Anahtar kelimeler: Usûlüne Adalet Evrakı Görüşü Bakırköy Başvuran Tekerrür İstemi Uyuşturucu Bakanlığının
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile,
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince "düşme kararı" verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar ve
    28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında,
    Sanık hakkında evvelce 19.10.2017 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan davada, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararı ile söz konusu kararın kaldırılarak sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, incelemeye konu işbu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 10.04.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 04.01.2022 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının incelenmesinde;
    Şüpheli hakkında 04.01.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2022 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
    B. Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının incelenmesinde;
    Şüpheli hakkında, 06.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2018 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme süresi içerisinde 15.10.2018 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi
    nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2019 tarihli ve █████████ Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, anlaşılmıştır.
    C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının incelenmesinde;
    1. Şüpheli hakkında, 01.06.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2017 tarihli ve ██████████ Esas sayılı iddianamesi ile Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    2. Yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 188/3-4 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu,
    3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, yeniden yapılan yargılama sonucunda eylemin kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın, TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 18.04.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
    4. Sanığın denetim süresi içerisinde 04.01.2022 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.11.2022 tarihli kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, (Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına konu 06.07.2017 tarihli eylem ile yargılama konusu 01.06.2017 tarihli eylemin zincirleme suç olduğu kabul edilerek)
    Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği,
    Anlaşılmıştır.
    D. Dosyalar kapsamına göre;
    28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan, "Bu Kanun'un; a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 18.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın inceleme konusu 04.01.2022 tarihli eylemini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği
    anlaşılan 04.01.2022 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına kesin olarak karar verildiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
    E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
    "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4.maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
    Hüküm fıkrasının;
    "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    24.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!