Anahtar kelimeler: Bağkur Samsun Emekliliğe Kazandığının Dinlenildikten Kesinlik Şartı Eksiklikleri Aksi Sayisi
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Samsun 3. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığın tespiti, aksi Kurum işleminin iptali ve emekliliğe hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır tarım işi ile iştigal olduğunu, emekliliğe hak kazandığını ve Kuruma müracaat ettiğini, fakat Çarşamba Ziraat odası başkanlığı hakkında yapılan incelemede düşük gelirli olduğu tespit edilmesi nedeni ile tarım sigortalılığı sonlandırıldığını, tespitin eksik ve hatalı olduğunu, sürekli olarak tarım işi ile iştigal olduğunu, Kurum işleminin hatalı olduğunu bu nedenle 13.12.2013 tarihinden 05.04.2019 tarihine kadar tarım sigortalısı olduğunun tespiti ile Kurum işleminin iptaline emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuka aykırı olduğunu, davacının ziraat odası kayıtları sonrası aylık ortalama gelirinin ███████ maddesi uyarınca otuz katından az olduğu, davacının da beyanı dikkate alınarak ilgili ziraat odası tarafından tespit edildiğinden Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, asıl olan tarımsal faaliyetin kişinin geçimini sağlayacak şekilde sürekli ve kesintisiz devam ettiği olgusu olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakati olmadığını, Mahkemece çekişmeli dönem için araştırma yapılarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığı olup olmadığı nazarında bir karar verilmesini, kanuna aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; ".. 5510 sayılı Kanun'un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlığını taşıyan 6. maddesinin (ı) bendinin “Kamu idarelerinde ve Kanun'un ek 5. maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu (Değişik ibare:13.02.2011-6111 S.K./25.mad) belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar, … 4 ve 5. maddelere göre sigortalı sayılmaz.” hükmü gözetilerek, Mahkememizce davacının tarımsal faaliyetten elde ettiği gelir belirlenmiş ve davacının 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019 yıllarında aylık ortalama gelirlerinin muafiyet sınırlarının üzerinde olduğu görülmüştür. Davacının muafiyet sınırının üstünde olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kuruma, Kurumu bağlamamak kaydı ile yazı yazılmış, davacının 13.12.2013-05.04.2019 tarihleri arasında 4/b kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti halinde davacının tahsise hak kazanıp kazanamayacağı sorulmuş, davacının emekliliğe hak kazanamayacağı belirtilmiş olup davacının tahsis talebinin reddi.. " yönünde karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine..." karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinden; Kurumumuz 7167277809 Bağ-Kur numaralı davacının 01.04.2006 tarihi itibariyle sigortalılığının başlatıldığı, Çarşamba Ziraat Odası kayıtları dikkate alınarak muafiyet kapsamında olması nedeniyle davacının sigortalılığının 13.12.2013 tarihinde sona erdirildiği ve yine oda kayıtlarına istinaden 05.04.2019 tarihinde sigortalılığının yeniden başlatıldığı anlaşılmıştır. Sosyal güvenlik mevzuatına göre, muafiyet kapsamındaki bir sigortalının 4/b’ye göre hizmet alma imkanı bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, 4/b kapsamında bulunan sigortalıların aylık gelirlerinin muafiyet rakamının altında olması halinde sigortalılıkları devam etmemekte, davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere nasıl sattığı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi çalışmayı yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek açıklığa kavuşturulmalı, dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, dönem içinde sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, 25.04.2006 gün ve 26149 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca çiftçi kayıt sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı araştırılmalı, dönem içinde başka Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi sigortalılığı mevcut olup olmadığı araştırılmalı, şayet çekişmeli dönemde örneğin SSK sigortalılığı ya da 1479 sayılı Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı mevcutsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa Tarım Bağ-Kur sigortalılığının son bulduğu nazara alınarak kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, davacının 13.12.2013-05.04.2019 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığın tespiti, aksi Kurum işleminin iptali ve emekliliğe hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!