Anahtar kelimeler: Gkarar Kredili Denizli Kredilerden Firması Başkan Yazim Mevduatlardan İlişkili Bankalarca

T.C.

DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:
KARAR NO
:
KARAR TARİHİ
:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
TARİHİ
:
NUMARASI
:
DAVALILAR
:
VEKİLİ
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
İLİŞKİLİ KİŞİ
:
DAVANIN KONUSU
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... A.Ş firması arasında 08.11.2022 tarihinde 15.000.000.TL bedelle Kredi Çerçeve Sözleşmesi, 17.09.2021 tarihinde 6.000.000.TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmesi, 13.04.2020 tarihinde 1.500.000.TL bedelli Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını ve bu kredi sözleşmeleri uyarınca firmaya kredi kullandırıldığını, kredi çerçeve sözleşmeleri ekinde mübrez kefalet beyanı uyarınca davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. Firmasının banka nezdinde doğacak borçları için ...San. Ve Tic. Ltd. Şti.... . Şti, ... ve ... kefil olduklarını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle firma ve kefilleri aleyhine ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ve eki hesap özeti keşide edildiğini, ihtarnamede 3.470.458,00.TL nakit, 150.000,00.TL gayri nakit alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, alacaklarının muaccel hale geldiğini, TTK hükümleri uyarınca 8 gün içerisinde itiraz etmeyerek banka alacaklarının zımnen kabul edildiğini, ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe davalı borçluların, bankalarına herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle takibe, borca, yetkiye ve takibin tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiklerini, tüm borçlular tarafından yapılan takibe itiraz edildiğinden icra müdürlüğünce takibin itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, görüşmeler neticesinde taraflarca anlaşamama yönünde █████/2023 tarihinde neticelendiğini, alacağa dayanak kredi çerçeve sözleşmeleri uyarınca kullandırılan 3.693.450,07.TL nakit, 132.000,00.TL gayrinakit alacaklarının olduğunun banka kayıtları ile sabit olduğunu, ... . Noterliği'nin ... tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ve eki hesap özetinin davalılara tebliğ edildiğini, ancak davalıların ihtarname müracaatına herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, açıklanan nedenlerle davalı borçluların ... Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takibe itirazın iptali ile takibin devamına, banka alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınarak müvekkili bankaya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı bankaya hiç bir borcu bulunmadığını, davanın davacı ile müvekkilleri arasında akdedilen banka kredi sözleşmesinden kaynaklı itiraz iptali davası olduğunu, alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu, taraflar arasında takip tarihi itibariyle borç alacak durumunun bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, davacı yanın takip tarihi itibariyle borcu olmayan bir borcu icraya koyduğunu, kefiller yönünden de bu şartların oluşmadığını, faize ve kötüniyet tazminat taleplerini kabul etmediklerini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, davacının dava konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı(alacaklı) banka tarafından dava dışı asıl borçlu(kredi lehtarı) ... . A.Ş. aleyhine Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip başlatıldığı ve icra takibinin halen derdest olduğu anlaşılmakla, anılan icra dosyasından alacağın tahsil edilmesi ihtimali de gözetilerek, davalılar yönünden tahsilde tekerrüre neden olunmamak koşuluyla icra takibinin devamına karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri hükümleri incelendiğinde; davalıların müteselsil kefil sıfatıyla gayrinakdi kredi borçlarından da sorumlu oldukları anlaşılmakla, icra takibine ve eldeki davaya konu edilen 132.000,00.TL çek taahhüt/gayrinakdi kredi bedelinin de davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyecek bir hesapta depo edilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafın talep etmiş olduğu asıl alacak miktarlarının likit nitelikte olduğu anlaşılmakla, asıl alacak miktarları toplam tutarı üzerinden %20 oranıyla hesaplanan icra inkar tazminatının kabulü yönünde karar verilmiştir.
