Anahtar kelimeler: Erteli Sakarya Zonguldak Görüşü Kez Neticesinde Sürüklenen Çocuk Mahkûmiyet Karara

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddiSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 gün ve █████████ Esas,█████████ Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e, 143, 62, 51. maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 6 ay hapis cezasına (iki kez) dair verilen karara karşı yapılan istinaf incelemesi neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli kararı ile davanın yeniden görülmesine ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e, 143, 35/1/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasına (iki kez) ve kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra denetim süresi içerisinde suç işlediğinden hükümlerin açıklanmasına karar verildiği; ancak 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca ertelemenin kazanılmış hak teşkil ettiği hususunun gözetilmediği, aynı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca mahallinde itiraz işlemlerinin yerine getirilmesinin mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b maddesi uyarınca,ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYZonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e, 143, 31/3,62, 51. maddeleri uyarınca erteli 2 yıl 6 ay hapis cezasına (iki kez) dair verilen karara karşı yapılan istinaf incelemesi neticesinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli kararı ile davanın yeniden görülmesine ve suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 142/1-e, 143, 35/1/2, 31/3,62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasına (iki kez) ve kurulan hükümlerin açıklanması geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra denetim süresi içerisinde suç işlediğinden hükümlerin açıklanmasına karar verildiği olayda;Temyiz başlıklı CMK 286. maddesinin 286/2-d fıkrasında, (Anayasa Mahkemesinin █████/2018 tarihli ve E.:███████ K.:████████ sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının ...temyiz edilemez olduğunun belirtildiği fıkrada, istinaf mahkemesince 2 yıl 6 ay hapis cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezasına indirilerek CMK 231/5. maddesinin uygulanması ve akabinde denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle istinaf mahkemesince açıklanan 1 yıl 3 ay hapis cezasının temyizinin mümkün olup olmadığı hususu sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilafın konusunun oluşturmaktadır.İstinaf mahkemesince CMK 231/5 maddesi kapsamındaki kararın açıklanması sonucu verilen hükmün CMK 286/2-d fıkrası kapsamında ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen bir karar niteliğindedir zira, CMK 231/5 maddesi kapsamındaki karar hukuki sonuç doğurmayan, infazı kabil olmayan,tekerrüre esas alınmayan nitelikte bir karar olduğu için teknik anlamda mahkeme kararının hukuki sonuçlarını doğurmaktan uzak karma nitelikte olduğu birçok içtihatta vurgulanmaktadır.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ███████-102 esas, ████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği, dolayısıyla HGB kararı verilince yeni bir sürecin başladığı, HGB kararına karşı itiraz yoluna başvurma (yeni düzenlemede istinafa başvurunun olanaklı olduğu ) imkanı varken HGB kararı açıklanınca yasa yolu değiştiği dikkate alındığında HGB kararı verilmesi ile HGB kararın açıklanması kurumlarının birbirinden farklı sonuçlarının olduğu ve başvuru yasa yollarının da değiştiği görülmektedir.İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkumiyeti sadece ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen mahkumiyet kararı veya ilk derece mahkemesinin beraat, CVYO dair kararı kaldırıp mahkumiyet kararı vermesine müşahhas olarak algılamak aynı sonuçları doğuran açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak hukuk düzenindeki sonuçlarını eşit görmemek ve üst mahkemenin denetiminden kaçınmaktır.İstinaf mahkemesince CMK 231/5 maddesi kapsamındaki kararın açıklanması sonucu verilen hükmün hukuki sonuç doğurması, tekerrür esas alınması, adli sicil kaydında gözükmesi ve infaz kabiliyetinin bulunması gibi teknik anlamda hüküm vasfına haiz olduğundan ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen bir hükümdür. Bu niteliği itibariyle de kararın temyizinin mümkün olduğu düşüncesindeyim. İş bu kararın kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı görüşünde olan sayın çoğunluğuna katılmıyorum.