Anahtar kelimeler: Davadavacı Kılındığına Satımdan Sunmuş Borca Olsa İlkesine Yalnızca Yetki Dahi

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı Şirket her ne kadar borca itiraz dilekçesinde "... Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri"nin yetkili olduğunu iddia etmiş ve taraflar arasında imzalanmış sözleşmeyi sunmuş olsa da işbu itiraz yerinde değildir. Taraflar arasında yetki sözleşmesi yapılmış olsa dahi söz konusu sözleşmede yalnızca “...” Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığına dair yetki belirlemesi yapılması yerinde değildir. ... mahkemeleri ve icra müdürlükleri gibi genel bir belirleme yapılmış olması yetki hususunda HMK m. 17 ve m.18 kapsamında belirtilik ilkesine aykırı olduğundan söz konusu yetki itirazının dinlenilmemesi gerekmektedir. Davalı/Borçlu Tarafın Borcu Bulunmadığına İlişkin İddiaları Asılsızdır. Davalı/Borçlu Taraf Taraflar Arasındaki Ticari ve Hukuki İlişkiyi ve Aynı Zamanda Fatura İçeriğini İkrar ve Kabul Etmiş Bulunmaktadır. Davacı müvekkil tarafından davalı şirketin de bilgisi dahilinde faturalar kesilmiş ve işbu faturalar davalı şirkete tebliğ edilmiştir. Davalı şirketin bilgisi dahilinde olan işbu faturalara ve içeriğine itirazda bulunmamaktadır. Bu durumunda davalı/borçlu taraf taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişkiyi ve aynı zamanda fatura içeriğini ikrar ve kabul etmiş bulunmaktadır. Davalı borçlu aleyhine ... 35. İcra Müdürlüğü nezdinde ... E.sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Taraflar arasındaki sözleşme ile "... mahkemeleri" yetkili kılındığından yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Öncelikle müvekkil şirket ile davacı ...'da mukim ... firması arasında imzalanan 6 Ekim 2022 tarihli Sözleşme, taraflarından ve içeriğinden anlaşılacağı üzere yabancılık unsuru içeren bir ticari hizmet sözleşmesidir. taraflar arasındaki sözleşmede uygulanacak hukuk bakımından da ... Hukuku seçilmiş olduğundan (Bknz. Sözleşmenin 14. Maddesi) artık yapılan yetki sözleşmesinin geçerliliği o devletteki medenî usûl hukuku kurallarına tabi olacaktır. Yapılan yetki sözleşmesinde belirtilen "... mahkemeleri yetkilidir" hükmünün geçerliliğinin tespiti Türk Hukukuna göre değil ... Hukukuna göre belirlenecektir. Davacı dava dilekçesinde Türk Hukukuna göre değerlendirme yaparak; ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasında yapmış olduğumuz yetkiye ve borca itirazın yerinde olmadığını iddia etmektedir. Bu iddiasını çeşitli yargı kararlarıyla desteklemeye çalışsa da belirtilen yargı kararlarının huzurdaki uyuşmazlığa uyarlanabilirliği yoktur. Zira Türk Mahkemeleri önüne gelen uyuşmazlıkta ... mahkemelerine verilen yetki MÖHUK m.47/1 uyarınca yerinde olduğuna göre artık Türk Hukukundaki gibi mahkemenin belirli olması husususun aranması hukuka ve mantığa aykırı olacaktır. İmzalanan Sözleşme ile; davacının ... (..., ... ve ...) bölgesinde müvekkil ... A.Ş için Satış Geliştirme faaliyetlerinde (sözleşmede "... faaliyetleri") bulunma, bir satış geliştirme temsilcisi atanma, müvekkil şirketin ürün ve hizmetlerini Benelüks ülkelerinde potansiyel müşterilere pazarlama ve tanıtma işlerini yapması, ilgili bölgede müşteri kazanılması ve potansiyel müşterilerle toplantılar ayarlaması ve yapmış olduğu işlerin 2 haftada bir detaylı rapor halinde ...'a sunulması için anlaşılmıştır.Ancak davalı taraf sözleşme imzalanmasına karşın sözleşmede vaad ettiği hizmetleri yerine getirmemiş ve müvekkili de mağdur etmiştir. Yine davacı faturaların müvekkile hangi yolla tebliğ edildiği de davacı tarafça ispatlamış değildir. Bu nedenle, BA/BS formları ve müvekkil şirketin kayıtlarında faturaların yer almadığı ve davacı tarafça hizmetin verilmediği görülecektir.Öncelikle huzurdaki uyuşmazlıkta ... 