Anahtar kelimeler: Konusumenfi Bilge Sözde Pulu İcraya Evraktan Eşine Doldurulup Damga Kıymetli

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2023
DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, davaya konu olan senedin davacının imzasını taşıyan kambiyo niteliğinde bir senet olmayan bilge iken davalının eşi ... tarafından █████/2013 tanzim, █████/2017 vade tarihi ve 1.500.000,00.-TL bedel yazılmak sureti ile doldurulup kambiyo senedi haline getirilen ve davalı eşine sözde ciro edilerek davalı tarafından icraya konulan bedelsiz ve karşılıksız senet olduğunu, senet üzerinde damga pulu olduğunu, imzaların davacıya ait olduğunu, senet üzerindeki ... yazısının davacıya ait olduğunu, senet üzerindeki hiçbir yazı ve rakamın müvekkili tarafından yazılmadığını, davalı veya eşi ... tarafından doldurularak kambiyo senedi haline getirildiğini, yıllar sonra icraya konulduğunu, müvekkili ile ...'ın Antalya da komşu mahallelerde büyüdüğünü, ikisinin de Antalya da sanayi sitesinde çalıştıklarını, birbirlerine destek olmak amacıyla ticari amaçlı işler yaptıklarını, birbirlerine güveni sonsuz olan iki arkadaş olduklarını, birbirlerine hatır senedi olarak bilinen imzalı, boş veya bedel yazılı senetler verildiğini, amacın bankadan kredi temin amacıyla kullanılan esnaflar arasında çok yaygın olan bir uygulama olduğunu, davalının eşi ...'a verilen senetlerin bazılarının zamanla geri alınmasının unutulduğunu, davalı ve eşi tarafından yıllar sonra ortaya çıkarılan ve doldurularak icraya konulan dava konusu senedin müvekkilinin borçlu olmadığı bir senet olduğunu, davalı ile ...'ın boş senedin doldurularak icraya konulduğunu, senedin üzerinde 100 liralık damga pulu olduğunu, █████/2003 tarihinde senetler üzerine damga pulu yapıştırılması zorunluluğunun kalktığını, dava konusu senede tanzim tarihi olarak █████/2013 tarihi yazıldığı halde senette damga pulu bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borca itiraz nedeniyle İcra Hukuk mahkemesinde görülen davada senedin önce 500.000,00.-TL bedelli olarak doldurulduğu, daha sonrasında başına "1" eklenerek 1.500.000,00.-TL bedeli senet haline getirildiğinin davacı tarafından ileri sürüldüğünü, Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı davasında davalı tarafın borcun sebebinin kocasının davacıya verdiği vekaletname ile satılan 4 adet parselin satış bedeli olduğunu, müvekkilinin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, davalı ... ve eşi ...'ın ifadelerinde borcun sebebini müvekkilinin vekaleten ... adına sattığı 4 adet parselin satış bedeli olarak açıklandığını, dava konusu senedin satış bedelin karşılık verildiği, davalının bu senet nedeniyle alacaklı olduğu iddiasının doğru olmadığını, davalının senedin temelindeki ilişkiyi 2005 yılındaki vekaletnameye dayandırmış olmasının senedin üzerinde gösterilen tanzim tarihinden çok evvel ele geçirildiğinin kanıtladığını, davalının eşi ...'ın bankalara 3.kişilere ve kamu kurumlarına borçlandığını, hakkında icra takipleri yapıldığını, 4 adet parsel üzerine hacizler konulduğunu, müvekkilinden bu taşınmazların satılması konusunda yardım istediğini, ...'ın icra dairesi tarafından düşük bir bedelle bu hali ile borçlarını karşılayamayacağını anladığını, müvekkiline arsaların satışı için müşteri bulmasını istediğini, arsalar üzerinde hacizler bulunduğundan hacizleri kaldırmadan arsaları satmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin ...'ın bilgisi ve onayı dahilinde arsalara müşteri bulduğunu, arsaların satıldığını ve icra borçlarının ödendiğini, davalı tarafın alacağının zaman aşımına uğradığını, bu kadar borç ve icra tehdidi altında olan ...'