Anahtar kelimeler: Kyazim Esaskarar Başkan Katip Üye Ankara Birleşen İmzalanan Milleti Özetle

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: .....
ÜYE
:.....
ÜYE
: .....
KATİP
: .....
DAVACI
: .....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
: 1-.....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
: 2-.....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2018
BİRLEŞEN ..... SAYILI DOSYASI
DAVACI
: 1- .....
VEKİLİ
: AV. .....
DAVACI
: 2-.....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
: .....
VEKİLİ
: AV. .....
DAVA
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2023
K.YAZIM TARİHİ
: █████/2023
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkili ile davalılar arasında imzalanan 06.06.2016 tarihli “Hizmet Sözleşmesi” uyarınca, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan ücret karşılığında, davalılardan ... Ltd. Şti.’nin ...’de yapacağı yatırım için ihtiyaç duyduğu 10.000.000.-Euro tutarındaki krediyi, çeşitli finans kurumlarından temin edilmesini sağlamayı taahhüt ettiği, diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin de sözleşmeyi imzalayarak garanti ettiği, davalı şirketlerin ... Noterliği’nin ... yevmiyeli 09.06.2016 tarihli vekaletnamesine dayalı olarak müvekkilinin, bankalar ve diğer finans kuruluşları nezdinde çalışmalarına başladığı, ancak 15 Temmuz sonrasında ülkenin ekonomik anlamda istikrarsızlaştığı ve istihbarı çalışmalar sonucunda bir kısım şirketlerin malvarlıklarına el konulduğu, kayyum atandığı, bu ortamda bankalar tarafından kredi işlemlerinin bir süreliğine fiilen durdurulduğu, piyasanın Eylül ayında yavaş yavaş normalleşmesi üzerine müvekkilinin....., vs. bankalardan teklifler aldığı, bankaların yıl sonu mali işlem yapılmasının daha doğru olacağını ifade ettikleri, bu çalışmalar sonucunda ... Bank A.Ş. ... Şubesi’nin kredi talebine sıcak bakması neticesinde gerekli evrakları tedarik etmek üzere banka ve davalılar arasında pek çok elektronik yazışma yapıldığı; davalı şirketlerin aynı aileye mensup kişilerce kurulmuş olması nedeniyle ... Bank A.Ş. tarafından her iki şirketin mali yapıları, taşınır ve taşınmaz malları ile kredibiliteleri hakkında bilgi talebinde bulunulduğu, müvekkili tarafından tüm bu belgelerin tedarik edilerek bankaya gönderildiği, ekspertiz ücretlerinin davalılar tarafından banka hesabına yatırıldığı, eksper tarafından gayrimenkullerin değerlenerek, tüm raporların şubeye iletildiği, belirtilen çalışmaların ardından, ... ... Şubesi’nce 18.06.2017 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.’ne 15.000.000,00 TL. tutarında kredi için onay verildiği, ve davalı ... Ltd. Şti. tarafından da Genel Kredi Sözleşmesi’nin imzalandığı, davalı şirketlerce, müvekkilinin sözleşme gereği hak etmiş olduğu ücretin ödenmemesi üzerine .... Noterliği’nin 16.11.2017 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmeyle kararlaştırılan bakiye ücret ile masraf ve giderler karşılığı olarak 50.000,00 TL’nin 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, buna rağmen ödeme yapmayan davalılara karşı ..... sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiği, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davalılar tarafından yapılan itirazda, kredinin süresi içinde çıkartılmadığı iddia edilmiş ise de; Sözleşmenin 9. maddesinde, sözleşmenin süresinin 31.07.2016 tarihine kadar olduğu, ancak kredi sonuçlanmaz ise tarafların istedikleri takdirde bu süreyi uzatabilecekleri hükmüne yer verildiği, dosyaya sunmuş oldukları yazışmalardan sözleşmenin süresinin uzatılması konusunda tarafların mutabık kaldıklarının görüleceği, örneğin; 22.03.2017 tarihinde gönderilen e-mail ile şirket ortaklarının kredi kartındaki gecikmelerin çözülmesi gerektiğinin bildirildiği, sözleşmenin 4. maddesinde; 10.000.000,00 Euro kredinin sağlanması karşılığında alınacak ücretin 500.000-Euro+KDV olacağı, onaylanan ve işverenin tasarrufuna geçen kredi tutarının belirtilen tutardan aşağı veya yukarı bir rakam olması halinde ücretin, çıkan krediye oranlanarak hesaplanacağı; Sözleşmenin 7. maddesinde, gidiş - geliş ve konaklama masraflarının davalı tarafından karşılanacağı hususlarının kararlaştırıldığı belirtilerek, davalıların ..... