Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Mutabık Kontenjan Mutabakat Döviz Mektubu Mektubunda Usd Verdiklerini Yazim

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2022
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kontenjan sözleşmesi yapıldığını ve mutabakat mektubu düzenlediklerini, █████/2016 tarihli mutabakat mektubunda müvekkilinin bakiye döviz alacağının 6.725,78.-USD olarak belirtildiğini, ancak davalının mutabık olmadıkları ve 1.685,78.-USD tutarında borçlu oldukları şeklinde cevap verdiklerini, sözleşmenin 26. Maddesine göre taraflar arasında ihtilaf olması halinde sözleşmenin sözleşmeye ait ek protokollerin ve acente defter kayıtlarının geçerli olacağının düzenlendiğini, davalının kabul etmediği borç yönünden haksız olduğunu, müvekkili tarafından davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının haksız yere kısmi itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının kısmi itirazının iptaline, aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, borcun 1.685,78.-USD kısmına denk gelen 6.432,22.-TL'nin dışında kalan borcu kabul etmediklerini, davacının bahsettiği mutabakat mektubunda da görüleceği üzere müvekkilinin mutabık olmadıkları şeklinde şerh düştüğünü, müvekkilinin sadece 1.685,78.-USD borcu olduğunu, bunu da icra dosyasına ödediğini, herhangi bir borcun kalmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu kontenjan sözleşmesinin müvekkili ile yapılmadığını, sözleşmenin tarafının dava dışı ... Şti. olduğunu, bu şirketle müvekkilinin bir ilgisinin olmadığını, dolayısıyla bu sözleşmede geçen 26. Maddenin müvekkilini bağlamadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan oda kontenjan sözleşmesini ekte sunduklarını, bu sözleşmede herhangi bir delil anlaşmasının olmadığını belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taraflar arasında █████/2014-█████/2014 tarihleri arasında geçerli oda kontenjan sözleşmesinin imzalandığı, davacının acente sıfatıyla, davalının ise otel adına sözleşmeyi imzaladığı, davacının düzenlediği █████/2016 tarihli 6.725,78.-USD bakiye alacak konulu mutabakat mektubunun davalı tarafça 1.685,78.-USD dışında kalan tutar yönünden mutabık olmadıkları şerhi düşülerek imzalandığı, borca itiraz dilekçesinde de davalının takip konusu asıl alacağın 1.685,78.-USD tutarı kabul edip, bakiye 5.040,00.-USD'lik kısma denk gelen TL karşılığı tutara itiraz ettiği, tarafların usulüne uygun tuttukları defter kayıtlarının kendi iddialarını doğruladığı, yani davalının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 1.685,78.-USD tutarında davacıya borcunun olduğu, davacının defter kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle 6.725,78.-USD tutarında davalıdan alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, kayıtlar arasındaki farklılığın davalı kayıtlarında olan ancak davacının defterlerinde kayıtlı olmayan davalı tarafça davacıya kesilmiş █████/2015 tarihli 14.036,86.-TL (5.040,00.-USD) bedelli faturadan kaynaklandığı, davalının bu faturanın iptal edilen rezervasyon sebebiyle düzenlenmiş no-show bedeline ilişkin olduğunu açıkladığı ve buna ilişkin █████/2015 tarihli rezervasyon fişini sunduğu, davacının kabul etmemesi karşısında bu faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafın faturanın davacıya tebliğ edildiğiyle ilgili herhangi bir delil ibraz edemediği, taraflar arasındaki sözleşmenin garanti oda sözleşmesi olmadığı ve sözleşmede iptal edilen rezervasyonlarla ilgili no-show bedelinin davacı acenteye yansıtılacağıyla ilgili herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla davalının bu faturayla ilgili davacıdan alacak talebinde bulunmasının yersiz olduğu, fatura dikkate alınmadığında tarafların kayıtlarının örtüştüğü ve buna göre takip tarihi itibariyle davalının takipteki asıl alacak olan 6.725,78.-USD'ye karşılık gelen 25.662,21.-TL tutarı kadar davacıya borçlu olduğu, temerrütle ilgili olarak sözleşmede herhangi bir düzenlemenin olmaması, takipten evvel davalının temerrüde düşürülmemesi sebepleriyle işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, anlaşılmakla davanın sadece asıl alacak yönünden kısmen kabulüne, davalının kısmi itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir. Dava davalının itiraz ettiği 19.229,99.-TL asıl alacak, 3.538,57.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.768,57.-TL üzerinden açılmış olup, davalının 19.229,99.-TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazı iptal edildiğinden ve davanın kabul edilen kısmı bu tutar olduğundan icra inkar tazminatının da bu tutar üzerinden hesaplanması gerektiği anlaşılmış, kısa kararda miktar açıkça yazılmadığından infazda tereddüt oluşturmaması açısından HMK'nın 305/1 maddesi uyarınca resen gerekçeli kararda bu husus netleştirilerek icra inkar tazminatının haksız itiraz edilen 19.229,99.-TL asıl alacak üzerinden alınması gerektiği yazılmıştır. Reddedilen kısım işlemiş faize ilişkin olduğundan ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebi reddedilerek ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, takiple bağlılık ilkesini ihlal ettiğini, bu kapsamda başlattığı icra takibinde dayanmadığı sözleşme ve faturalarla huzurdaki davayı ikame ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.02.2020 tarihli ... E. -... K.Sayılı içtihatında ' itirazın iptali davalarında davacı alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki belgeler dışında belgelere dayanamaz. itirazın iptali davasında, takip talebindeki borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olması gerekmektedir' şeklinde olduğunu, davacı üzerindeki ispat külfeti, müvekkiline yükletilerek usül ve yasaya aykırı şekilde ters çevrildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı kayıtlarında olan ancak davacının defterlerinde kayıtlı olmayan, davalı tarafça davacıya kesilmiş █████/2015 tarihli 5.040,00.-USD bedelli (davalı tarafça no-show bedeli olduğu iddia edilen) faturaya konu alacağın davalı tarafça ispat edilememesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.313,60 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 247,70 TL nispi ve 80,70 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye ‭985,2‬0 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!