Anahtar kelimeler: Usddolarden Memnun Kumaş Özetlemüvekkili Kumaşlardan Harçlandırma Kalındıktan Satımdan Deneme Piyasada

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Mahkememizin .... Esas .... sayılı █████/2019 tarihli gerekçeli karar ilamında;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
Davacı vekili █████/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle;.müvekkili ile davalı şirket arasında 2014-2017 yılları arasında ticari alışveriş yapıldığını, müvekkili firmanın 2014 yılı Mayıs ayı ile Kasım ayı arasında deneme amaçlı 3.5 USD'(dolar)den lO.OOOmetre kumaş alındığını, bu kumaşlardan memnun kalındıktan sonra 2014-2015 yılları arasında 60.000metre kumaş siparişi verilmiş olup, tekrar alım anlaşması yapıldığını, Deneme amaçlı ürünlerin piyasada çok tutulduğunu, ancak daha sonra alınan kumaşlardan üretilen ürünlerin öncekilerin aksine hızlı şekilde satıla ürünlerin bir anda duruduğunu, müşterilerin kumaltan şikayet etmesi ve ürünlerin iade edişlmesi üzerine HİÇ GECİKMEDEN bu konuda yeknik incelemenin yapılması iin .... Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi'ne başvurulduğunu, üniversitenin ... sayılı raporlarına göre 60.000 metre alınan kumaşın deneme amaçlı alınan kumaştan farklı olduğu, kumaşta solma, tüylenme, silinme, yırtılma, renk atma vb.sorunların olduğunun açıkça ortaya konduğunu, Müvekkili firmada şu an işlenmemiş 9720 metre kumaş bulunduğunu, iş bu kumaşların müvekkiline fatura bedeli 8-TL+%8 KDV olarak fatura edildiğini, 1334 adet hazır bitmiş ayıplı ürün bulunduğunu, işlenmiş hazır ürün maliyetinin 25-TL olduğunu, bu kapsamda işlenmiş ürün bedelinin 33.350,00-TL olduğunu işlenmemiş ürün bedeli olarak da 77.760,00-TL asıl alacak ve 6.220,80-TL KDV tutarı ile birlikte alacak miktarının 117.330,80-TL olduğunu, müvekkili firmanın maddi zararları yaznında yıllardır emek ettiği, belirli bir noktaya getirdiği şirketinin itibarındaki bu yıkım derecesindeki olumsuz etkilenmenin ve müşterilerinden gelen yoğun şikayetler neticesinde manevi yönden de büyük bir olumsuzluk yaşadığını, TBK 227.maddenin gerekçesinde öğreti ve uygulamada da kabul edildiği gibi, alıcının hangi seçimlik hakkı kullanmış olursa olsun, ayrıca satılanın ayıplı tesliminden dolayı uğradığı zararlar için genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı tutulduğunun belirterek, TTK ve TBK hükümlerine göre kanuna uygun yapılan ihbar sonucu terditli olarak; taraflarına satışı yapılan ürünlerin ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülmesine, davalı tarafa ödenen satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesine, satılan ürün için yapılmış olan İTÜ rapor ücreti 2.000,00-TL ve diğer giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararların tazminine, Mahkemece uygun bulunmaması halinde Kumaşın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ürünün ayıplı çıkması sonucu iade edilen ve satılamayan maallar ile ticari itibarın zedelenmesi ve müşteri çevresindeki kayıp neticesi ortaya çıkan 20.000,00-TL manevi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin █████/2018 tarihli dilekçesinde özetle; "...tarafların belli bir takvimi kapsayan ve de 2017 Mart ayında sona eren ticari alış verişleri söz konusu olup, kabullerinde olan bu ticari alış- verişten dolayı davalı müvekkilinin davacı-borçludan alacaklı olduğunu, bu amaçla █████/2017 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün .... E.sayılı dosyası ile bakiye 45.731,84-TL alacak için icra takibi başlatıldığını, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığına dair vaki itiraz üzerine yetkili Bakırköy .... icra Müd.'nün ..... E.sayılı dosyasından borçluya yeniden ödeme emir gönderildiğini, bu takibe vaki itiraz üzerine takibin durduğunu, vaki itrazın iptali ve takibin devamı için dava açıldığını, davacı tarafın █████/2018 tarihinde yani yetkili icra müdürlüğünden gönderilen ödeme emrinin tebliğinden hemen sonra huzurdaki iş bu davayı açtığını, Davalı müvekkil tarafından davacı tarafa, █████/2014-█████/2017 tarihleri arasında toplam 60.658 metre davacının şifahi talebi üzerine taraflar arasında yazılı bir metin, sözleşme ya da e-mail yazışması olmaksızın kumaş satışı yapıldığını, satılan bu kumaşların davacı tarafından pantolon ve kapri üretiminde kullanıldığını, ilk ürünün █████/2014 tarihinde, █████/2016 tarihinde satılan satılan 2117 metre ürün sonrası daacı tarafa █████/2017 tarihinde de 2085 metre ürün satılarak teslim