ın 2006 yılında satılan arsaların bedelini 2020 yılına kadar istememesi ve 15 yıl sonra talepte bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile; dava konusu Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve senedin icra takibinin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı ..., tarafı yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davaya konu senedin lehtarının müteveffa babası ... olduğunu, senedin babası tarafından ciro edildiğini, annesi ...'a verildiğini, davacı tarafın senet bakımından borçlu olmadığı iddiası ile ikame ettiği davayı babasının vefat etmiş olmasından dolayı mirasçı sıfatı ile yöneltilmiş ise de Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile mirası tümden reddettiğini, dava konusu senet ile ilgisi bulunmadığı belirterek husumet yokluğundan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu senedin davacı tarafından borç ödeme kastı ile düzenlendiğini, senedin hatır senedi olduğunun ve sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı ve kesin delil ile ispatlanması gerektiğini, müvekkili ve eşi ...'ın bir takım taşınmazlara sahip olduğunu, taşınmazları satmak istediklerini, ancak satamadıklarını, bu konuda davacıdan yardım istediklerini, bu konuda anlaşma yaptıklarını, anlaşma gereği davacı kendilerine taşınmazları sattıktan sonra söz konusu bedelleri vereceğini söylediğini, bu konuda Antalya 2. Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile gayrimenkul satışına ilişkin olarak vekil tayin ettiğini, taşınmazların satışının gerçekleştiğini, davacının taşınmazların satışından doğan bedelini ödemediğini, bunun üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçmek zorunda kaldığını, davacı tarafın iddialarını kesin delil ile ispatlamasının gerektiğini, kambiyo senedinin mevzu bahis olduğunu ve senedin kanuni süre içerisinde icra takibine konu edildiğini, senedin üzerindeki damga pulunun tarihinin kambiyo vasfına etkisinin bulunmadığını, davacı tarafın senedin bedelinin rakam eklenerek değiştirildiği iddialarının dayanaksız olduğunu, senette herhangi bir tahrifat bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu senet hakkında ki beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkili ve eşi hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, davacı tarafından yapılan itirazın da reddedildiğini, davaya konu senedin süresinde takibe konulduğunu, itirazların mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından sunulan █████/2018 tarihli belgedeki imzanın ...'a ait olmadığının Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini, davacı tarafın müvekkilinin alacağını etkisiz kılmak amacı ile muvazaalı işlemler yaptığını, bu konuda alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltmek suçundan davacı ve damadı hakkında Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, davacı tarafın bir yandan borçlu olmadığını iddia ederken diğer yandan müvekkilden mal kaçırmak kastı ile muvazaalı işlemlere giriştiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., arafı yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davaya konu senedin lehtarının müteveffa babası ... olduğunu, senedin babası tarafından ciro edildiğini, annesi ...'a verildiğini, davacı tarafın senet bakımından borçlu olmadığı iddiası ile ikame ettiği davayı babasının vefat etmiş olmasından dolayı mirasçı sıfatı ile yöneltilmiş ise de Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile mirası tümden reddettiğini, dava konusu senet ile ilgisi bulunmadığı belirterek husumet yokluğundan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., tarafı yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davaya konu senedin lehtarının müteveffa babası ... olduğunu, senedin babası tarafından ciro edildiğini, annesi ...'a verildiğini, davacı tarafın senet bakımından borçlu olmadığı iddiası ile ikame ettiği davayı babasının vefat etmiş olmasından dolayı mirasçı sıfatı ile yöneltilmiş ise de Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile mirası tümden reddettiğini, dava konusu senet ile ilgisi bulunmadığı belirterek husumet yokluğundan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"Mahkememizce yapılan değerlendirme, toplanan deliller, adli tıp raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davalı mirasçılar ..., ... ve ..., Antalya 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile miras bırakan ...'