Anahtar kelimeler: Cepheye Isıl Ahşap Ekstresi Üstlenmiş Görmüş Projelere Akdedilen İşini Cari

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili, taraflar arasında 09.01.2012 tarihinde akdedilen sözleşme gereğince davacı şirketin "... Projesi" kapsamında projelere, şartnamelere ve sözleşmeye uygun olarak, dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulaması işini üstlenmiş olduğunu, bu iş kapsamındaki 8.777,90 Euro cari hesap ekstresi davalıdan tahsil edilemeyince İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe hiçbir borcu olmadığından bahisle itiraz ettiğini belirterek, davalının vaki itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme aynen kalarak, çatı teraslan ahşap deck yapılması işi ile ilgili protokol yapıldığını, sözleşmenin 9.2 maddesi gereğince taşeronun hakedişlerinden %5 oranında nakdi teminat kesintisi yapılacağının kararlaştırıldığını, buna bağlı olarak 207.158,48 Euro toplam hak ediş tutarına istinaden 8.777,90 Euro hakediş teminatı kesintisi yapıldığını, bunun davacı şirketin de kabulünde olduğunu, sözleşme ve protokol doğrultusunda davacı şirket tarafından bir kısım işlem görülmüş ahşap uygulaması yapım işleri yapılmış olsa da “ahşap oturma batıklarının çürümesi, ahşap oturma batıklarının üzerindeki deformasyon dışında bankların bazı yerlerinde, birleşme noktalarında, oturduğu zeminde yükseltiler olması, binaların dış cephesindeki ahşap kaplamaların deforme olması vb" şeklinde bir çok sorunla karşılaşıldığını, ahşap uygulamasından kaynaklanan sorunlar sebebiyle daire sakinlerinin ek zararlar gördüğünü, davalı şirketin maddi zararı ve ticari itibarı kaybı olduğunu, 08.10.2013 tarihinde davacı şirket ile eksiklikler konusunda toplantı yapıldığını anacak davacı şirketin çeşitli bahanelerle eksiklikleri gidermek için çalışmalara başlamadığını ve sadece bir kısım tadilatların yapıldığını, halen birçok eksiklik/hata/ayıp mevcut olduğunu, ileride başkaca sorunlarla karşılaşılabileceğinden sözleşmenin 9.2 maddesi gereğince yapılan nakdi teminat kesintisinin ödenmediğini, tüm hakediş ödemelerinin kesintisiz bir şekilde ödendiğini, nakit kesintinin ödenmesi için sözleşmede de belirtilen kesin hakedişin yapılmış olması ve davacı şirketin SSK borçsuzluk belgesini ibraz etmiş olması gerektiğini, ancak geçici kabulün dahi yapılmadığını, nakit teminat kesintisinin muaccel hale gelmediğini belirterek, davanın reddine, aksi halde takas-mahsup def'ileri doğrultusunda davanın reddine yahut gerekli mahsubun yapılarak sonucuna göre karar verilmesine ve davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun; Antorman projesi kapsamında bulunan “projelere, şartnamelere ve sözleşmeye uygun olarak, dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulaması” olduğu, Taşeron'un hakkedişlerinin %5 (Yüzdebeş) oranında Nakdi Teminat Kesintisi yapılacağı, Nakdi Teminat Kesintisinin Kesin Hakediş’in yapılmasını müteakip Taşeron’un kendisini ve taşeronları için SSK Borçsuzluk Belgesinin ibraz etmesi şartı ile taşerona ödeneceği, dosya üzerinde bilirkişilerce yapılan tarafların ticari defter ve kayıtların HMK. Nun 218. Maddesi gereğince yerinde incelenmesi neticesinde; Malik şikayetlerinin asıl kaynağı olan ve 10 ay sonra imzalanan ek protokolle cephe kaplama işine ilave edilen çatı terası çıkışı lambri kaplaması (çatı terası ahşap oturaklar) yansı yatay oturak kısımdan ve diğer yansı dikey kısımda bulunan ahşaplardan oluştuğu, yatay ve dikey 2 kısım her bir kısmı 5 lambri olmak üzere toplam 10 lambriden oluştuğu, bu lambrilerin sadece yatay kısınılan teknik olarak yanlış malzeme tercihi ile yapıldığı, derz açılmasının çözüm oluşturmayacağı, teknik yönden mevcut yatay oturak kısmında bulunan ahşap yerine su ve kar birikmesine dayanıklı havuz inşa malzemesi niteliğinde malzeme seçimi ile yapılması gerektiği, Antorman projesinde kullanılan dış cephe ahşaplarının Işıl İşlem Görmüş Ahşap (Thermovvood) olduğu, yapılan yerinde incelemede Antorman projesinin, İstanbul Çekmeköy bölgesinde orman komşusu olduğu tespit edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun; Antorman projesi kapsamında bulunan “projelere, şartnamelere ve sözleşmeye uygun