Anahtar kelimeler: Sahifelerinde Düzenli Aidat Etmediklerinin Muvafakat Hissesi Ortağı Sorulmasına Edip Defterinin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TespitKARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalı kooperatifin ortağı olup, bu kooperatifte bundan ayrı 7 adet daha ortaklık payı bulunduğunu, davacının, davalı kooperatifteki toplam 8 adet aidat borçlarını düzenli olarak ödediğini, yönetim kurulu karar defterinin 35.ve 36.sahifelerinde yer alan █████/2012 tarihli ve 31 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı kooperatifte 7 hissesi olduğunun kooperatifin diğer ortaklarının muvafakat edip etmediklerinin sorulmasına ve beyanlarını yazılı olarak karar defterine geçirilmesine karar verildiğini, bunun üzerine kooperatfin davacı dışında kalan 18 ortağının özgür iradeleri ile davacının davalı kooperatifte 7 hissesinin olduğunun ad ve soyadlarının karşılarını imzalayarak beyan ve muvafakat ettiklerini, buna rağmen daavacının bu aşamada herhangi bir hak kaybına maruz kalmamak için mevcut ortaklık payından hariç sahibi olduğu ve kooperatif ortakları tarafından da kabul edilen 7 adet ortaklık payının daha kooperatif kayıtlarına geçirilmesi talebinde bulunduğunu, bunun üzerine davalı kooperatif yönetim kurulu başkanını, █████/2012 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçilen davacının bu görevinden istifa etmesi halinde kendisine 7 değil, 4 adet ortaklık payı verileceğinin ifade edildiğini, davalı kooperatifin, bugüne kadar ana sözleşmesinde belirtilen ortaklarını konut sahibi yapma amacını gerçekleştiremediğini, davalı kooperatifin mülkiyetinde olan taşınmazının tapu kaydında tarla olarak tescilli görüldüğünü, bu taşınmaz üzerine cins tashihi yapılmadığını, mahkeme kararı ile davalı kooperatife verilen 3 yıllık ek süre içinde bu tarlanın arsaya döndürülmesi, bu alana yapılacak olan konut inşaatının plan, proje ve diğer raporların hazırlanması ve sair ruhsatlarının alınması, konutların payları oranında ortaklara tesliminin günümüz koşulları itibariyle hukuken imkansız görüldüğünü, bu durum karşısında taşınmazın satılarak kooperatifin tasfiyesine gidileceğinin düşünüldüğünü, davacının kooperatifte bugüne kadar çeşitli yollardan ödediği miktarın 350.000,00TLyi geçtiğini, davalı kooperatif için bugüne kadar bir banka hesabı açılmadığını, ödemelerin elden veya kooperatif yönetim kurulu başkanı, üyeleri ve sekretere banka aracılığı ile havale edildiğini beyanla, davacıya ait mevcut ortaklık payından ayrı 7 adet ortaklık pay, hak ve sıfatının üçüncü kişilere devrini önlemek ve kooperatife ait taşınmazın satılmasına engel olmak amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, davacının davalı kooperatifte mevcut ortaklık payından ayrıca 7 adet daha ortaklık pay, hak ve sıfatı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı kooperatifin 7 adet daha ortaklık payı olduğunu iddia eden davacı tarafın böyle bir adette ortaklık payı olmadığını, gerek ortaklar defterindeki kayıtlardan gerekse karar defterinden anlaşılacağı üzere davacının 2 hissesinin kayıtlı olduğunu, iddia edilen 7 hissenin kaydına hiçbir belgede rastlanmadığını, iddia edilen yönetim kurulu karar defterinin 35 ve 36.sahifelerinde yer alan █████/2012 tarih 31 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının 7 hissesi talebinin kooperatifin diğer ortaklarına karar defterinde imzaya sunulup bütün ortaklar tarafından onaylandığı ve imzalandığının belirtildiğini, bu yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunu, yok sayılmakta olduğunu, yönetim kurulunun, kooperatifin faaliyet süresi dolduğu için yetkisiz olduğunu, aldığı kararların da hükümsüz olduğunu, kaldı ki yetkili olduğu varsayılsa bile bu karara 3 hissedarın itiraz ettiğini, karar defterinde 46 nolu █████/2012 tarihli kararın bunu ispat etmekte olduğunu, davacı tarafın hisse ödemelerini güven esasına dayandırdığını ve bu ödemelerin ispatıını belge ve tanıklarla yapacaklarını belirttiklerini, hisse alım satımlarının paraya dayalı alışverişler olduğunu ve ticari olduğunu, bu tür akidlerin cidd olduğunu, hisse almak isteyen üyenin hisse bedelini ödediğini ve karşılığında makbuz aldığını, yönetim kurulu karar defterinde karar alınıp, hisse satış bedelinin yazıldığını ve hissenin satışının gerçekliğinin beyan edilmekte olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin de imzalayacağını, davacı tarafın ödemeler için kooperatifin banka hesap numarasının olmadığını beyan ettiğini, iddianın mesnetsiz olduğunu, çünkü ticari ilişkilerde ciddi paralar ödeniyorsa karşılığında parayı ödeyen kişinin bunun karşılığında makbuz almak ve de hisse devrinin ortaklar defterine işlendiğini takip etmek zorunda olduğunu, ayrıca davacının eski başkan müteveffa ...'den yazılı olarak hisselerin devrini istemediğini, davacı iddiasında ise ödemeleri eski yönetim kurulu başkanı ve sekretere yaptığını açıklamakta olduğunu, davacının yeni yönetim kurulundan bu hisse devrinin gerçekleştirilmesini talep ettiğini, yeni başkan ve üyelerin bu konuya vakıf olmadıkları için böyle bir hisse talebinin gündeme getirilmiş olabileceğini, kooperatfin faaliyet süresinin Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas ████████ karar no ile 3 yıl uzatıldığını, şuanda faal bir kooperatif olup, tarla vasfı taşıyan kooperatif arazisini imara açma işleminin sürdürüldüğünü beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Mahkemece, " ... Mahkemece, "...Davalı kooperatifin pay defterindeki kayıtlara göre davacının ilk kooperatifin tesisinde davalı kooperatifte 2 adet hissesinin bulunduğu, daha sonra söz konusu hisselerden 1 adedinin davacı tarafından Bakırköy ...Noterliğinin █████/2012 tarihli ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile 10.000TL bedel karşılığında ...'e devir ettiği görülmüştür. Kooperatifler Kanunun 8.maddesi ile davaya konu kooperatifin ana sözleşmesinin 11.maddeleri birlikte değerlendirdiğinde, kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerektiği, ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine , bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvuracakları, kooperatifin ortaklarının kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yapılıyor ise, ortak olmak isteyenin bu yükümlülüklerin yazılı olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak bu şekilde değer taşıyacağı, yönetim kurulunun ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorunda olduğu ve yapı kooperatiflerinde konut, iş yeri ve ortak sayısının genel kurulca belirleneceği, yönetim kurulunun genel kurulca kararlaştırılan sayı üzerinde ortağı kaydedemeyeceği düzenlenmiş olup, yine ortaklığa müracaat edenlerin başvurusu üzerine yönetim kurulu tarafından başvuru yapanın ortaklığa kabul edilip edilmediğine yönelik bir karar alması gerektiği ve bu alınacak karar sonrası üye olan şahsın ortaklar defterine (pay defterine) kaydı gerektiği görülmektedir. Yine ortak olan şahsın diğer ortaklar gibi kooperatif ortaklarına özgülenen yükümlülükleri yerine getirmiş olması gerekmektedir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen raporlardan ve dosyaya sunulan ortaklar defterinden davacının söz konusu kooperatifte iki adet üyelik sahibi olduğu ve bu üyeliklerden birini yukarıda belirtildiği şekilde Bakırköy ...Noterliğinin ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ...'e devir ettiği ve davalı kooperatifte tek payının kaldığı, her ne kadar davacı tarafça davacının toplam 8 adet aidat ödediğinden bahisle ve yönetim kurulu karar defterinin 35.ve 36.sayfalarında yer alan █████/2012 tarihli 31 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı kooperatifte 8 adet ortaklık payının bulunduğuna dair karar alındığını iddia etmiş ise de, söz konusu yönetim kurulu kararının incelenmesinde, söz konusu kararın ortağın ortaklığa kabul edildiğine yada davacının 8 adet pay sahibi olduğuna ilişkin, buna yönelik alınmış bir karar olmadığı, sadece davacı ve davacı dışında bir iki ortağın daha kooperatifte daha fazla hisse sahibi olduğunu belirtir dilekçeleri üzerine bu hususun kabul edilip edilmediği hakkında diğer ortakların yazılı görüşünün alınmasına yönelik bir karar olduğu, bu karar uyarınca ilgili davalı kooperatif üyelerinden 18 adedinin davacı ...'ın 7 hissesinin bulunup bulunmadığına yönelik muvafakatlerinin bulunduğu, bir kısım üyelerin sonradan bu onayı geri çektikleri, yine belirtilen tarihte davalı kooperatifte toplam 22 üyenin (ortağın) bulunduğu, ancak ortaklardan sadece 18'inin davacının 7 adet üyeliğinin bulunduğuna yönelik yazılı talebini onayladıkları, davacının birden fazla üyeliği bulunduğu yönündeki iddianın (7 adet üyeliği bulunduğuna yönelik iddianın) temel dayanağının davacının davalı kooperatifin önceki başkanı ... ve ...'ya gönderilen havale bedellerinin dayanak gösterildiği, ancak söz konusu havalelerin doğrudan doğruya kooperatif hesabına değil, ... ve ...'nun şahsi hesaplarına gönderildiği, bu itibarla söz konusu bedellerin kooperatif aidatı olarak gönderilip gönderilmediğinin tespit edilemediği, ayrıca davacı tarafın kooperatif üyesi olduğu andan itibaren yapılan genel kurullarda sadece tek bir paya yönelik oy hakkını kullandığı, genel kurullarda birden fazla oyu olduğuna ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, yine hazirun tutanaklarında da davacı adına tek bir paya istinaden imza sütunun açıldığı ve genel kurullarda tek bir paya yönelik olarak oy kullandığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacı tarafın davalı kooperatifte mevcut üyeliği dışında başkaca üyeliği bulunduğuna yönelik iddialarını ispatlayamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin █████/2021 tarih ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı ; "...Davalı kooperatifinin üye kayıt defterine göre davacının 179 ve 181 nolu iki adet üyeliği bulunduğu, 179 nolu üyeliğini 2012 yılında üçüncü bin şahsa devrettiği, 2012 yılı ortaklar listesine göre 1 adet ortaklığını bulunduğu görülmüştür. Davacı, davalı kooperatifte 7 adet daha ortaklığı bulunduğu iddiası ile üyeliklerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece, davacının mevcut üyeliği dışında dava konusu edilen 7 adet kooperatif üyeliğine ilişkin kooperatif nezdinde, yasa ve anasözleşmeye uygun bir müracaat ve kabul kararının bulunmadığı, kooperatifin önceki başkanı ... ve ...'ya gönderilen havalelerin doğrudan doğruya kooperatif hesabına değil, ... ve ...'nun şahsi hesaplarına gönderildiği, bu itibarla söz konusu bedellerin kooperatif aidatı olarak gönderilip gönderilmediği tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de dinlenen davacı tanıklarından ...'nün, "davalı kooperatifte 10 yıl boyunca sekreter ve dosya takibi yapmak suretiyle çalıştığı, kooperatifin banka hesabı olmadığı için üyelerden yakın olanlardan elden, uzak olanlardan posta yoluyla ücretlerin gönderildiği, bankadan düzenli otomatik ödemesi olanlar için bankadan yatırılmakta