Anahtar kelimeler: Nakliyat Onüçüncü Lisansı Bayilik Petrol Kömür İstasyonlu Süreci Piyasası Gıda
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Kömür İnşaat Nakliyat Petrol Ürünleri
Gıda Maddeleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirket tarafından, "..." adresinde bulunan kurulu tesis için yapılan istasyonlu bayilik lisansı başvurusunun mükerrer başvuru olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya söz konusu tesis için ... tarih ve ... numaralı bayilik lisansı verildiği, ... tarih ve ... sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden bayilik lisansının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20/2(g) maddesi uyarınca kilitlendiği, daha sonra lisansın Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca █████/2021 tarihinde sonlandırıldığı, davacı tarafından ilk olarak █████/2021 tarihinde başvuruda bulunularak yeniden bayilik lisansı verilmesinin talep edildiği, talebin 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fikrasının (g) bendi uyarınca █████/2021 tarih ve 317927 sayılı Olur ile reddedildiği, aynı tesis için davacı şirketçe ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile bayilik lisansı başvurusunda bulunulduğu, davacının bu başvurusunun da davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket hakkında tanzim olunan Vergi Suçu Raporunda, 2021 yılında bilerek sahte belge kullanma fiili nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde tanımlanan kaçakçılık suçunu işlediği tespitlerinin yer aldığı ve anılan rapor esas alınarak yetkili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu;
Her ne kadar davacı tarafından anılan hükmün kendisi hariç başka bir gerçek veya tüzel kişiye lisans verilemeyeceği anlamını taşıdığı iddia edilmiş ise de, anılan Kanun hükmündeki 'de' bağlacı da dikkate alındığında, vergi incelemesine tabi tutulan tesis için daha önce lisans almış olan kişiler de dahil hiç bir gerçek veya tüzel kişiye vergi incelemesi sonuçlanmadan lisans verilemeyeceği ve böylece tesisin işletilmemesinin amaçlandığı anlaşıldığından davacının iddiasının yerinde görülmediği;
Davacı şirketin bayilik lisansı verilmesini talep ettiği tesis hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte vergi incelemesinin devam ettiği ve henüz sonuçlandırılmadığı hususu sabit olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan Kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan aylık cirosu milyonları bulan akaryakıt istasyonunun kapatılmasının ileride kamuya çok büyük bir mali yük getireceği, Savcılık tarafından soruşturmaya başlanmadan idari yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacı şirket "..." adresinde ... tarihinden itibaren ... numaralı bayilik lisansı ile faaliyet göstermekte iken, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (d) fıkrası uyarınca █████/2021 tarihinde bayilik lisansı iptal edilmiştir.
Davacı tarafından, █████/2021 tarihinde aynı adreste kurulu tesis için yapılan yeni lisans başvurusu, ... tarih ve ... sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden tesisin devrini engellemek amacıyla sistemde lisansa kayıt düşüldüğünden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin son cümlesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı işlemi ile reddedilmiştir.
Davacı söz konusu tesis için █████/2022 tarihinde yeniden bayilik lisansı başvurusunda bulunmuş, anılan başvuru ise Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile önceki başvuruya ve Kurumlarınca verilen cevaba atıf yapılarak mükerrer olduğu gerekçesiyle iade edimiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, "a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
(...)
ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(...)" kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül" başlıklı 367. maddesinde ise, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz.
(...)" kuralı yer almıştır.
█████/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinde, "Bu Kanun'a göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümleri Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere █████/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine █████/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibare, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümleleri eklenmiştir.