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Birleşen .....Esas sayılı dosyasında, davacılar vekili dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirketler ile davalı arasında █████/2016 tarihli Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, ifa olunamayan ve ortadan kalkan sözleşme nedeniyle davacıların davalıya ödediği 30.000 Euro'nun tahsili amacıyla davalı aleyhine ..... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalı ...’in ..... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. (Eski ünvanı ... Tic. Tur. Ltd. Şti) ve müvekkil ... Tarım Paz. Tic. Tur. Emlak İnş. San. İth. ve İhr. Ltd. Şti.’nin; ...’de yapacakları yatırım için ihtiyaç duyulan 10.000.000 Euro tutarındaki kredinin (sözleşmede belirtilen süre ve şartlarda) çeşitli fınans kuruluşlarından temin edilmesi için aracılık etmesi ve bunun karşılığında bir ücret alınması konulu hizmet sözleşmesini 06.06.2016 tarihinde davalı ... ile akdettikleri, sözleşmeye göre; müvekkiline sağlanacak olan kredinin “10.000.000 Euro tutarında, asgari 1 yılı geri ödemesiz toplam 7 yıl vadeli” olması gerekirken, sözleşme sona erdikten yaklaşık 1 yıl sonra 15.000.000 TL tutarında ve 60 ay(5 yıl) vadeli ve derhal ödemeli bir kredi sağlanmaya çalışıldığı, ifa olduğu iddia olunan söz konusu durumun sözleşmenin hiçbir hükmüne uygun olmadığı ve hatta sözleşmenin sona ermiş olduğu düşünüldüğünde herhangi bir dayanağının dahi olmadığı, ayrıca Sözleşmenin uzatıldığına dair herhangi bir yazılı veya şifahi anlaşmada yapılmadığı, sözleşmeye göre davalı ...’e ödenecek olan 500.000 Euro tutarındaki miktarın, 30.000 Euro’luk kısmının sözleşmenin yapıldığı tarihte ödendiği, kalan kısmın ise kredinin kullanımını (müvekkilin hesabına geçtiği tarihten itibaren) takip eden 10 gün içerisinde muaccel olacağının kararlaştırıldığı, buna karşın müvekkillerin hiçbir hesabına böyle bir ücret geçmediği, TBK’nın 125. maddesine göre; sözleşmeden dönme hâlinde tarafların, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacağı ve daha önce ifa ettikleri edimlerini geri isteyebilecekleri, buradaki sözleşmeden dönme ibaresinin yerleşik Yargıtay kararlarına göre sözleşmenin bitim tarihi vs olarak belirtildiği, yapılan eksik sözleşme bitim tarihinin belirtildiği ve gereği gibi ifanın söz konusu olmadığı, kaldı ki; davacı ile davalının yaptığı sözleşme hukuka aykırı olduğundan, geçersiz olduğu, esasen sözde alacağın reddi gerektiği gibi söz konusu alacak likit olamadığı için icra inkar tazminatının da reddi gerektiği, ayrıca ödenen 30.000,00 Euro’nun iadesi için yasal yollara başvurulacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Birleşen .....Esas sayılı dosyasında, davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Müvekkilinin akdedilen sözleşme uyarınca kararlaştırılan ücrete hak kazandığını, ücretin tahsili amacıyla davalılar aleyhine ..... esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine girişilip vaki itirazlar sebebiyle davalılar aleyhine ..... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını belirterek, davanın .....esas sayılı dosyasındaki dava ile birleştirilmesini, haksız açılan davanın reddine, davacıların %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
ÖN İNCELEME
: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını ve arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER
: Tarafların delilleri toplanmış, sözleşme ve ekleri ile, icra dosyaları getirtilmiştir. Taraf vekillerince sözleşme, ihtarnameler, e-mail yazışmaları, masraf belgeleri ibraz edilmiştir.
