Anahtar kelimeler: Dükkan Tevzi Anahtar Yapım Akdedilen İzinleri Yazildiği Kdv Başkan İnşaatın

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:2022/
KARAR NO
:2025/
BAŞKAN
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
:Av.
DAVALI
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: 29.12.2021
KARAR TARİHİ
: 19.02.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:28.02.2025
Öncesinde ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli 2021/ esas 2021/ sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 11/.../2019 tarihli 1.300.000 TL + KDV bedelli anahtar teslimi inşaat yapım sözleşmesi kapsamında söz konusu ... üzerinde bulunan inşaatın anahtar teslimi tüm yapı işlemleri tamamlandığını ve yapı kullanma izinleri de alınarak dükkan ve dairelerin sahiplerine teslim edildiğini, bu inşaat sözleşmesi ile ilgili sözleşmede öngörülmeyen ilave masraflar ile ilgili olarak davalının sözleşme konusu taşınmazda maliki olduğu bir dükkanın satılarak satış bedelinin yarısının müvekkiline ödeneceği taahhüdünde bulunduğunu, ilk sözleşmeye benzer şekilde taraflar arasında █████/2020 tarihli 1.200.000 TL + KDV bedelli yeni bir anahtar teslimi inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, konusunun ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan inşaat olduğunu, inşaat sürecinde Covid-19 pandemi koşulları yaşanmasına karşın taahhüt edilen sürede tamamlanması için gerekli çalışmalar müvekkili tarafından devam ettirilirken █████/2020 tarihinde firmanın tek ortağı ve imza yetkilisi ...’ün Covid-19 hastalığı nedeniyle vefat ettiğini, akabinde açılan kayyım tayini davasının 2021 yılı Mart ayında tamamlandığını ve atanan kayyım ile birlikte şirket müdürleri görevlendirilerek müvekkili şirketin işlem yapma ehliyetinin tekrar sağlandığını, akabinde tarafların görüşerek söz konusu inşaatın kalan müteahhitlik işlemlerinin başka bir müteahhit ile devam ettirilmesi konusunda mutabık kaldıklarını ve █████/2020 tarihinde davalı tarafından yapı müteahhidi değişim talebinde bulunulduğunu, müteahhit değişimi yapılana kadar anılan inşaatın %80'ini tamamlanmış olup bu durumun belediyenin ...’ya yazdığı .../███████ tarihli raporu ile de sabit olduğunu, bu sözleşme ile yükümlenilen inşaat için müvekkili firma tarafından ödemesi yapılan inşaat masrafları için sözleşme bedelinin % 80'i oranında 960.000 TL +KDV hakediş ve müvekkili firma tarafından avans ödemesi yapılmış 35.000,00 TL asansör bedeli ile bunun % 15 yasal müteahhitlik kâr haddi dikkate alınarak müvekkili firmanın davalı iş sahibi firmadan alacağı tutarın yaklaşık 1.000.000 TL + KDV olarak hesaplandığını, davalıya █████/2021tarih ve no'lu, 1.000.000,00 TL + %18 KDV =1.180.000,00 bedelli faturanın düzenlenerek tebliğ edildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini ve faturaya itiraz edildiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilince dava konusu Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan inşaata yönelik olarak davacıya inşaatın iş takip ve koordinasyon yükümlülüğünün verildiğini, inşaatın yapım ruhsatının alınmasından itibaren 6 ay içinde bitirilip teslim edilmesi gerektiğini, davacı ile anlaşmaya varılan iş ve işlemler şirket yetkilisinin şahsına değil bizzat şirkete verilmiş olup şirket yetkilisinin vefatının mücbir sebep sayılamayacağını, aksi kabul edilse dahi bu durumun müvekkiline yazılı olarak bildirilmediğini ve sözleşmenin devamı için herhangi bir süre talep edilmediğini, Ada Parsel konulu ilk sözleşme kapsamında ise müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, inşaat yapım bedelini