Anahtar kelimeler: Çarşamba Yapım Samsun Yan Başkan Katip İçindeki İstinaden Üye Sıfatıyla

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ESAS ████████ KARAR
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARARIN YAZILMA
TARİHİ
: █████/2025
İtirazın iptaline ilişkin olarak açılan davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi ve Çarşamba 1. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan aleyhine, araç yapım iş sözleşmesine istinaden Çarşamba icra müdürlüğü .... E.sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, taraflar arasındaki hukuki muamelenin tüketici davalarında arabulucu ile halli gerek işlerden olması hasebi ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak tarafların anlaşmaya yanaşmadıklarını, delil kısmında sundukları ve tarafların imza ettiği Önay Hidrolik baskılı kağıda 20.11.2021 tarih ile davacı alacaklı ile davalı borçlu bir kısım işlerin yapılması için anlaşmaya varıldığını ve bu iş için 15.000,00 TL peşin 20.000,00 TL lik çek ve iş bitiminde de 20.000,00 TL olmak üzere 45.000,00 TL'ye anlaşma sağlandığını, ancak davalının müvekkiline hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bu nedenle itirazın iptali davasının ikame edildiğini, borçlu davalının itirazının iptali ile alacağın %40 oranında kötü niyet tazminatına çarptırılması, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinden özetle; somut olayda davacının kamyon tır kasası yapan davalı işletmede ne gibi bir adi işin davalının ticari işletmesinde yapımının hayatın olağan şartlarında mümkün olmadığına göre davacının tüketici sıfatını taşımaması, 20.11.2021 tarihli sözleşmenin mahkemenin görev ve sorumluluk alanında olmadığını, bu nedenlerle davacının davasının usulen reddine karar verilmesini, davacının kendi beyanı ile davalı ile aralarında davalı müvekkilin ticari işletmesinde ticari nitelikte bir işin yapımı konusunda yazılı sözleşme imzaladıklarını beyan ve ikrar ile sözleşmenin devam edip etmediği devam etmiyorsa sözleşmenin kanuni unsurlara göre feshedilip edilmediğini açıklamamış olup davacının sözleşmesinin sona erdiğini alacak/borç kalemlerini de ispatlayamadığını ve tüm bu hususların mahkemenin görev alanına girmediğini de belirterek davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini talep etmişlerdir.
Çarşamba 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) kararında özetle; "Davacının kamyon karoser imalatı için davalı ile anlaştığı, davalının limited şirket olduğu, davacının ise Vergi Müdürlüğünün cevabi yazısında yük taşımacılığı işi ile iştigal ettiği, ikinci sınıf tüccar ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği, bu nedenle davalının tüketici olarak nitelendirilemeyeceği, mevcut delillere göre davalının tacir olarak nitelendirilmesi gerektiği, tarafların sıfatı, yapılan işin niteliği itibariyle, eldeki davanın ticari dava olduğu anlaşılmakla davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, HSK Genel Kurulunun █████/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile Samsun Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin Samsun ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve kararın █████/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, eldeki davanın da TTK'nın 4. Maddesinde belirlenen ticari davalardan olduğu, Mahkemelerin kanunla düzenlenen görev kuralları kamu düzenine ilişkin ve 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince dava şartlarından olup davanın her aşamasında istek olmaksızın resen gözetileceği anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine" şeklinde karar vermiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi kararında özetle; "Dosyanın incelenmesinde her ne kadar davalı tüzel kişi tacir ise de, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, Çarşamba Vergi Dairesi'nin █████/2023 tarihli cevabi yazısına göre davacının ikinci sınıf tüccar olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının ticaret sicilde kaydının bulunmadığı, esnaf odası kaydının olduğu, Vergi Usul Kanununun 177. Maddesinde belirlenen sınırı aştığını gösterir belgenin bulunmadığı anlaşıldığını, dosyada hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda davacının tacir olduğu belirlemesi yapılmış ise de, bilirkişinin bu konuda yetkin olmadığı, mali müşavir bilirkişiden alınan bir rapor bulunmadığı, dosyanın mevcut durumu itibariyle verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı ve mahkememizin görevli olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu" şeklinde karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Merci tayini için Dairemize gelen dosyanın incelenmesinde;
Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK'nin 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
TTK'nin 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'de düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nin 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nin 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Bu genel kuralın yanında TTK'nin 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür.
Somut olayda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağı TTK'de düzenlenen bir konu olmadığından dava mutlak ticari dava değildir. Dava, TTK'nin 4/1-son cümlesinde yer alan ticari davalardan da değildir. Bu durumda somut uyuşmazlıkta davanın üçüncü grup dava yani nispi ticari dava olup olmadığının tespiti gerekir TTK'nin 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Öte yandan, görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle başta TTK olmak üzere, 21.07.2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ██████████ sayılı "Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin'' Bakanlar Kurulu kararı ve VUK'in ilgili maddeleri uyarınca davacının tacir mi yoksa esnaf mı olduğunun belirlenmesi gerekir.
TTK'nin 11. maddesinin ikinci fıkrası "(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmünü amirdir. İlgili fıkrada her ne kadar ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ifade edilmişse de söz konusu fıkranın 2/7/2018 tarihli değişiklikten önceki hâlinde sınırın Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği ifade edilmekteydi. Nitekim 21.07.2007 tarihli, 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile söz konusu ayrımın ne şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulduğundan ve sonrasında Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu hususta yeni bir düzenleme yapılmadığından, hâlen geçerliliğini koruyan Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmalıdır.
Anılan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nin 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. Anılan ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, sadece ikinci sınıf tacirlerin esnaf olarak kabulü söz konusu olabilir. Yani birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır. VUK'nin 177. maddesinde ise kimlerin birinci sınıf tüccar olduğu açıklanmış olup birinci aşamada gelir esasına göre bir ayrım yapılmış, maddenin son fıkrasında ise tacirin gelirine hiç bakılmaksızın, ihtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih eden tacirlerin de birinci sınıf tacir oldukları kabul edilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, kanun gereği birinci sınıf tacir sayılan bir tacirin esnaf olarak kabulü mümkün değildir. Salt ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması, esnaf odasına kayıtlı olması bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez.
Samsun/Çarşamba Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazılarında, davalının ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, ayrıca dosya içerisinde davacının VUK’nun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinde belirtilen limiti aşıp aşmadığının mevcut belgeler ışığında anlaşılmaması karşısında uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı kanaatine varılmakla görevli mahkemenin Asliye hukuk mahkemesi olduğu kanaatine varılmış ve Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Çarşamba 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
HMK'nın 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!