olarak, dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulaması” olduğu gözönüne alındığında davacının sözleşme kapsamında edimini ifa ettiği alınan bilirkişi kök ve ek raporlarıyla tespit edildiğinden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 8.777,90 Euro cari hesap alacağı, 229,79 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.007,69 Euro üzerinden takibin aynen devamına, 1.755,58 Euro icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, kararın gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı şirket tarafından sözleşme ve protokol uyarınca üstlenilen edimlerin ayıplı bir şekilde ifa edildiğini, bu durumun ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi kök ve ek raporlarında dahi tespit edildiğini, yargılama kapsamında davacı şirket tarafından her ne kadar malzeme seçiminin yanlış olduğu, bu seçimin müvekkili şirket tarafından yapıldığı ve bu nedenle meydana gelen ayıplardan davacı şirketin sorumlu olmadığı iddia edilmiş olsa da, işlerin ayıplı olmasının nedeninin malzeme seçimi değil, davacı şirketin periyodik olarak yapması gereken uygulama ve bakımları gerçekleştirmemesi olduğunu, ancak bilirkişiler tarafından malzemenin niteliği ahşap olduğu için otomatik olarak suya dayanıksız olduğu şeklinde hiçbir teknik geçerliliği olmayan hatalı bir sonuç çıkarıldığını, projede kullanılan ThermoWood malzemesinin dış cephede ve havuz kenarlarında dahi kullanılabilecek derecede suya dayanıklı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda da meydana gelen ayıpların sebebi olarak düzenli su tahliyesi yapılmasının ve düzenli koruma malzemesi uygulanmamasının gösterildiğini, ahşap malzemelerin düzenli su tahliyesi yapamayacak şekilde monte edilmesi ve bu ahşap malzemelere düzenli koruma malzemesi uygulanması münhasıran davacı şirketin yükümlülüğünde olup, huzurdaki dava konusu ayıpların davacı şirketin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, kaldı ki, Taşeron Sözleşmesinin 4.1. maddesinin 2. Fıkrası gereğince, malzemenin kalitesini ve teknik yönden uygunluğunu kontrol yükümlülüğünün de uzman firma olan davacı şirkette olduğunu, birikişi raporunun aksine, dava konusu ayıpların ahşap uygulamalarının yapıldığı 2013 yılından beri artarak devam ettiğini ve bu durumun yıllar içerisinde meydana gelen olağan bir deformasyon olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı şirket tarafından sözleşme konusu edimler sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediğinden nakit teminat kesintisinin iadesi şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olup davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine, davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında, ilk olarak 09.01.2012 tarihli, birim fiyatı 37,5 Euro, toplam metrajı 4.750 m2 ve 178.125 Euro + KDV bedelli “dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulanması” ana sözleşmesi, sonrasında ise 09.11.2012 tarihli, birim fiyatı 60 Euro, toplam metrajı 115 m2 ve 6.900 Euro + KDV bedelli "çatı terasları ahşap deck yapımı" ek protokolü imzalanmıştır.Dava, taraflar arasındaki bu iki sözleşmelerinden kaynaklanan 8.777,90 Euro bakiye iş bedeli alacağı ve 229,79 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.007,69 Euro'nun davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı vekili, işin eksik ve hatalı yapılmış olması nedeniyle takibe konu meblağın sözleşmenin 9.2.maddesi gereğince %5 nakdi teminat kesintisi olarak elde tutulduğunu, bu meblağın ödenmesi için eksik ve ayıpların giderilmesi, kesin hakedişin yapılmış olması ve SGK borçsuzluk belgesi getirilmesi gerektiğini, ayrıca bu savunmaları kapsamında takas-mahsup def'ilerini de kullandıklarını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının sözleşme kapsamında edimini ifa ettiğinin alınan bilirkişi kök ve ek raporlarıyla tespit edildiği gerekçesiyle, davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri göz önünde bulundurulduğunda, davaya konu sözleşmelere ilişkin toplam iş bedeli ve bakiye borç miktarı hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi, mahkemece yerinde görülen işlemiş faiz bakımından da bir istinaf itirazında bulunulmamıştır.