Anahtar kelimeler: Urla Güveni Süreç Görüşü Hukukî Kötüye İstemlerinin Edenlerin Neticesinde Edilebilir
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Güveni kötüye kullanma
    HÜKÜM
    : Beraat
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
    2. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üserine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediği sabit iken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine;
    2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açılmadan ve deliller toplanmadan eksik inceleme ve araştırma ile beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
    İlişkindir.
    III. GEREKÇE
    Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, somut olayda; katılanın oğlunu, sanığın başkanı olduğu yelken kulübüne kayıt yaptırdığı ve satın almış olduğu tekneyi kulübe bıraktığı, oğlunun kursa ara vermesi nedeniyle teknenin kulüpte kaldığı, aradan geçen süre sonunda teknesini almak istediğinde, sanık tarafından teknenin kendisine teslim edilmediği iddiasına dayandığı, sanık ile katılan arasında meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin bulunmadığı ve suça konu teknenin bu sebeple sanığa tevdi veya teslim edilmediği anlaşılmakla, eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    1. Sanığa yüklenen "güveni kötüye kullanma" suçunun takibi şikayete bağlı olup, katılan ve tanığın aşamalardaki beyanlarına göre, suça konu yelkenliyi sanıktan 2017 yılının başlarında istediklerini ancak kendilerine teslim edilmediğini belirtmeleri karşısında, suç tarihinin 2017 yılının başları olduğu, ancak katılan vekilinin suç tarihinden itibaren 6 aylık yasal şikayet süresi geçtikten sonra 03.10.2017 tarihinde şikayetçi olduğu dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan süresinde şikayette bulunulmaması nedeni ile düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın beraatine hükmedilmesi,
    2. Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    3. Kabule göre de; sanığa isnat edilen güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve ███████ Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
    IV. KARAR
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    07.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!