edildiğini, yani ürün tesliminin parti parti yapıldığını, yapılan bu teslimatlardan anlaşılacağı üzere sık aralıklarla ve de küçük metrajlarla devamlı mal kabulü dikkate alındığında davacı yana teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının dayanaktan yoksun ve hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davalı müvekkil tarafından, davacıya ilk ürünün █████/2014 tarihinde, son iki ürünün de █████/2016 tarihinde teslim edilen son 2117 metre ürün sonrası davacı tarafa █████/2017 tarihinde 2085 metre ürün teslim edildiğini, elinde işlenmemiş ürünün de varlığı dikkate alındığında, ayıplı olduğu iddia olunan işlenmiş ürünler yönünden hem ayıp ihbarının yapılmamış olması, hem de TBK md.231 gereği 2 yıllık sürenin geçmiş olması dikkate alındığında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket uzun yıllardır alım-satım ilişkisi çerçevesinde ticaret yaptığını söz konusu ilişkiyi kanıtlar nitelikteki ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde durum açıkça anlaşılacağını, davalı şirketin talebi üzerine taraflar arasında yazılı bir metin,sözleşme veya e-mail yazışması olmaksızın kumaş satışı yapıldığını, müvekkili şirketin üstlendiği edimini eksiksiz şekilde yerine getirmesine karşın davalı şirkete satmış olduğu kumaşların bedelinin ödenmediğini belirtmiş. Belirtilen ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap bakiye alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, bu takibe ilişkin olarak borçlu şirketin merkez adresinin Merter Güngören olması nedeniyle yetki itirazında bulunulduğunu talep üzerine yetkili icra müdürlüğüne gönderilen dosyanın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... E. sayısına kaydedildiğini, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile ayrıca dosya borcuna ve fer’ilerine haksız ve kötü niyetli olarak, alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla tekrar itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, icra takibinin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının itirazlarında haksız olduklarına ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, müvekkilinin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını, dosyada davacının iddialarını destekler nitelikteki faturalar dosyaya ibraz edilmemiştir, davacı malların müvekkile teslim edildiği iddiasını ispatla mükellef olduğunu davacının bu hususta sadece ticari defterlere ve satış tablosuna dayanarak malların teslim edildiği iddiası ispat açısından yeterli olmadığını, alacağa ilişkin fatura ve malların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir dayanak evrak sunmayan davacının iddialarında haksız olduğunu, davacının soyut ve temeli olmayan iddialarından bahisle huzurda ikame olunan davada müvekkilinin kötü niyetli olduğunu söylemenin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin .... Esas .... Karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış mahkememizin;
Davalı taraf yetki itirazında bulunmuş yetkili mahkemenin Denizli asliye ticaret mahkemesi olduğunu söylemiştir.Mahkememizce sözleşmenin ifa edileceği yerin mahkememiz sınırlarını kapsadığı anlaşıldığından davacı taraf seçimi gereğince mahkememizin yetkili olduğu görülmüştür.
Asıl Davanın tazminat davası birleşene davanın ise cari hesaptan kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu görülmüştür.
Davacı taraf 14.3.2019 tarihli islah dilekçesinde davasını tamamen ıslah ederek alacak davasına çevirerek ödenen paranın iadesini talep etmiş kumaşın dolar kuru üzerinden alınması nedeniyle 39.314,71 USD olarak ödenmesini istemiş ,ayrıca 20.000 Tl manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
1-Asıl davada tarafların aralarındaki ticari ilişki nedeniyle kumaş alım satımı olduğu,deneme amaçlı alınan ürünlerin tutulması nedeniyle daha sonra kumaş aldıkları ancak kumaşların satışının durduğunu kumaşlara şikayetlerin yapıldığı bunun üzerine teknik inceleme yaptırdıkları kumaşların ayıplı çıktığını söyledikleri ,davalının da ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını belirttiklerinden öncelikle satılan ürünlerde ayıp olup olmadığı,ayıpın açık-gizli ayıp olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmış,neticede ayıbın GİZLİ AYIP niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
İşlenmemiş halde bulunan metresi 8 TL den 9720 metre,Bitmiş 1334 adet ayıplı ürün maliyet adedi 25 Tl dan hesap edildiğinden 117.330,80 TL davacı alacağı hesap edilmiştir.
