Anahtar kelimeler: Paya Ayrılmış Aşnin Yazim Tlden İbaret Layihalar Biri Sermayesinin İzmir

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 06.07.2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Ticari ŞirketKARAR TARİHİ
: 30.01.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 30.01.2025İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacılar vekili, müvekkili ... A.Ş.'nin sermayesinin her biri 25,00 TL değerinde 2.460.000 paya ayrılmış 61.500.000,00 TL'den ibaret olduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş.'de 2.345.000 adet paya, davalı ...'in ise 115.000 adet paya sahip olduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin, müvekkili ... A.Ş.'nin paylarının %90'ından fazlasına sahip olduğunu, müvekkili şirket ile davalının ortak oldukları süreçten bu yana sürekli anlaşmazlıklar, hukuki ihtilaflar yaşandığını, müvekkili ... ..A.Ş.'nin 17.09.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketin sermayesinin 4.000.000,00-TL'den 11.500.000,00-TL'ye çıkarıldığını, arttırılan sermayenin 7.320.098,52 TL'sinin iç kaynaklardan, kalan 179.901,48 TL'sinin ise nakden ödeneceğinin karara bağlandığını, genel kurul toplantısında şirketin 11.500.000,00-TL'ye çıkarılan sermayesinin 800 paya karşılık 20.000,00 TL'sinin davalıya ait olduğu ve bu paya karşılık verilen nakdi taahhüdün kararın tescili tarihinden itibaren 24 ay içerisinde ödenmesi gerektiğinin hükme bağlandığını, ancak davalının sermaye taahhüdünü 5 yıla yakın süre geçmesine rağmen yerine getirmediğini, yapılan sermaye artırımı sonrasında 07.07.2020 tarihinde kalan apel tutarı olan 47.224,14 TL'nin davalı tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, taraflar arasında görülmekte olan birden çok dava bulunduğunu, davalının İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyası ile öncelikle şirketin feshini, terditli olarak ortaklıktan çıkarılmayı talep ettiğini, müvekkili şirketler tarafından davalının pay değerinin mahkemece hesaplanarak ortaklıktan çıkarılması hususunun kabul edildiğini, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında 23.10.2019 tarihinde alınan rapora göre davalı ...'in payının 681.448,02 TL olduğunun tespit edildiğini, fakat devam eden süreçte, şirketin mali yapısı bozulduğu ve davalının da taahhütlerini yerine getirmediği için şirketin adeta borçlu konuma geldiğini, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasıyla davalı tarafından özel denetçi atanması talebinde bulunulduğunu, fakat İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... A.Ş.'ne yönetim kayyumu atandığını, şirketin zaten hali hazırda yönetim kayyumu tarafından denetlenirken özel denetçi atanması istemiyle dava açılmasının müvekkili şirketi bunaltmak amacıyla yapıldığını, yine ... A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ...'ya karşı sahte imza iftirası ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ██████████ E. numaralı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, imzanın ...'nın eli ürünü olmadığı anlaşılarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalının İzmir 5. Noterliği'nin 29.07.2020 tarihli ve 21697 yevmiye no'lu ihtarnamesiyle ... A.Ş.'de 115.000 pay adedi olan 2.875.000,00 TL ve %25'e tekabül eden hisse payını ...'ya devir ettiğini beyan ve ihtar ettiğini, fakat yapıldığı iddia edilen pay devrinin hukuken geçerli bir pay devri olmadığını, davalı ...'in yükümlülüklerinden kurtulmak adına iş bu ihtarnameyi müvekkili şirkete tebliğ ettiğini, buna ilaveten, 18.08.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurulda Bakanlık Temsilcisinin nezdinde yapılan toplantıda davalını ...'in ... A.Ş.'de pay sahibi olmak istemediğini, paylarını devrettiğini, bu şirkette yaşanılan problemlerden dolayı ortak sıfatının bulunmasını istemediğini belirttiğini, TTK'nun 208. Maddesinde bir sermaye şirketinin hakim ortağının azınlık paylarının satın alma hakkının düzenlendiğini, hakim şirket olan müvekkili şirketin davalının şirketin çalışmasını düzenli bir şekilde engellemesi, sıkıntı yaratması, ve pervasızca hareket etmesi nedeniyle satın alma hakkını kullanma yoluna başvurma zarureti doğduğunu iddia ederek, TTK 208. maddesi gereğince hakim şirket olan müvekkili ... ...A.Ş. tarafından, azınlık pay sahibi olan davalının paylarının satın alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davacı ... A.