İstinaf incelemesi bakımından taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasındaki sözleşmelere konu "dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulaması" ve "çatı terasları ahşap deck uygulaması" işlerinde meyana gelen bir takım sorunların, davacının uygulama hatasından veya sonrasındaki bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesinde mi yoksa iş sahibinin uygun olmayan malzeme seçiminden mi kaynaklandığı hususuna ilişkindir.Davalı iş sahibi tarafından, takibe konu meblağın sözleşmenin 9.2.maddesi gereğince %5 nakdi teminat kesintisi olarak elde tutulduğu ve bu maddeye göre iade şartlarının henüz gerçekleşmediği ileri sürülmüş ise de, 09.01.2012 tarihli ilk sözleşmenin 9.2. Maddesindeki düzenleme davacının bakiye iş bedeli talebine engel olmadığı gibi, aşağıda açıklanacağı üzere ilk sözleşmeye konu iş bakımından bir eksik ve ayıp tespit edilmemiş olup, malzeme seçimi hatası tespit edilen 09.11.2012 tarihli ikinci sözleşmede ise bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır.Mahkemece mahallinde yaptırılan incelemeye dayalı olarak alınan kök bilirkişi raporunda sadece ilk sözleşmeye konu "dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulama yapılması" işi bakımından bir inceleme yapılarak; mahallinde yapılan tespitlere göre, sadece ormana bakan tarafta küflenme vs. olduğu, diğer cephelerde sadece solma olduğu, bunun da ahşaba uygulanan yüzey koruyucu malzemenin 2013 yılından bu yana zamanla özelliğini yitirmesinden kaynaklandığı, aradan geçen 3 yıla göre bunun normal olduğu, uygulama yapılan "ısıl işlem görmüş ahşabın" mevcut uygulama için uygun olduğu, davacı yüklenici tarafından yapılan dış cephe uygulamasında bir yapım hatası, kusur bulunmadığı belirtilmiş, ek bilirkişi raporunda ise ikinci sözleşmeye konu "çatı terasları ahşap deck uygulaması" işi bakımından bir inceleme yapılarak; mahallinde yapılan tespitlere göre, dikey kısımlarda bir uygulama ve malzeme seçimi sorunu bulunmadığı, sadece koruma malzemesinin zamanla özelliğini yitirmesi sebebi ile yıpranma olduğu ve bunun kabul edilebilir bir yıpranma olduğu, ancak yatay oturak kısımlarında malzeme seçimi sorunu bulunduğu ve bu kısımların yoğun deformasyona uğradığı, ahşap içine nüfuz eden suyun oturakların yatay kısımındaki ahşaplarının kararmasına ve bazı yerlerde çürümesine, çürük nedeni ile delikler oluşmasına sebep olduğu, ısıl işlem görmüş ahşap da olsa bu kısımların biriken sudan etkileneceği, yatay kısımlarda mevcut malzemenin yerinde "su ve kar birikmesine dayanıklı havuz inşa malzemesi" kullanılması gerektiği belirtilmiş, ayrıca kök rapora yapılan itirazlar da ek raporda değerlendirilerek yerinde görülmemişlerdir.Davacı yüklenici, basiretli bir tacir olarak, işi yapacağı yeri görüp inceleyip buna uygun malzeme seçmek veya bu konuda iş sahibini uyarmakla yükümlüdür.Yukarıda özetlenen kök ve ek raporlara göre, davacı yüklenici tarafından ilk sözleşme kapsamında yapılan "dış cepheye ısıl işlem görmüş ahşap uygulama yapılması" işi bakımından bir uygulama ve malzeme seçimi hatası tespit edilmemiş olmakla birlikte, ikinci sözleşmeye konu "çatı terasları ahşap deck uygulaması" işinin "yatay deck malzemelerinin" yerine uygun olmadığı belirlenmiş olup, dosya kapsamına göre davacı yüklenici buna ilişkin uyarı yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığından buna dair ayıptan sorumludur.Buna göre Mahkemece, davacı yüklenicinin 09.11.2012 tarihli ikinci sözleşme bakımından sorumlu bulunduğu bu ayıp ve bu sözleşmenin birim fiyat üzerinden götürü bedelli olduğu göz önünde bulundurularak, ikinci sözleşme kapsamında talep edebileceği bakiye alacak miktarının "fiziki oran yöntemine göre" bilirkişiye hesaplattırılması (bu yöntem gereğince, sözleşmede yapımı kararlaştırılan işin tamamına göre eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle gerçekleştirilen imalâtın "İşin Fiziki Gerçekleşme Oranı" tespit edilip, bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanma yapılması gerekmektedir) ve bulunacak hak edilen bedele göre talebin yeniden değerlendirilmesi, davacının icra inkar tazminatı talebinin de bu yeni kabule göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.