Islah nedeniyle yapılan incelemede ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği 18.3.2017 tarihi itibariyle USD kuru 2.9423 üzerinden Tl karşılığının 39.314.71 USD olduğu belirtilmiştir.
Asıl dava yönünden yapılan incelemede ,davalı taraf kumaşların ayıplı olmadığını ayıplı olsa dahi zamanında ayıp ihbarının yapılmadığını söylemiş ise de,yapılan incelemede kumaş ayıplarının gizli ayıp niteliğinde olduğu,müşteri memniniyetsizliği üzerine vakit kaybetmeden gerekli labaratuvarlarda tetkikler yapılarak iş bu davanın açıldığı görüldüğünden kumaşların iadesi şartı ile davacı alacağı olan 39.314,41 USD alacağın döviz üzerinden faizi ile davalıdan tahsili gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi kısmen kabul edilerek olayın oluş şekli davacının ticari itibarinin ayıplı ürünleri piyasaya sürmesi sebebiyle manevi yönden sıkıntı oluşturduğu itibarın sarsıldığı kabul edilerek hakkaniyet ve nesafet ölçüleri gereğince 10.000 Tl olarak ...... edilerek dava tarihinden faiz hükmedilmiştir.
2-Birleşen dava nedeniyle yapılan incelemede.
Davacı tarafın cari hesap alacağına dayandığı,tarafların cari hesap ilişkilerinin incelenmesinde davacı ... Tekestil Ltd.Şti nin yevmiye kayıtlarına göre cari hesap bakiyesi 45.731,48 TL olmuş ise de davalı düzenlenen irsaliyelerde teslim eden ve eteslim alan bilgilerinin imza veya plaka bilgilerinin olmadığı ,envanter defterine yazdırılmadığı bu nedenle kayıtlarının aleyhe delil hükmünde bulunduğu,
Ancak davalı .... Giyim.LTD.ŞTİ defterlerinde yapılan incelemede davacı cari hesap alacağının 1.655,12TL olarak belirtildiği görüldüğünden,bu miktar kadar cari alacağın kabulüne karar verilmiş olup, verilen karar Asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından istinaf edilmiştir, İBAM ... HD. ... esas ... sayılı █████/2021 tarihli kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya mahkememizin .... esasına kaydedilmiştir.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2022 tarihli raporunda özetle; "
3.1. Dosya kapsamı, icra dosyası, yasal defter kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde;
a) Davacı tarafından, davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ‘nin ... esas
sayılı dosyası ile birleşen dava davacısı ... Tekstil tarafından, davalı ... Giyim aleyhine, 20.04.2018 tarihinde 45.731,48.TL tutarında asıl alacak,
3.089,69.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.821,17.TL tutarı için icra takibi
başlatmış, asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %9 yasal faizi ile
tahsilini talep etmiştir.
b) Usul yönünden incelenen, davacı 2014-2015-2016-2017 dönemi yasal defterleri,
fiziki olarak tutulmuş, açılış noter tasdiki ve yevmiye defteri kapanış noter
tasdiki zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmıştır. Dolayısıyla HMK
2228 hükmü uyarınca, takdiri Sayın Mahkemenizindir.
c) ... Giyim yasal defterlerinin hesap ve kayıt yönünden incelenmesi
neticesinde, .... Tekstil ‘in 2017 sonunda 1.655,12.TL tutarında alacaklı
olduğu tespit edilmiştir.