olduğu, davacının ise toplam 9 adet üyeliği olduğu, bu üyeliklere diğer kooperatif üyelerinin bir itirazı olmadığı, bu husus tutanak ile diğer üyelerce imza altına alındığı" şeklinde beyanda bulunduğu, diğer tanık ..., " taksici olduğu, davacıdan bir kaç kez emanet alarak ... Nanım ve ... Bey'e götürdüğü" yönünde beyanları, davalı kooperatifin 2011 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile kooperatif adına ... Bankasından hesap açılarak tüm ödemelerin banka üzerinden yapılmasına karar verildiği, kooperatifin incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacının █████/2012 tarihi itibariyle hesabının 35.300,00 TL alacak bakiyesi verdiği, kooperatif eski Başkanı ... ve sekreteri ...'ye yapılan havalelerin ve tahsilat makbuzların bir kısmında yapılan ödemelerin 9 adet hisse karşılığı olduğu belirtildiği gözetilerek davalı kooperatife hangi tarihten itibaren banka hesabı açıldığı tespit edilerek, bu tarihten önce davacının, müteveffa kooperatif eski yöneticisi ... ve kooperatif eski sekreteri ...'ye tahsilat makbuzu ve banka havalesi ile toplam ne kadar ödeme yaptığı, diğer kooperatif ortakları tarafından yapılan ödemelerin ne şekilde yapıldığı kooperatife sorularak belgelendirilmesi ve davacının üye olduğu tarihten itibaren her bir ortağın ödeme tarihleri ile birlikte kooperatif defterine ne şekilde yansıtıldığı, alınan genel kurul kararları itibariyle her yıl için her bir üyenin ödemesi gereken miktar tespiti ile bu hususta bilirkişi heyetinden alınacak rapor, gerektiğinde davacının dinlenmeyen kooperatif üyesi tanığı var ise davacıdan sorularak kooperatifin banka hesabı olmadığı dönemde ödemelerin ne şekilde kime yapıldığı hususları da sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur. " gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, "...Bilirkişiler tarafından, taraflarca dosyaya sunulan ödeme makbuzları, ticari defter ve kayıtlar, banka kayıtları üzerinde kaldırma kararında belirtildiği minvalde inceleme yapılmış, tanık beyanları da alınmış ve yapılan tüm bu incelemeler neticesinde, davacının yaptığı ödemelerin toplamda 8 adet hisseye tekabül ettiği anlaşılmıştır. O halde, davacının mevcut ve davalı defterlerinde kayıtlı bir hisseye ilave olarak yedi hisse daha hakkı olduğu tespit edildiği " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davacının iddialarına dayanak teşkil eden 05.02.2012 tarihli, 31 sayılı yönetim kurulu kararı yetkisiz kurul tarafından alındığını, yönetim kurulunun, kooperatifin faaliyet süresi dolduğu için yetkisiz olduğunu, yetkisiz kurul tarafından alınan kararların da hükümsüz olduğunu, kaldı ki yetkili olduğu varsayılsa bile bu karara 3 hissedarın itiraz ettiğini, İstinaf mahkemesinin iade kararı öncesi 3 adet, iade kararı sonrası ise 2 adet bilirkişi raporu dosyaya ibraz edildiğini, bu raporlardan sadece 08.04.2024 tarihli (son) rapor aleyhimize hususlar içerdiğini, aleyhimize kanaat bildirilen mezkur raporda, ciddi tutarsızlık bulunduğunu, 08.04.2024 tarihli bilirkişi raporu bu hali ile kabule şayan olmadığını, 05.02.2012 tarih ve 31 no’lu yönetim kurulu kararı ...’ın 7 hissesinin bulunduğunu ispatlar nitelikte olmamasına karşın mahkeme varsayımlar üzerinde durarak ...'ın 7 hissesinin daha bulunduğu kanaatine vardığını, Davacı tarafından ödendiği iddia edilen aidatların, kooperatif aidatı olarak gönderilip gönderilmediğinin ispatı gerekmekte olup davacı bu iddiasını ispatlayamadığını, davacının birden fazla üyeliği bulunduğu yönündeki iddianın (7 adet üyeliği bulunduğuna yönelik iddianın) temel dayanağının davacının davalı kooperatifin önceki başkanı ... ve ...'ya gönderilen havale bedellerinin dayanak gösterilmişse de; söz konusu havalelerin doğrudan doğruya kooperatif hesabına değil, ... ve ...'nun şahsi hesaplarına gönderilmesi nedeniyle bu paranın şahsi bir borçtan kaynaklandığının kabulü gerektiğini, bu nedenle davacının şahsi borçlarından kaynaklı şahıslara ödedikleri paranın kooperatif aidatlarına sayılması da hukuken mümkün olmadığını, Davacı ...’