davacıya tamamen ödediğini, yine hakediş bedelinin dışında gerekli izinler ve belediye otopark bedelleri için de ayrıca davacıya 134.337,25 TL bedel ödendiğini, buna rağmen davacının 18 ay içerisinde projeyi tamamlayarak ve yapı izinlerini alarak teslim etme şartını yerine getirmediğini, bu sözleşme için de şirket yetkilisinin vefatının mücbir sebep sayılamayacağını ve yazılı bildirimde de bulunulmadığını, ayrıca anlaşma konusu işe yönelik haricen yapılan tespitlerde; yapılan inşaat üzerinde eksikliklerin mevcut olduğunun, projenin anahtar teslim halde bulunmadığının, inşaatın mimari projeye aykırı yapıldığının, (cam balkon kapatma vs gibi ) yapı izninin alınmadığının ve mimari projeye aykırılıklar nedeniyle yapı izninin alınamayacak durumda olduğunun tespit edildiğini, yapı iznine yönelik eski hale getirme işlemleri için belirsiz bir maddi zarar doğduğunu, ayrıca müvekkil şirketin ticari kayıtlarına göre davacıdan 221.060,17 TL cari hesap bakiye alacağının mevcut olduğunu ve buna ilişkin dava haklarının saklı olduğunu, dava konusu faturaya da itiraz edildiğini, yüklenici sıfatı ile davacıya hakediş bedeli peşin ödenmesine rağmen müvekkiline hakediş faturası kesildiği beyan edilmeksizin 10.03.2021 tarih ve nolu 1.180.000 TL meblağlı gerçek dışı fatura kesildiğini, süresi içinde itiraz edildiğini, sözleşme konusu hakedişin tamamı davacıya ödenmiş olup, davacının ticari ilişki kaynaklı müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
DELİLLER
: 11 Eylül 2019 tarihli Anahtar Teslimi İnşaat Yapım Sözleşmesi, ... Mh. ... Parsel olan Anahtar Teslimi İnşaat Yapım Sözleşmesi, fatura, davacı firmaya ait Ticaret Sicili, ticari defter ve kayıtları, ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/ sayılı arabuluculuk dosyası, ihtarnameler, banka dekontları, şirkete ait muhasebe kayıtları, ticari defter ve belgeler, mail yazışmaları, tanık, bilirkişi, yemin ve t
üm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından taraflar arasında iki farklı inşaatın yapımına ilişkin iki farklı inşaat yapım sözleşmesi akdedilmiş olduğu anlaşılmakla birlikte, iş bu davada uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen █████/2020 tarihli sözleşmeden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı, taraflar arasında akdedilen █████/2020 tarihli inşaat yapım sözleşmesi devam ederken davacı şirketin tek yetkilisinin vefatı sebebiyle işin taahhüt edilen sürede tamamlanamadığını, daha sonra tarafların anlaşması ile sözleşmenin sonlandırıldığını, ancak bu aşamaya kadar kendilerince işin %80’inin tamamlandığını, ayrıca asansör yapımı için avans ödemesi yapıldığını, ancak hakedilen iş bedeli 1.000.000,00 TL+KDV üzerinden düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürmüştür.Davalı ise, dava konusu sözleşme bedelinin tamamen davacıya ödenmiş olduğunu, ayrıca davacıya otopark bedelleri için 134.337,25 TL bedel ödendiğini, ancak davacının işi taahhüt edilen sürede tamamlamadığını, davacı şirket yetkilisinin vefatının mücbir sebep sayılamayacağını, bu nedenle sözleşmenin taraflarınca feshedildiğini ve işin başka bir firmaya tamamlattırıldığını, davacının yapmış olduğu işte eksik ve ayıplar bulunduğunu, ayrıca kendilerinin cari hesapta davacıdan 221.060,17 TL alacaklı olduklarını ve buna ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını savunmuştur.Eser sözleşmesinde, yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul, fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini ispat edebilir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Kural olarak eksik işlerin varlığı ve kim tarafından giderildiğinin tanık dahil her türlü delille ispatı mümkün ise de, tanık delili takdiri ve zayıf bir delil olup, tanığın bir vakıayı aklında tutması ya da gerçeği olduğu gibi aktarması zor olduğu gibi, davanın tarafları ile arasındaki kişisel ilişki gereği tarafsız davranması da zordur. Bu nedenle iş sahibi tarafından işlerin yüklenici tarafından tamamlanmadığına, eksik bırakıldığına dair işin bırakıldığı tarihte bir delil tespiti yaptırılması veya taraflarca düzenlenmiş bir tutanak vb. belge sunulması gerekir (... 