Davaya konu getirtilen ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından, ... Ticaret ve ... aleyhinde 07.12.2017 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 650.000,00 TL ücret, 3.828,77 TL işlemiş faiz, 50.000,00 TL masraf, 246,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 704.075,35 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebinde asıl alacağın 650.000,00 TL’lik kısmına % 10,75 ticari temerrüt faizi, 50.000,00 TL’lik kısmına ise % 9 yasal faiz uygulanmasının talep edildiği, takibin dayanağı olarak ücret sözleşmesinin gösterildiği, davalılar vekili tarafından..... verilen dilekçede sözleşmede belirtilen hizmet verilmediğinden borca itiraz edildiğinin alacaklıya herhangi bir borçlarının bulunmadığının belirtildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Birleşen davaya konu getirtilen ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından, ... aleyhinde 29.12.2017 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 136.338,00 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebinde asıl alacağa % 9 yasal faiz uygulanmasının talep edildiği, takibin dayanağı olarak verilen 30.000 Euro avansın gösterildiği, borçluı ... tarafından ..... verilen dilekçede alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığının belirtildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ilk olarak bankacı ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Davacı ile davalılar arasında 06.06.2016 tarihli ve TBK. m.520 vd. anlamında “... Sözleşmesi” bulunduğuna, kredi teminine ilişkin işlemin gerçekleştiği süreye kadar, tarafların kredi teminine yönelik e-posta yazışmalarının devam etmesi hasebiyle davalılar tarafından ileri sürülen sözleşmenin sona erdiğine ilişkin beyanın yerinde olmadığına, davacı, 06.06.2016 tarihli sözleşmeye göre ihtiyaç duyulan kredinin çeşitli finans kuramlarından temin edilmesini üstlendiğinden ve bu yükümlülüğü de yerine getirdiğinden ücrete hak kazandığına, davacı aracılığıyla 15.500.000 TL tutarında kredi limiti tesis edilmesi hasebiyle bu miktarın %5’ini oluşturan 775.000 TL tutarında ücrete davacının hak kazandığına, 09.06.2016 tarihli 30.000 EURO ödemenin karşılığı olan 99.003 TL tutarlı peşin avans düşüldüğünde 675.997 TL tutarında parayı kredinin onaylandığı tarih olan 18 Haziran 2017 tarihinden 10 gün sonrası olan 28 Haziran 2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davacının talep etme hakkı bulunduğuna, ayrıca davacının, kredi teminine yönelik aracılık faaliyetinin yürütülmesi sırasında yaptığı masrafları talep etme hakkına sahip bulunduğuna dair görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporlarında sonuç olarak; Kök Raporda belirtilen görüşlerinde değiştirilecek bir husus bulunmadığı, davacının talep edebileceği masraf tutarının 13.797,90 TL olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Mahkememizce ikinci olarak bankacı ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda bankacı bilirkişi tarafından sonuç olarak; A) Asıl Dava; a) Asıl davadaki davacı takip alacaklısı ...’in davalı takip borçluları ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.’den..... esas sayılı takip dosyasındaki takip tarihi (07.12.2017) itibarıyla alacaklı olmadığı, b) Her iki tarafın da tazminat talep ettiği, öte yandan davacı takip alacaklısı ...’in davalı takip borçluları ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.’den ..... esas sayılı takip dosyasındaki takip tarihi (07.12.2017) itibarıyla alacaklı olmadığı gözetildiğinde talep edilen toplam alacak miktarına (704.075,35 TL) göre tazminat konusundaki tüm değerlendirmelerin Sayın Mahkeme Heyetinizin takdirinde bulunduğu, asıl davadaki davalı takip borçluları lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde bir kanaate varılması halında talep edilen toplam alacak miktarının (704.075,35 TL) % 20,00’sinin 140.815,07 TL olduğu, B) Birleşen Dava; a)Birleşen davadaki davacı ... ... A.Ş.’nin davalı takip borçlusu ...’den 52.803,00 TL tutarında avans ücret alacağı bulunmakla birlikte anılan şirket tarafından ... aleyhinde herhangi bir icra takibine girişilmediği, ..... esas sayılı takip dosyasında yalnızca ... Ltd. Şti.’nin takip alacaklısı sıfatını taşıdığı, b)Birleşen davadaki davacı takip alacaklısı ... Ltd. Şti. tarafından ..... esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlatılmış olmakla birlikte anılan takip alacaklısı şirketin 06.06.2016 tarihli Hizmet Sözleşmesinde herhangi bir şekilde “taraf veya “işveren” sıfatının bulunmadığı, buna bağlı olarak birleşen davadaki davalı takip borçlusu ...’den anılan sözleşmeye dayalı olarak alacak talep edemeyeceği belirtilmiştir. Sözleşme-hesap uzmanı bilirkişi tarafından ise; Sözleşmede kararlaştırılan işin süresinde yapılmaması gerekse sözleşmenin esaslı unsuru olarak hatta sözleşmenin konusu olarak kararlaştırılan 10.000.000 Euro tutarlı kredinin yarısından daha az nispette (% 39,44) ve neredeyse 1 yıl sonra 18.06.2017 tarihinde 15.500.000 TL tutarında kredi limitinin tanımlanması sebebiyle davacı tarafın sözleşme gereğince üzerine düşen asli edim ve yükümlülüğü yerine getirememesi sebebiyle icra takibine itirazın haklı kabul edilebileceğine karar verilmesi halinde davanın reddi gerekeceği; birleşen dava açısından ise, ödenen bedelin sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere belgelendirilmiş giderlerden mahsup edilmek suretiyle iadesinin gerekeceği, bu nedenle; A) Asıl Dava açısından; a) Asıl davadaki davacı takip alacaklısı ...’in davalı takip borçluları ... ... A.