Ş'nin 2001 yılında bir aile şirketi olarak kurulduğunu, şirketin büyük hissedarının müvekkili ... olduğunu, 2016 yılında şirketin mali sıkıntıya girmesi üzerine müvekkilinin hisselerinin bir kısmını, müvekkilin eşi ve oğlnun ise hisselerinin tamamını 2016 ve 2017 yılında dava dışı ...’ya devrettiklerini, ...'nın ise davacı ... Servis A.Ş.’nin yetkilisi ve tek ortağı olan ...'nın kardeşi olduğunu, davacı ... A.Ş.'nin müvekkiline ait şirkete hiçbir sermaye bedeli ödemeden ortak olmayı ve şirketi ele geçirmeyi planladığını, ... kardeşlerin birlikte hareket ederek, öncelikle müvekkilinin yetkisini kaldırdıklarını, ardından sermaye artırımı yaptıklarını ve ... A.Ş.’nin şirketten alacaklarına karşılık davacı ... A.Ş.'de %95,32 hisseye sahip olduğunu, davacının TTK'nun 208. maddesi hükmüne dayanarak müvekkilinin paylarının satın almasını talep edebilmesi için ortada Şirketler Topluluğu olması gerektiğini, şirketler topluluğu olabilmesi için ise, ortada 1 ana en az 2 yavru şirket olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı ... A.Ş'nin %95 hisseye sahip olup olmadığının da henüz belirli olmadığını, sermaye artırımı butlanı davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde hiçbir somut gerekçeye yer verilmediğini, davacıların İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile şirket hisselerini ...'ya devir edilmesinin şirketten çıkma iradesi olarak göstermeye çalıştıklarını, ancak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest olan davada müvekkilinin hisse paylarının hatalı bilirkişi raporuna istinaden düşük gösterildiğinden bu davadan feragat edildiğini, müvekkili tarafından hisselerini ...'ya devir edilmesini de çıkma iradesi olarak da gösterilmiş ise de, bu devri hukuka aykırı olarak zaten davacı şirketin kabul etmediğini, İzmir 6. Noterliği 06.08.2020 tarihli 06493 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile bir yandan başka şahsa devri kabul etmeyen davacı şirketler bir yandan da payların kendilerine devir etmeleri için iş bu davayı açmalarının TMK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturduğunu savunarak davanın reddine, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise sermaye artırımının butlanı/iptali davası olan İzmir 3 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ..A.Ş'nin sicil dosyasına göre 07.08.2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanak örneğinden sermaye arttırım sonrası şirkette 58.625.000,00 TL sermaye tutarlı 2.345.000 adet pay sahibinin davacı ... A.Ş, 2.875.000 TL tutarlı 115.000 adet pay sahibinin davalı ... olduğu; İzmir 2. ATM █████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında davacının ..., davalının ... ...A.Ş olduğu, davanın 05.07.2018 tarihli genel kurul ve toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti, 4, 6, 7, 8, 9 maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesi, 5 nolu gündemdeki kararın sadece ... ibrasını kapsadığının tespiti talepli olarak açıldığı, 17.07.2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği; İzmir 3. ATM ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında davacının ..., davalının ... A.Ş. olduğu, 27.11.2015 tanzim 27.11.2016 vade tarihli 300.000 USD bedelli bono nedeniyle menfi tespit talepli olarak açılan davanın 14.02.2022 tarihinde reddine karar verildiği; İzmir 3. ATM ████████ Esas sayılı dosyasında davacının ..., davalının ... A.Ş. ve ... A.Ş. olduğu, ... A.Ş.'nin 07.08.2020 tarihli genel kurulunun 3 nolu kararının batıl olduğunun tespitine aksi halde iptali talepli olarak açıldığı; İzmir 5. AHM ████████ Esas sayılı dosyasında davacının ... Servis A.Ş. davalıların ..., ... ve ... olduğu, davanın tasarrufun iptali talepli olarak açıldığı; İzmir 7. ATM ████████ E. sayılı dosyasında ... tarafından ... AŞ aleyhine İzmir 22. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyasındaki itirazın iptaline yönelik olarak açıldığı; İzmir CBS ██████████ sayılı soruşturma dosyasında müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçu nedeniyle yapılan soruşturmada 18.02.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği; İzmir 5. ATM █████████ E. sayılı dosyasında ... tarafından ... A.