Dairemizin E
:████████ sayılı dosyasındaki Anayasa'ya aykırılık iddialarını ciddi görmesi ve Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin teşebbüs özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandırdığı, bu haliyle kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararıyla ilgili kural Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere █████/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
5015 sayılı Kanun'un "Lisansların tâbi olacağı usul ve esaslar" başlıklı 3. maddesinin 11. fıkrasında, "Lisanslar ile ilgili olarak;
a) Başvuru, değerlendirme, lisans verme, lisans süresi, tadili, bedeli ile sona ermesi ve süre uzatma işlemlerine,
b) Sınıflandırılması uygun görülen lisansların, sınıflandırılmasına ait esaslar ve sınıflara göre asgarî büyüklüklerine,
c) Değişiklik ile sınıflandırmaya tâbi lisanslarda sınıf değiştirme işlemlerine,
d) Aranacak asgarî nitelikler ve ilgililerin tasarrufunda olması gereken asgarî varlıklarına,
e) Tutulması zorunlu olan kayıtlar ve kayıt yöntemleri ile bildirim yükümlülüklerine,
f) Faaliyet alt başlıkları ve bunların tanımlarına,
g) Kamunun can ve mal güvenliği ile kullanıcı haklarına ilişkin hususlara,
h) Lisansta yer alacak hususlara,
ı) Lisans kapsamında olsun veya olmasın piyasa ile ilgili faaliyetlerin yönlendirilmesi, gözetimi, denetimi ve benzeri konulara,
Ait usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir." kuralına, 12. fıkrasında, "Bu Kanun'a göre dağıtıcı, ihrakiye teslimi ve bayilik lisansları ile Kurum tarafından belirlenen diğer lisans türlerine ilişkin olarak lisans başvurusu, lisans tadili veya lisans süresinin uzatılmasına ilişkin taleplerin yerine getirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş prim ve idari para cezası borcu ile vergi dairelerine 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmaması şarttır. Kurum tarafından lisans sahiplerinin vadesi geçmiş borcu bulunmadığına dair bilgiler Gelir İdaresi Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan temin edilir. Kurum, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları Gelir İdaresi Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.
Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin "Lisans Tadili" başlıklı 15. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde,
"Lisanslar; lisans sahibinin talebi veya Kurumca resen tadil edilebilir. Dağıtıcısının ünvanı tadil edilen bayilerin lisanslarına kayıtlı dağıtım şirketi bilgisi resen tadil edilir. Maddi hatalardan kaynaklanan tadiller ile Kurum tarafından resen yapılan tadillerden lisans tadil ücreti alınmaz.
Lisans sahibinin talebi ile yapılan lisans tadili serbest rekabet koşullarını bozucu hükümler içeremez. Lisans tadil başvuruları, yazılı veya elektronik olarak Petrol Piyasasında Lisans Tadili Başvurularında Aranacak Bilgi ve Belgelere İlişkin Kurul Kararı uyarınca sunulması gereken bilgi ve belgelerin ibraz edilmesi suretiyle yapılır. Hangi tür lisans tadili başvurularının elektronik ve/veya yazılı olarak yapılabileceğine ilişkin düzenlemeler Kurul tarafından yapılır. Başvuru sırasında gerçek veya tüzel kişilerden istenen bilgi ve belgelerin ilgili mevzuata uygun olup olmadığı hakkındaki değerlendirme, bilgi ve belgelerin Kuruma sunulmasını izleyen on iş günü içerisinde tamamlanır. Tadil başvurusunun ilgili mevzuata uygun yapılmadığının tespiti halinde, söz konusu eksikliklerin on iş günü içerisinde giderilmesi gerektiği, aksi takdirde başvurunun yapılmamış sayılacağı ve başvurunun iade edileceği başvuru sahibine bildirilir. Söz konusu süre içerisinde de eksiklikler giderilmediği takdirde başvuru yapılmamış sayılır ve başvuru iade edilir.
(...)
Lisans sahibinin, lisans tadilinden doğacak yeni ve/veya ilave yükümlülükleri yerine getirebilmesi için belirli bir süreye ihtiyaç duyması halinde bu süre Kurul kararı ile belirlenir ve tadil edilen lisanslarda yer alır.
Lisans tadilleri Kurul kararı ile sonuçlandırılır. Ancak Kurul, lisans tadillerine ilişkin yetkilerinin bir kısmını veya tamamını Başkanlığa veya Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığına devredebilir.
Lisans tadili dosyasındaki işyeri açma ve çalışma ruhsatı hariç bir belgenin geçerliliğini sonradan yitirdiğinin anlaşılması üzerine, durum lisans sahibine bildirilerek, tebligatı izleyen onbeş gün içerisinde geçerli belgenin Kuruma ibrazı istenir. Geçerli belgenin, bu sürenin sonuna kadar Kuruma ibraz edilmemesi halinde, lisans tadil işlemi iptal edilir. Lisans tadili dosyasındaki işyeri açma ve çalışma ruhsatının geçerliliğini sonradan yitirdiğinin anlaşılması durumunda ise süre verilmeksizin lisans tadil işlemi iptal edilir.
