Anahtar kelimeler: Konusukooperatif Süreçte Duyurusunda Çıkarma Keşide Yöneticileri İhtarname Hususta Nezdinde Kurul

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2021NUMARASI
:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
:Kooperatif Genel Kurul Kararının İptaliKARAR TARİHİ
:█████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 10 ortaklı bir kooperatif olduğunu, müvekkillerinin 10 ortak arasında bulunduğunu, müvekkilleri hakkında yasaya aykırı şekilde ortaklıktan çıkarma kararı alındığını, bu hususta İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ████████ ve ████████ E. Sayılı dosyaları ile dava açıldığını, yine kooperatif yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, bu süreçte kooperatife ihtarname keşide edilerek müvekkillerinin talep ettiği gündemle genel kurul çağrısı yapılması istendiğini, buna rağmen müvekkillerine çağrı yapılmaksızın 01.10.2010 ve 15.03.2011 tarihlerinde genel kurul toplantısı yapıldığını, 01.10.2010 tarihli genel kurul toplantısının Kooperatifler Kanunu 45.maddesi gereğince yasanın amir hükmüne aykırı olarak yapıldığından mutlak butlanla batıl olduğunu, davalı kooperatifin 10 ortaklı olması ve müvekkillerinin ortaklığının çıkarma kararı kesinleşmediğinden devam etmesi nedeniyle müvekkillerinin yerlerine yeni ortak alınamayacağını, ... adlı kişinin ortaklığa kabulünün, üstelik 01.10.2010 günlü toplantıda yönetici olarak seçilmesinin yasanın amir hükmüne aykırı olduğunu, yönetim kurulu sayısı kadar yedek üye seçilmesi gerekirken sadeci bir yedek üye seçilmesinin yasaya aykırı olduğunu, denetçi olarak kooperatif personellerinin seçilmesinin yasanın amir hükmüne aykırı olduğunu, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin denetim kurulu yedek üyeliğine seçilmelerinin yasal olarak mümkün olmadığını, aynı şekilde 15.03.2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının da mutlak butlanla batıl olduğunu, bu genel kurulda alınan 1 nolu kararın mevcut ihtiyati tedbir kararını çiğnemek amacıyla alındığını belirterek davalı kooperatifin 01.10.2010 ve 15.03.2011 tarihli olağan/ olağanüstü genel kurul toplantısının ve alınan kararlarının yokluğunun tespitine, bu olmazsa iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı kooperatif cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; davacıların, davalı kooperatifin ortaklarından oldukları, kooperatifin 10 üyeli olduğu, davalı kooperatifin █████/2009 tarih ve ███████ sayılı kararı ile davacıların kooperatif üyeliğinden çıkarılmalarına karar verildiği, verilen bu karara karşı davacılar tarafından İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile üyelikten çıkarma kararının iptali talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2015 tarih ve ████████ E., ████████ K. Sayılı kararı ile davacıların, davalı kooperatif üyeliğinden çıkartılmasına ilişkin █████/2009 tarih ve ███████ sayılı kararın iptaline karar verildiği, verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonunda Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih ve █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiği, kararın █████/2018 tarihi itibariyle kesinleştiği, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. Sayılı kararın kesinleşmesi nedeniyle davacıların, dava konusu yapılan genel kurul tarihleri olan █████/2010 ve █████/2011 tarihi itibariyle davalı kooperatifin üyesi oldukları, davacıların gerek █████/2010, gerekse █████/2011 tarihli olağan/olağanüstü genel kurul toplantılarına çağrılmadıkları ve toplantıya katılmadıklarının sabit olduğu, çağrının bulunmamasının yaptırımının çağrı bulunmaksızın alınan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu, bu nedenle gerek █████/2010 tarihli olağan genel kurul kararları, gerekse █████/2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Dosyada karara dayanak teşkil eden 18.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacıların genel kurul toplantılarına çağrılmadığı, çağrılmadığı halde gıyaplarında toplantı yapıldığı ve bu toplantıların hükümsüz kaldığı yönünde görüş belirtildiği, bilirkişinin bu doğrultudaki açıklamasının dayanaktan yoksun olduğu, davacıların her ne kadar üye oldukları ifade edilse de söz konusu üyelerin herhangi bir aidat ödediklerine, kooperatifin ortak giderlerine katıldıklarına dair herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, aidat vb. sorumluluklarını yerine getirmediklerinden üyelikten yönetim kurulu kararıyla çıkarıldıklarını, Kooperatif üyelikleri sona erdirilen davacıların; kooperatifin 20.10.2012 tarihli genel kurul kararının 7. maddesinde davacıların kooperatif kurulduğu tarihten bugüne kadar edimlerini yani aidatlarını yerine getirmemeleri nedeni ile üyelikten çıkarılmaları yönünde karar verildiğini, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; davacıların ortak olmalarına rağmen █████/2010 tarihli