Anahtar kelimeler: Alışlarını Teslimlere Alış Dokuzuncu Bıraktığından İhraç Katma Gelirini Anonim Süreci
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDENLER
: 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
VEKİLİ
: Av. ...
2-(DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, sahte fatura düzenleyerek elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından, bir kısım alışlarını belgelendirmekte kullandığı sahte fatura içeriği katma değer vergisini indirim konusu yaptığından ve yasal defterlerine konu ettiği alış ve satış faturalarının bir kısmını incelemeye ibraz etmediği ve bu nedenle ihraç kaydıyla teslimlere ilişkin olarak haksız iade edilen katma değer vergisinin geri alınması gerektiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak raporda belirtilmesine rağmen re'sen tarh edilmesi gereken 277.063,22-TL katma değer vergisi ile kesilmesi gereken aynı tutardaki vergi ziyaı cezası bakımından tarhiyat öncesi uzlaşma talebi yerine getirilmeyerek 2013/Mayıs, Haziran, Ekim, Kasım ve Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitler değerlendirildiğinde, davacının, ana dağıtıcılarından ve bayilerinden yüksek miktarda kendi imal ettiği ... marka jeneratörleri satın almasının ticari ve teknik teamüllere aykırı olması, vergi ödeme ödevlerini yerine getirmemesi, 2012 yılına kıyasla 2013 yılında, çalışan sayısının ve elektrik tüketiminin azalmasına, duran varlıklarının ve sermayesinin nispeten düşük tutarda artmasına rağmen, aktif toplamının, net satış hasılatının ve satış maliyetinin yüksek oranlarda artması, 2013 ve 2014 yılları arasında jeneratör modelleri baz alınarak yapılan envanter çalışmasında, çalışmaya konu jeneratörlerin büyük kısmında fark çıkması ve bu farkların davacı tarafından açıklanamaması, çalışmaya konu jeneratör modellerinin bir kısmının imalata sevk miktarlarının negatif hesaplanması, pozitif hesaplanan imalata sevk miktarları ile üretim raporlarında yer alan üretilen jeneratör miktarlarının uyumsuz olması ve davacının 2013 yılı jeneratör satışlarına ilişkin mamul maliyetinin, yapılan araştırmalara göre Türkiye jeneratör pazarı büyüklüğünden daha yüksek olması hususları dikkate alındığında, dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin sahte fatura düzenleme, kullanma ve bir kısım alış-satış faturalarının ibraz edilmemesinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; cezalı tarhiyatın davacının tarhiyat öncesi uzlaşmadan yararlandırılmasından kaynaklanan kısmına gelince; davalı tarafından Mahkemelerinin █████/2020 tarihli ara kararına verilen cevapta davacının tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasının nedeni olarak Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği'nin "Uzlaşma gününün tespiti" başlıklı 10. maddesinde yer alan "Mükellefin istemesi halinde 15 günlük süreye bağlı kalmaksızın daha önceki bir tarih uzlaşma günü olarak belirlenebilir." şeklindeki hükmün Danıştay Dördüncü Dairesince iptal edilmesi gösterilmiş ise de, bu hüküm ile tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmama arasında herhangi bir bağlantı kurulamadığından, anılan hükmün iptal edilmesinin davacının tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanmasına engel olmayacağı dikkate alındığında, cezalı tarhiyatın, davacının tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; davacı adına 2013 yılında kesilen vergi ziyaı cezası aynı yıl kesinleştiği düşünülse bile ancak 2014 yılının başından itibaren işlenecek fiil nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezasında tekerrüre esas alınabileceğinden, 2013 yılında işlenen fiil nedeniyle kesildiği anlaşılan dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, cezalı tarhiyatın davacının tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin kısmı ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:
DAVACININ İDDİALARI
: Dava konusu katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının zamanaşımına uğradığı, vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, bu durumun savunma hakları ve hak arama hürriyetlerini ihlal ettiği, düzenledikleri faturaların gerçek hukuki ilişkilere dayandığı ve ticari defter ve kayıtları ile cari hesap kayıtlarında yer aldığı, faturaların sahte olduğu iddiasının somut ve gerekçeli delillere dayandırılmadığı, yüksek tutarda vergi borçlarını eksiksiz şekilde ödemiş olmaları ve dünyanın en büyük alanına sahip jeneratör fabrikası unvanını taşımaları karşısında sahte fatura düzenlemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI
: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, 2013 ve 2014 yılları üretim raporlarının, satış maliyeti tutarlarının ve satış hasılatı tutarlarının gerçek olmadığını gösterdiği, kamu alacağının zamanaşımına uğraması olasılığı karşısında davacının tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmasının mümkün olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınacak cezaya ilişkin fiilin işlenme tarihine yönelik bir hüküm bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!