Anahtar kelimeler: Montajcısı Trafoda Trafonun İtfaiye Mağazaların Satıcısı Poliçeye Cad Klasik Şnin

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı sigortalı ----------Ş.'nin ---------- Mah. ---------- Cad. No:--------- ---------- adresindeki ---------- isimli işyerinin---------- No'lu 100-Klasik Yangın Poliçesi ile müvekkil tarafından sigortalandığını, poliçeye göre 31.12.2019-31.12.2020 tarihleri arası merkez bina, tüm depo, binalar ve mağazaların sabit kıymet sigorta türü ile sigortalı olduğu, 18.10.2020 tarihinde davalılardan ----------- üreticisi ve diğer davalı ------------ trafonun satıcısı ve montajcısı olduğu 2 No'lu trafoda yangın meydana geldiğini, itfaiye görevlilerinin hazırladığı itfaiye raporunda yangının çıkış sebebinin 2 No'lu trafoda herhangi bir arıza nedeniyle oluşmuş ısınma, kısa devre neticesinde meydana gelen izole erimesiyle oluşmuş kıvılcımla yangının başladığını, yangının müvekkil sigorta şirketine ihbar edilmesiyle hasar dosyasının açıldığını, bağımsız sigorta eksperinin yangın mahalline yönlendirilmesiyle gerekli incelemelerin yapıldığını, ------------ firmasının düzenlediği 10.12.2021 tarihli Kesin Ekspertiz Raporunda; yangına ----------- 2 no'lu trafosunun elektrik tesisatında meydana gelen kısa devrenin sebebiyet verdiği, dava dışı sigortalıda meydana gelen hasarın transformatörün üreticisi olan----------- ile trafonun satıcısı ve montajcısı -------- firmasına rücu edilebileceğinin belirtildiğini, yangın sonucunda transformatörün kullanılamaz hale geldiğini, eksper çalışmasında sigortalıya ödenmesi gereken miktarın 31.888,00 USD olduğunu, bu miktardan 25.000 USD muafiyet düşülmesiyle sigortalıya ödenmesi gereken tazminat miktarı 6.888,00 USD hesaplandığını, 6.888,00 USD 17.12.2021 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, davalılar söz konusu bedeli rızaen ödemediklerinden haklarında----------- İcra Dairesi'nin ----------- E Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, sigortalıya ödeme tarihinde yapılan 6.888,00 USD ödemenin TL. karşılığının 104.967,61TL hesaplandığını, bu meblağın icra takibinde asıl alacak karşılığı olduğunu, 11.02.2022 takip tarihi itibariyle işlemiş faizinin 2.531,44 TL, toplam takip miktarının 107.499,05 TL. Hesaplandığını, borçlular icra takibini durdurduklarından takibe yapılan itirazın kaldırılması için işbu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu iddia ederek; davanın kabulünü , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava dışı ---------- kiracı olarak bulunduğu depoda 18.10.2020 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangının müvekkilin imalatını yaptığı transformatörden çıktığının iddia edildiğini, müvekkilin husumet yönünden kusurlu olamayacağını, 6 Aralık 2019 tarihli ----------- görüleceği üzere müvekkilinin yürütmekte olduğu güç şebekesi otomasyonu /entegrasyonu, transformatörlerin imalatı dahil olmak üzere yüksek gerilim ürünlerinin aktif/pasif kalemleri çalışanları ile birlikte ----------Ş.'ye devredildiği, bu nedenle olayda kendilerini ilgilendiren bir kusur var ise olay tarihi itibariyle ----------- firmasının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, kendilerine sunulan belgeler incelendiğinde ekspertiz raporunun bilimsellikten uzak, eksik ve hatalar içerdiğinden dikkate alınmasının mümkün olmadığını, eksperin herhangi bir objektif yöntem belirlemeden ve teknik inceleme yapmadan yangının transformatör kaynaklı olduğu kanaatine varıldığını, trafoda olan bir arızanın tespit edilebilmesi için "1) Trafonun bağlantısının doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığı, 2) trafonun takılı olduğu elektrik tesisat /şebekesinde gerilim dalgalanması ve kaçağı olup olmadığı, 3) Yangının trafonun kullanım şartlarına uygun olarak işletilip işletilmediği, 4) Trafonun gövde içi kablolarının sağlam olup olmadığı, 