toplantıya çağrılmadıkları ve toplantıya katılamadıklarının ifade edildiğini, bu durumun tamamen üyelerin kendi üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemelerinden kaynaklandığını, bilirkişi raporunun sonuç kısmında çağrının yapılmadığı varsayılmış ve bu varsayımdan yola çıkılarak toplantının yok hükmünde sayılması gerektiği kanaatine varıldığını, oysa bu toplantının genel kurul üyeleriyle yapıldığını, bilirkişi raporu sonuç bölümünde █████/2011 tarihli toplantıya genel kurul üyelerinden davacı 4 ortağa çağrı yapılmadığı, çağrı yapılmadığından dolayı toplantıya katılmadıkları dolayısıyla yokluklarında alınan kararların yok hükmünde olduğunun belirtildiğini, zira toplantıya çağrılmadığı ifade edilen ortakların yapı ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmediğinin detaylı bir incelemede ortaya çıkacağını, bu değerlendirmenin sübjektif olup herhangi bir somut veriye dayanmadığını, dosyanın söz konusu eksik ve hatalı bilirkişi raporu göz önüne alınarak karara çıkmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, davalı kooperatifin 01.10.2010 ve 15.03.2011 tarihli olağan/ olağanüstü genel kurul toplantısının ve alınan kararlarının yokluğunun tespitine, bu olmazsa iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacıların kooperatiften çıkarılmalarına ilişkin 20.10.2009 tarihli 7 nolu genel kurul kararının, İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.03.2015 tarihli kararı ile yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiğini, kararın Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarih ve █████████ E- █████████ K sayılı kararıyla onanarak 21.12.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesinin hükme dayanak yaptığı █████/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu 01.10.2010 ve 15.03.2011 tarihli genel kurul toplantılarının yapıldığı sırada davacıların kooperatif ortaklık sıfatlarının devam ettiği, kooperatif ortaklarından davacıların 01.10.2010 ve 15.03.2011 tarihli genel kurul toplantısına çağrılmaması sebebiyle anılan toplantılara ilişkin çağrının varlığından bahsedilemeyeceği, çağrının bulunmaması sebebiyle 01.10.2010 ve 15.03.2011 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların yoklukla malul olduğu ve iptaline gerek olmaksızın kendiliğinden hükümsüz olduğu belirtilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde hükme dayanak bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacıların mali sorumluluklarını yerine getirmediğinden yönetim kurulu kararıyla üyelikten çıkarıldıklarını ileri sürmüştür. Somut olayda İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2015 tarih ve ████████ E., ████████ K. Sayılı kararı ile davacıların, davalı kooperatif üyeliğinden çıkartılmasına ilişkin █████/2009 tarih ve ███████ sayılı kararın iptaline karar verildiği, verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonunda Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih ve █████████ E., █████████ K. Sayılı ilamı ile kararın onandığı, kararın █████/2018 tarihi itibariyle kesinleştiği, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. Sayılı kararının kesinleşmesi nedeniyle davacıların, dava konusu yapılan genel kurul tarihleri olan █████/2010 ve █████/2011 tarihi itibariyle davalı kooperatifin üyesi oldukları anlaşılmıştır.Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. (Yargıtay 6 HD'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Genel kurul kararının oluşması için yasanın öngördüğü koşulların hiçbirisi yoksa veya karar içeriği ve esasa ilişkin öğeleri yönünden kamu düzeni, yasanın koruyucu kurallarına veya ahlaka ve adaba aykırı ya da konusu imkansız ise mutlak butlak butlanla batıldır ve yok hükmündedir. İlgili herkes süreye bağlı olmaksızın ve muhalefet şerhi aranmaksızın kararın yok hükmünde olduğunun tespiti için dava açabilir.1-█████/2010 tarihli olağan genel kurul maddelerinin aşağıdaki şekilde olduğu görülmüştür.Ortaklar listesinde kayıtlı 7 ortağın asaleten toplantıya katıldığı,1 nolu gündem maddesi, genel kurul toplantısı saat 15.25 de kooperatif denetçisi tarafından açıldığı, Genel kurul divan başkanlığı ve yazmanın oybirliği ile seçildiği, başkanlık divanına genel kurul tutanaklarına imza atma yetkisinin oybirliği ile verildiği,2 nolu gündem maddesinde, ... ve şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşunun yapıldığı, 3 nolu gündem maddesinde, yönetim kurulu faaliyet raporunun 3 kabul oyuna karşılık 4 ret oyu ile oy çokluğu ile kabul edilmediği, denetim kurulu faaliyet raporunun 4 kabul oyuna karşılık 3 ret oyu oy çokluğu ile kabul edildiği,4 nolu gündem maddesinde, yönetim kurulunun 4 ret oyu ile ibra edilmediği, denetim kurulu üyelerinin 3 ret oyuna karşılık 4 oyla oy çokluğu ile ibra edildiği, 5 nolu gündem maddesinde, 2010 yılı tahmini bütçesinin görüşülmesi ile ilgili olduğu ve yapılan açık