşif işlemlerinin tamamlanması ve bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin tespit edilmesine müteakip eksik kalan harcın tarafımızca tamamlanacağını bildirir mahkemenin tensiplerine sunarız." şeklindedir. Davanın İİK 283/2 maddesi uyarınca tazminat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Bu nedenle mahkememizce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek fek edilirse takibin akıbetinin hukuken ne olduğu, geçerli bir takip kalıp kalmadığı, geçerli bir icra takibinin ön şart olduğu eldeki tasarrufun iptali davasına etkisinin ne olduğu, eldeki tasarrufun iptali davası davasının tazminat davasına dönüşünce geçerli bulunup bulunmamasının davaya etkisinin bulunup bulunmadığı düşünülmüştür. Mahkememizce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte ipotek fek edilirse takibin akıbetinin hukuken ne olduğu hususu İİK 45 kapsamında değerlendirilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir. Vurgulanan yasa hükmü dikkate alındığında davaya dayanak takibin dayandığı ipotek hakkının sona ermiş olması nedeniyle dava dayanağı takibin hukuken geçersiz hale gelmediği, haciz yoluyla ilamlı (İİK'nun 150/ı ve 149 maddeleri kapsamında ilamlı icra takibi) icra takibi olarak devam ettiği, bu sebeple eldeki davanın ön şartı olan geçerli bir takip bulunması şartının devam ettiği, davacının İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca tazminat talep etmekte hukuki bir engel bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu kapsamda davacının tazminat talebi değerlendirilmiştir.
Tasarrufun iptali davasının şartları aşağıdaki gibidir:
- Davayı kesin aciz belgesi ve geçici aciz belgesi sahibi alacaklı açabilir.
- İptal davasının açılmasından önce veya sonra (yargılama sırasında) davacı alacaklı tarafından yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunması gerekir.
- Tasarrufun borcun doğum tarihinden sonra olması gerekir.
- İİK 278 maddesine göre akdin yapıldığı sırada değerine göre düşük tasarruflar bağışlama gibi ve iptale tabi değerlendirilir.
Mahkememizce dava konusu taşınmaz başında keşif yapılmış, bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Taşınmazın keşif tarihi itibariyle değeri: 33.819.770,00 TL (arsa + bina)
Taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri
: 1.448.654,00 TL (arsa + bina)
Taşınmazın 1. Devir tarihi itibariyle değeri: 1.310.493,00 TL (arsa + bina), 647.808,00 TL (bina değeri)
Taşınmazın 2. Devir tarihi itibariyle değeri: 1.658.393,00 TL (arsa + bina) bu tarihte üçüncü şahıs taşınmazı 1.350.000,00 TL bedelle dördüncü şahsa satmış.
Borç doğum tarihi
: █████/2007
1. Devir tarihi
: █████/2007
Dava tarihi
: █████/2008
2. Devir tarihi
: █████/2010
Takip tarihi
: █████/2008
Taşınmazın 1. Devir tarihi itibariyle borç miktarı:123.927,50 TL
Takip tarihi itibariyle borç miktarı
: 154.589,57 TL
Dava tarihi itibariyle borç miktarı
: 175.941,26 TL
Taşınmazın 2. Devir tarihi itibariyle borç miktarı: 248.512,68 TL
Rapor tarihi itibariyle borç miktarı
: 807.599,42 TL
İİK'nun 283/2 maddesi kapsamında taşınmaz dava tarihinden sonra üçüncü kişi tarafından elden çıkartıldıysa üçüncü kişi borç miktarı ile sınırlı olmak üzere taşınmazı elden çıkarttığı tarih itibariyle sorumludur.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı takibine ilişkin borç nedeniyle "--------- İli, --------- İlçesi, -------- Mahallesi, -------- Ada, --------- Parsel sayılı" taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davası sırasında taşınmazın davalı ----------- Şirketi tarafından dava dışı şahsa █████/2010 tarihinde devredilmiş olması nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 283/2 maddesi uyarınca tazminat davasına dönüşmüş olan tazminat davası olduğu, davayı kesin aciz belgesi ve geçici aciz belgesi sahibi alacaklının açabileceği, bunun eldeki davanın ön şartı olduğu, ancak davacı bankanın bu şarttan muaf olduğu, yine yukarıda da açıklandığı üzere davanın diğer ön şartı olan geçerli ve kesinleşmiş bir takip bulunduğu, davaya dayanak borcun doğum tarihinin █████/2007 tarihi olduğu, dava konusu taşınmazın ise davalıya █████/2007 tarihinde borcun doğumundan sonra devredildiği, İK 278 maddesine göre akdin yapıldığı sırada değerine göre düşük tasarrufların bağışlama gibi ve iptale tabi değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere devrin gerçekleştiği █████/2007 tarihinde taşınmazın değerinin arsa ve bina da dahil olmak üzere 1.310.493,00 TL (yalnızca bina değeri 647.808,00 TL) olduğu, davalı şirketin ise borçludan taşınmazı yukarıda da ortaya konulduğu üzere 675.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığı, arada yaklaşık olarak yarı yarıya ve fahiş değer farkı bulunduğu, bu sebeple tasarrufun iptalinin gerektiği, ancak davanın tazminat davasına dönüşmüş olması nedeniyle davalı şirketin taşınmazı elden çıkarttığı tarih itibariyle borç miktarı ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının taşınmazı elden çıkarttığı █████/2010 tarihi itibariyle taşınmaz değerinin 1.658.393,00 TL olduğu, borç miktarının ise 248.512,68 TL olduğu, bu sebeple davalının borç miktarı olan 248.512,68 TL tazminat ödemekle yükümlü olduğu, alacağa devir tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği, her ne kadar tasarrufun iptali davalarında borçlular aleyhine hüküm kurulmasa da neticede davanın kabulüne karar verilmiş olduğundan tüm davalıların harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararda istinaf yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuş ise de, davanın daha önce temyiz yolu görmüş olması nedeniyle Yargıtay'da temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmış, temyiz yolu açık olmak üzere hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, 248.512,68 TL maddi tazminatın █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ---------- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (248.512,68 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 16.975,90 TL karar ve ilam harcından yargılama sırasında ödenen 2.283,00 TL tamamlama harcı ve 1.960,97 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 12.731,93 TL harcın davalılar --------- ve --------- Şirketi ve davalı --------- terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 37,10 TL vekalet harcı, 2.283,00 TL tamamlama harcı, 1.960,97 TL tamamlama harcı, 3.030,30 TL keşif harcı ve 14.907,00 TL bilirkişi/ulaşım/posta masrafından ibaret 22.218,37 TL yargılama giderinin davalılar--------- ve ---------- Şirketi ve davalı ---------- terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (248.512,68 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 39.762,02 TL vekalet ücretinin davalılar --------- ve ---------- Şirketi ve davalı ------------ terekesinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin ve davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, davalı ----------- terekesinin tasfiye memurunun yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!