Anahtar kelimeler: Geçilen Zincirine Zincirinin Hekimliğine İllerde Onuncu Acil Müşaviri Payına Katılım
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Birliği
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri Av. ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU
: █████/2008 tarih ve 27012 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin; katılım payına ilişkin 6. maddesinin, ilave ücrete ilişkin 24.3.1. maddesinin 1. fıkrasının, istisnai sağlık hizmetlerinde ilave ücret uygulamasına ilişkin 24.3.4 ve 24.3.5 maddelerinin, sevk zincirine ilişkin 3. maddesinin 1. fıkrasının "...doğrudan veya..." ibaresinin, aile hekimliğine geçilen illerde sevk zincirinin uygulanacağına ilişkin 2 ve 3. fıkralarının, 3. maddesinin 2. fıkrasındaki "ve Kurumca kabul edilmesi" ibaresinin, acil hallerde Kurumla sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucularına yapılan başvuru sonucunda verilen sağlık hizmetine ilişkin giderlerin, daha sonra Kurumca ödenmek üzere öncelikle hasta tarafından karşılanmasına ilişkin 5. maddesinin 4. ve 6. fıkralarının, katılım payı tutarlarının yer aldığı 6.1. maddesinin, tıbbi malzemelerden alınacak katılım payının üst sınırını belirleyen 6.3.1. maddesinin "Yüzde yetmişbeşlik üst sınırın hesaplanmasında her bir tıbbi malzeme bağımsız olarak değerlendirilir" ibaresinin, düzenlenen reçetelere mutlaka teşhisin yazılmasını öngören 12.1.1. maddesinin 2. fıkrasının, 12.2. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 12.7.5. maddesinin "herhangi üçü" ibaresi ile (a) bendinin, 18. maddesinin 2. fıkrasının, 20.3.1. maddesinin 3. fıkrasının, 20.3.7. maddesinin 6. fıkrasının, 7. fıkrasının ve 8. fıkrada geçen 'İşitme cihazının yenilenme süresi beş yıldır. Bu süreden önce yenilenen işitme cihazı bedelleri Kurumca ödenmez.'' ibaresinin, 20.3.8. maddesinin 8. fıkrasının, 20.3.11.7. maddesinde geçen "Trafik tescili zorunlu olan ve kullanımı için H sınıfı sürücü belgesi gerektiren motorlu malul arabalarının bedelleri Kurumca ödenmez" ibaresinin ve son fıkrasının, 20.3.11 maddesinin 2. fıkrasındaki ''Konuşma cihazının yenilenme süresi beş yıldır. Bu süreden önce yenilenen konuşma cihazı bedelleri Kurumca ödenmez'' ibaresinin, 20.3.11.6. maddesinin son fıkrasının, 24.1.1.1. maddesi ile 24.1.1.2. maddesinin son fıkrasının, 24.2.2.7 maddesinin (a) bendinin, 27. maddesinin, Ek 2/A'nın pratisyen hekimlerin ilaç reçete etmesini kısıtlayan UH-P kısaltmasına ilişkin açıklamanın, Ek-5/C listesinin işitme cihaz bedelinin belirlendiği 86. sırasının, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ile hazırlanan EK-5/A, EK-5/C, EK-6, EK-7, EK-8, EK-8C, EK-9, EK-12 nolu düzenlemelerin, 12.7.17. maddesinin 2. fıkrasının, 12.7.17. maddesinin "Sudek atrofisinde" başlıklı (C) bendinin hukuka aykırı olması nedeniyle, 12.7. maddesinde İntraaktiküler ilacına yer verilmemesi, 20. maddesinde ayakta pozisyonlama sandalyesine yer verilmemesi, 20.3.4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde rehabilitasyon programlarındaki hastalar için fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimine yer verilmemesi, 20.3.7. maddesinin ''onarım için bırakılan işitme cihazının yerine firma tarafından bakım süresince kullanılmak üzere kullanılabilecek başka bir cihaz yedek olarak verilmelidir.'' ibaresine yer verilmemesi, 21. maddesinin pratisyen hekimlerin tedavisini düzenledikleri hastalara rapor düzenleme yetkisi verilmemesi, EK-5 ve EK-5/C ortez ve protez listesinde polipropilen alaşımlı tedavi cihazlarına yer verilmemesi nedeniyle iptali ile 5510 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 73. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkralarının itiraz yoluyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ_SAVUNMASI
