Anahtar kelimeler: Etmemeyi Nevini Kyazim Bira Sunma Bayilik Alanının Katkı Ürünü Akdedilen

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.ANKARA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ... -...DAVALI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2023K.YAZIM TARİHİ
: █████/2023Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında akdedilen bayilik sözleşmesi hükümleri uyarınca davalıya katkı bedeli ödendiğini, sözleşme uyarınca 300.000 lt bira ürünü satışının tamamlanıncaya kadar sürekli bir şekilde müşteriye sunma, hazır bulundurma, sözleşme süresince faaliyet alanının ve nevini değiştirmeme, işyerini devir ve temlik etmemeyi, kiralamamayı taahhüt etmesine karşın davalının taahhüt ettiği miktarda ürün satışını yapmamışken işyerini kapattığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyanla 55.000,00.-USD cezai şartın bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile ödeme günündeki efektifi satış kuru üzerinden tahsili ile 109.729,99.-TL katkı tutarının verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tacir olmadığını, görevli mahkemenin ... Mahkemesi olduğunu, yine yetkili mahkemenin de Samsun mahkemeleri olduğunu, cezai şartın haksız zenginleşme aracı olduğunu ve müvekkili için ekonomik yıkıma neden olacağını, ekonomik olarak güçsüz konumdaki müvekkilinin sözleşme akdedildiği sırada yanıltıldığını, cezai şart hükmünün bulunduğunu dahi bilmediğini, katkı bedelinin yardım için verildiğinin beyan edildiğini, işyerini devretmediğini, kapatmak zorunda kaldığını, kapatma halinde yazılı bildirim ve onay şartının bulunmadığını, müvekkilinin işletmesini ekonomik nedenlerle kapatmak zorunda kaldığını, borçlandığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.DELİLLER
: Tarafların delileri toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.MAHKEMENİN GEREKÇESİ
: Dava, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshine dayalı katkı bedelinin iadesi ve cezai şart istemine ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... sayılı ilamı ile; “ Davalının distribütör ile yapmış olduğu alım işi ve cirosu nazara alındığında tacir sayılan kişilerden olduğu, yetki sözleşmesinin de geçerli olduğu, davalının sözleşme sona ermeden ve davacıya haber vermeden işi terk ettiği, taahhüt ettiği miktarda ürün almadığı, sözleşme hükümleri gereğince katkı bedelini iade etmekle yükümlü olduğu ve ayrıca cezai şart koşulları oluştuğu, davanın kabulü ile 55.000,00.-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren ... Bankasının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesap edilecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki ... efektif satı kuru üzerinden TL karşılığı ile tahsiline, 109.729,99.-TL promosyon yardımı ödemesinin son ödeme tarihi olan 08.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Mahkememizce verilen karar, ... sayılı ilamıyla “.... İlk derece mahkemesince feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek cezai şarta ve mali yardım/katkı bedelinin iadesi yönünde hüküm kurulmuştur. / Mahkemenin kabul şekli itibariyle; 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca; “Tacir sıfatını haiz bir borçlu Borçlar Kanunu’nun 121. maddesinin 2. fıkrasıyla 182. maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525. maddesinde yazılı hallerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez”. Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek ölçüde yüksek olduğunun saptanması durumunda cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği ... uygulamalarında kabul edilmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumu yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılması ve kararlaştırılan cezai şart ödemesinin ekonomik yönden mahvına sebep olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda mahkemece bu yönde de bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu da bu yönden bir değerlendirme içermemektedir. / Bu durumda mahkemece, sözleşmede öngörülen ve belirlenecek cezai şart tutarının, ekonomik mahva yol açacak derecede ağır olup olmadığı, davalının ekonomik bütünlük ve büyüklük durumu yönünden, tüm ticari defter ve kayıtları getirtilerek, geçmiş yıllara