Anahtar kelimeler: Mdleri Erteli Tcynın Ytl Memur Kimsenin Belgede Sınırlı Sahtecilik Hükmüne
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SUÇ
    : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık
    HÜKÜM
    : ..., ..., ...: 1-5237 sayılı TCY'nın 204/1-3, 43, 62 md.leri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası
    2-5237 sayılı TCY'nın 158/1-d maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000 YTL adli para cezası
    3-5237 sayılı TCY'nın 158/1-d maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000 YTL adli para cezası
    ...
    : 1-5237 sayılı TCY'nın 204/1-3, 43, 39/1 md.leri uyarınca erteli 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası
    2-Beraat
    ...
    : Beraat
    Temyiz dilekçelerinin içeriğine göre katılan ... (Hazine) vekilinin temyiz isteminin sanıklar ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarından kurulan beraat hükümlerine, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz isteminin ise sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik ve sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede gereği görüşüldü:
    Sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında katılan-sanık ...’a yönelik dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasıyla ilgili mahallinde bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
    I-Katılan ...'nı temsilen hazine vekilinin sanık ... hakkında “dolandırıcılık”, sanık ... hakkında ise “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    Sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen ve suça konu sahte belgeler kendisine karşı kullanılmayan Maliye Bakanlığı’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden şikâyetçi kurum adına vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
    II-Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    Sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde, farklı tarihlerde sahte ... ... kimliğini kullanarak faturalı olarak satın alıp trafik siciline tescil ettirdikleri 34 ... ve 34 ... plaka sayılı araçları, kayıtları üzerindeki haciz şerhinden kurtulmak amacıyla yine sahte ... ... kimliğini kullanarak başka bir trafik tescil müdürlüğüne 34 ... ve 34 ... plaka sayılı olarak yeniden tescil ettirip sahte noter vekâletnamesi ve kati satış sözleşmeleri ile katılanlara satmalarından ibaret ve oluşa uygun sübutu kabul olunan eylemlerinin kendi içerisinde zincirleme biçimde işlenen iki ayrı sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, her ne kadar iddianame ve görevsizlik kararında gösterilmemiş ise de sanık ... ve müdafiinin hazır bulunduğu 19.07.2006 tarihli celsede C. Savcısının esas hakkındaki görüşünde uygulama maddelerinin bulunduğu ve savunma için yeterli süre verildiğinden tebliğnamedeki (7) numaralı bozma isteyen düşünceye, katılan sanık ...’ın aşamalarda olay tarihlerinde kendisini ... ... olarak tanıtan sanık ...’ın sanık ... ile birlikte araçları almaya işyerine geldiğini beyan edip sanığı teşhis etttiği, sanık ...’ın 19.09.2002 tarihli celsede sanık ...’u göbek adı ile (...) bildiğinden hazırlık ifadesinde tanımadığını söylediğini, sanık ... ile birlikte araçları almaya İstanbul’a gittiklerini beyan etttiği ve sanık ...’ın yakalandıktan hemen sonra alınan ilk beyanı birlikte gözetildiğinde mahkemenin sübutun kabulü ve buna ilişkin gerekçesi yeterli ve yerinde bulunduğundan tebliğnamedeki (6) numaralı bozma isteyen düşünceye ve dosya içeriğine göre polis memurları sanıklar hakkında görevi ihmal suçundan açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması sonuca etkili bulunmadığı, dosya arasında bulunan tescil dosyaları asılları ve tüm dosya kapsamından tescil belgelerinin ilgili kurumlarca yapıldığı hususunda bir tereddüt olmadığından tebliğnamedeki (9) numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
    Hükmolunan ceza miktarı itibari ile 5271 sayılı CMK.nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanıkların cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı, tescil işlemlerinin sahte olmayıp ilgili görevlilerce düzenlendiği, fazla ceza verildiği, hükmolunan cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
    5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...’a yönelik “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 27.08.2001 ve 07.09.2001 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
    IV-A-Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
    1-Sanığın aşamalarda değişmeyen biçimde sanık ...’yi önceden tanımadığını, sanıkların sahte kimlik kullanarak kendisinden araçları satın aldıklarını ve başkalarına sattıklarını savunması, tanıklar ... ..., ... ..., ... ve ... ...’ın beyanlarının savunmasını doğrulaması, sanığın şikâyeti üzerine soruşturmaya başlanıldığının, çabaları sonucu bazı sanıkların yakalanıp araçların ele geçirildiğinin, araç bedeli olarak düzenlenen senetlerin ... ... adına olduğunun, araçların satılmalarını engellemek amacıyla sicil kayıtlarına haciz şerhi konulmasını sağladığının anlaşılması karşısında; sanık ...’ın atf-ı cürüm niteliğindeki çelişkili ve herhangi bir delille desteklenmeyen beyanlarından başka sanık ...'ın savunmasının aksini gösterir yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırı,
    Kabule göre de
    :
    2-5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları gereğince sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    B-Sanık ...’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın eksik soruşturma sonucu karar verildiği, cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı ve fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
    1-Sanığın, sanıklar ... ve ... ile birlikte katılan sanık ...’dan farklı tarihlerde sahte ... ... kimliğini kullanarak faturalı satıp alıp tescil ettirdikleri 34 ... ve 34 ... plaka sayılı araçları, kayıtları üzerindeki haciz şerhinden kurtulmak amacıyla başka bir trafik tescil müdürlüğüne 34 ... ve 34 ... plaka sayılı olarak yeniden tescil ettirip sahte noter vekâletnamesi ve kati satış sözleşmeleri ile katılanlar ... ve ...’a satmasından ibaret ve oluşa uygun biçimde sübutu kabul olunan eyleminin kendi içerisinde zincirleme biçimde işlenen iki ayrı sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
    2-Sanık hakkında iddianame ve görevsizlik kararında gösterilmediği halde 5271 sayılı CMK. nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCK. nun 204/1-3, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, sanık ... yönünden ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!