ın 2006 yılında ...’un hissesini yönetim kurulu kararı ile satın aldığına yönelik ifadeler hakikati yansıtmadığını, şöyle ki, ortaklığı devam eden bir ortağın hissesi ancak devredilebilir ya satılabilirse de bu hissenin yönetim kurulu kararı ile satılması mümkün olmadığını, 27.08.2012 tarihli, 43 no’lu yönetim kurulu kararı ile; ...’ın kooperatif aidatlarını ödememesi ve kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Kooperatifler Kanunu ilgili maddeleri gereğince kooperatif üyeliği sonlandırıldığını, davacının 2014 yılı itibari ile kooperatif ile bağlantısı kalmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Dairemizin kaldırma kararı öncesi iki farklı heyetten rapor alınmış olup birinci heyetten alınan █████/2014 tarihli bilirkişi raporunda; davalı kooperatifin 2007, 2009, 2011 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, 2008,2012, 2013 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, 2010 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmediğinden, incelenemediğini, yapılan incelemelerde üye kayıt defterin göre davacının; █████/2000 kayıt tarihli 179 Ortak No- █████/2011 tarih 181 Ortak No ile 2 adet ortaklık payı olduğunu, davacının 179 nolu üyelik hak ve hissesini bütün aktif ve pasifleri ile birlikte Bakırköy ...Noterliğinin █████/2012 tarihli ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile 10.000,00TL bedel karşılığında ...'e devir ettiğini, 2012 yılı ortakların listesinde toplam 22 adet ortağın olduğunu, işbu listede davacının 1 adet ortaklığının bulunduğunu belirtmiştir. Rapora karşı beyan ve itirazlar doğrultusunda düzenlenen █████/2015 tarihli bilirkişi ek raporunda; mahkemenin üye kayıt defterindeki üye sayısına değil, █████/2012 tarihli 31 nolu yönetim kurulu kararının ve davacı yanın, davalı kooperatifin mevcut yönetim kurulu başkanı olan ... adına yapmış olduğu ödemelerin de dikkate alınması gerektiği yönünde karar verilmesi halinde; birinci sonuç olarak, mahkemenin genel kurul kararları ve üye kayıt defterindeki üye sayısı dikkate alınarak karar vermesi durumunda, 2012 yılı ortakların listesinde toplam 22 adet ortağın olduğu ve bu listede davacının 1 adet ortaklığının bulunduğunu, mahkemece üye kayıt defterindeki üye sayısı değil, 31 nolu yönetim kurul kararının ve davacı yanın, davalı kooperatifin mevcut yönetim kurulu başkanı olan ... adına yapmış olduğu ödemelerin de dikkate alınması gerektiği yönünde karar verilmesi halinde, █████/2012 tarih ve 31 sayılı karara istinaden davacı yanın 7 kooperatif ortaklık hissesi hakkı olabileceğini, diğer yandan daacının kooperatifte üye olduğundan bu yana ve diğer üyelerin üye oldukları tarihten bu yana ödemelere bağlı bütün alt hesapların detaylı bir şekilde fiş bazında incelenmesinin talep edildiğini, böyle bir talebin yerine getirilmesi için kooperatif bünyesinde detaylı bir inceleme yapılması gerektiğinden, TTK 438 mad gereği kooperatife özel denetçi atanarak sonuca gidilebileceğini belirtmişlerdir.