oylamada her iki önerinin 3 er oy aldığı, bir ortağın oy kullanmadığı, 6 nolu gündem maddesinde yönetim ve denetim kurulu seçimine ilişkin olduğu, yönetim kurulu asil üyeliğe seçim için yapılan oylamada 4 kabul oyuna karşılık 3 üyenin oy kullanmadığı, yönetim kurulu asil üyelerinin oy çokluğu ile seçildiği, bakanlık temsilcisinin yönetim kurulu yedek üyeliğine asil üye sayısı kadar yedek üyenin seçilmesi gerektiğini genel kurula açıkladığı, yapılan oyalama sonucunda oy birliği ile bir kişinin yönetim kurulu yedek üyeliğine seçildiği,Denetim kurulu asil üyeliklerine kooperatif personeli iki kişinin oyçokluğu ile (3 red 4 kabul) seçildiği, yine denetim kurulu yedek üyeliğine de o çokluğu ile iki kişinin seçildiği, 7 nolu gündem maddesinde yapılan dairelerin 80 bin TL den aşağıya olamamak üzere yönetim kurulunun dilediği kişiye dilediği bedelle satmak için yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verildiği anlaşılmıştır.2-15.03.2011 tarihli olağanüstü genel kurul maddelerinin aşağıdaki şekilde olduğu görülmüştür. 7 ortaktan 4 ortağın asaleten katıldığı, 1 nolu gündem maddesinde; kooperatif adına kayıtlı taşınmazlarla ilgili olarak İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2010 tarihli ve ████████ E sayılı kararı gereğince kooperatifin 20.10.2009 tarih 8. Nolu gündem maddesine ilişkin ihtiyati tedbir konulması nedeni ile yeniden toplanılarak kooperatif adına kayıtlı tüm bağımsız bölümlerin tamamını her bir bağımsız bölüm 80.000TL den az olmamaz üzere ve dilediği kişilere satılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.Dava konusu 01.10.2010 tarihli genel kurul gündeminin 5. Maddesine göre tahmini bütçe yönünden herhangi bir karar alınmadığı, dava konusu genel kurul gündeminin 1,2 ve 5. maddeleri ile alınan kararların içerikleri dikkate alındığında kararlarda yoklukla ve mutlak butlanla malul olmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Gündemin 3. 4 ve 6 Maddesinde alınan kararların oy çokluğu ile alındığı dikkate alındığında davacıların toplantıya katılmamasının bu maddelerin oylamasında karar nisabını etkileyeceği bu durumda 3.4. Ve 6. Maddelerindeki kararın mutlak butlan ile batıl sayılmasını gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar gündemin 6. Maddesindeki yönetim kurulu yedek üyeliğinin seçiminde, bakanlık temsilcisinin yönetim kurulu yedek üyeliğine asil üye kadar yedek üyenin seçilmesi gerektiğine ilişkin açıklama yapmasının ardından yapılan oylamada, yönetim kurulu yedek üyeliğine bir üyenin seçimine ilişkin karar oybirliği ile alınmış isede kanunun amir hükmüne aykırı olarak asil üye kadar yedek üye seçimi yapılmadığı anlaşılmıştır.Bununla birlikte 15.03.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına 4 ortağın asaleten katıldığı ve tek gündem maddesi olan 1 nolu kararında alınan kararın oybirliği ile alındığı dikkate alındığında, davacıların toplantıya katılmamasının bu maddenin oylamasında karar nisabını etkileyeceği bu hali ile bu durumda 1.maddesindeki kararın mutlak butlan ile batıl sayılmasını gerektiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava konusu █████/2010 ve █████/2011 tarihli genel kurul kararlarının gündem maddelerinde alınan kararların Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektireceğinden bu yönde değerlendirme yapılmaksızın Mahkemece, dava konusu yapılan genel kurul tarihleri olan █████/2010 ve █████/2011 tarihi itibariyle davalı kooperatifin üyesi olan davacıların gerek █████/2010, gerekse █████/2011 tarihli olağan/olağanüstü genel kurul toplantılarına çağrılmadıkları ve toplantıya katılmadıklarından alınan genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu gerekçesi ile █████/2010 tarihli olağan genel kurul kararları ile █████/2011 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen nedenlerle kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalı kooperatifin 01.10.2010 tarihli genel kurulunun 3.4.6. 7. gündem maddesi ile 15.03.2011 tarihli olağanüstü genel kurulunun 1.maddesi ile alınan genel kurul kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun TESPİTİNE, -Davalı kooperatifin 01.10.2010 tarihli genel kurulunun gündemin 1,2 ve 5. maddeleri ile alınan kararlara yönelik açılan davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 18,40 TL'den mahsubu ile bakiye 597,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacılar tarafından yapılan 18,40 TL başvurma harcı ve 3.365,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.383,40 TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince taktir olunan 30,000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, f)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden
:3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından karşılanan 221,40 TL istinaf başvuru ve karar harcının davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025