Ş. aleyhine özel denetçi atanması talepli olarak açıldığı ve davanın 19.12.2018 tarihinde reddine karar verildiği, kararın █████/2018 tarihinde kesinleştiği; İzmir 7. ATM ████████ E. sayılı dosyasında davacının ..., davalının ... olduğu ve ... A.Ş.'nin yönetim kurul üyesi aleyhine açılmış tazminat davası olduğu; İzmir 2. ATM ████████ Esas sayılı dosyasında davacının ..., davalının ... A.Ş. olduğu, ... tarafından devir edilen davalı şirketteki pay devrinin şirket kayıtlarına işlenmesine karar verilmesi talepli olarak açıldığı, mahkemece 05.04.2021 tarihli karar ile davanın kabulü ile ...'e ait %12,5 oranındaki 1.437,500 TL sermayeye denk gelen 57.500 adet payın 10.03.2022 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'ya devrinin davalı şirket pay defterine kayıt ve tesciline karar verildiği; İzmir 5. ATM ████████ Esas ███████ Karar sayılı dosyasında ... tarafından, ... A.Ş. aleyhine ticari şirketin feshinin talep edildiği, mahkemece 15.01.2020 tarihli karar ile davacının feragati nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; İzmir 6. ATM █████████ E. sayılı dosyasında ... A.Ş. tarafından ... ve ... aleyhine açılmış tazminat davası olduğu, davalı ... hakkındaki davanın tefrikine, ... hakkındaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği; İzmir 6. ATM ████████ E. sayılı dosyasında ... tarafından davalılar ... A.Ş. ve ... Servis A.Ş. aleyhine 20/2/2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 4 nolu kararın iptali ve davalı şirkete konan yaklaşık 20 milyon TL'nın davalı şirkete sermaye olarak eklenmesi talepli olarak açıldığı; İzmir 2. ATM ████████ Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar verildiği, ancak dava konusuna ve TTK 208. madde kapsamına göre sonuca etkili olmayacağı anlaşılarak söz konusu ara karardan rücu olunduğu; davacı ... A.Ş.'de davacı ... Tic A.Ş.'nin 2.345.000 adet davalının ise 115.000 adet paya sahip olduğu, imited şirketlerde haklı nedenlerle mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkarılmayla ilgili TTK 640/3 maddesi kapsamında bir düzenleme yapıldığı, ancak anonim şirketlerde bu yönde bir düzenleme olmadığı, bu nedenle kanun koyucunun sermaye unsuru daha ön planda olan Anonim Şirketlerde pay sahipliğinin haklı nedenle sona erdirilmesi yönünde iradesinin bulunmadığını kabul etmek gerektiği, TTK 208. maddesinin "Şirketler topluluğu" için getirilmiş bir hüküm olduğu, şirketler topluluğunun bir şirket ile belirli hakimiyet araçlarıyla dolaylı ya da doğrudan bağlı bulunan ticari şirketlerden oluştuğu, davacı ... A.Ş.'nin ortaklarının ise davacı ... A.Ş. ile davalı ... olduğu, davacı ... A.Ş.'nin şirketler topluluğundan oluşmadığı, bu nedenle TTK 208. maddesinin somut olaya uygulama imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacılar vekili, ilk derece mahkemesince yasal düzenlemelerin olaya yanlış uygulandığını, davacı şirketler ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında hakim şirket bağlı şirket ilişkisi bulunduğunu, TTK 208. maddesinin "hakim şirket bağlı şirket" arasındaki hukuki ilişki için doğrudan uygulanacak olan bir hüküm olduğunu, 6102 Sayılı TTK 195. maddesinde hakim şirket - bağlı şirket ilişkisinin tarif edildiğini, bu maddede "a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; (1.) Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya (2.) Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya (3.) Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme bulunduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin, diğer müvekkili ... A.Ş.'de yaklaşık %95 oranında pay sahibi olduğundan, TTK 195/1-a/1. maddesi uyarınca aralarında "Hakim Şirket - Bağlı Şirket İlişkisi" bulunduğunu ve bu ilişkide ...'nun hakim şirket, ...'in ise bağlı şirket olduğunu, 6102 Sayılı TTK 208. maddesinde azlık paylarının satın alınabilmesi için iki şirket arasında "Hakim Şirket - Bağlı Şirket İlişkisi" olması arandığını, ilk derece mahkemesinin kabulünün aksine, "şirketler topluluğu" oluşturulabilmesi için iki ticari şirketin şart ve yeterli olduğunu, TTK 208. maddesinde şirketler topluluğundan bahsedilmediğini, "hakim şirket - bağlı şirket ilişkisi" olması durumunda diğer şartların varlığı halinde payların satın alınarak pay sahibinin şirketten çıkarılabileceğini, hakim bilimsel görüşe göre de "şirketler topluluğu" kavramından söz edilebilmesi için iki ticaret şirketinin yeterli görüldüğünü, ilk derece mahkemesi kararının