İkinci heyetten alınan █████/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacının halen davalı kooperatifte 181 ortak nosu ile 1 adet ortaklığının bulunduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 11.maddesi doğrultuunda, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacıyı 7 adet hisse yönünde ortaklığa kabul ettiğine ilişkin alınmış bir kararın tespit edilemediğini, kooperatif ana sözleşmesinin 11.maddesinin kapsamında davacının, ortaklığa alınmadığı halde alınmayan ortaklıkla ilgili kooperatife bir ödeme yapmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmişlerdir.Dairemizin kaldırma kararı sonrasında, mahkemenin █████/2022 tarihli celsede dinlenen tanık ...; "Davalı kooperatife yaklaşık olarak 2008 yılında üye olmuştum. Davacının hisselerini alarak üye olmuştum, sanırım 2012 yılında da ayrıldım, üye olduğum süre içerisinde kooperatif aidatlarını elden kooperatifin eski başkanı olan ... Bey'e ve yardımcısı ... Hanım'a elden ödedim, bu şekilde davacı ... adına da elden makbuz karşılığında ödemeler yaptım. Kendi adıma da ve ... Hanım adına da hiç banka hesabına ödeme yapmadım. ... Hanım banka hesabına yaptığı ödemeleri kendi yapıyordu, ... Hanım'ın 9 hissesi vardı, bu hisselerden birini ben almıştım, 1 hissesini de ismini hatırlamadığım kooperatif üyesi bir arkadaş satın aldı, diğer bir hisseyi de kooperatif üyesi olan teyzesi ... satın almıştı, bu hisseleri satın alan diğer arkadaşlar daha sonradan hisseleri sattık ama ... hanımın 6 hissesi satılmadı, bildiklerim bunlardan ibarettir."şeklinde, Tanık ...; "davacı benim kızımdır, tanıklık yapmak istiyorum dedi. Davalı kooperatifte kızım ...'nın 9 hissesi vardı, benim de 1 hissem vardı, biz kızım ve ben aidatları kooperatif başkanına ve sekreterine elden ödüyorduk, kızım kendi hisselerinden kimseye satış yapmadı, benim hissem satıldı, benim bildiğim kadarıyla ödemelerin tamamı elden yapıldı bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklinde, Tanık ...; "ben davacının yengesi olurum, benim kooperatifte hissem yoktur ancak kayınvalidem olan ...'ın da kooperatif üyesi olması nedeniyle kooperatif toplantılarına katıldım. Davacı kooperatif aidatlarını bazen elden ... beye ve yardımcısına ödüyordu, bazen de banka havalesi yapıyordu, davacının 9 hissesi vardı, bildiğim kadarıyla bu hisselerden kimseye satmadı, bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece, ... Bankası'na müzekkere yazılarak davalı hesabın ilk açılış tarihinden itibaren dava tarihi olan 2013 yılı Ocak ayı da dahil olacak şekilde hesap dökümleri ile ayrıca hesaba yatan paraların kim tarafından hangi tarihte ve ne miktarda yatırıldığını da gösterir şekilde kayıtlar istenmiş olup verilen cevapta belirtilen hesabın açılış tarihi olan █████/2013-█████/2023 tarihleri arası ekstresi gönderilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı öncesi rapor sunan ikinci bilirkişi heyetinden alınan raporda; █████/2016 tarihli bilirkişi raporundaki görüşlerini değiştirecek maddi bir tespiti yapılamadığı belirterek önceki raporun tekrarı mahiyetinde rapor sunmuşlardır.Dairemizin kaldırma kararı uyarınca kooperatif uzmanı ile mali müşavir bilirkişisinden yeni bir rapor alınmış olup alınan █████/2024 tarihli raporda özetle; "Ortaklık pay defter kayıtlarına göre davacının 1 üyeliğini (179 nolu) devir ettikten sonra 181 nolu 1 adet üyeliğinin bulunduğu, davalı kooperatifin 03.03.2002 tarihinde yapılan 2001 hesap yılı genel kurulunda kooperatifte kayıtlı ortak sayısının 20 olduğu, davacı ...’ın bu genel kurulda hazirun cetvelinin 13. Sırasında ortak olarak kaydı bulunduğu ve bu tarihten itibaren üyeliğinin bulunduğu anlaşıldığı, Davacının mevcut 181 nolu üyeliği dışında, 15.09.2005 tarih 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklarından ...’un kooperatif hissesini devir yoluyla edindiği bu üyelik devrinin kabulüne karar verildiği, kooperatif ortaklarından ...’un ortaklık payını bütün hak ve vecibeleri ile birlikte devir aldığı, bu üyelik devrinin ... ve ... imzası ile 23.05.2006 tarihinde kabul edildiği, yine 11.08.2009 tarihinde kooperatif ortağı ... Ve ...’