Anahtar kelimeler: Küşat Kabı Kap Gümrüğünden Transit Refakat Davadışı Emtianın Üstlenildiğini Firmadan

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı -----davadışı ----- yerleşik firmadan satın aldığı 3 kap emtianın, karayolu ile nakliyesi işinin davalı ----- tarafından üstlenildiğini, Taşıma konusu emtianın gümrük ve küşat işlemleri sonrasında ---- Gümrüğü'nden sigortalının ---- Serbest Bölge'de bulunan tesislerine kadar olan gümrüklü dahili nakliyesi maksadıyla düzenlenen 14.02.2022 tarihli transit refakat belgesinin de 2 kap emtia için tanzim edilmiş olduğu, yani esasen 3 kap olarak sevk edilmiş olan emtianın halen gümrük rejimine tabi olduğu nakliye süreci dahilinde | kabı eksik olarak 2 kap halinde gümrük belgelerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir. --- firması yetkililerince sigortalıya e-posta olarak iletilen 28.01.2022 tarihli varış bildiriminde emtianın 2 kap olarak (1 kap eksik şekilde) ulaşmış olduğu belirtildiğini, | kap emtianın davacının sorumluluğunda zayi olduğunu, açılan hasar dosyasına aldırılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalı firmaya ödenen tazminat ile elde edilen halefiyet ile rücu için davalı firmaya gönderilen yazıya cevap verilmemesi üzerine, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıborçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, ---- İcra Mü ----Sayılı dosyadan başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından Müvekkil Şirket'e 3 kap gönderi teslim ettiği iddia edilmekte olup Davacının iddialarının aksine, dava dışı gönderici tarafından Müvekkil Şirket'e ----- Türkiye'ye taşınması için iki kap gönderi teslim edildiğini ve Müvekkili Şirket tarafından iki kap gönderinin hasarsız ve eksiksiz olarak alıcıya teslim edildiğini, kesinlikle Davacı'nın talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Müvekkil Şirket'in uluslararası taşıyıcı olması nedeniyle sorumluluğu gerek Davacı tarafından kabul edilen Müvekkil Şirket'in Taşıma Kural ve Koşulları gerekse CMR'nin 23. maddesinin 3. fikrası uyarınca hesaplanacak yöntem ile bulunacak olan rakam ile sınırlı olduğunu, sınırsız sorumluluğun söz konusu olmadığını beyan ile tümü haksız ve hukuka aykırı davanın tüm ferileri ile birlikte esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmişse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, ---. İcra Müdürlüğünün -----. esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Davacının sigortalısının, üzerinde hak ve menfaat sahibi olduğu emtianın, ---- Türkiye'ye taşımasını üstlenen davalı -----. tarafından, konişmento tahtında yapılan taşıma sırasında, 3 kap olarak telsim aldığı emtiayı 1 kap eksik olarak davadışı sigortalıya teslim ettiği, zayiin davalının sorumluluğu altındaki taşıma esnasında meydana geldiğinin dosya kapsamındaki belgelerle sübuta erdiği, Davalı taşıyıcının zayie dair hiçbir açıklama getirememiş olması nedeniyle CMR Konvansiyonu 29'uncu madde hükmüne göre sorumluluğun sınırlanması hakkını kaybedeceği ve gerçek zarar tutarını tazminle sorumlu olacağı, Taşıma işinde meydana gelen hasarın (zayiin) CMR Konvansiyonu 23'üncü madde kapsamında 72.524,79TL gerçek zarar tutarı olarak hesap edileceği, davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472'nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta eren halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde tek başına sorumlu olduğu tespit edilen davalı taşıyıcı davalı---- ödemiş olduğu 70.330,45TL tazminat tutarını rücuen talep edebileceği, Davacı sigorta şirketinin, rücuen talep edebileceği gerçek zarar tutarı olan 70.330,45TL'na CMR Konvansiyonu 27'nci maddesi gereğince yazılı olarak rücu talebinde bulunduğu tarihten ine kadar geçen süre için, 3095 1 Kanuni faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesi gereğince hesaplanan 1.574,25TL tutarında işlemiş faiz talep edebileceği, Davacının ---. İcra Dairesi nezdinde ---- Esas sayılı dosya ile başlatmış olduğu takibin, (likit olmayan ve) yukarıda hesaplanan 70.330,45TL asıl alacak ve 1.574,25TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.904,70TL kadar kısmı için yerinde olduğu, davacının hesap edilen kısım kadar vaki itirazın iptali ile takibin devamına talep edebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Dava konusu emtianın İngiltere'den Türkiye'ye taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.Hasar bedelinin ödenmesi ile sigortacı, sigortalının haklarına halef olmuş ve geçerli bir poliçe kapsamında ödeme yapan sigortacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur.Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, taşınan emtiada meydana gelen kaybın taşımacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle ileri geldiği, davalı sigorta şirketinin teminat haricinde olduğuna dair savunmasının yerinde olmadığı, yukarıda yer verildiği üzere davalı sigorta şirketine ait poliçede teminat dışı kalan hâller arasında yer verilen hususlar somut olayda gerçekleşmemiş olduğundan ve aksine iddia davalı tarafça ispatlanamamıştır.Sonuç olarak, uluslararası kara yolu taşımacılığı neticesinde meydana gelen kayıptan CMR'nin 17. maddesi uyarınca taşıyıcı sorumlu olup, anılan maddede taşımacıya sağlanan sorumluluktan kurtulma hâllerinin varlığı davalı tarafından ispat edilememiştir. Oluşan zarara davalının neden olduğu, Konvansiyonun 23. maddesi gereğince taşıyıcının sınırlı sorumluluk esasına göre sorumlu olacağı, taşımacının, yükteki kayıptan kaynaklı zarardan CMR'nin 17. maddesinde belirlenen taşımacının sorumlu olmadığı bir nedenden ileri geldiği ve sigorta poliçesi teminatı haricinde kaldığı ispat edilemediğinden usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜ İLE,1-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 70.330,45 TL asıl alacak ve 1.574,25 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik işlemiş faiz talebinin reddine,2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine3-Karar harcı 4.911,81 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 915,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.996,42 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 915,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.095,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.639,25 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.452,55 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.888,40 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.959,94 TL'nin davalıdan, 160,06 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.