yasanın amacına aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, mahkemece müvekkili yararına vekalet ücreti olarak 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava değeri olan 2.875.000,00 TL (çıkarılması talep edilen hisse bedeli) üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, TTK'nın 208. maddesi gereğince hakim şirket olan davacı şirket tarafından, diğer davacı şirkette azınlık pay sahibi olan davalının paylarının satın alınmasına karar verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.TTK'nın "Şirketler Topluluğu" ana başlığı altında "Hâkim ve bağlı şirket" başlıklı 195. maddesinde "(1) a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; (1.) Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya (2.) Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya (3.) Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Aynı kanunun 208. maddesinde "(1) Hâkim şirket, doğrudan veya dolaylı olarak bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse, azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa, hâkim şirket azlığın paylarını varsa borsa değeri, yoksa 202. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenen değer ile satın alabilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda davacı taraf, davacı ... ..A.Ş.'nin, diğer davacı ... ..A.Ş.'nin paylarının %90'ından fazlasına sahip olduğunu, davacı ... ..A.Ş. ile davalı arasında sürekli anlaşmazlıklar ve hukuki ihtilaflar yaşandığını iddia ederek, TTK'nın 208. maddesi gereğince davacı ... ...A.Ş. tarafından davalının paylarının satın alınmasına karar verilmesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince, TTK'nın 208. maddesinin "şirketler topluluğu" için getirilmiş bir hüküm olduğu, davacı ... A.Ş.'nin şirketler topluluğundan oluşmadığı, bu nedenle TTK 208. maddesinin somut olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki, az yukarıda belirtildiği üzere, TTK'nın 195. ve devamı maddelerinde "Şirketler topluluğu" kavramı düzenlenmiş olup, bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketinin doğrudan veya dolaylı olarak oy haklarının çoğunluğuna sahip olması, şirket sözleşmesi uyarınca yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilme hakkına haiz olması, kendi oy hakları yanında bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte oy haklarının çoğunluğunu oluşturması, bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketini bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutması hallerinde, bir şirketler topluluğu bünyesinde birinci şirketin hâkim, diğerinin ise bağlı şirket olduğu kabul edilmiştir.Davacı ... ..A.Ş., TTK'nın 195. maddesi kapsamında davacı ... ...A.Ş.'nin hakim ortağı olduğu iddiasıyla davalıya ait hisselerin TTK'nın 208. maddesi gereğince satın alınması talebiyle eldeki davayı açmıştır. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında ise, (eldeki davada davalı) ... tarafından (eldeki davada davacılar) ... ...A.Ş. ve ... ..A.Ş. aleyhine, sermaye artırımına ilişkin 07.08.2020 tarihli genel kurul gündeminin 3 nolu maddesinin iptali istemiyle dava açılmış olup, söz konusu dosyanın Dairemizce UYAP sisteminde yapılan incelemesinde, davalı tarafın kabulü neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulmayan kararın kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince öncelikle, sermaye artırımının iptaline dair verilen karar da dikkate alınarak, gerektiği takdirde bilirkişi raporu alınmak suretiyle, TTK'nın 195. ve 208. maddeleri kapsamında davacı ... ..A.Ş.'nin davacı ... ..A.Ş.'nin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahip hakim ortağı konumunda bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bu şartın mevcut olduğunun tespiti halinde işin esasına girilerek, TTK'nın 208. maddesinde sayılan "azlığın şirketin çalışmasını engellemesi, dürüstlük kuralına aykırı davranması, fark edilir sıkıntı yaratması veya pervasızca hareket etmesi" hallerinin somut olayda mevcut olup olmadığı, netice itibariyle davacı ... ..A.Ş.'nin davalıya ait hisselerin TTK'nın 208. maddesi kapsamında satın alınmasını talep edip edemeyeceği hususunda araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır.Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin istinaf itirazları ile davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.