Ş. ve ... ... Ltd. Şti.’den ..... takip dosyasındaki takip tarihi (07.12.2017) itibarıyla alacaklı olmadığı, b) Her iki tarafın da tazminat talep ettiği, öte yandan davacı takip alacaklısı ...’in davalı takip borçluları ... ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.’den ..... esas sayılı takip dosyasındaki takip tarihi (07.12.2017) itibarıyla alacaklı olmadığı gözetildiğinde talep edilen toplam alacak miktarına (704.075,35 TL) göre tazminat konusundaki tüm değerlendirmelerin Sayın Mahkeme Heyetinizin takdirinde bulunduğu, asıl davadaki davalı takip borçluları lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde bir kanaate varılması halında talep edilen toplam alacak miktarının (704.075,35 TL) % 20,00’sinin 140.815,07 TL olduğu, B) Birleşen Dava açısından; a)Birleşen davadaki davacı ... ... A.Ş.’nin davalı takip borçlusu ...’den 52.803,00 TL tutarında avans ücret alacağı bulunmakla birlikte anılan şirket tarafından ... aleyhinde herhangi bir icra takibine girişilmediği, ..... esas sayılı takip dosyasında yalnızca ... Ltd. Şti.’nin takip alacaklısı sıfatını taşıdığı, b)Birleşen davadaki davacı takip alacaklısı ... Ltd. Şti. tarafından ..... esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlatılmış olmakla birlikte anılan takip alacaklısı şirketin 06.06.2016 tarihli Hizmet Sözleşmesinde herhangi bir şekilde “taraf veya “işveren" sıfatının bulunmadığı, buna bağlı olarak birleşen davadaki davalı takip borçlusu ...’den anılan sözleşmeye dayalı olarak alacak talep edemeyeceği belirtilmiştir.
Mahkememizce üçüncü olarak bankacı ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor-ek raporda sonuç olarak; A) Asıl Dava Yönünden; davalıların Bankaca tahsis edilen krediyi değişen şartlar ile kabul ettiği, bu nedenle davacının krediye oranla tespit edilecek ücrete hak kazandığı, raporda belirtilen görüşleri uyarınca talep edilebilecek ücretin 775.000,00 TL olduğu, daha önce verilen 30.000,00 Euro avans tutarı düşülerek icra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada; Asıl alacak 635.107,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin(Talep: 650.000,00 TL) 14.893,00 TL'lik, işlemiş faiz 1.309,36 TL olarak belirlendiğinden, davacının bu kaleme ilişkin talebinin(Talep: 3.828,77 TL) 2.519,41 TL'lik kısmının yerinde olmadığı, davacı yanca, icra takibinde ücretin yanı sıra, yapmış olduğu masraflar için 50.000,00 TL talebinde bulunmuş ise de, dosyaya sunulan masraf belgelerinin, dava konusu kredi çalışmaları ile bağlantısının kurulamadığı, bu nedenle mevcut belge ve bilgilere göre yerinde olmadığı, B) Birleşen Dava Yönünden; İcra takibinde istenilen alacağın, davacılar tarafından Sözleşme uyarınca davalıya verilmiş olan 30.000,00 Euro Avansın TL karşılığının iadesine ilişkin olduğu, icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının 136.338,00 TL olduğu, ancak söz konusu tutar avans olarak verilmiş olduğundan ve yukarıda izah edildiği üzere asıl dava kapsamında davacının 775.000,00 TL ücrete hak kazanmış olduğu düşünüldüğünden, birleşen dava kapsamında davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ
: Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı bakiye ücret alacağına yönelik yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine; birleşen dava, aynı sözleşmeye dayalı avans olarak ödenen ücret alacağının istirdadına yönelik yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine, İ.İ.K.nun 67.maddesine göre açılan itirazın iptali davalarıdır. Davaların yasal bir yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, asıl ve birleşen dosya kapsamında; taraflar arasında, ... sözleşmesi akdedildiği ve avans olarak 30.000 euro ödendiği konusunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davacı Ferit Demir’in sözleşmeye dayalı ücrete hak kazanıp kazanmadığı ve peşin ödenen avansın iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce üçüncü olarak alınan bankacı ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyet raporu-ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu, önceki raporları da irdelediği görülerek hükme esas alınmıştır.(Bir ve ikinci bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmakla karara esas alınmamıştır).
Dava-cevap dilekçeleri, icra dosyaları, sözleşme-ekleri, ibraz edilen ve getirtilen bilgi-belgeler, üçüncü bilirkişi heyeti raporu-ek raporu ile tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; 06.06.2016 tarihinde ... Tic. Tur. Ltd. Şti.’nin(Yeni Ünvanı ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş.) “işveren”, ...’in ise “Danışman” olarak imzaları bulunan 06.06.2016 “Hizmet Sözleşmesi” akdedilmiştir. Sözleşmenin 1. maddesinde de taraflar olarak ... Ticaret ve ... gösterilmiştir.
