Anahtar kelimeler: Denizli Bağkur Antalya Dinlenildikten Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Adliye

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Denizli 6. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Denizli ili Beyağaç ilçesine bağlı Kapuz Köyünde kendi nam ve hesabına çiftçilik yaparak geçimini sağladığını, alınan tütün üretim belgesi ile 01.01.1998(dahil) ile 31.12.2002(dahil) tarihleri arasını Tarım Bağ-Kurlu olarak sigortalılığın tescilinin yapılmasını için davalı Kuruma başvurduğunu, Kurum 76562232 numarası ile başvuru kayıt aldığını, tescil taleplerinin ret edildiğini, davacının 01.01.1998(dahil) ile 31.12.2002(dahil) tarihleri arasını 2926 Sayılı yasaya göre tarım bağ-kur sigortalı olduğunun tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, Kurumun ... Bağ-nolu sigortalısı olduğunu, davacının 27.12.2017 tarihinde satmış olduğu tarımsal ürünler nedeniyle 2926 sayılı Kanun gereği sigorta tescil işleminin yapılması talebiyle müvekkil Kuruma müracaatta bulunduğunu, sigortalının tarımsal ürün satışı nedeniyle adına tevkifat kesintisi yapıldığı tespit edilen 1997 yılı Nisan ayı esas alınmak suretiyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında 01.05.1997 yılından itibaren (Tarım Bağ-Kur) tescili yapıldığını, davacının Ziraat Oda kaydının 24.02.2017 tarihli olduğunu, 01.05.1997-31.12.1997 ve 24.02.2017-devam tarihleri arası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında (Tarım Bağ-Kur'lu olarak) sigortalılık sürelerinin kesinleştiğini, Kurum tarafından yapılan işlemler mevzuat hükümlerine uygun olup davacının talebinin kabulü mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddine yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "..Dosyaya celp edilen Kurum ve tevkifat kayıtlarına göre davacıdan 1997/4 döneminde prim kesintisi yapılmış olduğu, Kurumun buna istinaden 01.05.1997-31.12.1997 arasını sigortalılık süresi olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki diğer belgelere göre davacının 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında tarımsal ürün satışı yapmış olduğu, ancak bu satışlardan dolayı prim kesintisi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda değinilen emsal karara göre tevkifatı izleyen yıllarda tevkifat bulunmasa dahi tarımsal ürün satışı halinde bu dönemlerin de sigortalılık süresinden sayılması gerekmektedir. Buna göre davacının talep ettiği 01.01.1998-31.12.2002 dönemi yönünden de sigortalılık sürelerinin tescil edilmesi gerekirken aksi yöndeki Kurum işlemi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü... " yönünde karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..İstek geriye dönük tespit niteliğinde olmakla tevkifat ve ürün teslimi esas alınarak karar verilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince de davacının teslim ettiği ürünler sebebiyle yapılan tevkifat ve ürün teslimi durumları esas alınarak karar verilmiştir. Toplanan deliller davacı lehine tarım bağ-kur sigortalısı sayılmasını gerektiren koşulların varlığını ortaya koymuştur. Bir kez tevkifat yapıldıktan sonra müteakip yıllarda salt ürün teslimi sigortalılık için yeterlidir. İki yılı geçmeyen boşluk dönemlerde de tarımsal faaliyetin devam etmesi koşuluyla sigortalılığa karar verilmesi gerekir. Bu noktada Yargıtay 10. Hukuk Dairesince de artık tevkifatların Kurum kayıtlarına intikalinden üreticinin sorumlu tutulamayacağı yönünde içtihatta bulunduğuna değinmek gerekir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarih ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı)Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verildiğini, Kurum işleminin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştirB. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 01.01.1998-31.12.2002 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.