: Davalı tarafından, mevzuata uygun olarak düzenlenen dava konusu Tebliğ hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2018 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Dava, 29.9.2008 tarih ve 27012 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin; katılım payına ilişkin 6. maddesinin, ilave ücrete ilişkin 24.3.1. maddesinin 1. fıkrasının, istisnai sağlık hizmetlerinde ilave ücret uygulamasına ilişkin 24.3.4 ve 24.3.5 maddelerinin, sevk zincirine ilişkin 3. maddesinin 1. fıkrasının "...doğrudan veya..." ibaresinin, aile hekimliğine geçilen illerde sevk zincirinin uygulanacağına ilişkin 2 ve 3. fıkralarının, 3. maddesinin 2. fıkrasındaki "ve Kurumca kabul edilmesi" ibaresinin, acil hallerde Kurumla sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucularına yapılan başvuru sonucunda verilen sağlık hizmetine ilişkin giderlerin, daha sonra Kurumca ödenmek üzere öncelikle hasta tarafından karşılanmasına ilişkin 5. maddesinin 4. ve 6. fıkralarının, katılım payı tutarlarının yer aldığı 6.1. maddesinin, tıbbi malzemelerden alınacak katılım payının üst sınırını belirleyen 6.3.1. maddesinin "Yüzde yetmişbeşlik üst sınırın hesaplanmasında her bir tıbbi malzeme bağımsız olarak değerlendirilir" ibaresinin, düzenlenen reçetelere mutlaka teşhisin yazılmasını öngören 12.1.1. maddesinin 2. fıkrasının, 12.2. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 12.7.5. maddesinin "herhangi üçü" ibaresi ile (a) bendinin, 18. maddesinin 2. fıkrasının, 20.3.1. maddesinin 3. fıkrasının, 20.3.7. maddesinin 6. fıkrasının, 7. fıkrasının ve 8. fıkrada geçen 'İşitme cihazının yenilenme süresi beş yıldır. Bu süreden önce yenilenen işitme cihazı bedelleri Kurumca ödenmez.'' ibaresinin, 20.3.8. maddesinin 8. fıkrasının, 20.3.11.7. maddesinde geçen "Trafik tescili zorunlu olan ve kullanımı için H sınıfı sürücü belgesi gerektiren motorlu malul arabalarının bedelleri Kurumca ödenmez" ibaresinin ve son fıkrasının, 20.3.11 maddesinin 2. fıkrasındaki ''Konuşma cihazının yenilenme süresi beş yıldır. Bu süreden önce yenilenen konuşma cihazı bedelleri Kurumca ödenmez'' ibaresinin, 20.3.11.6. maddesinin son fıkrasının, 24.1.1.1. maddesi ile 24.1.1.2. maddesinin son fıkrasının, 24.2.2.7 maddesinin (a) bendinin, 27. maddesinin, Ek 2/A'nın pratisyen hekimlerin ilaç reçete etmesini kısıtlayan UH-P kısaltmasına ilişkin açıklamanın, Ek-5/C listesinin işitme cihaz bedelinin belirlendiği 86. sırasının, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ile hazırlanan EK-5/A, EK-5/C, EK-6, EK-7, EK-8, EK-8C, EK-9, EK-12 nolu düzenlemelerin, 12.7.17. maddesinin 2. fıkrasının, 12.7.17. maddesinin "Sudek atrofisinde" başlıklı (C) bendinin hukuka aykırı olması nedeniyle, 12.7. maddesinde İntraaktiküler ilacına yer verilmemesi, 20. maddesinde ayakta pozisyonlama sandalyesine yer verilmemesi, 20.3.4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde ''rehabilitasyon programlarındaki hastalar için fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimine yer verilmemesi, 20.3.7. maddesinin ''onarım için bırakılan işitme cihazının yerine firma tarafından bakım süresince kullanılmak üzere kullanılabilecek başka bir cihaz yedek olarak verilmelidir.'' ibaresine yer verilmemesi, 21. maddesinin pratisyen hekimlerin tedavisini düzenledikleri hastalara rapor düzenleme yetkisi verilmemesi, EK-5 ve EK-5/C ortez ve protez listesinde polipropilen alaşımlı tedavi cihazlarına yer verilmemesi nedeniyle iptali ile 5510 sayılı Yasanın 68. maddesi ile 73. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkralarının itiraz yoluyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
25.3.2010 tarih ve 27532 (1.Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2010 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 10.4. maddesi ile "2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği" değişiklikleri ve ekleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.
Dava konusu edilen düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmış olması, yeni usul ve esaslar getirilmesi, ayrıca eski düzenlemelere dayalı olarak tesis edilmiş bir uygulama işleminin de dava konusu edilmemiş olması karşısında davanın konusu kalmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen █████/2015 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2018 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
█████/2008 tarih ve 27012 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin; katılım payına ilişkin 6. maddesinin, ilave ücrete ilişkin 24.3.1. maddesinin 1. fıkrasının, istisnai sağlık hizmetlerinde ilave ücret uygulamasına ilişkin 24.3.4 ve 24.3.5 maddelerinin, sevk zincirine ilişkin 3. maddesinin 1. fıkrasının "...doğrudan veya..." ibaresinin, aile hekimliğine geçilen illerde sevk zincirinin uygulanacağına ilişkin 2 ve 3. fıkralarının, 3. maddesinin 2. fıkrasındaki "ve Kurumca kabul edilmesi" ibaresinin, acil hallerde Kurumla sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucularına yapılan başvuru sonucunda verilen sağlık hizmetine ilişkin giderlerin, daha sonra Kurumca ödenmek üzere öncelikle hasta tarafından karşılanmasına ilişkin 5. maddesinin 4. ve 6. fıkralarının, katılım payı tutarlarının yer aldığı 6.1. maddesinin, tıbbi malzemelerden alınacak katılım payının üst sınırını belirleyen 6.3.1. maddesinin "Yüzde yetmişbeşlik üst sınırın hesaplanmasında her bir tıbbi malzeme bağımsız olarak değerlendirilir" ibaresinin, düzenlenen reçetelere mutlaka teşhisin yazılmasını öngören 12.1.1. maddesinin 2. fıkrasının, 12.2. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 12.7.5. maddesinin "herhangi üçü" ibaresi ile (a) bendinin, 18. maddesinin 2. fıkrasının, 20.3.1. maddesinin 3. fıkrasının, 20.3.7. maddesinin 6. fıkrasının, 7. fıkrasının ve 8. fıkrada geçen 'İşitme cihazının yenilenme süresi beş yıldır. Bu süreden önce yenilenen işitme cihazı bedelleri Kurumca ödenmez.'' ibaresinin, 20.3.8. maddesinin 8. fıkrasının, 20.3.11.7. maddesinde geçen "Trafik tescili zorunlu olan ve kullanımı için H sınıfı sürücü belgesi gerektiren motorlu malul arabalarının bedelleri Kurumca ödenmez" ibaresinin ve son fıkrasının, 20.3.11 maddesinin 2. fıkrasındaki ''Konuşma cihazının yenilenme süresi beş yıldır. Bu süreden önce yenilenen konuşma cihazı bedelleri Kurumca ödenmez'' ibaresinin, 20.3.11.6. maddesinin son fıkrasının, 24.1.1.1. maddesi ile 24.1.1.2. maddesinin son fıkrasının, 24.2.2.7 maddesinin (a) bendinin, 27. maddesinin, Ek 2/A'nın pratisyen hekimlerin ilaç reçete etmesini kısıtlayan UH-P kısaltmasına ilişkin açıklamanın, Ek-5/C listesinin işitme cihaz bedelinin belirlendiği 86. sırasının, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ile hazırlanan EK-5/A, EK-5/C, EK-6, EK-7, EK-8, EK-8C, EK-9, EK-12 nolu düzenlemelerin, 12.7.17. maddesinin 2. fıkrasının, 12.7.17. maddesinin "Sudek atrofisinde" başlıklı (C) bendinin hukuka aykırı olması nedeniyle, 12.7. maddesinde İntraaktiküler ilacına yer verilmemesi, 20. maddesinde ayakta pozisyonlama sandalyesine yer verilmemesi, 20.3.4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde rehabilitasyon programlarındaki hastalar için fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimine yer verilmemesi, 20.3.7. maddesinin ''onarım için bırakılan işitme cihazının yerine firma tarafından bakım süresince kullanılmak üzere kullanılabilecek başka bir cihaz yedek olarak verilmelidir.'' ibaresine yer verilmemesi, 21. maddesinin pratisyen hekimlerin tedavisini düzenledikleri hastalara rapor düzenleme yetkisi verilmemesi, EK-5 ve EK-5/C ortez ve protez listesinde polipropilen alaşımlı tedavi cihazlarına yer verilmemesi nedeniyle iptali istemiyle açılan davada, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin █████/2015 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile anılan Tebliğ'in 12.2. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının, 20. maddesinin, 20.3.7 maddesinin 6. ve 7. fıkraları ile EK-5/C listesinin 87.,130.,131. sıralarının, 20.3.8. maddesinin 8. fıkrasının, 18. maddesinin 2. fıkrasının iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2018 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz istemi kısmen kabul edilerek, Daire kararının dava konusu Tebliğin 12.2. maddesinin 2. fıkrası ile 18. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin kısmı bakımından bozulmasına karar verilmiş; Daire kararının diğer kısımlarına ilişkin temyiz istemleri reddedilerek bu kısımlar onanmıştır. Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2020 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Tebliğin dava konusu 12.2. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemi bakımından incelenmesi:
Dava konusu Tebliğin "Reçetelere yazılabilecek ilaç miktarı" başlıklı 12.2. maddesinin 2. fıkrasında; "Tetrasiklinler (doksisiklin ve tetrasiklin), amfenikoller (kloramfenikol ve tiamfenikol), ampisilin (kombine preparatlar hariç), amoksisilin (kombine preparatlar hariç), fenoksimetilpenisilin, eritromisin, klindamisin, sülfonamid ve trimetoprim kombinasyonlarını içeren klasik antibiyotikler 10 güne kadar tedaviyi sağlayacak miktarda reçete edildiği takdirde bedelleri ödenecektir." hükmü kurala bağlanmıştır.
1219 sayılı Tababet Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nde hekimlik yapmak ve her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için, tıp fakültesi diplomasına sahip olmak gerektiği kurala bağlanmıştır.
6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 1. maddesinde, tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından bu Tüzüğe uymakla yükümlü oldukları belirtilmiş, 2. maddesinde, tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesinin, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermek olduğu, tabip ve diş tabibinin, hastalar arasında hiçbir ayırım yapmaksızın, muayene ve tedavi hususunda azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları; anılan Tüzüğün 6. maddesinde de, tabip ve diş tabibinin sanat ve mesleğini yerine getirirken, hiçbir etki ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatına göre hareket edeceği, tabip ve diş tabibinin, uygulayacağı tedaviyi belirlemekte serbest olduğu kurala bağlanmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde; "Kurum, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir. Ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsar. Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
5502 sayılı -dava konusu düzenleme tarihindeki adıyla ve yürürlükte olan haliyle- Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanun ile Kuruma görev ve yetki veren diğer kanunların hükümlerini uygulamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunun kurulduğu belirtilmiş, 3. maddesinde; Kurumun amacı ve görevleri belirtilmiş, maddenin (a) fıkrasında, ulusal kalkınma strateji ve politikaları ile yıllık uygulama programlarını dikkate alarak sosyal güvenlik politikalarını uygulamak, bu politikaların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak görevleri arasında sayılmıştır.
Belirtilen 5502 sayılı Kanun'un 41. maddesinde ise Kurumun, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetlerin uygulanmasına ilişkin hususları duyurmak amacıyla tebliğ çıkarmaya yetkili olduğu, Kurum dışındaki gerçek ve tüzel kişileri ilgilendiren tebliğlerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı düzenlenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlık yardımları karşılanan kişilerin, sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine ait ücretler ile tedavi yardımlarının verilmesine ilişkin usul ve esasların belirtildiği dava konusu Sağlık Uygulama Tebliği yayımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, hastanın muayene ve tetkiklerini yapmak suretiyle teşhis ettiği hastalığa uygulanacak tedaviyi mesleki bilgisi ve vicdanı ile belirleyerek hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi reçete etmenin ve reçete edilen ilacın miktarını ve tedavide ne kadar süreyle kullanılacağını saptamanın hekimin yetkisinde bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, Kurumun finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu düzenlemiştir.
Davalı idarelerce belirtildiği üzere, 10 güne kadar reçete edilebilen ve maddede ismi belirtilen antibiyotiklerin antibakteriyal spekturumu en geniş olan antibiyotikler arasında yer aldığı, bu nedenle birçok enfeksiyonun tedavisinde ilk başvurulacak antibiyotik olarak yaygın bir şekilde kullanıldığı, 10 gün içerisinde iyileşmeyen hastaların tekrar hekime başvurması halinde hekim tarafından söz konusu hastalara tekrar 10 güne kadar ilaç reçete edebileceği hususları dikkate alındığında, hekim yetkisinin kısıtlanması niteliğinde olmadığı anlaşılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, söz konusu maddeyle aynı düzenlemeyi içeren █████/2007 tarih ve 26532 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 12.2. maddesinin 2. fıkrasının iptali amacıyla açılan davada, Danıştay Onuncu ve Onbirinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulun █████/2010 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, söz konusu fıkra bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2014 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla davanın bu kısmı bakımından onanmasına karar verilmiş olup; söz konusu karara ilişkin karar düzeltme istemi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2017 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Tebliğin dava konusu 18. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemi bakımından incelenmesi:
Dava konusu Tebliğin "Organ ve doku nakli tedavileri" başlıklı 18. maddesinde;
"(1) Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılanlara organ veya doku nakline gerek görülmesi halinde 2238 sayılı 'Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun' hükümleri dikkate alınmak şartıyla, tedavilerine ilişkin giderler ile verici durumundaki kişinin bu tedaviye ilişkin giderleri Kurum tarafından karşılanır.
(2) Kurumca sağlık yardımları karşılanmayan kişilere, organ veya doku vericisi durumunda olan kapsam bölümünde yer alan kişilerin işlemlerine ait bedeller karşılanmaz." hükmü kurala bağlanmıştır.
18. maddenin ilk fıkrası dikkate alındığında, organ veya doku vericisinin tüm tedavi giderleri alıcının tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşu tarafından karşılanacağından, alıcının tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşunun bulunmaması halinde ise yeşil kart almak suretiyle hem alıcının hem de vericinin tüm giderleri karşılanacağından anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, söz konusu maddeyle aynı düzenlemeyi içeren █████/2007 tarih ve 26532 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 18. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu ve Onbirinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulun █████/2010 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, söz konusu fıkra bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2014 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla davanın bu kısmı bakımından onanmasına karar verilmiş olup; söz konusu karara ilişkin karar düzeltme istemi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2017 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla reddedilmiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu █████/2008 tarih ve 27012 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 12.2. maddesinin 2. fıkrası ile 18. maddesinin 2. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davanın netice olarak kısmen iptal, kısmen ret kararı ile sonuçlanmış olması ve ilk karardan önce yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak anılan kararda buna göre hüküm kurulmuş olması nedeniyle anılan yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliği için kullanılacak olan ... TL posta giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, temyiz aşamasında davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan idareye verilmesine,
3. Davanın kısmen ret, kısmen iptalle sonuçlanan ve kesinleşen kısımları için ilk kararda taralar lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden bu kararda taraflar lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde aidiyetlerine göre taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!