Anahtar kelimeler: Karşiyaka Karşıyaka Babası Yazim Vefat Sağlığındayken Layihalar Dinlenip İstenmiş Davadan

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tapu İptali ve TescilKARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2022 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, davacının babası ...'ın vefat ettiğini, sağlığındayken davalı kooperatife yönetim kararı ile üye olduğunu, yönetim kurulu kararına göre ...'ın 534 üye numarasıyla 16. Blok 3. Kat 7 numaralı daire için üye olarak kaydına karar verildiğini, ...'ın vefatı üzerine mirasçılarının bir araya gelerek davalı kooperatifteki miras hak ve hisselerini devir etmek ve sair hususlarda davacı ...'a vekaletname verdiklerini, davacının başvurusu üzerine █████/2011 tarih 310 sayılı yönetim kurulu kararı ile dava konusu dairenin davacıya devrine karar verildiğini, ancak söz konusu dairenin tapusunun davacıya devredilmediğini, belirterek; davalı kooperatif adına kayıtlı ... ili ... ilçesi ... ada ... parselde kayıtlı 16 Blok 3. Kat 7 numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının murisi ...'ın kooperatif üyeliği 10.06.2007 tarihinde başlamış olmasına rağmen 20.01.2009 tarih 31 yevmiye kaydına kadar ... adına yapılmış herhangi bir ödemeye rastlanmadığı gibi Kooperatif ortaklığı yönünden, hissesi adına tahakkuk ettirilmiş herhangi bir borca da rastlanmadığı, ... adına kooperatif ortaklığı ile ilgili ilk ve tek ödeme 20.01.2009 tarih 31 yev. ile ve 20.01.2009 tarih 204 sayılı yönetim kurulu kararına dayandırılarak ... adına önceki tarihlerde ödenmiş 60.000,00-TL'nın ... adına aktarılması suretiyle oluşan 60.000,00-TL olduğu, 2009 yılları muhasebe kayıtlarına göre ... adına (...'dan devir yoluyla aktarılarak) ödenmiş tutar 431.01.534-TL ... hesabında 60.000,00TL olarak mevcut olup 2010 ve 2011 yıllarında ... adına başka bir ödeme yapılmadığı, 2009,2010,2011 yılı kayıtlarında ... Firmasından ... adına yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığı, ... ile kooperatif arasında doğrudan iş ilişkisi bulunduğuna dair her hangi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, ... Ltd.Şti, ... Şti, ..., ... arasında imzalanmış, 29.01.2014 tarihli ibranamede Muris ... ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, ... kooperatifin yüklenicisi ... İnş. Ltd. Şti.'in taşeronu olarak bizzat işi yaptığını, bu husus kooperatif yönetimi tarafından da imzalanan belgelerle de sabit olduğunu, bu iş için ödenmesi gereken bedel karşılığında da kendisine kooperatifin 16. Blok 3 kat 7. No'lu dairesi verildiğini, ...'ın diğer bir kooperatif üyesi olan ... ile dairelerini değiştirdikleri, ...'ın 534 sayılı üye numarasıyla 16. Blok 3. Kat 7 nolu daire için üye olarak kaydına karar verildiği, 15.03.2011 tarihinde ise ...'ın vefatı üzerine davaya konu dairenin davacıya devredilmesine karar verildiğini, 29.04.2010 tarihli ilgili dönemin Kooperatif Başkanı ... ve 2. Başkan ... tarafından kooperatif ünvanını belirtir kaşeyle kaşeli ve imzalı belge ile 'Sıva Taşeronu ...'ın kooperatif ... İnş. Ltd. Şti.'ne yaptığı iş karşılığında aldığı 16. Blok 3. Kat 7 numaralı daireden dolayı kooperatife her hangi bir borcu olmadığının belirtildiğini, dairenin ... adına tescilini engeller hiçbir husus olmadığını,davacının borçları adı altında belirtilen kalemlerden bir tanesi de kooperatife kayıt olma peşinatı adı altında bahsi geçen 10.000,00-TL olduğunu, ancak Kooperatifin Ana Sözleşme ve 3. Bölüm 17. Maddesi gereğince üyeliği devralan ortağın, devreden ortağın tüm borç ve alacakları ile üyeliği devralacağından ayrı bir kooperatife kayıt olma peşinatı ödemesi yapılmasına gerek olmadığını, devreden ortağın bu gerekliliği zaten yerine getirdiğini, kooperatifçe, kooperatif üyeliği devrinin bahsinin geçtiği 20.01.2009 tarih ve 204 sayılı yönetim kurulu kararında veyahut sonrasında da davacı veya babasının kooperatife borçlu olduğuna dair bir durum beyan edilmediğini, bugüne kadar herhangi bir aidat borcu olduğunu bildirir yazı gönderilmediğini, bir ihraç prosedürü de işletilmediğini, davacı ve muris ...’ in kooperatif genel kurullarına katılması, hazirun cetvelinde yer alması, yönetim kurulu kararı ile usulüne uygun olarak üye kaydının yapılması ve dosyada haiz tüm belgelerden kooperatide üye olduğu sabit olduğunu, benzer nitelikteki diğer üylerin taşınmaz sahibi olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını, talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, kooperatife üyeliği nedeni ile tapuya kayıt ve tesciline istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2. Davacı, muris ...'ın davalı kooperatifin dava dışı yüklenicisinin taşeronu olarak kooperatife iş yaptığını, bu iş için ödenmesi gereken bedel karşılığında da kendisine dava konusu yapılan bağımsız bölümün verildiğini ileri sürmektedir. Nitekim, davalının da kabulünde olduğu üzere; dosyada mevcut davalı kooperatif yönetim kurulu kararlarından, 30.10.2008 tarih ve 190 nolu yönetim kurulu kararı ile davalı ...'ın 512 üye numarasıyla 16. Blok, 8. Kat, 16 nolu daire yönünden davalı kooperatife ortak kaydedilmesine karar verildiği, daha sonra 20.01.2009 tarih ve 204 sayılı yönetim kurulu kararıyla kooperatifin 512 nolu üyesi olduğu belirtilen ... ile yine davalı kooperatifin 368 nolu üyesi olduğu belirtilen ... arasında yapılan protokol gereğince tarafların mevcut üyeliklerine konu taşınmazların trampa edilmesi nedeniyle bu kez ...'ın 534 üye numarasıyla 16. Blok 3. Kat 7 nolu daire yönünden kooperatif üyeliğine kaydına karar verildiği, ...'ın vefatı üzerine diğer mirasçılardan aldığı vekalete istinadan davacı tarafından yapılan başvuru üzerine ise 26.05.2011 tarih ve 310 nolu yönetim kurulu kararı ile muris ...'ın 534 üye numarasıyla 16. Blok 3. Kat 7 nolu daire yönünden kooperatif üyeliğinin davacıya devredilmesine karar verildiği, davacı tarafın örneği sunulan belgedir başlıklı davalı ... yönetim kururlu üyelerinin imzası ile davalı kooperatifin kaşesini içerir 29.04.2010 tarihli belge içeriğinde de ...'ın 534 üye numarasıyla 16. Blok 3. Kat 7 nolu daire yönünden kooperatife her hangi bir borçu bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.3. Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi, tadilata izin vermesi, tahliye etmemesi, ecri misil istememesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir. Bunun ötesinde, Ferdi ilişkiye geçilmeyen kooperatiflerde bağımsız bölüm satılması ancak hisse devri suretiyle dolayısıyla alıcının kooperatife üye yapılması ile mümkün olur, aksi halde kooperatif ferdi ilişkiye geçerken taşınmaz devri gerçekleştirilemez. Kooperatiften bağımsız bölüm devir alındığı tarihte tapuda herhangi bir devir yapılmadığı durumlarda kooperatif üyesi olunmadığı itirazında bulunulamaz.4. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.5. Davalı tarafından davacı murisin üyeliğin geçerli olmadığını, mursin kooperatife borcu olmadığına dair düzenlenen belgenin sahte olduğu ve söz konusu üyelik nediyle murisin davalı kooperatife olan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri savunulmuş, bu çerçevede dosyaya kazandırılan █████/2019 ve 06.11.2019 tarihli bilirkişi raporlarıyla; ...'