Yapılan açık yargılama, dava, cevap, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya içeriğine göre; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair karar verilerek Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak davalı aleyhine hüküm kurulduğunu, muaccel bir borç bulunmadığı halde aksi yönde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu bağlamda davacının iddia ettiği alacağı muaccel olmayıp bu sebeple muaccel olmayan bir borç sebebiyle de davalıların temerrüde düşürülmesinin mümkün olmadığını, kefillerin borçtan sorumlulukları bulunmamasına karşın aksi yönde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, kefiller yönünden, muacceliyet ve temerrüt şartları oluşmadığını, bu sebeple kefillere müracaat şartları yerine getirilmeden ve iddia edilen borç kefiller yönünden de muaccel hale gelmeden kefiller hakkında icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan faiz tutarlarının hatalı olduğunu, bilirkişi raporu referans alınarak kabul edilen faiz oranları fahiş olup bu oranların hüküm altına alınması hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu tutarın mahkemenin değerlendirmesinin aksine yargılamayı gerektirir nitelikte olup mahkemenin kabulüne göre dahi icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kullandırılan kredilerin vadesinde geri ödenmemesi üzerine keşide edilen ihtarnameyle davalı yan temerrüde düştüğünü, imzalarının bulunduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklanan müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil sıfatlarına istinaden de davaya dayanak takip başlatıldığını, hal böyleyken kefilin sorumlu olmadığı iddiasının tümüyle asılsız olduğunu, hüküm altına alınan faize yönelik itirazın mesnetsiz olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda gerekli hesaplamaların yapıldığını, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı yanın beyanlarının aksine, davacı Banka alacağı kredi sözleşmelerinden kaynaklanmış olduğuna göre, emsal Yargıtay Kararları da dikkate alındığında davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davalı yanın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, davacı bankanın dava dışı .... Şirketine kullandırmış olduğu ticari nitelikli kredi nedeniyle başlatılan ... Dairesinin ... sayılı icra dosyasında kefil konumunda bulunan davalılar tarafından yapılan itirazın iptali itirazın iptali ile, icra takibinin devamına ve karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan Çerçeve Kredi Sözleşmeleri incelendiğinde; davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ... San ve Tic. A.Ş. Arasında 13.04.2020 tarihinde 1.500.000,00.TL limitli, 17.09.2021 tarihinde 6.000.000,00.TL limitli ve 08.11.2022 tarihinde 15.000.000,00.TL limitli kredi çerçeve sözleşmelerinin imzalandığı, davalıların da anılan sözleşmelere aynı kredi limit tutarları üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları anılan sözleşmeler uyarınca dava dışı kredi lehtarına kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredilerin ödenmemesi üzerine, hesabın kat edilerek hesap özetinin de eklenmesi suretiyle borcun ödenmesi ihtarıyla dava dışı asıl borçlu ve müteselsil kefil davalılara usulünce ihtarnamelerin keşide ve tebliğ olunduğu, ancak ihtarnamede belirtilen borçların tanınan atıfet süresinde ödenmemesi üzerine alacaklı banka tarafından icra takibi başlatıldığı, davalıların borca itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın da, itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle, İİK'nın 67/1. Maddesinde hüküm altına alınan bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Bilirkişi 19.03.2024 tarihli raporunda özetle, davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği toplam alacak miktarının 3.687.987,90 TL olduğunu, davalı tarafın gayrinakti kredi borcundan dolayı depo etmesi gereken tutarın da 132.000,00 TL olup hesap kat ihtarnamelerinin davalılara tebliğ edilerek temerrütün gerçekleştiğini rapor etmiştir.
.......Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı(alacaklı) banka tarafından dava dışı asıl borçlu(kredi lehtarı) .......A.Ş. aleyhine Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takip başlatıldığı ve icra takibinin halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibarıyla asıl borçlunun borcu ipotek ile teminat altında bulunduğundan alacaklı asıl borçluya karşı İİK 45/1 maddesine göre yalnızca rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilecektir. Müteselsil kefil olan davalılar yönünden ise, alacak ipotekle teminat altında olsa bile alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yanında müteselsil kefili de takip edebilecektir. Bunun için TBK 586/1 maddesine göre borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması yeterlidir. Alacaklı banka tarafından asıl borçluya kat ihtarı gönderilmiş olup kat ihtarına rağmen borcun ödenmediği sabittir. Buna göre olayda müteselsil kefilin takibi şartları oluşmuştur. Müteselsil kefiller yönünden ipotekli takip mükerrerlik oluşturmayacaktır. Ancak her iki takipte aynı alacaktan kaynaklandığından tahsilde tekerrür etmemek kaydının bulunması gerekir. Takip talebinde bu hususun belirtilmemesi tek başına takibe itirazın haklılığı sebebini doğurmayacaktır. Mahkemece kararda bu hususun hüküm altına alınmasına engel bulunmamaktadır.
Yapılan açıklamalar kapsamında somut olayda; .....Dairesinin ....... sayılı dosyasında ödeme emrinde “tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsil talebidir“ kaydının bulunduğu anlaşılmakla; istinaf yoluna başvuran davacının mükerrerlik itirazlarına yönelik istinafları yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte; İcra İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünde, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Eldeki davada da, dava konusu kredi alacağı likit (belirlenebilir) olup davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuştur.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, mahkeme gerekçesinin ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-.....Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, .. Karar sayılı dosyasında verilen █████/2024 tarihli karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 260.943,37 TL istinaf karar harcının ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 394,00 TL Posta ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı gider avansından karşılanan 30,00 TL tebligat giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize sunulacak ya da Dairemize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025
....
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!