3.2. Sayın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararı doğrultusunda yapılan inceleme ve
değerlendirmeler sonucunda;
a) Davacı tarafından ayıp tespitinin yapılmış olmasına mukabil, bu tespiti davalıya
TTK m.23/c ve BK.m.223 maddelerinde belirlenmiş süre içerisinde ve TTK
m.18/3 ile belirlenmiş şekilde bildirilmediği,
b) Davalı .... Tesktil tarafından davacı ...... Giyim ‘e düzenlenen faturaların
TL olarak düzenlendiği, Faturaların, TL olarak düzenlenmesinin yanında
yabancı para cinsinde karşılığının yer almasının mümkün olmasına rağmen, söz
konusu faturalarda buna ilişkin herhangi bir bilginin ve taraflar arasında yapılan
ticaretin, yabancı para üzerinden yapılacağına dair yazılı bir mutabakat ve
sözleşmenin olmadığı, buna mukabil davacı ...... Giyim ‘in ödemeleri,
yabancı para cinsinden yapmış olduğunun tespit edildiği,
c) Davacı ...... Giyim yasal defterlerine, 01.01.2017 tarih toplam 7 adet eksik
gelen açıklaması ile kaydedilen 41.852,64.TL tutarındaki işlemin izaha muhtaç
olduğu,
3.2. Netice olarak, Sayın Mahkemenizce değerlendirmek üzere, iki ayrı seçenekli kanaate
ulaşılmıştır.
a) Şayet davacı ...... Giyim ‘in haklı olduğuna karar verilmesi halinde; ayıplı
ürün tespiti sebebiyle davacının davalıdan 117.330,80.TL tutarında alacaklı
olduğu, davacı ...... Giyim ‘in davalı .... ‘e yapmış olduğu ödemelerin
yabancı para cinsinden olması sebebiyle, ayıplı ürün bedelinin USD karşılığının,
kur ortalaması (2.9423) alınarak hesaplandığında 39.877,24.USD
(117.330,80/2,9423) olduğu, Davacı yasal defterlerindeki 01.01.2017 tarihli
41.852,64.TL tutarındaki işlemin, doğru olduğunun kabulü halinde ise davalı
.... tekstil ‘in taraflar arasındaki açık hesap bakiyesi sebebiyle 1.655,12.TL
tutarında alacaklı olduğu,
b) Şayet yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, davalı .... Tekstil itirazlarında
haklı olduğuna karar verilmesi halinde ise, davalı .... Tekstil ‘in davacı
...... Giyim ‘den açık hesap bakiyesi sebebiyle 45.731.48.TL tutarında alacaklı
olduğu" belirtmiştir.
Davalı defterlerinin incelenmesi için Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup,
SMM bilirkişi ....'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2022 tarihli raporunda özetle;"
H.M.K. 222. Maddesine göre, Birleşen Dosya Davalısı .... Tekstil Tic. Ve San. Ltd. Şti.
‘nin Yevmiye Defter tasdikleri usulüne göre yapıldığından dolayı hukuki delil
niteliğindedir. Tüm sunulan ve bizzat elde ettiğim dava dosyası ile ilgili bilgi ve belgelere
dayanarak raporum ekinde de makamınıza ilettiğim resmi defterler incelemesi
sonucunda , takdiri Yüce Mahkemenize ait olmak kaydıyla, Davalı .... Tekstil Tic. Ve
San. Ltd. Şti.’nin Davacı ..... Giyim İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den 45.731,48 TL
alacaklı olduğunu" belirtmiştir.
Dosyanın talimat mahkemesinden döndükten sonra itirazların değerlendirilmesi amacıyla yeniden SMM bilirkişi ......'e tevdine karar verilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu █████/2022 tarihli ek raporunda özetle; "
a) Davacı ...... Giyim ‘in, 01.01.2017 tarihinde, “toplam 7 adet eksik gelen” açıklaması ile
yasal defterlerine kaydetmiş olduğu 41.852,64.TL tutarındaki işleme ilişkin itiraz
beyanlarının, durumu açık şekilde ortaya koymaya yeterli olmaması sebebiyle, söz konusu
işlemlerin, zamanında yapılmamış olduğu ve muhasebe tekniği açısından hatalı şekilde
kaydedildiği kanaatine varılmıştır. Keza, 12.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda da
değinildiği üzere, söz konusu işleme dayanak tahsilat makbuzları ve para makbuzları
usulüne uygun düzenlenmediği tespiti yapılmıştır.
b) Her ne kadar davacı iddiasına göre, 7 adet ödeme kaydının, davalı muavin ekstresinde
olduğu beyan edilmişse de davalı .... nezdinde tutulan 12.10.2022 tarihli bilirkişi
raporunda, davacı yasal defterlerine kaydedilen 7 adet ödemenin, davalı .... defter
kayıtlarında mevcut olmadığı tespit edilmiştir.
