Anahtar kelimeler: Ölçümünün Revizyon Yüz Paftasında Bölümden Gören Mahallesinde Kaydı Kesinlik Hazine
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu Hazine adına tescil edilen 492 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün revizyon gören tapu kaydı miktarından eksik olduğunu, eksikliğin asıl davada 492 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile paftasında yol olarak gösterilen bölümden kaynaklandığını; birleştirilen davada, eksikliğin 518 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek tescil ve tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... vekili ile davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve yargılama sırasında, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
    III. MAHKEME KARARI
    Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.01.2016 tarih ve ████████ Esas, 2016/3 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen ve paftasında yol olarak gösterilen bölümün davacı Hazineye ait 492 ada 13 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, 492 ada 12, 518 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
    IV. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
    B. Bozma Kararı
    Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarihli ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; “6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yasal hasım olan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkili sağlanması, TMK’nın 713/4-5. maddeleri uyarınca yasal ilanların yapılması, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur.
    C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından 518 ada 10 ve 11 parseller ve 492 ada 12 parselin sınırlarının kadastro öncesi ve sonrasında hep aynı olduğu, kadastrodan sonra bu parsellerde herhangi bir genişleme olmadığı, davalı taşınmazın batısında kalan araba yolu tarafına perde beton yapılması ile yol lehine ve Hazine aleyhine yüz ölçüm değişikliği olduğu, yol genişlemesi ile Hazine arazisinin küçüldüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 04.12.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen ve paftasında yol olarak gösterilen 63.73 m2'lik bölümün davacı Hazineye ait 492 ada 13 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline; davalı ...'a karşı açılan davanın reddine; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
    D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
    E. Temyiz Nedenleri
    1.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazine taşınmazının yüz ölçümünün eksik kaldığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, Mahkemece ret edilen kısımlar ile ilgili gerekçe oluşturulmadan karar verildiğini, bozma gerekçelerinin yerine getirilmediğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede sel olayının yaşanması nedeniyle toprak kaymaların olduğunu, asıl davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sadece Belediyenin sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, birleştirilen davada davanın reddine karar verildiği halde vekalet ücreti hakkında bir karar verilmediğini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    F. Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, tapu kaydına dayalı olarak açılan tapu iptali-tescil ile paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın tapuya tescili isteğine ilişkindir.
    2. Değerlendirme
    Kadastro sonucu, Köprübaşı ilçesi, Yılmazlar Mahallesi çalışma alanında bulunan 492 ada 12, 518 ada 10 ve 11 parsel sayılı 1.840,62, 3596,86, 533,58 m2 yüz ölçümlü taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 492 ada 12 ve 518 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar ... ve 518 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ise ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilmiştir.
    Kadastro sonucu, Köprübaşı ilçesi, Yılmazlar Mahallesi çalışma alanında bulunan 492 ada 13 parsel sayılı 465,00 m2 yüz ölçümlü taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davacı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
    Hemen belirtilmelidir ki; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı, dayanılan harita, plan ve krokiye itibar edilmek suretiyle belirlenir. Kaydın haritası yok veya uygulama imkanı bulunamıyor ise hudutlara değer verilir.
    Somut olayda; Mahkemece davacı tarafın dayanak tapu kaydının tedavülleri ile birlikte varsa haritası getirilip kadastro paftası ile çakıştırılarak mahallinde yöntemince uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Dava konusu taşınmazın sınırlarının sabit olup olmadığı, genişlemeye müsait olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi gerekirken mahallinde yapılan keşifte tapu kaydının sınırları tek tek okunup mahalli bilirkişiler ve tanıklardan sorulmamış, tapu kaydının tüm tedavülleri ile varsa haritası getirtilip yöntemince uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilemez
    Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için tespite esas tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası getirtilmeli, tapu kaydının revizyon gördüğü parseller ile komşu parsellere ait ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
    Yapılacak keşifte, 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi göz önüne alınarak varsa harita uygulanmak suretiyle, haritasının bulunmaması halinde ise sınırlarına göre tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, tapu kayıtların tüm sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle mahallinde uygulanmaya çalışılmalı, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, keşifte gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli;
    Uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tapu kayıt kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, tapu kaydının sınırlarının sabit sınır olup olmadığına bakılmalı, sınırlarında sabit sınır bulunmaması halinde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/c maddesi uyarınca tapu kaydına hudutlarıyla değil miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesi gerektiği değerlendirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
    V. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin hükmün, (6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
    Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
    Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!