Anahtar kelimeler: Tpmk Tefriki Sektörde Şubeleri Sınıfında Firmaya Sorgusunda Tekstil Fikrî İstemli

T.C.
İSTANBUL3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tasarımın HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan tasarımın hükümsüzlüğü istemli ███████ esas sayılı dava dosyasından asıl dava dosyasının tefriki neticesinde işbu esas üzerinde yapılan inceleme sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 05.09.2014 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde, 100.000.000 TL sermaye ile kurulduğunu, aynı zamanda ... ilçesi merkez olmak üzere; ..., ..., ... ve ... şubeleri de mevcut olduğunu, firma tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, tescilli birçok marka ve tasarımı bulunduğunu, TPMK nezdinde müvekkili firmaya ilişkin olarak yapılan sicil sorgusunda; davaya konu ... başvuru nolu tasarım başvurusu 17.10.2019 tarihinde ... sınıfında tescil edildiğini, davalı şirketin de müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermekte olup, müvekkili tarafından yapılan incelemede, davalının ... numaralı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarından yoksun olduğunun anlaşıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapmış oldukları araştırmada, davalı adına ... başvuru nolu başvuru ile █████/2023 tarihinde tescil edilen tasarımın, müvekkilinin ... nolu 17.10.2019 tarihli tescilli tasarımının tıpatıp aynısı olduğunu, iki tasarımın birbirinden ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğunu, kare şeklinde ve karenin köşelerinde yer alan kalp benzeri motifler ve aralarındaki daha küçük motifler birebir aynı olduğunu, genel izlenimi değiştirmeyen küçük farklılıkların yenilik kabul edilmesi mümkün olmayacağını, davalının tescili tescil edilebilirlik koşullarından yoksun olduğunu, davalı yan ile müvekkili firma aynı hizmet alanına sahip olup aynı tüketici kesimine hitap etmekte olduğunu, yapılan tasarım müvekkilinin uzun uğraşlar sonucunda özel olarak oluşturduğu tasarımdan yola çıkarak genel izlenim itibariyle de benzer bir tasarım olup yenilik doğurucu bir özelliği bulunmamakta olduğunu, İşbu sebeple Müvekkilinin tescilli tasarımının aynısını kötü niyetli olarak tescil ettiren davalının tasarımının hükümsüzlüğünü talep etme zorunluluğuna hasıl olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın tescilli tasarımını 3.kişilere devretmesinin önlenmesine, tasarım ürünününden satışının yapılmaması talebiyle ihtiyati tedbir talebinin teminatsız kabulüne, davalı yana ait ... tescil numaralı tasarımın SMK md. 77'da belirtildiği üzere benzer, yenilik doğurucu olmaması ve kötü niyetli olarak yapılan başvuru sonucunda hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesi ile Türk Patent ve Marka Kurumunun ... başvuru nolu tasarım başvurusunun 17.10.2019 tarihinde ... sınıfında tescil edildiğini, müvekkili şirket adına ... başvuru numarası ile yapılan başvuru ile █████/2023 tarihinde tescil edilen tasarımın ise davacı adına tescil edilen tasarım ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu belirtilerek müvekkili şirket adına tescil edilen tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edildiğini, öncelikle dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, davalının tüzel kişilik merkezi Tokat ilinde olması nedeni ile Tokat mahkemeleri yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli tokat mahkemesine gönderilmesini, esas dava yönünden davacının yasal şartları oluşmayan davasının usulden ve esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.CEVABA CEVAP
: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarlayarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İKİNCİ CEVAP
: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla davanın reddini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava; davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın SMK'nın 77. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Mahkememizin ███████ E. sayılı dava dosyasından tefrik edilen dosya işbu esas numarasına kaydedilmiştir.Davalı vekilinin kanuni süresi içerisinde usulüne uygun olarak ibraz ettiği saptanan cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunması ve yetkili mahkemenin (FSHHM sıfatıyla) ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu beyan etmesi üzerine işbu itiraz HMK'nın 117. maddesi uyarınca dava şartlarından sonra inceleme konusu yapılmıştır.Somut olaya uygulanması gereken mahkemelerin yetkisine ilişkin kanuni düzenlemelere bakıldığında; 6769 sayılı SMK'nın 156/ (1) (Değişik:22/7/2020-███████ md.) maddesi; '' Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.SMK'nın 156/5 maddesinin; '' Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır.'' şeklinde ifade edildiği, genel yetki kuralını düzenleyen HMK'nın 6/1. maddesinin; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde düzenlendiği görülmüş olup HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, Kanun'un 19/2. maddesinin; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içerdiği, birden fazla mahkemenin yetkili olması hallerinde davacıya seçimlik hak tanınmış olması göz önüne alındığında, davacının, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu, davacının, davasını işbu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmadığı ve yetkisiz bir mahkemede ikame ettiği taktirde seçme hakkının davalı tarafa geçeceği anlaşılmaktadır.Anılı kanuni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; huzurdaki hükümsüzlük istemli davada yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olup davalının yerleşim yeri olan ... ili itibari ile uyuşmazlık yönünden SMK'nın 156/1 maddesine dayalı olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin █████/2018 tarihli ve 839 sayılı Kararı gereğince (FSHHM sıfatıyla) Tokat 3. Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu, işbu davanın davacı tarafından kanunen yetkili kılınan mahkemede ikame edilmediği, davacının davasını yetkili mahkemede ikame etmemesi nedeni ile seçme hakkının davalı tarafa geçtiği, davalı yanın yetkili mahkemeyi usulüne uygun olarak belirttiği anlaşılmakla; mahkememizin yetkisizliğine dâir aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-SMK 'nın 156/5 maddesi gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,2-Kararın İstinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren, istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip kesinleşme tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile) Tokat ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kanuni süre içerisinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,3-HMK'nın 331.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,4-Dosyanın kanuni süresi içerisinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır