Anahtar kelimeler: Dokuma Matbaa Kumaş Deri Etiket Plastik İmalatı Ncü Nevi Sektöründe

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
KARAR TARİHİ
: █████/2024
DAVA TÜRÜ
: Konkordato
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde; ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin dokuma etiket, plastik etiket, matbaa etiket, deri etiket ve kumaş etiket olmak üzere tekstil yan sanayi ürünleri imalatı ve satışı sektöründe faaliyet gösterdiği, 2002 yılında kurulduğu, sermayesinin 19.250.000,00 TL olduğu ve tamamının ödendiği, şirket hisselerinin tamamının ...'e ait olduğu; ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin her nevi dokuma ve kumaş etiket imalatı ve toptan satışı alanında faaliyet gösterdiği, 2015 yılında kurulduğu, sermayesinin 3.000.000,00 TL olduğu ve tamamının ödendiği, şirket hisselerinin tamamının ...'e ait olduğu; konkordato talep eden gerçek kişi ...'in söz konusu konkordato talep eden şirketlerin banka kredi borçları ile diğer finans kuruluşlarına olan borçlarına kefaleti bulunduğu, şirketlerin çeşitli nedenlerle (Covid-19 Pandemi süreci, kurların ve faiz oranlarının yükselmesi, kontrolsüz büyüme, alacakların tahsil edilememesi, vb.) finansal krize girdiği, faaliyetlerine devam imkânı sağlanması durumunda alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşacakları ancak takip ve icra baskısı altında iflâs etmeleri durumunda adi alacaklıların alacaklarının bir kısmına kavuşamayacakları ve bu çerçevede vade konkordatosu talep edildiği belirtilip nihai olarak 2004 sayılı İİK'nın 287'nci maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi durumunda sürenin 2 ay daha uzatılmasına, akabinde 289'uncu madde gereği 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, 287/2 maddesi gereği geçici komiser tayinine, 297/2 maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, tüm takip işlemlerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI İlk Derece Mahkemesinin █████/2023 Tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkin davada, borçluların İİK'nın 305 nci maddesinde belirtilen tüm koşulları yerine getirdiği ve konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu anlaşıldığından borçluların konkordato talebinin kabulüne, konkordatoya tabi borçların ödeme takvimi uyarınca ödenmesine,komiser heyeti tarafından sunulan █████/2023 tarihli ödeme takviminin kararın eki olduğunun bildirilmesine, konkordato tasdik edildiğinden kesin mühletin sonuçlarının kendiliğinden kalktığının tespitine gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... SANAYİ TİCARET ŞİRKETİ ile ... T.C. Kimlik Numaralı ...'in konkordato taleplerinin KABULÜ ile;konkordatonun İİK'nın 306 ncı maddesi uyarınca TASDİKİNE, borçlular tarafından konkordatoya tabi borçların , konkordatonun tasdiki tarihinden sonra ,anaparanın %5 faizi ile birlikte(%100+%5 faiz) eşit taksitler halinde,Eylül 2023 tarihinden başlayarak üçer aylık dönemler halinde █████/2023, █████/2023, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2025, █████/2025, █████/2025, █████/2025, █████/2026, █████/2026, █████/2026 ve █████/2026 vadelerinde olmak üzere toplamda 14 taksitte (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iadesi kaydıyla) borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ÖDENMESİNE,konkordato komiser heyeti tarafından sunulan █████/2023 tarihli ödeme takvimin kararın eki olduğunun BİLDİRİLMESİNE, karar verilmiştir. Bir kısım alacaklılar vekillerince kararın ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine dairemizin █████/2024 Tarih ve ████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile:"...Borçlu gerçek kişinin sunduğu ön proje incelendiğinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden şirketlerin başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı anlaşılmış olup, bu nedenle gerçek kişi tarafından sunulan projenin, kendine özgü konkordato tedbiri veya hedefi içermeyen, tamamen borçlu Şirketlerin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş olduğu sabittir. Sunulan revize projede de farklı bir açıklama yapılmamıştır. Davacı gerçek kişinin, sunduğu revize projenin kendine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, uygulanabilir bir proje bulunmadığı açık olup mahkemece kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır... Projedeki alacakların tahsili kısmı yönünden bu alacakların gerçek bir alacak olup olmadığı, gerçek ise tahsil kabiliyetinin olup olmadığına, ne kadar sürede tahsil edilebileceğine, bunun uçun ne tür girişimlerde bulunulduğuna ve girişimin hangi safhada olduğuna dair dosya kapsamında bir değerlendirme yoktur. Komiserlerin mühlet süresince sunduğu raporlarda ve karar sonrasında sunulan kayyum raporlarında bu alacakların tahsili için neler yapıldığı, tahsilat yapılıp yapılamadığı, yapılamamış ise sebeplerine ilişkin bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Söz konusu proje kalemi yönünden bir değerlendirme yapılmaması, gerekirse bilirkişiden rapor alınmaması hatalı olmuştur. Proje kalemlerinden olan kâr kalemi yönünden ciroya karşılık sonuç kârın çok cüzi kalması hususu dikkate alındığında bunun nedenlerinin irdelenmediği ve sektör kâr marjlarına göre yapılan ciroya rağmen bu kâr oranlarının doğru olup olmadığı, bu kâr oranını etkileyen faktörlerin neler olduğu, davacılar yönünden kâr miktarını düşüren sebeplerin neler olduğu, bu sebeplerin ne şekilde ortadan kaldırılabileceği ve davacıların bu konuda yaptıkları ile yapması gerekenleri yapıp yapmadıkları ve yapıp yapamayacaklarına ilişkin bir değerlendirme de bulunmamaktadır. Elde edileceği belirtilen kâr oranı ile sonuç olarak meydana gelen durum dikkate alınarak projenin uygulanabilir olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden bu konuda gerekirse bilirkişi raporu alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Projede yer alan ortağa ve şirkete ait taşınmazların satışı suretiyle elde edilecek gelir kalemlerinden taşınmazların üzerindeki ipotek yükü dikkate alınarak bu yük ile birlikte satışının mümkün olup olmadığı ve elde edilecek satış gelirinin ne olacağı ve taşınmazlara ilişkin muhtemele satış miktarları ile satış sürelerine ilişkin bir değerlendirmenin bulunmadığı bu nedenle de projenin uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirmenin eksik incelemeye dayalı olduğu, keza bu taşınmazların satışı için bir süre öngörülüp öngörülmediği ve öngörülen bir süre var ise bu sürede satışının yapılıp yapılamayacağı, yapılmamış ise sebepleri ve karar sonrası aradan geçen sürede satışları için kayyum raporlarında ne tür bir süreç olduğuna dair de bir bilgi ve değerlendirme bulunmadığından ve bunun projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılmadığı buna göre de projenin uygulanabilir olup olmadığına ilişkin değerledirmenin bu yönden de eksik incelemeye dayalı olduğu görülmektedir. Mahkemece şartlı hüküm kurulması; mahkemece, ''borçlular tarafından konkordatoya tabi borçların , konkordatonun tasdiki tarihinden sonra ,anaparanın %5 faizi ile birlikte(%100+%5 faiz) eşit taksitler halinde,Eylül 2023 tarihinden başlayarak üçer aylık dönemler halinde █████/2023, █████/2023, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2025, █████/2025, █████/2025, █████/2025, █████/2026, █████/2026, █████/2026 ve █████/2026 vadelerinde olmak üzere toplamda 14 taksitte (yapılan ödeme oranında keşide edilen karşılıksız çeklerin iadesi kaydıyla) borçlu tarafından sunulan ödeme takvimi uyarınca ödenmesine'' şeklinde şartlı hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur... Çekişmeli alacaklara yönelik alınan raporlarda; alacaklı bankaların 3. Şahıs kredi müşterilerine kullandırdığı kredi borçlarına karşılık davacı şirketlerin keşideci ve cirantası olduğu çekleri devir aldıkları, bu çeklerin ödenmediği ve çeklerden ilk borçlu olması nedeni ile davacıların doğrudan sorumlu oldukları, bu çekleri elinde bulunduran hamilin ( bu aşamada bankanın, sonraki cirantaların ödemesi halinde ödeyen firmanın) alacaklı olarak kayda alınması gerektiği yönündeki tespiti karşısında; alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacaklarının da nisaba dahil edilmesi gerekmektedir. Somut yargılamada yukarıda yer verildiği üzere tasdik kararı verilen borçlu şirketler yönünden, öncelikle alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan borçların hesapta dikkate alınmaması nedeniyle gerekli olan nisabın sağlanmış olduğuna dair kabulden bu aşamada söz edilemeyecektir. Borçlu şirketlerin alacaklı bankalardan kullanmış oldukları genel kredi sözleşmelerinde müşterek veya müteselsil kefil olarak yer aldıkları anlaşılmaktadır. Borçlular tarafından aksi iddia edilmemiştir. Alacaklılar toplantısında yalnızca asıl borç miktarına yer verilerek nisapta o miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bankaların alacakları, asıl borçlular haricinde kefil olan davacıların alacak hesaplarında nisapta dikkate alınmamıştır. Açıklanan nedenlerle ve özellikle, davacı gerçek kişi borçlu yönünden tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar yönünden ise; projenin uygulanabilir olup olmadığı yönünden araştırma ve değerlendirme yapılmaması, alacaklı bankalara 3. Şahıs kredi müşterilerince temlik cirosu ile ciro edilen çeklerden kaynaklanan alacakların nisaba dahil olacağı dikkate alınarak, bu konuda bilirkişi raporu alınmak suretiyle tasdik kararı verilen borçlu şirketler yönünden gerekli nisap oranının sağlanıp sağlanmadığının tespiti ve uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli olmamıştır. Bu nedenle, itiraz eden alacaklı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin █████/2024Tarih ve ████████ E. █████████ K. sayılı kararı ile, Konkordato geçici komiserleri ..., ... ve ... tarafından mahkememize sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; Borçluların konkordato müracaatında mahkemeye sunulan konkordato ön projelerinin revize edilmiş olup revize projelerin 04.01.2022 ve 06.01.2023 tarihlerinde Mahkemeye sunulduğu, bununla birlikte borçluların İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin yukarıda gösterilen kararı sonrasında revize proje sunmadıkları, Borçlu ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Yönünden; Şirketin satışlarının yıllar itibariyle düşmekte, kârlılık azalmakta, dönem faaliyetleri zararla sonuçlandığı, şirketin, geçici mühlet aldığı 29.06.2021 tarihi ile son mali tabloların düzenlendiği 31.08.2024 tarihlerini kapsayan yaklaşık 38 aylık sürede dönem faaliyetlerinin 7.854.764,19 TL zarar ile sonuçlandığı, revize projede 2023 yılı için 1.303.671,60 TL dönem net kârı öngörülürken söz konusu dönem faaliyetlerinin 7.983.390,49 TL zararla sonuçlandığı, aynı durumun 2024 yılı için de geçerli olduğu, 2024 yılı için 2.700.753,44 dönem net kârı öngörülürken söz konusu dönemin ilk 8 aylık faaliyetleri 1.449.574,62 TL zararla sonuçlandığı, kârlılığa ilişkin projeksiyonlarda çok büyük sapmalar bulunduğu, hedeflerin gerçekleşmediği, şirketin her geçen gün istihdam hacminin azaldığı, üretim faaliyetini gerçekleştirdiği işyerinin tahliye edildiği, merkez ofisinden başka işyeri bulunmadığı, bu kapsamda ticari organizasyonunun giderek küçüldüğünün anlaşıldığı, şirketin ticari organizasyonunun giderek küçülmesi ile cari ve önceki dönemdeki kârlılığa ilişkin performansı birlikte dikkate alındığında, takip eden dönemler için öngörülen satış ve kâr tutarlarının yakalanmasının ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu kaynakların gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunun değerlendirildiği, (2025 yılı için 1.337.853,44 TL, 2026 yılı için 1.645.977,60 TL net kâr öngörüldüğü). diğer taraftan 2023 yılında 18.000.000,00 TL, 2024 yılında 5.000.000,00 TL alacak tahsili öngörülmüşken bu yönde bir tahsilatın yapılamadığı, 31.08.2024 son bilanço tarihi itibariyle alıcılardan olan alacağın 20.156.894,68 TL olduğu, bunun %71’inin, yani 14.243.046,09 TL’sinin donuk olduğunun anlaşıldığı, aynı durumun verilen sipariş avansları için de geçerli olduğu, 31.08.2024 son bilanço tarihi itibariyle 6.389.782,89 TL olan bakiyenin 3.282.176,90 TL’sinin donuk olduğunun anlaşıldığı, buradan anlaşılmaktadır ki, şirketin konkordato kaynağı olarak gösterdiği alacak ve avans tahsilatının büyük bölümünün donuk ve tahsil kabiliyeti bulunmayan alacaklardan oluştuğu, konkordato kaynağı olarak 2025 yılı için 10.500.000,00 TL şirket aktifine kayıtlı gayrimenkul satış geliri gösterildiği ancak 31.08.2024 tarihi itibariyle şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkul bulunmadığı, şirket tarafından sunulan konkordato kaynaklarının (alacak tahsili “avanslar dahil”, şirket kârı, gayrimenkul satışı) neredeyse hiçbirinin gerçekleşebilecek durumda olmadığı, bu kapsamda olmak üzere, şirket tarafından sunulan konkordato kaynaklarının yetersiz ve gerçekleşme durumlarının ticari hayatın olağan akışına uygun olmaması, geçmiş performansıyla uygun olmayan ticari beklentilerle hazırlanmış olması, şirketin rayiç değerlere göre özkaynaklarının negatif olması, bir başka ifade ile borca batık olması, hususları birlikte dikkate alındığında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu borçlunun konkordatonun talebinin reddi ile şirketin borca batık olması nedeniyle iflasına karar vermek gerektiği, Borçlu ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi Yönünden; Aktiflerin “işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 31.08.2024 tarihli bilançosuna göre şirketin özkaynaklarının (eksi) -1.854.807,98 TL olduğu, şirketin aynı tarihli aktiflerin “muhtemel satış fiyatı” esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançosuna göre özkaynaklarının (eksi) -13.507.933,67 TL olduğu, dolayısıyla şirket kaydi ve 6102 sayılı TTK’nın 376’ncı maddesi kapsamında rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, şirketin satışlarının yıllar itibariyle düştüğü, kârlılığın azaldığı, dönem faaliyetlerinin zararla sonuçlandığı, şirketin, geçici mühlet aldığı 29.06.2021 tarihi ile son mali tabloların düzenlendiği 31.08.2024 tarihlerini kapsayan yaklaşık 38 aylık sürede dönem faaliyetlerinin 6.984.424,82 TL zarar ile sonuçlandığı, revize projede 2023 yılı için 350.400,00 TL dönem net kârı öngörülürken söz konusu dönem faaliyetlerinin 5.735.070,72 TL zararla sonuçlandığı, aynı durumun 2024 yılı için de geçerli olduğu, 2024 yılı için 308.000,00 dönem net kârı öngörülürken söz konusu dönemin ilk 8 aylık faaliyetleri 1.609.802,90 TL zararla sonuçlandığı, kârlılığa ilişkin projeksiyonlarda çok büyük sapmaların bulunduğu, hedeflerin gerçekleşmediği, şirketin her geçen gün istihdam hacminin azaldığı, üretim faaliyetini gerçekleştirdiği işyerinin tahliye edildiği, merkez ofisinden başka işyerinin bulunmadığı, bu kapsamda ticari organizasyonunun giderek küçüldüğünün anlaşıldığı, şirketin ticari organizasyonunun giderek küçülmesi ile cari ve önceki dönemdeki kârlılığa ilişkin performansı birlikte dikkate alındığında, takip eden dönemler için öngörülen satış ve kâr tutarlarının yakalanmasının ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu kaynakların gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğu, (2025 yılı için 369.600,00 TL, 2026 yılı için 423.500,00 TL net kâr öngörüldüğü), diğer taraftan 2023 yılında 7.500.000,00 TL, 2024 yılında 1.000.000,00 TL alacak tahsili öngörülmüşken bu yönde bir tahsilatın yapılamadığı; 31.08.2024 son bilanço tarihi itibariyle alıcılardan olan alacağın 6.177.559,61 TL olduğu, bunun %100’ünün, yani tamamının donuk olduğu, buradan anlaşılmaktadır ki, şirketin konkordato kaynağı olarak gösterdiği alacak tahsilatının tamamı donuk ve tahsil kabiliyeti bulunmayan alacaklardan oluştuğu, şirket tarafından sunulan konkordato kaynaklarının (alacak tahsili, şirket kârı) neredeyse hiçbirinin gerçekleşebilecek durumda olmadığı, bu kapsamda olmak üzere, şirket tarafından sunulan konkordato kaynaklarının yetersiz ve gerçekleşme durumlarının ticari hayatın olağan akışına uygun olmaması, şirketin geçmiş performansıyla uygun olmayan ticari beklentilerle hazırlanmış olmasının şirketin rayiç değerlere göre özkaynaklarının negatif olmasının bir başka ifade ile borca batık olması, hususları birlikte dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde adi alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunu, bu hâliyle Kanunun 305/a maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, şirket tarafından sunulan konkordato kaynaklarının yetersiz ve gerçekleşme durumları ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kârlılığa ilişkin öngörüler şirketin geçmiş performansıyla uygun olmadığı, şirketin sürekli zarar ettiği, şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, bir başka ifade ile varlıklarının güncel değerinin borçlarını karşılamaya yetmediği,bir başka ifade ile borca batık olması, hususları birlikte dikkate alındığında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu borçlunun konkordatonun talebinin reddi ile şirketin borca batık olması nedeniyle iflasına karar vermek gerektiği, Borçlu ... Yönünden; Gerçek kişi borçlu ...'in 6102 sayılı TTK kapsamında tacir olmadığı, bu kapsamda defter tutma yükümlülüğü bulunmayıp iflâsa da tabi olmadığı, Dolayısıyla söz konusu şahsın durumunun İİK’nın 305/a maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, ... tarafından sunulan sunduğu revize proje incelendiğinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden ortağı olduğu şirketlerin başarıya ulaştırması ihtimaline dayandırıldığı, sunulan projenin, kendine özgü konkordato tedbiri veya hedefi içermeyen, tamamen borçlu Şirketlerin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş olduğu, bu kapsamda, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşıldığından bu borçlu yönünden de konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Borçlu ...'in konkordato talebinin REDDİNE, bu borçlu hakkında verilen kesin mühlet daha önce kaldırıldığından bu konuda yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Borçlular ... MATBAACILIK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin konkordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, Borçlu şirketlerin iflasa tâbi olup iflas koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi "... MH. ... CAD. ... NO.... GÜNGÖREN / İSTANBUL" olan davacı (borçlu) ... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin █████/2024 günü saat: 10:17 itibariyle İFLASINA, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi "... MH. ... CD. ... APT.NO:... GÜNGÖREN / İSTANBUL" olan davacı (borçlu) ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin █████/2024 günü saat: 10:17 itibariyle İFLASINA karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Konkordato talep edenler vekilinin 22.11.2024 tarihli süre tutuma ilişkin istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkeme tarafından yukarıda esas numarası belirtilmiş olan dosyasında verilen 21.11.2024 tarihli kararını tehiri icra talepli olarak istinaf ettiklerini, iş bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli karar tarafımıza tebliğ edildiğinde, istinaf nedenlerini açıklamalı olarak sunacaklarını belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 285 nci ve devamındaki maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir. Mahkemece konkordato taleplerinin reddi ile telep eden şirketleri iflasına karar verilmiş, karara karşı konkordato talep edenler vekili tarafından süre tutum dilekçesi sunulmuştur. HMK'nın 355. maddesi istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bunu re'sen gözeteceği düzenlemesine yer vermiştir. Aynı Kanun'un 352. maddesinde de, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında gerekli kararın verileceği hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddeler birlikte değerlendirildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf nedenlerinin gösterilmediği hallerde Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapması gerekir.Somut olayda, konkordato talep edenler vekiline gerekçeli karar 21.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, konkordato talep edenler vekilinin 22.11.2024 tarihli beyanında; dosyayı istinaf ettiklerini, istinaf nedenlerini açıklamalı olarak sunacaklarını beyan etmiş ancak istinaf başvuru gerekçeleri sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince iflas kararında tasfiye usulünü belirtmemiş ise de; Bakırköy ... İcra Dairesi ... iflas dosyası üzerinden ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi için adi tasfiye, Bakırköy ... İcra Dairesi ... iflas dosyası üzerinden ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi için basit tasfiye usulüne göre iflas işlemlerinin yapılmasına dair karar verilerek işlemlerin devam ettiği uyap kayıtlarından yapılan kontrolde anlaşılmıştır. Ayrıca iflas kararı ile birlikte iflas açılarak müflis şirketin tasfiye işlemlerine başlandığından esası etkilemeyecek nitelikte olan kaldırma kararlarının iflas prosedürünü sekteye uğratacağı ve daha sonrasında verilecek iflas kararı ile iflas yeniden açılacağından ilave zaman ve masraf kaybına yol açtığı dikkate alındığında bu husus usul ekonomisine de aykırı olacağı kanaati ile kaldırma sebebi yapılmamıştır. Bu durumda; kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapılmış, konkordato talep eden şirket yetkilisinin 21.11.2024 tarihli duruşmada dinlenmiş olması ile kamu düzeni yönünden de dava dosyası ve verilen kararda bir eksiklik bulunmadığı görülmekle konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 352/1.d maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince konkordato talep edenlere iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep edenler üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!