Anahtar kelimeler: Gkarar Çağrısının Gazetesinde Denizli İstemli Başkan Yazim Ortağı Katip Kurul

T.C.

DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
:
KARAR TARİHİ
:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
TARİHİ
:
NUMARASI
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
TEMSİLCİ
:
TEMSİLCİ
:
DAVANIN KONUSU
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
G.KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ortağı bulunduğu şirketin █████/2023 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, genel kurul kararının █████/2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ancak genel kurul çağrısının davacı tarafa tebliğ edilmediğini, herhangi bir vasıta ile de tebliğ yönünde bir çaba da gösterilmediğini, davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu 414. Maddesindeki hususlara uymadan genel kurul çağrısı yaptığını, genel kurulun toplandığını ve çeşitli kararlar alındığını ileri sürerek, █████/2023 tarihli genel kurulun batıl sayılmasına, genel kurulun ve genel kurulda alınan karaların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu 06.06.2023 tarihli genel kurul tarihinde ve davalı şirketin hisselerinin ... şirketi tarafından satın alındığı tarihte şirket ve ticaret sicil kayıtlarına göre davacının şirket ortağı görünmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Genel Kurul tarihi itibari ile şirketin tek ortağının ... Tic Ltd Şti olduğunu, şirket ortağı olan ... Ltd. Şti'nin şirket hisselerinin tamamını, şirket kayıtlarına göre devir esnasında ortak görünen hissedarlardan satın aldığını, davacının bu devir esnasında da ortak görünmediğini, bu nedenle ortak olduğu iddiası ile dava ikame etmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, dava nedeniyle davalı şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davanın reddine, 500.000,00 TL'den den az olmamak üzere teminat taktirine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının █████/2018 tarihli hisse satış sözleşmesi ile hisselerini ... devrettiği, davacının, davalı şirketin genel kurul tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle davalı şirketin ortaklarından olmadığı anlaşıldığından davacının aktif husumeti bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, her ne kadar davacı taraf davalı şirketin göndermiş olduğu ... .Noterliğinin ...tarih .. yevmiye sayılı ihtarname kapsamında davalı şirketin ortağı olduğunu beyan etmiş ise de söz konusu ihtarnamenin davacıların davalı şirketin ortağı olma sonucunu çıkarmayacağı, ticaret sicil kayıtları ve dosyaya sunulan bilirkişinin raporu doğrultusunda davacı ... 'nın █████/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile hisselerini .. devrettiği, her ne kadar ihtarname tarihi bu devirden sonra ise de ticaret sicil kayıtları ve devirler kapsamında ve davalı şirketin anonim şirket olması nedeniyle hisse devirlerinin tescile de tabi olmaması nedeniyle davacı .. hisselerini dava dışı .. devrettiği, davaya konu olan █████/2023 tarihli genel kurul tarihi itibariyle davacının davalı şirketin ortağı olmadığı anlaşıldığından bu iddiası yerinde görülmeyerek davacı yönünden aktif husumeti bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın ikamesinden sonra tebliğ edilen dava dilekçesine davalı taraf olan ... A.Ş. tarafından dava dosyasına cevap dilekçesi ve delil dilekçesi verilmediğini, cevap süresinde cevap ve delil ibraz etmeyen davalıya davanın safahatinde, dava dosyasında davalı şirkete verilen kesin süre içerisinde dosyaya ibraz etmek mecburiyetinde olduğu uhdesinde bulunan defter belgelerde ibraz edilmediğini, davalı şirket tarafından kesin süre ve sonuçlarının ihlal edildiğini, bu sebeple davalı tarafın bu belgelere dayanmaya hakkı bulunmadığını ve bu belgelere göre bilirkişi raporu düzenlenmesinin mümkün olmayıp adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, dosyanın bilirkişiye tevdii üzerine davalı şirket tarafından geçerli bir delil ve cevap dilekçesi olmadan ellerinde olan şirket kayıtlarının sadece bilirkişiye gösterildiğini ve bu belgelerin mahkeme dosyasına, suret olarak bilirkişi tarafından kendisine ibraz edilen belgelerle girdiğini, ancak bu belgelerin süresinde mahkemeye ibrazı, bu ibraza dayanarak incelenebilir ve mukayese yapılabilir olması gerektiğini, belgelerin şirket tarafından iade alındığını, bilirkişi raporunda dayanak olan belgelerin taraflarınca incelenemediğini, bu devire ilişkin herhangi bir sözleşmenin taraflarınca imzalanmadığını, ancak bir an böyle bir belgenin varlığına dair bir beyan olması halinde bile, mahkeme kararına dayanak alınan sözleşmenin aslının ibraz edilmemesi sebebi ile ilk etapta çıplak gözle de olsa bir mukayese yapma imkanının kalmadığını, aslı dosyaya ibraz edilmeyen sadece bilirkişiye ibraz edilen suret belgelerden görüldüğünü kadarı ile ortaklar pay defterinin açılışı 2018 yılı sonunda 2019 yılı için açılışı olduğunu, ancak kapanışı bulunmadığını, bu durumda bu deftere her şeyin her zaman işlenebileceğini, belirtilen iddia ve gerekçelerle bir türlü dosyaya ibraz edilmeyen hali hazırda dosyada sadece suretleri olan ve açılış kapanış tasdikleri olmayan imzaların sağlığından emin olmadıklarını ve bilirkişi raporuna mahkemeye ibraz edilmeden bilirkişiye ibraz edilen aslında dosyada süresinde verilmiş bir cevap ve delil dilekçesi olmadan ve verilen kesin süreye rağmen ibrazından davalı şirket tarafından kaçınılan belgelere dayanılarak yapılan bilirkişi incelemesini, dosyaya kazandırılan yetersiz bilirkişi raporuna ve bu rapora dayanılarak kurulan hükme itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava ,Genel Kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "şirketin ortaklar pay defteri, karar defteri ve hisse satış sözleşmesinin yasal mevzuata uygun düzenlendiği, ve davacının █████/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile hisselerine .... devrettiği, dava konusu █████/2023 tarihli genel kurul tarihinde davalının şirket hissedarı olmadığı " rapor edilmiştir.
Davada taraf sıfatı (husumet) def'i değil itiraz mahiyetinde bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen araştırılmalıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun"II-İptal Davası Açabilecek Kişiler" kenar başlıklı 446 ncı maddesinin birinci fıkrasında ;
"1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b)Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c)Yönetim kurulu,
d)Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." denilmektedir.
Bu durumda; bilirkişi raporu, bilirkişi raporunda incelenen şirket kayıtları ve pay devrine ilişkin sözleşme, ticaret sicil kayıtları ve mahkeme gerekçesine göre istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-....Mahkemesi'nin ... Esas, ... sayılı dosyasında verilen █████/2024 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize sunulacak ya da Dairemize gönderilmek üzere başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!