Belirtilen sözleşme altında ... Ticaret ve ...’in imzası bulunmakta olup, sözleşmedeki vade tarihi olan “30.06.2016” ibaresi çizilerek, “31.07.2016” olarak düzeltilmiş ve düzeltilen bölüm ile sözleşmenin altında ...’ya ait kaşe ve imza bulunmaktadır.
Asıl dava kapsamında, ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. (Eski ünvanı ... Tic. Tur. Ltd. Şti) ve ... Tarım Paz. Tic. Tur. Emlak İnş. San. İth. ve İhr. Ltd. Şti. vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile birleşen dava kapsamında verilen dava dilekçesinde, müvekkillerinin ...’de yapacakları yatırım için ihtiyaç duyulan 10.000.000 Euro tutarındaki kredinin (sözleşmede belirtilen süre ve şartlarda) çeşitli fınans kuruluşlarından temin edilmesi için aracılık etmesi ve bunun karşılığında bir ücret alınması konulu hizmet sözleşmesini 06.06.2016 tarihinde davalı ... ile akdettikleri belirtilmiştir.
Dava konusu sözleşmede; ... Tarım Paz. Tic. Tur. Emlak İnş. San. İth. ve İhr. Ltd. Şti.’nin taraf olarak ismi bulunmamakla birlikte, sözleşmede bulunan kaşe ve imzasının bulunduğu, bu şirketin birleşen dosyadaki takibin alacaklısı olduğu, asıl davada davalı olarak gösterildiği, dolayısıyla sözleşmenin tarafı olduğu hususunun tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle asıl dava kapsamındaki borçtan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu sözleşmenin 2 ve 8. maddelerine göre, asıl davada davacı ...; ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. (Eski ünvanı ... Tic. Tur. Ltd. Şti) ...’de yapacağı yatırıma ihtiyaç duyduğu 10.000.000.- Euro tutarındaki krediyi asgari süresi 1 yılı geri ödemesiz olmak üzere 7 yıl vadeli olacak şekilde çeşitli finans kurumlarından temin edecek; bunun karşılığında ise 500.000.- Euro ücret alacaktır. Onaylanan ve işverenin tasarrufuna geçen kredi tutarının belirtilen tutardan aşağı veya yukarı bir rakam çıkarılması halinde ise ücret çıkan krediye oranlanarak hesaplanacaktır.
Sözleşmede, sözleşme süresi 31.07.2016 olarak belirlenmekle birlikte, dosya kapsamındaki gerek ...’in bankalarla olan e-posta yazışmaları, gerekse sözleşmenin tarafı olan şirket yetkilileri ile olan e-posta yazışmaları dikkate alındığında, bu sürenin uzatıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sözleşmede öngörülen sürede kredinin temin edilemediği yönündeki itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Kredinin temin tarihi süresinde olmakla birlikte; temin edilen kredinin sözleşmede öngörülen şartlara uygun olup olmadığı; uygun değilse bu kredinin davalı şirketlerce kabul edilip edilmediği hususlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
... Bank A.Ş. ... Şubesi tarafından Mahkemeye gönderilen 02.10.2018 tarihli ve 356 sayılı yazıda; “İlgi yazınızda adı geçen ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. (Eski ünvanı ... Tic. Tur. Ltd. Şti) ne yazınızda geçen ilgili tarihlerde bankamızca 15.500.000.TL kredi limiti tesis edilmiş olup, ancak müşteriye herhangi bir kredi kullandırımı olmamıştır.” denilmiştir.
... Banka ... Şubesi tarafından gönderilen 09.06.2021 tarihli ve 43 sayılı yazıda ise; "İlgide kayıtlı sayılı yazınızda belirtilen müşteri ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. için söz konusu gruba teminat karşılığı 15.500.000 TL limit tahsis edilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesine alınacak kefil imzalarının eksik olması nedeniyle sisteme sözleşme girişi yapılmamıştır. Grubun 4 adet gayrimenkulü için ekspertiz yapılmış ve ekspertiz yasal değerleri teminatı tamamlayamadığından kredi kullandırılmamıştır.” ifadelerine yer verilmiştir.
Görüldüğü gibi; 15.500.000,00 TL kredi bankaca tahsis edilmiş, ancak ... firması tarafından gerekli teminat koşulları yerine getirilmediğinden krediden kullandırım olmamıştır.
Dosya kapsamına göre; söz konusu 15.500.000,00 TL kredinin belirli süreyle geri ödemesiz dönemi bulunmayan, 60 ay vadeli kredi olduğu anlaşılmaktadır. Oysa sözleşmeye göre temin edilecek kredi; asgari süresi 1 yılı geri ödemesiz olmak üzere 7 yıl vadeli ve 10.000.000.-Euro olacaktır. Ayrıca, 30 Haziran 2017 tarihi itibariyle ... Euro döviz satış kuru 1 Euro = 4,0198 TL olduğundan, temin edilmesi gereken kredinin TL karşılığı da 40.198.000,00 TL’dir.