ın hisselerini devir aldığı, bu hisselerin kalan borçları ödenmek üzere 31.000,00 TL'nin ...’dan tahsil edildiğinin yönetim kurul üyeleri ... ve ...’nün birlikte imzasından tevsik edilmekle, davacının davalı kooperatifteki 4 üyeliğini 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak devir yoluyla edindiği, 1163 sayılı Kanunun 42 maddesinde düzenlendiği üzere kooperatiflerde konut ve üye sayısını belirleme yetkisinin genel kurula ait olduğu, davalı kooperatif genel kurul tutanaklarında ortak ve konut sayısının belirlenmesine ilişkin karar almadığı, kooperatif arsası üzerinde inşaat faaliyetlerinin yürütülmediği, temel kural olarak birden fazla üyeliği bulunan kişinin, üyelik hisse sayısınca hazirun cetvelinde kendisine ayrı ayrı isim açılmayacağı, tek bir isimle hazirunda yer almakla beraber kooperatifteki hisse sayısının ise gerek kooperatif yönetim kurul kararları ve gerekse ortaklar pay defterinde işlenmesi gerektiği, veyahut ortağın cari hesap ödemelerinin incelenmesinde birden fazla üyeliğin bulunup bulunmadığı veya genel kurul kararlarınca belirlenen ödemelerin kaç hisse payına denk gelecek şekilde ödendiğinin belirlenmesi gerekeceği, Davalı kooperatifin önce 26.12.2004 tarihli genel kurulunda “ konut inşaatının maddi imkansızlık nedeniyle yapılamaması nedeniyle tarlanın ortaklar adına tapuya tescil edilmesine” dair karar aldığı, 04.02.2007 tarihli genel kurulda ise " kooperatif arsasının m2 si 20,00 TL den aşağı olmamak üzere satılmasına” karar verildiği, 15.01.2012 tarihli en son genel kurulda ise “Başakşehir bölgesinde kooperatifimiz adına kayıtlı bulunan ... pafta ... parseldeki arsanın her ortağın bir hissesine karşılık 2 (iki) daire karşılığında ... San Ltd.Şti ne devir edilmesi hususunun görüşülerek karara bağlanması, ... ile herhangi bir anlaşmazlık yaşanması halinde başka yapı firmaları ile anlaşma yapma ve devir konularının görüşülüp karara bağlanması, ve şerhli olarak tapu devri ve diğer takip edilecek işlemleri yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine" dair karar alındığı, 15.01.2012 tarihinde yapılan 2011 hesap genel kurulunda, kooperatife kayıtlı ortak sayısının 16 olduğu, bu genel kurulun 5 nolu kararı ile ortaklara hisse satışı yapılması, hisse çoğaltılmaya gidilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, görülmekle bu genel kurul kararına dayalı olarak yetkili yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve diğer tüm üyelerin tatbik imzaları ile 05.02.2012 tarih 31 sayılı karar ile davacının davalı kooperatifte ayrıca 7 hissesinin daha bulunduğunun onaylandığı, Davalı kooperatifin dosyaya sunulu 19.09.1993- 15.06.2014 tarihi arasında yapılan tüm genel kurul kararları gereği 1 ortağın 1 hisse payına karşılık ödemesi gereken toplam tutarın 25.006.00 TL, 9 hisse payına karşılık ödenmesi gereken tutarın ise 225.054,00.TL olarak hesap edildiği, gerek 25.09.2014 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerde gerekse kurulumuz incelemelerinde tespit edildiği üzere davalı kooperatifin mevcut dosyaya sunulu incelenen ticari kayıtlara göre davacı ...’