35. İcra Müdürlüğünün ve Sayın Mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle yetki sözleşmesi gereği ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun kabulü ile milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın reddine,1 nolu yetki itirazımızın kabul edilmemesi halinde, huzurdaki uyuşmazlıkta ... Hukukunun uygulanması kararlaştırılmış olup; gerek açıklanan gerekse resen tespit olunacak nedenlerle huzurdaki uyuşmazlıkta ... Hukuku uygulanacağının tespiti ile ... Hukuku hakkında uzmanlardan bilirkişi raporu alınmasına ve gerekli görüldüğü takdirde ... Adalet Bakanlığına ilgili mevzuatın sorulmasına ve uyuşmazlığın ... Hukuku hükümleri uyarınca çözümlenmesine,Orijinal dili İngilizce olan sözleşme ve fatura vb. belgelerin uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için Noter tasdikli Türkçe tercümesini dosyaya sunmak üzere davacıya 2 haftalık kesin süre verilmesine,Yetki sözleşmesine karşın sayın mahkemede dava ikame eden davacı kötüniyetli olduğundan müvekkil lehine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini..." savunmuştur.DELİLLER
:... 35. İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyası, BA/BS formları, █████/2024 tarihli bilirkişi raporu, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; sözleşme ve faturadan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesi uyarınca MÖHUK 5. Madde uyarınca Türk kamu düzenine aykırı düzenlemeler dışında dava konusu uyuşmazlıkta ... hukuku hükümleri uygulanacağı anlaşılmıştır.5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir.Her ne kadar davalı tarafça MÖHUK 47. Madde uyarınca iş bu davaya bakmaya yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulmuşsa da, ilgili yetki düzenlemesi "belirli olma" kriterini taşımadığından ve yetki şartı geçerli olmadığından davalı yanın yetki itirazı kabul edilmemiştir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamı)... 35. İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ...tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 209.412,75TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının ...'da mukim bir şirket olması; davacının, taraflar arasındaki sözleşme ile üstlendiği ... faaliyetlerini ve raporlama edimlerini ... ve Benelüks ülkelerinde yerine getirmesi sebebiyle davanın yabancılık unsuru taşıdığı; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı; yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelere uygulanacak hukukun MÖHUK'un 24-29, maddelerinde yer alan kanunlar ihtilafı kurallarına göre belirleneceği; taraflar arasındaki sözleşme içeriği göz önüne alındığında somut dava açısından uygulanacak kanunlar ihtilafı kuralının 24. maddede yer aldığı; MÖHUK'un 2. maddesi uyarınca hâkimin kanunlar ihtilafı kuralını ve bu kuralın gösterdiği yabancı hukuku resen uygulayacağı; Davacı ve davalı arasında yapılan sözleşmenin 14. maddesinde, sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların ... hukukuna göre çözümleneceğinin kararlaştırıldığı; MÖHUK'un 24(1). maddesi uyarınca sözleşmelerden doğan davalarda uygulanacak hukukun taraflarca seçilmesine izin verilmesi sebebiyle uygulanacak hukukun ... hukuku olduğu; zaten bu hususun Mahkemece isabetli bir şekilde tespit edildiği; Her ne kadar davalı fex fori ilkesinden hareketle sözleşmenin anı sıra uyuşmazlığın esasına Türk hukukunun uygulanmasını talep etmişse de lex fori ilkesinin usule ilişkin konularla sınırlı olduğu ve davanın esasına uygulanacak hukuka teşmil edilemeyeceği; uyuşmazlığa ilişkin milletlerarası antlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukukun kanunlar ihtilafı kurallarına göre belirleneceği; ... hukukunun temini konusunda MÖHUK'un 2. maddesinde hakime geniş takdir yetkisi verildiği; Türkiye tarafından 1975 yılında onaylanan Yabancı Hukuk Hakkında Bilgi Edinilmesine Dair Avrupa Konvansiyonu 'na, ...'nın 1977 yılından beri taraf olması sebebiyle ... hukukunun Mahkemece, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla temin edilebileceği; Mahkemenin usul ekonomisi ilkesini dikkate alarak yabancı hukuku tespit etmek için diplomatik yollara başvurmak yerine üniversitelerden öğretim üyelerini bilirkişi olarak atayabileceği; nitekim somut davada Mahkemenin bu yolu tercih ettiği: Taraflar arasındaki ihtilafın