Anahtar kelimeler: Usûlüne Manavgat Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran Ertelenmesine İstemi Uyuşturucu
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.9.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,19.9.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 04.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Şüpheli hakkında, 23.06.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2016 tarihli ve █████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, kesin olarak karar verildiği, kararın, şüpheliye 04.08.2016 tarihinde tebliğ edilerek 26.09.2016 tarihinde tedbirin infazı için Manavgat Denetimli Serbestlik
    Müdürlüğüne gönderildiği,
    B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle, erteleme kararının kaldırılarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2017 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    C. Yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.09.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın kesin olarak verildiği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, müdürlükçe yapılan işlemler hukuki sonuç doğurmayacağı gibi,
    Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
    6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
    Somut olayda; Manavgat Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, hastanenin 26.09.2016 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine denetim planı hazırlandığı, 15.11.2016 tarihli 2. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli 2. bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarılmasından sonraki 06.12.2016 tarihli 3. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli 3. bireysel görüşmesine, 06.01.2017 tarihli 4. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli seminer/grup çalışmasının 1. oturumuna, 27.01.2017 tarihli seminer/grup çalışmasının 2. oturumuna, 03.02.2017 tarihli 5. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli seminer/grup çalışmasının 3. oturumuna katıldığı, 17.02.2017 tarihli seminer/grup çalışmasının 4. oturumuna katılmaması üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27.02.2017 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verildiği, şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak birden fazla yükümlülüğünü yerine getirmesinden sonra, 17.02.2017 tarihinde yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği,
    5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde düzenlenen kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne
    uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    24.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!