c) Diğer yandan söz konusu ödeme belgelerinde, tahsilatı yapan ..... ve ... isimli kişilerin, davalı şirketin o dönemdeki SGK kayıtlı çalışanları olduğu,
davalı tarafından kabul edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu işlemlere dayanak belgelerin,
usulüne uygun düzenlenmediği ve davacı ...... Giyim yasal defterlerine zamanında ve
usulüne uygun kaydedilmediği tespit edilmekle birlikte, yapılan tahsilatların davalı ....‘in kabulünde olduğu, d) Davacı tarafından, ayıp tespitinin yapılmış olmasına mukabil, bu tespiti davalıya TTK
m.23/c ve BK.m.223 maddelerinde belirlenmiş süre içerisinde ve TTK m.18/3 ile
belirlenmiş şekilde bildirilmediği yönünde kök raporda yer alan kanaatime ilişkin, davacı
tarafından yapılan itirazda, ayıplı mallara ilişkin, gizli ayıbın öğrenildiği tarihin 26.12.2017
olduğunu, davacının, davalı-birleşen dosya davacısı şirkete mail yoluyla bildirimde
bulunduğu tarihin ise 01.01.2018 tarihi olduğunu, dolayısıyla davacı şirketin ihbarı hemen
yaptığının sarih olduğunu beyan etmiştir. Davacının, 09.02.2022 tarihli beyan dilekçesi
ekinde sunduğu e-mail görüntüleri incelendiğinde, ayıp tespitinin 26.12.2017 tarihinde
yapıldığı ve dolayısıyla 26.12.2017 tarihinde öğrenildiği ve bu durumun davalı .... ‘e
01.01.2018 tarihinde (7) gün içerisinde bildirilmiş olduğu, anlaşılmıştır.
e) Kök raporda; davalı .... Tesktil tarafından davacı ...... Giyim ‘e düzenlenen
faturaların TL olarak düzenlendiği, faturaların, TL olarak düzenlenmesinin yanında yabancı
para cinsinde karşılığının yer almasının mümkün olmasına rağmen, söz konusu faturalarda
buna ilişkin herhangi bir bilginin ve taraflar arasında yapılan ticaretin, yabancı para
üzerinden yapılacağına dair yazılı bir mutabakat ve sözleşmenin olmadığı, buna mukabil
davacı ...... Giyim ‘in ödemeleri, yabancı para cinsinden yapmış olduğunun tespit
yapılmıştır. Davacı itirazları gözetildiğinde, bu tespite ek olarak, davacı ...... Giyim ‘in
davalı .... ‘e yapmış olduğu yabancı para cinsinden ödemelerin, davalı nezdinde
tutulan 12.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun ekinde yer alan muavin defterinin
açıklamalarında, mevcut olduğu, dolayısıyla, davacı ...... Giyim ‘in yabancı para
cinsinden, davalı .... ‘e yaptığı ödemelerin davalının kabulünde olduğu tespit
edilmiş olduğunu" belirtmiştir.
█████/2023 tarihli celsede; 3 kişilik Tekstil Mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetince; İstinaf ilamı, tüm dosya kapsamı değerlendirilerek ve ürünler üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek ayıplı olduğu iddia edilen ürünler ile davalının gönderdiği ürünlerin aynı olup olmadığı noktasında ve uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup,
Bilirkişi heyeti Sadık Tekstil Mühendisi ..., Tekstil Mühendisi .... ve Tekstil Mühendisi ....
tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu █████/2023 tarihli raporunda özetle; "Yerinde inceleme tespit edilen hususlar, dosya içeriği ve yerinde inceleme de numune alınan kumaĢalar
üzerinde yapılan testlerin değerlendirilmesi neticesinde
- Taraflar arasında, iki taraf arasında imzalanmıĢ anlaĢma, satınalma sözleĢmesi, kumaĢ satıĢ sözleĢmesi,
teknik Ģartname ya da kumaĢ sipariĢ formu bulunmadığı
- Dava konusu kumaĢlara yönelik herhangi bir performans talebi bulunmadığı,
-Dava konusu kumaĢlara ait son faturanın █████/2017 tarihinde kesildiği; kumaĢların hatalı olduğuna dair
bildirimin █████/2018 tarihinde yapıldığı,
-KumaĢların üstüste dizili olarak istiflenmesi nedeniyle net miktar tespiti yapmanın mümkün olmadığı;
ancak yerinde inceleme de kontrol edilen topların herbirinin yaklaĢık olarak 150 mt olması sebebiyle
toplamda yaklaĢık 12.150 mt kumaĢ bulunduğu;
– Yerinde inceleme de dava konusu kumaĢlardan üretildiği görülen 23 çuval içinde , her çuval da yaklaĢık
90 adet olmak üzere , toplamda yaklaĢık olarak 23 X 90adet = 2070 adet pantolon bulunduğu görülmekle
birlikte sayım yapılmasının mümkün olmaması sebebiyle net adet tespitinin yapılamadığı
-Yerinde inceleme de tespit edilen kumaĢlar ile Davalı .... Tekstil San. ve Tic. Ltd. ġirketi vekilinin
█████/2019 tarihinde .... Esas dosyası için sunmuĢ olduğu ‘’26.02.2019 tarihli ve de bila tarihli
talimat dosyasından düzenlenen bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarımızdır ‘’ konulu
dilekçesinde ‘’ Teknik değerlendirme açısından sektörün önde gelen kurumsal firmaları (... vd.) ve de dünya genelinde ki çeşitli firmalar tarafından PİLLİNG
(boncuklanma ve tüylenme ) standartlarının 2000 devire kadar neticelerinin olumlu olmasını kabul
etmektedir.’’ ġeklinde beyanı ile dilekçesine ek olarak sunulan ve yukarıda da anılan firmalara ait
dokumaĢ kumaĢ test standartlarının karĢılaĢtırılması neticesinde Boncuklanma (pilling) değerinin yukarı da
adları anılan firmalara ait test sınır değerlerinin altında olduğu ve bu yüzden pantolon gibi sürtünmeye
yoğun Ģekilde maruz kalan giysilerde boncuklanma ve tüylenme Ģeklinde probleme yol açacağı,
- Yerinde inceleme de tespit edilen ve dikili halde bulunan pantolonların yıkamalı olarak çalıĢılması
(çekme değerlerini sıfırlamak ve tuĢenin iyileĢtirilmesi amacıyla ürünlere dikili halde uygulanan bitim
iĢlemi) , yıkama Ģartlarının tespitinin mümkün olmaması ve taraflar arasında yapılan ticaretin kumaĢ olması
sebebiyle değerlendirme yapılamadığı ; pantolonlar konusunda takdirin sayın mahkemenize ait olduğunu" belirtmişlerdir.
█████/2023 tarihli celsede; dosyanın itirazların değerlendirilmesi amacıyla önceki bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup,
Bilirkişi heyeti ... Tekstil Mühendisi ..., Tekstil Mühendisi .... ve Tekstil Mühendisi .... sunmuş oldukları █████/2024 tarihli raporlarında özetle; "Tekrar yerinde inceleme yapılamaması, ayrıca dosya içeriğine yeni bir belge veya bilgi sunulmadığından bilirkişi kök raporunda ki görüşlerimizi tekrar ettiklerini " beyan etmişlerdir.
█████/2024 tarihli celsede bilirkişilere yerinde inceleme gün ve saati verilerek dosya bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti sunmuş oldukları █████/2024 tarihli raporlarında özetle; "Tarafların huzurunda yapılan incelemede tespit edilen hususlar ve .... barkodlu, ....
ibare etiketli ve üzerinde sadece metraj etiketi bulunan 12 top kumaş ve dikili vaziyette
ürünlerin, .... barkodlu kumaşlar ile dokuma örgü yapısı, desen kalıbı, iplik kalitesi, renk
ve tuşe bakımından kendi aralarında kıyaslanması neticesinde, eşyaların dikili ürünlerle
uyumlu olduğu, üzerinde herhangi bir etiket bulunmayan (ibaresiz metraj etiketi mevcut) 12
top lacivert kumaşta dahil aynı teknik özellikleri taşıyan eşyalar olduğu, davalı ....
tarafınca davacıya satılan kumaşlar olduğunu" belirtmişlerdir.