çözümü açısından sözleşme hükümleri yeterli olmakla beraber bu hükümlerin ... hukukunun emredici hükümlerine aykırı olup olmadığının tespit edilmesi için ... hukukunun somut olaya uygulanacak hükümlerinin belirlenmesinin gerektiği; taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın ... Medeni Kanunu'nun 6. Kitabı'nda düzenlenen “Borçlar ve Sözleşmeler” başlıklı hükümlere tabi olduğu; sözleşmede yer alan hükümlerin, ... Medeni Kanunu'nun 6. Kitabı'ndaki emredici hükümlere aykırı olduğuna dair bir sonuca varılmasını gerektiren bir emarenin bulunmadığı; Davacının ücretinin. ... faaliyetlerinin yanı sıra toplantılara katılmak için görevlendireceği her bir personeli başına belirlendiği; bununla beraber davacının sabit ücret ve toplantılara katılmak üzere görevlendirdiği her bir personel için komisyona hak kazanabilmesi için 11.1. madde uyarınca Epigraf ile potansiyel müşteri arasında sözleşme yapılması garantisinin şart koşulmadığı; Sözleşme uyarınca davacının iki temel borcunun bulunduğu; bunlardan birincisinin 1. maddede düzenlenen ... faaliyetleri ve ikincisinin 6. madde ile düzenlenen raporlama yükümlülüğü olduğu; davacı vekilinin, ...'nin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia etmesine karşın davalı vekilinin ...'nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve hiçbir rapor düzenlemediğini öne sürdüğü; ... faaliyetlerinin yapılıp yapılmadığının bilirkişi heyeti tarafından tespit edilebilmesi için 6. madde uyarınca düzenlenmesi gerekli olan raporlara ihtiyaç olduğu; dosyada, .... tarafından kesilen 4 fatura dışında herhangi bir raporun yer almamasının, bilirkişi heyetinin ... faaliyetlerinin yapılıp yapılmadığı konusunda kesin bir sonuca varmasını engellediği; Dosyada mevcut ... vergi dairesinin ... tarih ve .. Esas sayılı yazısı ekinde gönderilen Ba/Bs Formlarının incelenmesi sonucunda, davalı ... A.Ş'nin, davacı ...'den yapmış olduğu herhangi bir hizmet alım faturası beyanının olmadığı, Davadaki temel sorunun ispat ve delillere ilişkin olduğu; fex fori ilkesi uyarınca usule ilişkin konular olan ispat yüküne ve delillere Türk usul hukukunun uygulanacağı; yukarıda açıklanana nedenlerle davacının iddiasını ispatlayamadığı..." rapor edilmiştir.Bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; "Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davacı yan ile herhangi bir hizmet alımı tespiti yapılamamış olup, dava konusu faturaların ticari defter kayıtlarında ve BA/BS bildirimlerinde mevcut olmadığı görülmüştür. Özellikle davacı tarafın bilirkişi kök raporuna yaptığı itirazlar ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Fakat kök raporda bir değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir hususun olmadığı..." rapor edilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında satış geliştirme sözleşmesinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça verildiği belirtilen hizmete ilişkin olarak düzenlendiği belirtilen faturalardan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu, davalı tarafça davaya konu hizmetin verilmediğinin ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı yanın iki temel edimi yerine getirmeyi üstlendiği, bunlardan birincisinin sözleşmenin 1. maddede düzenlenen ... faaliyetleri, ikincisinin ise 6. madde ile düzenlenen raporlama yükümlülüğü olduğu, davalı yanın ise verilen hizmet karşılığında ücret ödeme edimini üstlendiği, davacı tarafça dosyaya 4 adet hizmete ilişkin fatura sunulmuşsa da, faturalar dışında hizmetin verildiğine ilişkin olarak bilgi, belge ve delillerin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla hizmetin verildiğinin ve faturalardan kaynaklı olarak alacaklı olunduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine, davalı yanın da koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 3.639,17TL'nin mahsup edilerek 3.023,77TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 274.409,52TL üzerinden hesaplanan 43.905,52TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katip¸e-imzaHakim¸e-imza