ait bilanço kayıtları, verilen son beş yıllık vergi beyannameleri, toplam cirosu karşılaştırılarak, mal varlığını oluşturan menkul, gayrimenkulleri, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bu suretle aktifini oluşturan tüm unsurlar incelenerek anlaşılabilir. Davalının tacir olduğu gözetilerek, tarafların aralarındaki kararlaştırmaya göre belirlenen cezai şartın ödenmesinin, davacının ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verdiğinin anlaşılması halinde ise hakkaniyete uygun miktara indirilerek ne miktar cezai şart ödeyebileceklerinin işletmeci, mali müşavirlerin bulunduğu uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. / Ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21. maddesi uyarınca sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde bayiye yapılan mali katkıların verildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile geri ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup davacının dava dilekçesinde taksitler halinde ödendiğini iddia etmiş olduğu bu mali katkıların dayanmış olduğu deliller ile ispat edip etmediğinin değerlendirilerek ispat ettiğinin kabulü halinde her bir tutarın ödeme tarihinden itibaren kararlaştırılan faiz oranında hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi de hatalı olmuştur. / Mahkemece açıklanan yönlerden delil toplanmamış, ayrıca toplanan deliller de açıklanan yönlerden karar yerinde tartışılmamıştır. 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmadan veya gösterilen deliller değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. / Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller sözedilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi ve sorumlu olduğunun kabulü halinde ise miktarı için yukarıda açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile delil toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır. / Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına” karar verilmiştir.Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada; istinaf ilamı doğrultusunda SMMM, enerji uzmanı ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen rapor-ek raporda sonuç olarak; Davacı yanca talep edilen cezai şartın, davalının mali kayıtları gözönünde bulundurulduğunda, davalının ekonomik olarak mahvına sebep olabileceği; Davacı yanca yapılan; 20.09.2013 tarihinde 20.000,00 TL, 20.09.2013 tarihinde 20.145,14 TL, 20.11.2013 tarihinde 19.854,85 TL, 28.11.2013 tarihinde 5.000,00 TL, 31.03.2014 tarihinde 20.000,00 TL, 08.04.2014 tarihinde 10.000,00 TL, 28.04.2014 tarihinde 5.000,00 TL, 08.04.2014 tarihinde 10.000,00 TL olarak yapılan mali yardımların, ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan talep edilebileceği, dava dilekçesindeki talebin 109.729,99-TL. olduğu belirtilmiştir.İstinaftan önce alınan ve birbirini teyit eden bilirkişi heyet raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.Taraflar arasında "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" akdedildiği hususu çekişmesizdir. Davacı yan bayi ile akdettikleri sözleşme uyarınca asgari alım taahhüdünde bulunulduğu, buna karşın bu taahhüde uyulmadığı ve yine sözleşme hükümlerine aykırı biçimde işletmeyi kapattığı, sözleşmenin haklı feshi nedenine dayalı olarak cezai şart alacağı ile katkı bedeli ödemesinin iadesini talep etmiş, davalı yan ise işletmenin kapatılmak zorunda kalındığı feshin haklı olmadığını savunmuştur.Davalı kendisinin esnaf olduğunu bu nedenle yetki sözleşmesinin bağlayıcı olmadığını ve ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, yetkili ve görevli mahkemenin ... Mahkemesi olduğunu ileri sürmüş ise de; getirtilen kayıtlara göre, davalının tacir sayılan kişilerden olduğu, davacı şirket ile yapılan sözleşmenin niteliği ve hacmine göre, aralarındaki sözleşmenin ticari iş ve davanın ise ticari dava olduğu anlaşmış, bu nedenlerle göreve ve yetkiye ilişkin itirazlar yerinde görülmemiştir.Bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden ötürü katkı bedelinin iade edilip edilmediği, cezai şart tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur.Toplanan deliller, bilirkişi heyet raporları, istinaf ilamı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davalı tarafından da kabul edilen 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzalanan sözleşmeyle, davalı ...'nin ... isimli içkili restaurantına davacı firmanın distribütörü olan ... İnş. Mak. Oto. Orman. Ürün. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. nden bira satın alması ve süresi belirtilmeyen sözleşme döneminde en az 300.000 litre ürün alması karşılığında davalıya 110.000,00 TL mali yardım yapılacağı, sözleşmenin bu ürünün tamamlanması ile biteceği kararlaştırılmıştır.Davalının sözleşme sona ermeden, davacıya haber vermeden işi terk ettiği, davacının yaptırdığı delil tespitinde, iş yerinde, davalı ile ilgisi olmayan başka bir işletmenin faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, davalının sözleşmede üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmede öngörülen 300.000 litre ürün alma borcunu yerine getirmediği, sözleşmede öngörülen edimlerin davalı tarafından yerine getirilmemesi halinde davacının sözleşmeyi fesih yetkisinin bulunduğu, böylece davacının taleple bağlı kalınarak 109.729,99 TL mali yardımı ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte geri isteyebileceği gibi, sözleşmenin feshi halinde öngörülen 55.000,00 USD cezai şartında ödenmesini talep edebileceği anlaşılmaktadır.Davacı cezai şarta ilişkin hükmün boş iken sonradan doldurulduğunu iddia etmişse de, bu hususu yazılı delil ile ispatlayamadığından bu iddiasına değer verilmemiştir.Yukarıda ayrıntılı belirtildiği üzere; Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davalının edimini yerine getirmediği, davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğu, bu nedenle davacının sözleşmeye göre verilen mali yardımı iade talebinin ve sözleşmenin 21. maddesinde öngörülen cezai şart talebinin yerinde olduğu; ancak davalının ekonomik faaliyetinin kapsamı ve mevcut durumu itibariyle talep edilen cezai şartın ekonomik olarak mahvına sebep olacağı görülmekle 9/10 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle; Davanın kısmen kabulü ile; 5.500,00 USD cezai şartın, dava tarihinden itibaren işleyecek bir yıllık amerikan doları cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte(fiili ödeme tarihindeki ... döviz satış kuru hesabı ile) TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; 109.729,99 TL mali yardım tutarının(20.000,00 TL'si için 20.09.2013 tarihinden, 20.145,14 TL'si için 20.09.2013 tarihinden, 19.854,85 TL'si için 20.11.2013 tarihinden, 5.000,00 TL'si için 28.11.2013 tarihinden, 20.000,00 TL'si için 31.03.2014 tarihinden, 10.000,00 TL'si için 08.04.2014 tarihinden, 5.000,00 TL'si için 28.04.2014 tarihinden, 9.730,00 TL'si için 08.04.2014 tarihinden) itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; Fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Cezai şarttan hakkaniyet indirimi yapılmakla, reddedilen kısım yönünden davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.)HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,Davanın KISMEN KABULÜ İLE,5.500,00 USD cezai şartın, dava tarihinden itibaren işleyecek bir yıllık amerikan doları cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte(fiili ödeme tarihindeki ... döviz satış kuru hesabı ile) TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,109.729,99 TL mali yardım tutarının(20.000,00 TL'si için 20.09.2013 tarihinden, 20.145,14 TL'si için 20.09.2013 tarihinden, 19.854,85 TL'si için 20.11.2013 tarihinden, 5.000,00 TL'si için 28.11.2013 tarihinden, 20.000,00 TL'si için 31.03.2014 tarihinden, 10.000,00 TL'si için 08.04.2014 tarihinden, 5.000,00 TL'si için 28.04.2014 tarihinden, 9.730,00 TL'si için 08.04.2014 tarihinden) itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin reddine,Alınması gereken 18.165,64 TL harçtan peşin alınan 4.666,25 TL harcın mahsubu ile eksik 13.499,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... ... ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.698,05 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 10.169,90 TL yargılama giderinin 9.864,80 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 41.889,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2023Başkan ...¸[e-imza]Üye ...¸[e-imza]Üye ...¸[e-imza]Katip ...¸[e-imza]