Bu tespitler uyarınca, ... Bank'ın 09.06.2021 tarihli ve 43 sayılı yazısıda dikkate alındığında; 15.500.000,00 TL kredi bankaca tahsis edilmiş, ancak ... tarafından gerekli teminat koşulları yerine getirilmediğinden krediden kullandırım olmamıştır. Dosya kapsamındaki e-posta yazışmaları ile birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'ın Bankaca tahsis edilen krediyi kullanabilmek için bankaca istenilen mali tabloları ve diğer belgeleri bankaya verdiği, ipotek alınan taşınmazların ekspertizlerinin yaptırıldığı dolayısıyla bankaca tahsis edilen krediyi değişen şartlar ile kabul ettiği, bu nedenle davacının krediye oranla tespit edilecek ücrete hak kazandığı kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi dikkate alındığında, alınacak ücret kredinin % 5'i tutarındadır. Buna göre tahsil edilen 15.500.000,00 TL kredi için alınabilecek ücret tutarı 775.000,00 TL olacaktır.
Davacı tarafından keşide edilen .... Noterliği'nin 16.11.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi davalılara 23.11.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, ödeme için verilen 7 günlük süre dikkate alındığında temerrüt faizi başlangıç tarihi 01.12.2017 günüdür. İcra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada; Davalıların vermiş olduğu 30.000,00 Euro avansın 01.12.2017 tarihi itibariyle TL karşılığının belirlenerek, asıl alacaktan düşülmesi gerekmektedir. 1 Euro = 4,6631 TL, 30.000,00 Euro x 4,6631 TL = 139.893,00, 775.000,00 - 139.893,00 = 635.107,00 TL, işlemiş faiz miktarı ise 1.309,36 TL’dir.(toplam 636.416,36 TL)
Davacı yan, icra takibinde ücretin yanısıra, yapmış olduğu masraflar için 50.000,00 TL talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacının yapacağı masrafları belgelemek suretiyle talep etmesi mümkündür. Ayrıca; kredinin davalı tarafından kabul edilip edilmemesinin masrafların ödenmesini etkileyemeyeceği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan masraf belgelerinin, dava konusu kredi çalışmaları ile bağlantısı kurulamamış ve davacı yanca dosyaya sunulan açıklamada da yapılan masrafın hangi kredi çalışması için yapıldığı izah edilmemiştir. Böylece, masraf harcamalarına ilişkin talep yerinde görülmemiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; Birleşen davada, davacılar davalı ...’in ..... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İcra takibinde istenilen alacak, davacılar tarafından sözleşme uyarınca davalıya verilmiş olan 30.000,00 Euro avansın TL karşılığının iadesine ilişkindir.
Ancak söz konusu icra takibi ... Tarım Paz. Tic. Tur. Emlak İnş. San. İth. ve İhr. Ltd. Şti. tarafından, ... aleyhinde başlatılmış olup; diğer davacı ... Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. bu icra takibinde alacaklı ve/veya borçlu sıfatı ile yer almamaktadır. Bu durumda ... ... A.Ş’nin dava açma sıfatının bulunmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtildiği gibi; ...’in sözleşmedeki ücrete hak kazandığı, böylece birleşen dosya takip alacaklısı ... Tarım Paz. Tic. Tur. Emlak İnş. San. İth. ve İhr. Ltd. Şti.’nin iadesini talep edebileceği alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ..... sayılı ilamı ile Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Asıl Dava Yönünden; Davalıların bankaca tahsis edilen krediyi değişen şartlar ile kabul ettiği, bu nedenle davacının krediye oranla tespit edilecek ücrete hak kazandığı, talep edilebilecek ücretin 775.000,00 TL olduğu, daha önce verilen 30.000,00 Euro avans tutarı düşülerek icra takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamada davacının 635.107,00 TL asıl alacak, 1.309,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 636.416,36 TL alacağının bulunduğu, fazlaya ilişkin istemin yerinde olmadığı; ayrıca dosyaya sunulan masraf belgelerinin, dava konusu kredi çalışmaları ile bağlantısının kurulamadığı, bu nedenle mevcut belge ve bilgilere göre davacının masraf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; Davanın kısmen kabulü ile, davalıların ..... Esas sayılı dosyasında 635.107,00 TL asıl alacak, 1.309,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 636.416,36 TL alacağa yönelik itirazlarının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen dava yönünden; Yukarıda belirtildiği gibi, asıl dava kapsamında davacının 775.000,00 TL ücrete hak kazanmış olduğu belirlenmiş, böylece birleşen dava kapsamında davacı ... ... Ltd. Şti.’nin icra takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, davacı ... ... A.Ş’nin ise takip alacaklısı sıfatı bulunmadığından itirazın iptali davasında taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla; Birleşen ..... Esas sayılı dosyasında; a-Davacı ... ... A.