Anahtar kelimeler: Umut Davadavacı Cismani Motosiklete Yazim Sürücüsü Maliki Uzun Layihalar İzmir

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ ████████
DAVANIN KONUSU
: Cismani Zarar nedeniyle Tazminat
KARAR TARİHİ
: 21.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 21.02.2025
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.05.2024 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye Umut Uzun tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, 06.09.2015 tarihinde davalının sürücüsü ve maliki olduğu aracın müvekkilinin kullanmakta olduğu motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin iş göremez hale geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.09.2016 tarihli celsede maddi tazminat talebinin 500,00TL'sinin geçici, 9.500,00TL'sinin kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu belirtmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, kusur ve maluliyet oranlarının Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, aktüerya uzmanından rapor alınmasının icap ettiğini, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının ehliyetsiz olduğunu, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayın CMK'nın 253. maddesi kapsamında uzlaşma hükümlerine tabi olduğu, davanın 12.10.2015 tarihinde açıldığı, 09.02.2016 tarihli uzlaştırmacı raporuna göre dava konusu trafik kazasıyla ilgili olarak davacının davalı ... ile uzlaştığı, uzlaşma şartları gereğince 7.500,00 TL'lik tazminat ödemesinin yapıldığı, davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, CMK'nın ██████ madesi gereğince, uzlaşma ile açılmış olan davadan feragat edilmiş sayıldığı, davacı vekili uzlaşma kapsamında yapılan ödemenin manevi tazminata ilişkin olduğunu savunmuş ise de, uzlaştırıcı raporunda uzlaşmanın sadece manevi tazminata hasredildiğine ilişkin bir beyana rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
: Dairemizce, CMK'nın ██████. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi gereğince tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği, dava tarihinden (12.10.2015) sonra 09.02.2016 tarihinde düzenlenen uzlaşma tutanağında davacının 01.03.2016 tarihine kadar toplam 7.500,00 TL ödenmesi üzerine şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının uzlaşma tarihi itibariyle derdest olan eldeki tazminat davasından feragat etmiş sayılacağına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, bu koşullarda davacı vekilinin, 15.11.2016 tarihli celsede dava tarihinden sonra uzlaşma yoluyla yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, gerçek zararı karşılamadığını beyan ettiğine göre mahkemece bu beyanın 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi kapsamında yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların iptal edilebileceğine dair hüküm çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu █████/2015 tarihli trafik kazası neticesinde davacının %3 oranında sürekli iş göremezliğe ve kaza tarihinden itibaren 9 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacı asilin %25 oranında, davalı ...'un ise %75 oranında kusurlu olduğu, davalılarca maddi tazminata ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu göz önüne alınmakla birlikte hükme esas alınan aktüer raporuna göre bu kazadan kaynaklı davacı asilin sürekli iş görmezlik tazminatı olan 243.099,67 TL ile geçici iş göremezlik tazminatı olan10.862,60 TL'den davalı ...'un kusuruna denk gelen miktarının 190.471,70 TL olduğu, davacının kask takmadığı sabit ise de yaralanmasının baş bölgesi ile ilgili olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığına karar verilerek hesaplanan 190.471,70 TL tutarındaki maddi tazminat talebinin yerinde olduğu, davalı sigorta şirketinin ise davadan evvel yapılan bir başvuru olmadığından dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, değerlendirilerek maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer taraftan manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde uzlaşma başvurusu sırasında davalı ... tarafından manevi tazminat talebine ilişkin 7.500,00 TL ödeme yapıldığının sabit olması nedeniyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... vekili, Ege ATK tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik oranın % 1, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olacağı, itirazlar üzerine İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunca hazırlanan █████/2020 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik oranın bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olacağı, davacı vekilinin rapora itirazı üzerine alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Üst Kurulunca hazırlanan █████/2021 tarihli raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranın bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olacağı, akabinde son rapora taraflarca itiraz olmamasına karşın tekraren İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan █████/2022 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik oranın % 3, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olacağının belirtildiği, rapora itiraz olmamasına karşın mahkemece re'sen dosyanın tekrar bilirkişiye verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının da kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmasına karşın bunun hesaba katılmadığını, davacının ehliyetsizolup, motorsikletin ZMMS'sinin de bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, ceza yargılamasında tarafların uzlaşması nedeniyle CMK ██████ maddesi gereğince davacının haksız fiil nedeniyle tazminat davası açma hakkının ortadan kalktığını, soruşturma dosyasında tarafların 7.500,00 TL karşılığında uzlaştıkları belirtilmiş ise de bu edimin hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun açıkça belirtilmediğini, 06.03.2024 tarihli celsede ...'nın isticvap davetiyesine karşılık duruşmaya mazeretsiz katılmadığı ve ödemenin manevi tazminata ilişkin olduğu kanaatiyle yargılamaya devam edildiğini, ancak yalnızca davalı beyanına dayalı olarak ödemenin manevi tazminata ilişkin olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 7.500,00 TL'nin maddi tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, 04.03.2019 tarihinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan Adli Sağlık Kurulu Raporunda "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ne göre Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı %1 ve iyileşme süresi de 9 ay olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 15.06.2020 tarihli raporunda "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" içerisinde olmayan cetveller yönünden "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği" hükümlerinden yararlanılarak sürekli maluliyet bulunmadığı ve iyileşme süresinin 9 ay olacağı, bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 15.06.2021 tarihli raporda yine "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" içerisinde olmayan cetveller yönünden "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği" hükümlerinden yararlanılarak sürekli maluliyet bulunmadığı ve iyileşme süresinin 9 ay olacağının tespit edildiği, davacı tarafından rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmaması nedeniyle kendileri lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, poliçe tanzim tarihinin 16.09.2014 olmasına ve davacı tarafından Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporuna itiraz edilmemiş olmasına rağmen mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca alınan 16.02.2022 tarihli raporda kalıcı maluliyet "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre %3 olarak tespit edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatın poliçe kapsamında olmadığını, AYM kararlarının Anayasa'nın 153/5 maddesi gereği geriye yürüyemeyeceğini, PMF yaşam tablosu ile %10 artış %10 iskonto hesabının hesaplamaya esas alınması gerektiğini, trafik kazası sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı motosiklet sürücüsünün kaza sırasında koruyucu kıyafet giymediği anlaşıldığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, zira motosiklet sürücüsü ... için düzenlenen bilgilerde "kaskı yok" ibaresi işaretlendiğini, şahısta kafa yaralanması olduğunu, davanın kısmi dava olup ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalının sürücüsü ve maliki olduğu aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin maluliyete uğrayacak şekilde yaralandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.
Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılacak açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde ve olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde, tarafların kusur oranlarının tespitinde isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer taraftan haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası yönünden, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.(Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve █████████ - █████████). Buna göre kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak maluliyet oranının tespitinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K).Bu durumda tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine uygun olarak yapılmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, davacının yaralanmasının baş bölgesinden olmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının tespit edilmiş olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine uygun olarak yapılmış olmasında, kaldırma kararı doğrultusunda yapılan ödemenin KTK'nın 111. maddesi kapsamında yetersiz kaldığının tespit edilmiş olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekili vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 13.011,12 TL'den peşin alınan 3.252,79 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.758,33 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 13.011,12 TL'den peşin alınan 3.252,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.758,34 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş ve davalı ...'nın yaptığı giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 21.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!