5) Trafonun içinde yangına sebebiyet verebilecek herhangi bir teknik durum olup olmadığı, 6) Trafo ve bağlı olduğu şebekenin çalışma ortamının uygun olup olmafığı, 7) Trafoya fiziki dış etkenlerin etkisinin olup olmadığı, 8) Trafoya özel bir tek servis tarafından müdahaloe edilip edilmediği" hususlarının hiçbirinin ekspertiz raporunda incelenmediğini, dolayısıyla müvekkilin kusurluluğunun ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı ---------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, söz konusu trafonun satış fatura tarihinin █████/2019 olduğunu, kanunda belirtilen zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının gözden geçirme ve ayıp bildiriminde bulunma yükümlülüğünü öngörülen hak düşürücü süre içerisinde yerine getirmediğini, müvekkilinin dava konusu trafonun sadece satışını yaptığını, montaj ve kurulumunu müvekkilinin yapmadığını, dava konusu yangının meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir hata ihmal ya da kusurunun bulunmadığını savunarak; davanın reddini, %2/'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
: ----------Rektörlüğü, ---------Ş, ---------Ş, ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi, -----------Ş., ------------ İcra Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü. Dosyaya █████/2023 tarihli bilirkişi raporu, █████/2024
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, davacının sigortacısı olduğu dava dışı ----------Ş'nin ------------ depoda kurulu olan ve üreticisi davalı ----------, satıcısı davalı --------- olan 2 nolu trafoda █████/2020 tarihinde çıkan yangın nedeniyle ve davacı şirketin dava dışı şirkete sigorta tazminatı ödemesinden kaynaklı halefiyet nedeniyle rücuen tazminat alacağının tahsili için başlattığı --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davalı ------------ Şirketi'nin husumet itirazı ve feri müdahil --------- Şirketi'nin pasif husumeti yönünden; Davalı ---------- Şirketi cevap dilekçesinde "Öncelikle belirtmek isteriz ki, Müvekkil Şirket -----------Ş.; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. Maddesi ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 159 ve devamı maddelerinde öngörülen Kısmi Bölünme hükümlerine uygun olarak ve gerekli hukuki işlemleri yerine getirmek suretiyle; yürütmekte olduğu (a) güç şebekesi otomasyonu, (b) güç şebekesi entegrasyonu, (c) yüksek gerilim ürünleri ve (d) transformatörler dahil olmak üzere; GÜÇ ŞEBEKELERİ İŞKOLU VE İLGİLİ SERVİSLERİNİ KVK madde 19 ve TTK madde 159 vd. maddeleri ve sair mevzuat hükümlerine uygun olarak, bölünmeye konu tüm aktif ve pasif kalemlerini (ilgili birimde yer alan çalışanlar dahil olmak üzere) tümüyle yeni kurulan ---------- Şirketi’ne kısmi bölünme suretiyle aktararak bölünmüştür. Anılan kısmi bölünme bahse konu iki şirketin de ---------- Ticaret Sicili Kayıtları’nda sabit olup TTK madde 179/4 hükmüne uygun şekilde Ticaret Sicili’ne tescille hukuken geçerlilik kazanarak kesinleşmiştir. Bölünme işlemi ilk olarak Şirketin aldığı 14 Kasım 2019 tarihli Genel Kurul kararı ile sabit olmuş söz konusu Genel Kurul Kararı 6 Aralık 2019 tarihli ----------- yayınlanarak kanuni olarak geçerlilik kazanmıştır." savunmuştur.
Davalı tarafça özet olarak dava konusu faturanın üreticisi olduğu iddiası yukarıda savunulan gerekçe ile bölünme nedeniyle inkar edilmiş, üretici firmanın ---------- Şirketi olduğu, sorumluluk var ise -----------Şirketi'ne ait olduğu savunulmuştur.Davacı vekilinin buna ilişkin beyanı "Davalı vekili müvekkili şirketin kısmi bölünmeye gittiğini, şirket içindeki bir kısım servislerin yeni kurulan -----------Ş ne aktarıldığını,----------- dosyaya davalı olarak eklenmesini, ------------ davalı sıfatının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı yanın bu talebinin huzurdaki davada hukuken bir karşılığı yoktur. Davalı şirketin unvanı