Dağıtıcı lisansı sahibi şirketlerin birleşmesi durumunda, her bir bayi için lisans tadil bedeli yatırılmış olması koşuluyla, başka bir belge aranmaksızın bayilerin dağıtıcı tadili yapılır.
Dağıtıcı, ihrakiye teslimi, madeni yağ ve bayilik lisanslarına ilişkin tadil başvurularının yerine getirilmesi için başvuru sahibinin Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş prim ve idari para cezası borcu ile 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmaması zorunludur. Başvuru sahibinin vadesi geçmiş borcu bulunup bulunmadığına dair bilgiler Kurum tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan temin edilir. Borç bilgilerine ilişkin itirazlar borcun kapsamına göre Sosyal Güvenlik Kurumuna veya Gelir İdaresi Başkanlığına yapılır. Bu konuda başvuru sahibi tarafından Kuruma yapılan itirazlar veya sunulan bilgi ve belgeler incelemeye alınmaz. Borç bilgilerinin teminine ilişkin usul ve esaslar Kurum ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Gelir İdaresi Başkanlığı arasında gerçekleştirilen veri paylaşımı protokolleri ile belirlenir."; "Lisans Sona Ermesi ve İptali" başlıklı 17. maddesinde, "Lisans sona erdirme işlemi Kurul tarafından veya bu yetkinin devredilmesi durumunda Başkanlık veya Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilir. Lisanslar; (...) d) Bayilik lisanslarında, bayilik sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesinden veya lisansa kayıtlı dağıtım şirketine ait dağıtıcı lisansının iptali veya sona ermesinden itibaren (Değişik ibare:RG-28/7/2020-31199) otuz gün içerisinde dağıtıcı tadili başvurusu yapılmaması veya Kuruma yeni bayilik sözleşmesi ibraz edilmemesi halinde sona erdirilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Dava konusu işlemin dayanağı olan kuralın iptaline ilişkin █████/2024 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, vergi incelemesi devam ettiği sürece incelemeye konu lisansın üçüncü kişilere devrini yasaklayan kuralın vergi kaybının önlenmesi amacı yönünden elverişli ve gerekli olabileceği, bu yöndeki düzenlemenin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak kuralda vergi incelemesi süresince tedbirin gözden geçirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle idareye gözden geçirme imkanı tanınmadığı gibi, tedbire muhatap olanlara da talepte bulunma imkanı sağlanmadığı, dolayısıyla kuralın orantılılık şartını sağlamadığı, teşebbüs özgürlüğüne getirilen kısıtlama ile kamu zararını önlemeye yönelik amaç arasındaki makul dengenin bozulduğu gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
Söz konusu gerekçe incelendiğinde, vergi kaybının önlenmesi amacıyla hakkında vergi incelemesi yürütülen akaryakıt istasyonları hakkında belli bir süre için lisans devri kısıtlaması gibi tedbirlere başvurulmasının mümkün olduğu ancak, Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı iptal kararındaki gerekçeye benzer şekilde, süreç içerisinde ortaya çıkabilecek yeni ve lehe durumların göz önüne alınarak, şayet tedbiri gereksiz hale getirecek bir gelişme varsa, buna göre yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiğine işaret edildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin, hakkında vergi incelemesi yürütülmekte olan istasyona ait lisansın, vergi kaybına mahal verilmemesi adına, tedbiren üçüncü kişilere devrini engellemeye yönelik bir düzenleme olduğu, söz konusu kuralın bizzat lisans sahibi olanlara yönelik bir düzenleme içermediği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden,"..." adresinde ... tarihinden itibaren ... numaralı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacının, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin birinci fıkrasının (d) fıkrası uyarınca █████/2021 tarihinde bayilik lisansının iptal edildiği, █████/2021 tarihinde aynı adreste kurulu tesis için yapılan yeni lisans başvurusunun ... tarih ve ... sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden tesisin devrini engellemek amacıyla sistemde lisansa kayıt düşüldüğünden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin son cümlesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı işlemi ile reddedildiği, davacının söz konusu tesis için █████/2022 tarihinde ikinci kez yaptığı bayilik lisansı başvurusunun ise Enerji Piyasa Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile mükerrer olduğu gerekçesiyle iade edildiği, ilgili akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen vergi incelemesi sonucunda ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu düzenlenerek Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca █████/2022 tarihinde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu görülmektedir.