ın mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiğinden bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davalı ... yönünden ise; davacı tarafça 1.500.000,00.-TL bedelli senedin hatır senedi olduğu, tahrif edilerek başına "1" rakamının eklendiği, sonradan doldurulduğu, █████/2018 tarihli ibraname verildiği iddiası ile menfi tespit talep edilmiş ise de; mahkememizce yapılan yargılama sırasında █████/2018 tarihli ibranamedeki imzanın murise ait olmadığı, senetteki imzanın ise davacıya ait olduğu gibi herhangi bir tahrifatta yapılmadığı anlaşılmıştır. Senede karşı yazılı delil ile ispat kuralı gereğince sonradan doldurulduğu, borcun bulunmadığı, hatır senedi olduğu, dayanak borcun murise ait taşınmazlar satılarak murisin borçlarının ödendiği ve senedin iadesinin gerektiği iddiaları yönünden davacı tarafça başkaca herhangi bir yazılı delil ibraz edilemediğinden keşif vs. taleplerinin reddine karar verilmiş, bu yönde davalıların herhangi bir ikrarınında bulunmadığı göz önüne alınarak davacı iddiaları yasaya uygun yazılı delil ile ispatlanmadığından davanın esastan reddine, mahkememizce verilen tedbir infaz edilmediğinden tazminat talebinin de reddine, bu aşamada verilen karar itibariyle yaklaşık ispat koşulları da oluşmadığından tedbir talebinin de reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin senet lehtarı ...'a hatır için boş senet verdiğini, senet verilirken sadece borçlu adının ve imzanın senette yer aldığını, senedin █████/2013 tanzim tarihi , █████/2017 vade tarihi ve 1.500.000,00 TL bedel ile sonradan doldurulduğunu, senet üzerine damga pulu yapıştırılması zorunluluğunun yıllar önce kalkmasına rağmen senedin üzerinde damga pulu bulunmasının da bu senedin, tanzim tarihinden önce verildiğinin ispatı olduğunu, davalı ...'ın ve senet alacaklısı ...'ın, senedin, davacının, vekaleten davalı ...'ın eşi ...'a ait taşınmazları satması sonucu satış bedeline karşılık verdiği senet olduğunu beyan ettiklerini, Savcılıkta senedin boş olarak alındığını ikrar ettiklerini, davalının iddiasına göre; davacı ve davalının eşi senet lehtarı ... arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğunu, senedin ihdas nedeninin davalılarca açıklanmakla ihdas nedeninin talil edildiğini, lehtar ...'ın, müvekkiline Antalya 2. Noterliğinin █████/2005 tarihli ... yevmiye nolu özel vekaletnamesi ile icra dairelerinden ihtiyadi haciz kaldırmaya ilişkin yetki verdiğini, taşınmazların üzerinde hacizler bulunduğunu, hacizlerin ...'dan temin edilen para ile kaldırıldığını ve ...'ya sattığını, taşınmaz bedellerinin vekaleten davacının sattığı parseller üzerindeki hacizli borçları ancak karşıladığını, artan cüzi satış bedelini de ...'a verdiğini, bu nedenle taşınmazların bedelinin keşif ile belirlenmesi gerektiğini, hacizlerin kaldırılması için ödenen borçların satış bedelinden düşülmesi gerektiğini, tanıkların dinlenmesi gerektiğini, yemin delilline dayandığının da dikkate alınmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve hatır senedi olduğunu ispat külfetinin davacı üzerinde olmasına, senet üzerinde bedel kaydı bulunmamakla davalının taşınmaz satışı sonucu oluşan alacağa karşılık senedin verildiğine yönelik beyanının talil niteliğinde olmamasına, davacının iddiasını kesin deliller ile ispatlayamamasına, yemin delili bakımından ise davacının iddiasının bedelsiz senedi kullanmaya yönelik olması ve TCK anlamında suç teşkil etmesi nedeni ile yemin delilline dayanılamayacağının (bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi █████/2015 tarihli ██████████ Esas -████████ Karar sayılı emsal ilamı) açık olmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!