Anahtar kelimeler: Maddimanevi Satımdan Tutarak Ödemek Ödemeden İstirdat İstirdatına Anadolu Zararlarla Zorunda

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
----------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin işbu haksız icra takibi, haksız icra işlemleri ve ödemeden dolayı uğradığı maddi-manevi tüm zararlarla ilgili tazminat ve dava hakları saklı tutarak davalarının kabülü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ----------İcra Dairesi ------------ esas sayılı dosyaya ödemek zorunda kaldığı 18.250,00-TL’nin ödeme tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, 18.250,00TL.'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Taraflar arasındaki borcun sebebi olan açık ticari ilişki sebebiyle kamu düzeni uyarınca resen görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte olduğunu, davacının borcun ödenmesi için ----------- ile iletişime geçebileceği gibi iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek şirkette yetkili bulunduğu sürede borçları ödememiş olduğunu, davanın hakkında yetkisizlik bulunması sebebiyle usulden reddi ile davanın her halükarda reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, davacının dava dışı ----------Ş ile dava dışı ---------- Şirketi arasındaki 21.03.2012 tarihli ---------- nolu --------- Sözleşmesi'nden dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu olmaması iddiasına dayanan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına █████/2023 tarihinde ödediği 18.250,00 TL'nin geri ödenmesine ilişkin istirdat davasıdır. Davalı tarafça 23.11.2017 tarihili ---------- Noterliği ----------- yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile takip alacağının temlik alındığı, alacağın kaynağının dava dışı üçüncü kişi '---------Ş.' ile davacı ----------- arasında gerçekleştirilen 21.03.2012 tarihli ----------- nolu ------------ Sözleşmesi'nden kaynaklandığı, davacının -------- Şti adına Şirket Temsilcisi sıfatında söz konusu ticari ilişki içerisinde yerini almış bulunduğu, davacı ------------- 21.03.2012 tarihinde Şirket Yetkilisi olduğunu belirterek (kendi bilgileri ile) 24 ay taahhütü Güvenlik Sistemi Hizmeti satın aldığı, kredi kartı bilgileri kısmına aynı soyadına sahip yakınının kart bilgilerini girdiği, 24 ay boyunca hizmet sözleşmesi uyarınca kesilen faturaların ödenmediği, sözleşme uyarınca aylık %10 faiz işleyeceği savunulmuştur. Davacı tarafça ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyasına █████//2023 tarihinde yapılan 18.250,00 TL ödeme makbuzu aşağıdaki gibidir:Dava dışı ----------Ş ile dava dışı ------------ Şirketi arasındaki 21.03.2012 tarihli ----------- nolu ----------- Sözleşmesi'nin uyuşmazlığın çözümüne esas alınacak ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının dava dışı ----------Ş ile dava dışı ---------- Şirketi arasındaki 21.03.2012 tarihli --------- nolu ----------- Sözleşmesi'nden dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu olmaması iddiasına dayanan---------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı icra takip dosyasına █████/2023 tarihinde ödediği 18.250,00 TL'nin geri ödenmesine ilişkin istirdat davası olduğu, davalı tarafın da savunduğu gibi takibe konu alacağın kaynağının belirtilen sözleşme olduğu, sözleşmenin -yukarıda ortaya konulan- ilgili kısımlarından da görüleceği üzere sözleşmenin dava dışı ----------- Şirketi adına şirket temsilcisi sıfatıyla davacı tarafından imzalandığı, davacının şahsen borçlu olmadığı, bu sıfatla sözleşmeyi imzalamadığı, şirket adına ve şirket yetkilisi sıfatıyla sözleşmeyi imzalamasının davacıyı şahsen borçlu haline getirmeyeceği, sözleşmede davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının da bulunmadığı, bu yönden de davacının şahsen borçtan sorumlu olmadığı, yine her ne kadar davalı tarafça kredi kartı bilgileri kısmına davacının yakınının isminin yazıldığı savunulmuşsa da, bu hususun da davacıyı şahsen sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, kaldı ki atıf yapılan yasa hükmü uyarınca borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunun şahsen ifa etmekle yükümlü dahi olmadığı, bu kapsamda somut olayda para borcunun bizzat borçlu tarafından ifasında davalı alacaklının menfaatinin bulunmaması nedeniyle borcu ifa edecek kişinin üçüncü kişi olmasının davacıyı sözleşmenin tarafı haline getirmeyeceği, tüm bu sebeplerle davacının---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibinde borçlu olmadığı ve borçlu olmadığı halde ödediği bedelin istirdadını talep etmekte haklı olduğu, davacı tarafça icra dosyasına █████/2023 tarihinde 18.250,00 TL ödendiği hususunun sabit olduğu, bu miktar yönünden davanın kabulünün gerektiği, alacağın temelinde sebepsiz zenginleşmeye dayanması nedeniyle TBK 117 uyarınca sebepsiz zenginleşme tarihi olan ödeme tarihinden itibaren alacağa yasal faiz işleyeceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, 18.250,00 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı istirdadı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (18.250,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.246,65 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 311,67 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 934,98 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 619,92 TL dava açma masrafı ve 1.160,00 TL posta masrafından ibaret 1.779,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (18.250,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilmesi gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!