Olayda, yapılan lisans başvurusunun daha önce lisans sahibi olan davacının yaptığı yeniden lisans verilmesi istemli bir başvuru olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, olayda üçüncü bir kişinin lisans başvurusu bulunmadığından ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin (d) fıkrası uyarınca bayilik lisansı iptal edilmiş olan davacının yeniden lisans almak amacıyla yaptığı bir başvuru söz konusu olduğundan, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin son cümlesinin olaya tatbiki mümkün değildir.
Öte yandan, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin (d) fıkrasında tadil başvurularının 30 (otuz) günlük süre içerisinde yapılacağının kurala bağlandığı ve davacının bu süre içerisinde usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığı anlaşıldığından, █████/2021 ve █████/2022 tarihli başvuruların tadil başvurusu kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Şu halde, olayda Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararıyla iptal edilen kuralın tatbiki mümkün olmadığı gibi, yapılan başvuruların tadil başvurusu olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının bayilik lisansı verilmesi talebiyle yaptığı ilk başvurunun tarihinin █████/2021 olduğu, █████/2022 tarihinde vergi incelemesi sonlandırılarak hakkında vergi suçu raporu düzenlendiği, █████/2022 tarihinde ikinci kez yapılan bayilik lisansı başvurusunun reddi işleminin işbu davada dava konusu edildiği, █████/2022 tarihli başvurunun yeni bir lisans başvurusu mahiyetinde olduğu, anılan başvuru tarihinde ise davacı hakkında vergi suçu raporu düzenlenmesi nedeniyle tesisin mühürlendiği anlaşıldığından, 5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) bendinin ilk cümlesi uyarınca davacıya lisans verilmesi şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı hakkında vergi incelemesi sürecinin sonunda suç şüphesine rastlanıldığı ve yetkililer hakkında █████/2022 tarihli Vergi Suçu Raporu'nun düzenlendiği, durumun Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, vergi incelemesi süreci sonucunda düzenlenen Vergi Suçu Raporu ve idare tarafından başvurulan ilave tedbirler göz önüne alındığında, alınan tedbirin vergi kaybının önlenmesi amacı yönünden gerekli ve orantılı olduğu, öte yandan süreç içerisinde söz konusu tedbirin kaldırılmasını gerektiren lehe bir gelişmenin de ortaya çıkamadığı anlaşıldığından, davacının lisans başvurusunun ilgili akaryakıt istasyonu hakkında devam eden vergi incelemesi bulunduğundan bahisle reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “g) (Ek:29/4/2021-███████ md.) Bu Kanun'a göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, █████/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanun'un 367. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinin birinci fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı; üçüncü fıkrasında , "Anayasa Mahkemesinin, işin kendisine gelişinden başlamak üzere 5 ay içinde kararını vereceği ve açıklayacağı, bu süre içinde karar verilmezse mahkemenin davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandıracağı, ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkemenin buna uymak zorunda olduğu; "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinde ise, iptal edilen kanun hükmünün, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı ve geriye yürümeyeceği kurala bağlanmıştır.
Dairemizin E
:████████ sayılı dosyasındaki Anayasa'ya aykırılık iddialarını ciddi görmesi ve Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin teşebbüs özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandırdığı, bu haliyle kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararıyla ilgili kural Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere █████/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümemekle birlikte somut norm denetiminde iptal kararının, itiraz başvurusuna konu yargılamada karar kesinleşmeden önce verilmesi halinde uygulanacağı hususu yerleşik içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de hak ve menfaatlerini ihlal eden yasa kuralının itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde, henüz kararı kesinleşmeyen uyuşmazlıklarda iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekmektedir.
Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların korunmasına yönelik olup, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa'nın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırı olduğu gibi, temyiz incelemesinin Anayasa'ya aykırılığı belirlenerek iptal edilen kurallara göre yapılmasına da imkan bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesinin █████/2024 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararıyla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş bulunan "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralına istinaden tesis edilmiş olan, lisans başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada İdare Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun da reddine karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu işlemin dayanağı olan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilerek kararın █████/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması karşısında, hukuka aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararı ile tespit edilmiş bulunan Kanun maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!