Ş yönünden; HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince aktif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine; b-Davacı ... ... Ltd. Şti. yönünden; Davanın esastan reddine; Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar, ..... sayılı ilamıyla “... Asıl ve birleşen dosya kapsamında; taraflar arasında kredi temini işi için sözleşme bağıtlandığı ve avans olarak 30.000 Euro ödendiği konusunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. / Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davacı Ferit Demir’in sözleşmeye dayalı ücrete hak kazanıp kazanmadığı ve peşin ödenen avansın iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. / Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle ... sözleşmelerine kısaca değinilmesi yerinde olacaktır. / Sözleşme ilişkisine girmek isteyen tarafların birbirlerini bulmaları, çeşitli sebeplerden dolayı güçlük arz eder. Bu güçlüğü ortadan kaldırmak, sözleşme yapmak isteyen kişileri bir araya getirmek, sözleşmenin yapılabilmesi için uygun bir ortam hazırlamak üzere simsar (tellal) denilen aracıdan yararlanılır. / Taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlenen ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazanan kişi olarak tanımlanan ... yürürlük tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 520 ve devam maddelerinde düzenlenmiştir. / Kanun koyucu 520. maddede ... sözleşmesini “simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşme” olarak tanımlamış, maddenin ikinci fıkrasında bu sözleşmelere kural olarak vekâlete ilişkin hükümlerin uygulanacağını, üçüncü fıkrada ise taşınmazlar konusundaki ... sözleşmelerinin, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağını belirlemiştir. / Kanun’un 521 ve devamı düzenlemelerine göre, simsarın ücret alacağının doğumu için şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranır: a)Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi (vekâlet veren) ile üçüncü kişi arasında kurulması gerekir. Bu şart, iş sahibinin, kendisine teklif olunan üçüncü kişilerle sözleşme yapmayı sebepsiz olarak reddetmesi hâlinde de gerçekleşmiş sayılmalıdır. Bu konu, TBK’nın 175. maddesinin kapsamı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Fakat asıl sözleşmenin geçerli olarak kurulması lazım ve yeterli olup ücret alacağının doğumu için, bu sözleşmenin ifa edilmesi gerekmez. Geciktirici şarta bağlı olarak yapılmış sözleşmelerde, şartın gerçekleşmesi beklenmelidir. Bu düzenlemeyi getiren TBK m. 521/1 hükmü, emredici nitelik taşımaz. Taraflar, asıl sözleşme kurulmamış olsa bile, ücret ödenmesini kararlaştırabilecekleri gibi ücretin, sözleşmenin ifa edilmesi hâlinde ödeneceğini de kararlaştırabilirler. b)Asıl sözleşmenin kurulması ile simsarın faaliyeti arasında nedensellik ilişkisi bulunmalıdır. TBK’nın 521/1. maddesi bu şartı, “yaptığı faaliyet sonucunda” sözleriyle ifade etmiştir. Bu şartın aksi de kararlaştırılabilir. c)Kanun’un 523. maddesinde düzenlenen ve simsarın ücret ve giderlere ilişkin alacağının kaybı sonucunu doğuracak durumlardan birinin gerçekleşmemesi gerekir. / Anılan mevzuat hükümlerinde kanun koyucu tellallık sözleşmesinin genel hatlarını çizmiş olup tarafların sözleşme serbestisi ilkesi gereği bu sınırlar dâhilinde hukukî ilişkilerini şekillendirebileceklerdir (..... 13.12.2018 tarihli ve ..... sayılı kararı). / Tüm bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık incelendiğinde; taraflar arasında “Hizmet Sözleşmesi ” başlıklı sözleşme imzalanmış ve sözleşmenin konusu ‘’…işverenin ... de yapacağı yatırıma ihtiyaç duyduğu 10.000.000 Euro tutarındaki kredinin çeşitli finans kurumlarından temin edilmesi ve bunun karşılığında bir ücret alınması… ‘’ satın alınması hâlinde hizmetin ücreti ise ‘’…10.000.000 Euro kredinin sağlanması karşılığında alınacak olan ücret 500.000 Euro olacaktır…’’ şeklinde hizmetin bedelinin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin adı hizmet sözleşmesi şeklinde olsa da içeriğinin ... sözleşmesi niteliğinde olduğunda tereddüt bulunmamalıdır. / Bu aşamaya kadar ki sözleşme hükümlerine göre davacının ücrete hak kazanabilmesi için önce dava konusu olan kredinin sözleşmenin süresi içinde asıl davada sözleşmede taraf olan davalı ... … Ltd.