değişmediği gibi iş kolu devri gerçekleşmeksizin şirket içindeki bazı servislerin, bölümlerin bölündüğüne dair iddiası , savunması şirket içi bir mesele olup bizi ve davamızı ilgilendiren bir yanı yoktur. Sonuçta davalı şirketin unvanı değişmemiştir. Diğer yandan Dava konusu ---------- marka trafoya ait fatura 10/1/2019 tarihini taşımaktadır. Davalının kendi beyanına göre işletmesel bölünme kararı █████/2019 da alınmış ve 6/███████ da yayınlanarak geçerlilik kazanmıştır. Sonuç olarak ; söz konusu bölünme, --------- ile --------- kendi aralarındaki işletme devri vs işlemlerin davamıza yönelik bir etkisi yoktur." şeklindedir. Dava konusu trafonun diğer davalı --------- Şirketi tarafından dava dışı sigortalıya satımına ilişkin ---------- numaralı fatura tarihinin █████/2019 olduğu, faturada sipariş tarihinin █████/2018 olduğu, hayatın olağan akışına göre trafonun bu tarihten önce üretilmiş olması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalının yukarıda da ortaya konulduğu üzere bölünme nedeniyle üretici olmadığı ve husumetinin bulunmadığı, husumetin ----------- Şirketi'ne ait olduğu hususunun savunulduğu, aşağıda da açıklanacağı üzere haksız fiil hükümlerine göre sorumluluk kapsamında ele alınacak dava konusu ayıplı trafonun yukarıda da belirtildiği gibi bölünmeden önce üretildiği, bölünme hususunun üçüncü kişi konumundaki davacıyı bağlamadığı, sorumluluğun kime ait olduğu hususunun davalı ile ----------- Şirketi'nin iç ilişkisinde değerlendirilmesi gereken bir mesele olduğu, bu sebeple davalı ----------- davacıya karşı husumetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davanın esası yönünden;Davalı --------Ş vekilinin zamanaşımı def'inin dava sebebi olayın █████/2020 tarihinde gerçekleşmiş olması, iddiaya göre sigorta tazminatı ödemesinin █████/2021 tarihinde yapılmış ve rücu hakkının bu tarihte doğmuş olması ve takip tarihinin █████/2022 olması, bu tarihte zamanaşının kesilmesi ve dava tarihinin █████/2022 olması dikkate alınarak reddine karar verilmiştir. █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:█████/2024 tarihli Yüksek Elektrik Mühendislerinden oluşan üçü kişilik akademisyen bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için sunulan ek raporda aşağıdaki değerlendirmelerin yapıldığı görülmüştür. Taraf vekillerinin itiraz yazılarının detayları dosyada olmak üzere tarafımızdan incelenmiştir. Bizim açımızdan trafoda bir imalat hatası olduğu açıktır. 27.08.2024 tarihli Raporumuz düzenlenirken bu tür itirazların olabileceği de düşünülerek gerekli detaylı rapor hazırlanmıştır. Raporumuza itiraz eden sayın vekillerden özellikle ----------- vekili trafoda test yapılmadığını, ------------ hocalarının yanlış rapor hazırladığını, gerekli detaylı inceleme yapılmadığından raporun hükme esas alınamayacağını beyan etmiştir. Biz raporumuzun arkasındayız. Raporumuza itiraz eden ve bilirkişi heyetimizden test yapılmasını talep eden Sayın Vekillerin elinde yeni bilgi ve belge var ise bu bilgi ve belgeleri ------------ Elektrik Elektronik Fakültesi Dekanlığı , Döner Sermayesine resmi müracat ederek, müracaat yazısında dosya bilgileri ve bilirkişi heyeti de belirtilerek gerekli cevaplar ve gerekirse trafonun testini kapsayacak şekilde Sayın Mahkemeye ve kendilerine Dekan imzalı resmi rapor ile sunulacaktır. Bu aşamada Kök raporda değiştirilecek/ilave edilecek hiçbir husus olmadığı mahiyetindeki Ek Raporumuzu Sayın Mahkemenin Takdirlerine Saygılarımızla sunarız.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca "(1)Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca "(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde (...) (2)Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (...)"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 114/2. maddesi uyarınca "Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır."