6 HD █████/2021 tarih 2021/ E., 2021/ K. sayılı emsal kararı)
Somut olayda, davacı işin % 80’inin kendisi tarafından tamamlandığını ileri sürerek buna ilişkin yapı denetim kuruluşu ve davalının da imzasını taşıyan inşaat seviye tespit tutanağına dayanmış, davalı ise dava konusu faturayı kabul etmemekle birlikte işin tamamlanma oranına ilişkin bir beyanda bulunmamış, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında ise mahkemece dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınarak işin tamamlanma oranı %48 olarak kabul edilmiştir. Ne var ki yukarıda da açıklandığı üzere bu hususta ispat yükü davalı iş sahibinde olup, dosya kapsamından davalının sözleşmeyi █████/2021 tarihli ihtarname ile feshettiği ve bu tarihten sonra davacı tarafın işten el çektiği anlaşılmakta ise de, davalı tarafça bu tarih itibariyle yaptırılmış bir delil tespiti veya davacı imzasını taşıyan bir tutanak sunulmamıştır. Mahkemece yapılan keşif tarihi itibariyle işin tamamlandığı da açık olup, dinlenen tanık beyanları da gerek yukarıda açıklanan nedenlerle gerekse içeriği itibariyle de yeterli görülmediğinden, ispat yükü kendisinde olan davalı iş sahibince karinenin aksinin, yani eksik olduğu ileri sürülen tüm işlerin yüklenici dışında 3. kişiler tarafından tamamlandığının ispat edilememiş sayılması gerekmiş, davacı iddiası gibi işin %80’inin davacı tarafından tamamlandığı kabul edilmiştir. Ayrıca davalı tarafça ayıp savunmasında da bulunulmuş olmakla birlikte bu yönde de bir delil sunulamamıştır. Dava konusu sözleşme KDV hariç 1.200.000,00 TL bedelli, yani götürü bedelli bir sözleşmedir. Götürü bedelli işlerde iş bedelinin tamamının ödenmemiş olması halinde, hak edilen ve ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının belirlenmesi için, gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar gözetilerek sözleşme ile üstlenilen işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip, bu oranın toplam götürü bedele uygulanmak ve kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle hesaplaması gerektiği ...-15 HD uygulamalarında kabul edilmektedir.(...-15 HD █████/2017 tarih 2016/ E., 2017/ K. sayılı ve █████/2016 tarih 2016/ E., 2016/ K. sayılı emsal kararları)Buna göre hesaplama Mahkememizce de yapılabilecek olmakla, davacının (1.200.000,00 TLx%80=) 960.000,00 TL+KDV olmak üzere toplam 1.132.800,00 TL iş bedeline hak kazandığı kabul edilmiştir. Davacı bunun dışında asansör bedelinin de kendisince ödendiğini ileri sürerek buna ilişkin dava dışı asansör firmasınca düzenlenen █████/2021 tarihli ….009 nolu 35.000,00 TL bedelli bir e-fatura sunmuş olmakla birlikte, davalı bu işin bedelinin yeni yüklenici tarafından ödenerek yaptırıldığını savunmuş olup, davacı tarafça işten el çekildikten sonra düzenlenen bu fatura davacı iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. İş bu davanın █████/2020 tarihli sözleşme uyarınca düzenlenen ….07 nolu █████/2021 tarihli 1.180.000,00 TL bedelli faturaya ilişkin olduğu, ancak ödemelerin tespiti yönünden tarafların cari hesap kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, bilirkişilerce