Anahtar kelimeler: Mts Kesmiş Esaskarar Faturasından Ödemediğini Kesilen Başkan Sağladığını Yazim Katip

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C.ADANA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████BAŞKAN
:...ÜYE
: ..ÜYE
: ..KATİP
: ..DAVACI
: ..VEKİLİ
: Av. ..DAVALI
:..VEKİLİ
: Av. ..DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2022YAZIM TARİHİ
:..Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ...'a ... müşteri numarası ile elektrik hizmeti sağladığını, müvekkili şirketin █████/2020, █████/2021, █████/2021, █████/2022 tarihli kesmiş olduğu elektrik faturalarından doğan borcunun ödemediğini, davalının işyerinde kesilen elektrik faturasından doğan borcun ödenmemesinden dolayı Gaziantep İcra Dairesi'nin ... MTS takip numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından, takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı duruşmaya katılarak, ... Plastik Geri Dönüşüm Ltd. Şti.ne 2012 yılında ortak olduğunu, ancak şirketin 2014 yılında iflas ettiğini, işyerinin kapandığını, daha önce aboneliğin kendisinin üzerine olduğunu, işyerini kapattıktan sonra uzun süre işyerine gitmediğini, kimin çalıştırdığını bilmidiğini, ancak ... kendisini aradıklarında araştırdığını ve bu işyerinde başka bir şirketin faaliyette bulunduğunu ve kendisinin üzerimden elektrik kullandığını öğrendiğini, elektriği kendisinin kullanmadığını, borcun kendisine ait olmadığını, ayrıca bu elektriği kullanan şirket yetkililerinin borcu ödediklerini söylediklerini, bu elektriği kullanan kişiler ve şirketi bilmediğini beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.Gaziantep İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasında; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine █████/2021 tarihinde elektrik tüketimlerine ait fatura bedellerinden dolayı toplam 1.032.031,06 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.6102 Sayılı TTK.nun 12.maddesine "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla hakla bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Anılan Yasanın 11.maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." 15.maddesinde de " İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline yada Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. (Yargıtay 3. HD █████████ E. █████████ K.)Davalının, ticaret sicilinde tacir olarak kaydı yoktur. █████/2012 tarihinde ... Plastik Geri Dönüşüm ... Gıda İnşaat ... Nakliye Pazarlama İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ortak olduğu, bu şirketin █████/2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince sicilden terkin edildiği görülmüştür.Davalının, Esnaf Odasında da kaydı yoktur. Vergi Dairesi, davacının potansiyel mükellef olduğunu, ortağı olduğu ... Plastik Geri Dönüşüm ... Gıda İnşaat ... Nakliye Pazarlama İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise █████/2012 tarihinde re'sen terk ettirildiğini bildirilmiştir.Eldeki dava, TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Diğer taraftan ticaret siciline ya da oda'ya kayıtlı olup olmamak yada vergi mükellefiyeti tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. TTK'nin 12. Maddesi gereğince; bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur. Eğer gerçek bir kişi, vergi yada sicil kaydı olmasa dahi, kendisine ait işletmede esnaf boyutunu aşan bir ticari faaliyette bulunuyor ise tacir sayılabilecektir. Ancak dava konusu faturaların ait olduğu dönemde, davalının oda kaydı, ticaret sicili kaydı ve vergi mükellefiyeti olmadığı gibi elektriğin tüketildiği işletmenin davalıya ait olduğu, iş yerini fiilen kendisinin çalıştırdığı konusunda da herhangi bir delil yoktur. Mevcut durumda davalının, kendi aboneliği üzerinden başkasına elektrik kullandırması söz konusudur. Ancak davalı tacir değildir ve uyuşmazlık ticari işletmesinden kaynaklanmamaktadır. Bu nedenle dava, nispi ticari dava niteliğini de taşımamaktadır ve davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir.Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu ███████-2141E. ████████ K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2022Başkan ...E-imzaÜye..E-imzaÜye ..E-imzaKatip ..E-imza