Anahtar kelimeler: Takvim Düşme Olağanüstü Görüşü Fatura Sahte İstemlerinin Düşmesine Edenlerin Sınırına
11. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Sahte fatura düzenleme
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet, düşme
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    A. Sanıklar Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
    Sanıklara yüklenen 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
    B. Sanıklar Hakkında 2013 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
    1. Sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davalarında; sanık ... tüm aşamalarda söz konusu şirketin ortağı ve müdürü olduğunu sonradan öğrendiğini, kendisine ait işleri halletmesi için ... isimli kişiye vekaletname verdiğini bu esnada ...'nın adına şirket kurmuş olabileceğini, sanık ... ise; şirketteki hissesinin % 2 olduğunu, şirketi devraldıktan sonra cezaevine girdiğini, çıktıktan sonra ... ve ... isimli kişilerin, tanık ...'un hisselerini diğer sanık ...'ye devrettiklerini öğrendiğini beyan ederek her iki sanığın da atılı suçlamaları kabul etmemeleri, sahte fatura düzenleme suçlarında suçun failinin herkes olabileceği, suçta ve cezada şahsilik ilkesi gereğince, suçun şekli sorumlusu olan kanuni temsilcilerin değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan faillerin cezalandırılmasının gerekeceği ve bu suça iştirak edilmesinin mümkün olması da dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
    a. Savunmalarda adları geçen ... ve ...'ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek duruşmaya çağrılmaları, suça konu 04.01.2013 ve 28.01.2013 tarihli fatura asıllarının temin edilerek sanıklara ve adları geçen şahıslara gösterilip, faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri halinde sanıkların ve adı geçen kişilerin yazı ve imza örnekleri alınarak, faturalardaki yazı ve imzaların kimin eli ürünü olduğunun belirlenmesi için uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
    b. Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklar ve adı geçen kişilere ait olmadığının anlaşılması hâlinde ise, sanıların ve bu kişilerin işletmenin faaliyeti ile ilgili beyanname veya işletmeye ait bir belge düzenleyip düzenlemediklerinin araştırılması, şirketin kuruluş tarihinden itibaren vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile şirketin faaliyetine ilişkin düzenlenen yoklama fişleri, tebliğ alındı belgeleri, şirket adına basılan irsaliyeli faturaların teslimine ilişkin bilgi formları asılları getirtilip gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri hâlinde; belgelerdeki imza ve yazıların sanıklar ve bu kişilere ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
    c. Faturaları kullandığı belirlenen ve hakkında karşıt inceleme raporu bulunan ... hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, adı geçen mükellefin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, CMK’nin 48. maddesi gereğince çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra, söz konusu faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığı, sanıkları ve bu kişileri tanıyıp tanımadığı ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
    Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarıının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
    2. Kabule göre de; düzenlenen son fatura tarihi olan 28.01.2013 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 2013 olarak eksik yazılması,
    Yasaya aykırı, sanıklar ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    14.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!