ın davalı kooperatifin üyesi olduğu, kooperatif defter kayıtlarında görülen 101.400,00-TL borç kaydının doğruluğunu destekler her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, 60.000,00-TL alacak kaydının üyelik nedeni ile devredilen tutar olduğu, iş avanslarında görülen bakiye nedeniyle kooperatife iş yaptığının anlaşıldığı, ancak karşılığında fatura düzenlenmemiş olması nedeniyle hesapta bakiye olmasının mümkün olabileceği, belirtilmiş itiraz üzerine düzenlenen █████/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacı ... Muris ...'ın varisi sıfatıyla davaya konu konut yönünden davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ...'ın Kooperatif yöneticilerince imzalanmış olan borcu olmadığına dair 29.04.2010 tarihli belgenin verildiği tarihte genel kurulca belirlenmiş aidat yönüyle faiz hariç davalı kooperatife 10.400,00-TL borcu olduğu, ancak bu borcun muhasebe kayıtlarında görünmediğini, .... Ltd. Şti, ... Şti, ... ve ... arasında imzalanmış 29.01.2014 tarihli ibranamede ... ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığı, muhasebe kayıtlarında ...'ın borcu olarak görülen 101.400,0-TL'nin muris ...'a davalı kooperatif tarafından hangi iş karşılığı, hangi belge ya da belgelere dayanarak, kim tarafından, ne şekilde ödendiğine dair kayıt bulunmadığı, ...'tan veraseten intikal eden davaya konu konut nedeniyle genel kurul kararlarıyla 2. Etap konutlar için belirlenen 70.400,00-TL borçtan konuta ilk ortak Hıdıf Kaymaz tarafından ödenen ve ... üzerine aktarılan ödenmiş tutar olan 60.000,00-TL düşüldükten sonra 10.400,00-TL borçlu olduğu, söz konusu borca dava tarihine kadar 23.004,70-TL gecikme faizi işletilmesi gerektiği, belirtilmiştir.6. Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. O halde, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları arsında özellikle, muris ...'ın davalı kooperatife borçlu olup olmadığı noktasında belirsizlik ve çelişki bulunmakta olup, davacının üyeliğe dayalı tescil talebi hakkında davalı kooperatifin sorumluluğunun tespiti hususunda yukarıda açıklanan ilkeler ışığında dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları yetersiz olup, tecil koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.7. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından muris ...'ın miraçılık belgesi ile delil olarak dayandığı 29.04.2010 belge aslının ibrazını sağlamak üzere usulüne uygun süre verilip dosyaya kazandırdıktan sonra, belge aslı davacı tarafından sunulması veya davacının bildirdiği yerden getirtilmesi halinde davalının bu belgeye ilişkin sahtelik iddiasına dair HMK'nın 211. maddesi gereğince gerekli inceleme de yapılıp, tarafların bildirdiği tüm deliller, kooperatif defter, kayıtları, ana sözleşme, genel kurul ve yönetim kararları eksiksiz şekilde getirtildikten sonra dosyanın kooperatif uygulamaları ve mali konularda uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi ile yukarıda anılan ilke ve açıklamalar ışığında davacı tarafından ileri sürülen iddianın şekline göre peşin bedelli üyelik üzerinde durulup, ...'ın bu şekilde davalı kooperatifin üyesi olup olmadığı, bu hususun genel kurul tarafından açıkça ya da zımnen benimsenip benimsenemediği, bu çerçevede ortağın üyelik aidat yükümlülüğü devam edip etmediği belirlendikten sonra, davacının dayandığı 29.04.2010 belge de gözetilerek belge ve sonraki tarihte üyelik borcunun bulunup bulunmadığı, gösterir raporlar arasındaki mevcut çelişki ve belirsizliği giderecek şekilde açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılıp, varsa rapora yönelik itirazlar da karşılanması, suretiyle oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek, infazda tereddüte neden olmayacak biçimde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 gün ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.