bu yönde yapılan inceleme sonucu düzenlenen █████/2024 tarihli 2.ek raporda, takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre davacının 108.138,64 TL borçlu olduğu, davalı kayıtlarına göre davacının 221.060,17 TL borçlu olduğu, tarafların kayıtları arasındaki 112.925,53 TL’lik farkın tarafların 2019 yılı açılış kayıtlarından, taraf defterlerindeki ödeme kayıtlarındaki farlılıktan ve davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 35.000,00 TL bedelli asansör bedeli faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 11/.../2019 tarihi itibariyle davacının kendi kayıtlarına göre 99.208,00 TL, davalı kayıtlarına göre 119.108 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.Bu tarihten sonra tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farklılık olarak tespit edilen davacı defterlerindeki █████/2020-█████/2020 vadeli çek açıklamalı 35.000,00 TL tutarlı, █████/2020-█████/2020 vadeli çek 35.000,00 TL tutarlı, █████/2021-0777 K.İ.Ş. açıklamalı 50.000,00 TL tutarlı, █████/2021 tarih ...…….. ... fatura 35.000,00 TL tutarlı kayıtlar ile davalı defterlerinde yer alan █████/2020 tarih 70 MK 2 adet çek açıklamalı 47.921,53 TL tutarlı kayıtların dayanağı olan belgelerin sunulması için davacı kayıtları yönünden davacı vekiline ve davalı kayıtları yönünden davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş, davalı tarafça dayanak belgelerin temin edilemediği bildirilmiş, davacı tarafça █████/2020-█████/2020 vadeli çek açıklamalı 35.000,00 TL tutarlı, █████/2020-█████/2020 vadeli çek 35.000,00 TL tutarlı çeklerin ilk sözleşme kapsamında kendilerince mobilya tedarikçisi firmaya verilen çekler olduğu açıklanarak tahsilat makbuzu sunulmuş olmakla birlikte, sözleşme kapsamında iş bedelinin içinde olması malzeme bedeline ilişkin çeklerin ayrıca davalı hesabına borç yazılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki ispata da muhtaç olduğu kanaatine varılmış, █████/2021 tarih ……..... fatura 35.000,00 TL bedelli kaydın dayanağı olarak sunulan 35.000,00 TL bedelli asansör ve montaj faturasının davacı lehine dikkate alınamayacağı zaten yukarıda açıklanmış, █████/2021-... açıklamalı 50.000,00 TL tutarlı kaydın dayanağı ise dava konusu parselde yapılan inşaatın 4 nolu dairesinin ön satış sözleşmesi kapsamında ...’tan alınan kaparo iadesi olarak açıklanmış ve buna ilişkin tanık beyanı olduğu belirtilmiş ise de, aynı şekilde yazılı delille ispata muhtaç olan bu kaydın da dikkate alınması mümkün görülmemiştir.Davacı tarafça ilk sözleşme kapsamında faturası kesilmeyen 249.966,10 TL+KDV’nin de dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, en son faturası 30/.../2020 tarihli olan ve iş bu dava açılıncaya kadar talep konusu edilmeyen faturalandırılmamış bir tutarın, bu aşamada dikkate alınması mümkün görülmemiştir. Öte yandan davalı tarafın █████/2021 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiği ve davacı tarafça itiraz edilmediği üzere, davalı tarafça otopark ücreti davalı adına ödenmek üzere davacıya ödenmiş olmakla birlikte, peşin olarak ödenmesi gereken bedelin taksitlendirildiği ve 2021 Ocak ile Mart taksitlerinin de ödenmediği ileri sürülerek söz konusu ihtarda son iki aya ait 22.389,54 T’nin ödenmesi talep edilmiştir. Dolayısıyla dava dilekçesinde dava konusu faturayı oluşturan alacak kalemleri arasında da sayılmayan otopark ücreti ödemesi 134.000,00 TL’nin davalı tarafça ispatlanamadığından bahisle dava konusu alacak tutarına eklenmesi mümkün görülmemiş, bu yönüyle de ek rapora itibar edilmemiş, davalının ihtarında iadesini talep ettiği