“…Gerçekten taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğreti ve uygulamada yapımcı ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile yapımcının sözleşme dışı da sorumlu tutulabileceği benimsenmektedir. Türk Hukukunda yapımcının sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de bu konuda Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrası (Yeni TBK’de haksız fiil hükümleri) hükmünün uygulanması mümkündür. Sözü edilen fıkra hükmünde belirtildiği gibi ‘kusuru ile diğer bir kimseye zarar ika eden kişi o zararın tazminine mecburdur.’ açıklamasına yer verilerek tazminat talebinin kusurlu sorumluluk ilkelerine göre çözüleceğini kabul etmiştir. Aynı kararda, “…Bir imalat, normal şartlar altında ve normal kullanma halinde, zarar vermeye elverişli ise, kural olarak ortada kusurun (hatanın) varlığını kabul etmek gerekir. Böyle bir malı piyasaya süren yapımcı tehlike yaratmış demektir. Yapımcı bu tehlikenin gerçekleşmesini önlemek için gerekli önlemleri almamışsa, zararın gerçekleşmesi halinde bunu tazmin ile yükümlü olur…6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın, davacının sigortacısı olduğu dava dışı -----------Ş'nin ------------ depoda kurulu olan ve üreticisi davalı -----------, satıcısı davalı ----------- olan 2 nolu trafoda █████/2020 tarihinde çıkan yangın nedeniyle ve davacı şirketin dava dışı şirkete sigorta tazminatı ödemesinden kaynaklı halefiyet nedeniyle rücuen tazminat alacağının tahsili için başlattığı ---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının sigortalısına █████/2021 tarihinde 6.888,00 USD ödeme yaparak TTK 1472 uyarınca kanunen sigortalısının yerine geçtiği ve haklarına halef olduğu, bu sebeple davacının aktif husumetinin bulunduğu, davalı ------------ dava konusu trafonun üreticisi, davalı ----------- ise satıcısı olduğu hususunun sabit olduğu, dava dışı sigortalı ile satım sözleşmesi akdeden davalı ------------ satış sözleşmesinde ayıp hükümlerine göre, davalı üretici --------- ise yukarıda atıf yapılan yargı içtihadı da dikkate alınarak haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğu, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde dava konusu trafonun █████/2024 tarihli Yüksek Elektrik Mühendislerinden oluşan üçü kişilik akademisyen bilirkişi heyet raporunda bilimsel kesinlikte, denetime açık şekilde ve hüküm kurmaya elverişli olarak tespit edildiği üzere gizli ayıplı olduğu, ayıbın üretimden kaynaklı olduğu, davalı üreticinin imalatının ayıplı olması ve zarara yol açması nedeniyle, davalı ---------- kusurlu ve hukuka aykırı fiile dava dışı sigortalıya zarar verdiği, bu nedenle zarardan sorumlu olduğu, yine davalı satıcı ----------- da satım sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ayıplı olarak ifa etmiş olması nedeniyle TBK 112 kapsamında zarardan sorumlu olduğu, davalı satıcı ------------ üretimden kaynaklanan ayıbı bilmese dahi bundan sorumlu olduğu, davalıların sorumluluğunun TBK 41 vd ve TBK 114 atfı ile TBK 61 uyarınca müteselsilen olduğu, bu kapsamda █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda talep edilen zarar miktarının uygun olduğunun tespitinin yapıldığı, buna göre davacının rücu kapsamında 6.888,00 USD alacağının bulunduğu, davacının TBK 99 uyarınca seçimlik yetkisini vade (yani somut olayda alacağın muaccel olduğu) tarihten yana kullandığı, bu kapsamda 6.888,00 USD'nin sigortalıya ödeme günü olan █████/2021 tarihindeki TL karşılığının talep edilmesinin hukuka uygun olduğu, davalı üretici --------- sorumluluğunun haksız fiile dayanması nedeniyle TBK 117 uyarınca haksız fiil tarihinde temerrüte düştüğü, bu sebeple takipte bu davalı yönünden sigortalıya ödeme günü olan █████/2021 tarihinden itibaren faiz talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu kapsamda takipte talep edilen faiz miktarının da hukuka uygun olduğu (104.967,61 TL asıl alacağa 17.12.2021 ödeme günü ile 31.12.2021 tarihi arasında 15 gün için yıllık %16,75 faiz oranı üzerinden ve 01.01.2022 ile 11.02.2022 takip tarihi arasındaki 41 gün için yıllık %17,25 faiz oranı üzerinden faiz uygulanmış, talep edilebilecek faiz miktarı 2.756,48 TL bulunmuş, takipte talep edilen faiz miktarının daha düşük olduğu görülmüştür), davalı satıcının TBK 112 uyarınca tazminat borcu yönünden temerrüte düşmesi için ihtar şartı bulunduğu, somut uyuşmazlıkta takip tarihinden önce davalı ---------- temerrüte düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığı, bu sebeple bu davalı yönünden takipteki faiz alacağı bakımından itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, alacağın likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar ve davalı ----------- kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın davalı ----------- Şirketi yönünden tümden ve davalı ----------- Şirketi yönünden kısmen KABULÜ ile,
*davalı borçlu ---------- Şirketi'nin---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin bu davalı yönünden takip tarihi itibariyle 104.967,61 TL asıl alacak ve 2.531,44 TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA,
*davalı borçlu ----------- Şirketi'nin ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 104.967,61 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu davalı yönünden takip tarihi itibariyle 104.967,61 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, bu davalı yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davalı ------------- Şirketi'nin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 7.343,26 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.298,32 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.044,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 1.390,52 TL dava açma masrafı ve 28.609,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 30.000,02 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına göre 30.000,02 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı --------- Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı ---------- Şirketi tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 232,10 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (2.531,██████.499,05) göre 5,46 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ----------- Şirketi'ne verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinden bırakılmasına,
8-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
9-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ---------- Şirketi yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (2.531,44 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 2.531,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----------- Şirketi'ne verilmesine,
11-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına göre 1.600,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----------, davalı ------------ vekilinin ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!