Asıl dava; taraflar arasındaki kumaş satış sözleşmesi kapsamında, davalı tarafından satılan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönme sonucunda davalı firmaya ödenen satış bedelinin faiziyle birlikte iadesi, bu seçimlik hakkın kabul görmemesi halinde misliyle değişimi ve manevi zararın tazmi talepli maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Birleşen dava ise, davalı-birleşen dosya davacısı tarafından davacı-birleşen dosya davalısı aleyhine açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. TTK nın 23. Maddesi gereğince satılanda ayıp bulunması halinde alıncının, satılanı gözden geçirerek 2 gün içerisinde satıcıya ihbarı, aybın olağan bir gözden geçirme ile fark edilmeyecek ayıplardan olması halinde ise 8 gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucu malın ayıplı oludğunu ortaya çıkarsa haklarını korumak için bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda ise TBK nın 223. Maddesinin 2. Fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir. TBK'nın 223.maddesinin son fıkrasında alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimi ihmal etmesi halinde satılanın mevcut şekilde kabul etmiş sayılacağı, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkaramayacak bir ayıp bulunmaması halinde bu hükmün uygulanamayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılması halinde satıcıya bildirileceği düzenlenmiştir. Bu durumda davalının davacı tarafından satılan ürünün ayıplı olduğunu tesbit ettiği halde, TTK. 18/3 maddesinde hükme bağlanan usullerle ve TTK’ nın 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde ayıp ihbarında bulunulması gerekmektedir.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davaya konu ürünlerin gizli ayıplı olduğu, mailler üzerinde yapılan incelemede ayıp ihbarının süresinde olduğu ve ürünlerin aynı olduğu tespit edilmiştir. Yine ayıplı ürün bedeli 117.330,80 TL olarak hesap edilmiştir.
Her ne kadar mahkememizin ..... Esas ..... Karar sayılı dosyasında taraflar arasındaki satışa konu faturalarda satış bedeli TL cinsinden düzenlendiği, davacı dava dilekçesi ile alacağı TL cinsinden talep ettiği, davacı davasını ıslah ederek dava dilekçesindeki seçimlik hakkından dönerek ıslah dilekçesi ile borcun yabancı para (USD) üzerinden tahsilini talep etmiş ise de; davacının başlangıçta TL olarak talepte bulunup tercihinden dönerek dolar bazında talepte bulunamayacağı (Yargıtay 11.HD'nin █████████ Esas- █████████ karar sayılı ilamı ve ████████-7125 E.K sayılı ilamında da belirtildiği üzere) için davacı tarafından yapılan ıslahın geçerli bir ıslah olmadığı, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek, geçerli olmayan ıslah nedeniyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, dava tarihindeki değer üzerinden hesaplama yapılması gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden usuli kazanılmış hak göz önüne alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacıya yapılan kumaş teslimleri 10.05.2014 ve 18.03.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği, davacı tarafından davadan önce İTÜ'den ayıba ilişkin aldırdığı rapor tarihi göz önüne alındığında TBK 231 maddesi uyarınca zamanaşımının dolmadığı kanaatine varılmıştır.
Tarafların cari hesap ilişkilerinin incelenmesinde faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterleri arasındaki uyumsuzluğun davacı-birleşen dosya davalısının defterlerinde █████/2017 tarihinde toplam 7 adet eksik gelen açıklamalı kayıt ile 41.852,64 TL.lik tahsilat sütununa girilen tutardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik gelen açıklamalı tahsilat makbuzunun usule uygun tutulmadığı tespit edilmiş ancak davalının kabulünde olduğu tespit edildiğinden birleşen dosya yönünden 1.655,12-TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir. Alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl dava yönünden;
a)Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 117.330,80-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas .... karar sayılı dosyası yönünden;
a)-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.655,12-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b) 1.655,12-TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına,
c) 1.655,12-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 8.014,86-TL ilam harcından peşin alınan 2.379,43-TL harcın ve 1.656,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.979,43-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 35,90-TL Başvuru Harcı, 2.379,43-TL Peşin Harç, 1.656,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.071,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 12.800,00-TL bilirkişi ücreti, 349,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.149,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 11.072,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarf edilen 900,00-TL bilirkişi ücretiden kabul red oranına göre hesaplanan 142,10-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 22.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9)-Manevi Tazminat Yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10)-Manevi Tazminat Yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
Birleşen dava Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosyası yönünden;
11-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 833,75 TL harcın harcının mahsubu ile bakiye 416,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
12-Davacı tarafından sarf edilen 35,9 TL Başvuru Harcı, 833,75-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 869,65-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.655,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
14-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
15-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı asil, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!