ın 31.12.2012 tarihi itibariyle hesabın 35.300,00 TL alacak bakiyesi verdiğinin görüldüğü, Dosyaya sunulu tüm banka dekontları, tahsilat makbuzları, çek ve senet ödemelerine göre davacının kooperatif başkanı ... ve kooperatif çalışanı ...’nun banka hesabına “Kooperatif aidat ve ödemelerine mahsuben açıklamasıyla” yapmış olduğu ödemeler de dahil olmak üzere davalı kooperatife toplamda 246.965,00.TL ödemiş olduğu, davacının yapmış olduğu ödemelerin kendi dönemi içindeki genel kurulca kararlaştırılan tüm aidatları fazlasıyla karşıladığı, Davacının mevcut üyeliği dışında sonradan devir yoluyla edindiği 4 adet hisse payı ve gerekse davalı kooperatife süreç içinde yapmış olduğu tüm ödemeler dikkate alınarak, genel kurulca belirlenen ödemelerin mevcut 1 üyeliği dışında, ayrıca 7 hisseye isabet ettiği yönetim kurul üyeleri ve diğer tüm ortakların katılımı sonucu 05.02.2012 tarih 31 sayılı kararla da onaylandığı, böylelikle davacının davalı kooperatifte mevcut üyeliği dışında geçmiş yıllarda ve muhtelif tarihlerde gerek devir alarak gerekse bedellerini ödemek suretiyle davalı kooperatifte 7 hissesinin daha bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği" yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığı bildirilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ikinci bölümünde, ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi üst başlığı ile, “8.” maddede ortaklığa girme şartları düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, kooperatif ortaklığına girmek isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerinin bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurulacağı, İkinci fıkrada, yönetim kurulunun, ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırmak zorunda olduğuna yer verilmiştir. Yasanın 14/2. fıkrasında ise, ortaklığın devredilebileceği, yönetim kurulunun, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği düzenlenmiştir. Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin incelenmesinden, ortaklık şartlarının “10”. maddede, ortaklığa kabulün ise “11.” maddede düzenlendiği, düzenlemede, gerekli şartları taşıyıp da, kooperatife ortak olmak isteyenlerin yazılı olarak yönetim kuruluna başvuracağı, ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği, Yönetim kurulu, ortaklar ile ortak olmak için başvuranların 10. maddede gösterilen şartları taşıyıp taşımadığını araştırmak zorunda olduğu, “17.” maddede, ortaklığın devri düzenlenmiş ve ortaklığın yazılı olarak yönetim kurulun bildirilmek süreti ile ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığı kabulden kaçınamayacağı belirtilmiştir.Ayrıca kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi, tahliye etmemesi, ecri misil istememesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu █████/2015 tarih ███████-649 Esas █████████ Karar sayılı ilamı) Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dinlenen tanık beyanları, kooperatif kayıtları, davacı tarafça yapılan ödemeye ilişkin belgeler ve dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususları karşılar mahiyette somut delillere uygun, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli alınan bilirkişi raporuna göre; davacı tarafça, davalı kooperatife süreç içinde yapmış olduğu tüm ödemeler, mevcut bir üyelik dışında, kendi dönemi içindeki genel kurulca kararlaştırılan dava konusu edilen 7 üyelik için ödenmesi gereken aidat bedelini fazlasıyla karşıladığı,15.01.2012 tarihli genel kurul kararına dayalı olarak yetkili yönetim kurulu üyeleri ve diğer tüm üyelerin tatbik imzaları ile 05.02.2012 tarih 31 sayılı karar ile davacının davalı kooperatifte ayrıca 7 hissesinin daha bulunduğunun onaylandığı, böylelikle davacının davalı kooperatifte mevcut üyeliği dışında davalı kooperatifte 7 hissesinin daha bulunduğu tespit edilmekle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediği ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı kooperatif vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025