Şti‘nin lehine ihtiyaç duyduğu kredinin temin edilmesi işini konu olup yukarıda da açıklandığı üzere tarafları bir araya getirerek bu faaliyete bağlı şekilde kredi sözleşmesinin kurulması gerektiği açıktır. Daha açık bir anlatımla; sözleşmenin yukarıda değinilen hükmü ... ücretine ancak kredinin temini işinin gerçekleşmesi hâlinde hak kazanılacağına ilişkin bir metindir. / Taraflar arasında yapılan █████/2016 tarihli “Hizmet sözleşmesi” başlıklı sözleşme ile davacının █████/2016 tarihine kadar hizmet vermesinin kararlaştırıldığı, şeklinde düzenleme yapılmış olup, sözleşmedeki bu düzenlemeye göre sözleşmenin normal bitiş tarihinin █████/2016 tarihi olduğu, davalı tarafça sözleşme sona erdikten sonra davalı lehine kredi tahsis işlemi █████/2017 tarihinde gerçekleşmiş olup taraflar arasındaki ... sözleşmesinin hükümleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. / Hal böyle olunca mahkemece; sözleşmenin başlığına göre içeriğinin yorumlanmaması gerekmekte olup sözleşme içeriği yorumlandığında esasen taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hizmet sözleşmesine yönelik olmadığı kredi sözleşmesinin kurulmasına aracılık "... sözleşmesi" olduğu anlaşılmaktadır. / Bu duruma göre asıl davada davacı simsarın ücreti hak edip etmediğine, asıl davada davalı ile akdedilen sözleşmeye göre sözleşmede yer alan şirketle yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak ... hizmeti verildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi sonucunda karar verilecektir. Bu kapsamda davacının delillerinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. / 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmadan veya gösterilen deliller değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. / Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi davacının ücreti hak edip etmediğinin belirlenmesi için yukarıda açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile delil toplanmaması ya da bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır. / Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, kaldırma nedenine göre tarafların diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına” karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesi ilamında belirtilen gerekçeler, dosya kapsamına ve mevcut delillere uygun görülmemiştir. Şöyle ki; davacı ... ile davalı ... … Ltd. Şti. arasında imzalanan ... sözleşmesinde belirtilen sürenin sona erdiği, ancak sözleşme süresinin bitiminden sonra tarafların yazışmalarında görüldüğü gibi ve dosya kapsamına göre davacı davalı ... … Ltd. Şti.’nin süre uzatımına rıza gösterdiği, bunun sonucu olarak kredi çıktıktan sonra davalının krediyi almak için bankaya başvurduğu, ancak gerekli teminatı gösteremediğinden krediyi alamadığı anlaşılmaktadır. Böylece tarafların iradelerinin sözleşme süresinin uzatımı konusunda uyuştuğu, davacının edimini yerine getirdiği ve sözleşme şartlrarına uygun ücrete hak kazandığı, davalının ise birleşen dosyaya ilişkin alacağının bulunmadığı, Mahkememizce verilen önceki hükmün yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
..... Mahkemesi kararlarına ilişkin direnme mümkün olmadığından, Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada, istinaf ilamı doğrultusunda sözleşme süresinin sona erdiği ve aslı davada davacının edimini yerine getirmediğinden davanın reddi gerektiği, birleşen davada ise davacı ... ... Ltd. Şti.’nin avans olarak verdiği ücretin iadesini talep edebileceği, davacı ... ... A.Ş’nin ise takip alacaklısı sıfatı bulunmadığından itirazın iptali davasında taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla; 1-Mahkememizin ..... Esas sayılı asıl dosyasında; Davanın reddine; 2-Birleşen .....Esas sayılı dosyasında; a-Davacı ... ... A.Ş yönünden; HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince aktif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine; b-Davacı ... ... Ltd. Şti. yönünden; Davanın kabulü ile; Davalının.....Esas sayılı dosyasında 136.338,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına; Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Mahkememizin .....Esas sayılı asıl dosyasında; Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 8.503,47 TL harçtan mahsubu ile fazla 8.233,62 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ..... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 104.570,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
2-Birleşen ..... Esas sayılı dosyasında;
a-Davacı ... ... A.Ş yönünden; HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince aktif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
b-Davacı ... ... Ltd. Şti. yönünden; Davanın KABULÜ İLE,
Davalının ..... Esas sayılı dosyasında 136.338,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Alınması gereken 9.313,25 TL harçtan peşin alınan 2.328,32 TL harcın mahsubu ile eksik 6.984,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ..... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan 2.369,42 TL harç, yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 342,25 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı ... ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı ... ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 21.814,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ... A.Ş’den alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2023
Başkan .....
¸[e-imza]
Üye .....
¸[e-imza]
Üye .....
¸[e-imza]
Katip .....
¸[e-imza]

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!