tutar ise takas-mahsup talebine konu edilmediğinden hesaplamada davalı lehine de dikkate alınmamıştır.Yine gerek sözleşmenin feshi nedeniyle koşullarının oluşmamış olması, gerekse de davalı tarafça açıkça takas-mahsup define konu edilmemiş olması nedeniyle, cezai şart alacağına ilişkin bir hesaplama da yapılmamıştır.Bu durumda davacının takip tarihi itibariyle 221.060,17 TL-47.921,53 TL=173.138,64 TL cari hesap borcunun bulunduğu kabul edilmelidir. İş bu dava cari hesaba değil faturaya dayalı olmakla birlikte, yukarıda da açıklandığı üzere davalı ödemeleri açıklama içermediğinden, davacının faturaya dayalı bakiye alacağının, hak ettiği iş bedeli olan 1.132.800,00 TL’den cari hesap borcu olan 173.138,64 TL’nin mahsubu ile tespitinin gerektiği sonucuna varılmış olup, buna göre davacı takip tarihi itibariyle davalıdan 959.661,07 TL alacaklıdır.Bununla birlikte davacı ... 21.Noterliği’nin █████/2021 tarih yevmiye nolu ihtarnamesi ile dava konusu fatura bedelinin ödenmesi için davalıya 7 gün içinde ödenmesi için süre vermiş ve söz konusu ihtarname █████/2021 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olduğuna göre, 959.661,07 TL asıl alacağa temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren takip tarihine kadar işleyecek %16,75 oranındaki işlemiş faiz tutarının da tespiti gerekmiş ve Mahkememizce yapılan hesaplama ile 76.799,54 TL olarak tespit edilmiştir. O halde davacının iş bu davada 959.661,07 TL asıl alacak ve 76.799,54 TL işlemiş faiz talebinde haklı olduğu, eksik ve ayıplı iş savunması nedeniyle alacağın likit olmadığı, reddedilen 173.138,64 TL yönünden ise ödemeye rağmen takibe konu edilmesi nedeniyle davacının kötüniyetli olduğu, reddedilen kalan kısım yönünden kötüniyetinin ispatlanamadığı dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 959.661,07 TL asıl alacak ve 76.799,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.036.460,61 TL üzerinden ve asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda(talep gibi %18,25’i aşmamak üzere) avans faizi işletilmesi suretiyle devamına, fazla talebin reddine, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kısmen kabulüne, reddedilen 173.138,64 TL’nin %20’si oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı dosyasındaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 959.661,07 TL asıl alacak ve 76.799,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.036.460,61 TL üzerinden ve asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda(talep gibi %18,25’i aşmamak üzere) avans faizi işletilmesi suretiyle devamına, FAZLA TALEBİN REDDİNE, Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Davalının kötüniyet tazminatı talebinin kısmen kabulüne, reddedilen 173.138,64 TL’nin %20’si oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, fazla talebin reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 70.800,62.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 15.605,34.-TL harcın mahsubu ile bakiye 55.195,28.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 157.104,49.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 40.902,30.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ( % 80,22 kabul % 19,78 red) kabul red oranına göre; 1.058,90.-TL'sinin davalıdan; 261,10.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan 16.959,54.-TL harç, 1.274,90.-TL keşif harcı ve 10.069,62.-TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere yazılı toplam 28.304,06.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 80,22 kabul, % 19,78 red) 22.705,51.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!