Anahtar kelimeler: Portalı Portalında Portalımızda Bugüne Borçludan Sayfa Reklam Ünvanlı Tanıtım Sektöründe

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne ... sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, reklam ve tanıtım hizmeti, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ünvanlı işletmesinin reklam ve ifanını portalımızda yayınlamak isteyen davalı şirket ile 02.02.2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme Kapsamında borçludan 02.02.2023, 02.03.2023, 02.04.2023, 02.05.2023, 02.06.2023, 02.07.2023, 02.08.2023, 02.09.2023, 13.10.2023, 17.11.2023, 02.12.2023, 04.01.2024 ve 03.02.2024 tarihlerinde 19.538,00 TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup itiraz ile icra takibi durduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında 10.06.2024 tarihinde müvekkili şirket ile davalı arasında ... arabuluculuk numarasıyla Ticari Dava Şartı arabuluculuk süreci başladığını, görüşme sonucunda anlaşılamadığını, ve davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, davalının yetki itirazlarının yerinde olmadığını, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin 11.9. Maddesinde “Toraflar, işbu sözleşme'nin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul eder,” ifadesinin yer aldığını, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, davaya konu icra takibi, bu sözleşmeden kaynaklı bir borçtan doğması sebebiyle, sözleşmede belirtildiği üzere yetkili olan İstanbul İcra dairelerinde başlatıldığını, müvekkilinin alacağının sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, sözleşme yapılmasına müteakip e-faturaların davalı adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara herhangi bir itiraz gelmediğini, müvekkili şirketle davalı arasında imzalanan sözleşmenin davalının ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişkinin ticari bir iş olduğunu, talep edilen faizin de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve üsüle aykırı olmadığını, müvekkili tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemelerin davalı tarafından yapılmadığını, borçlu davalının takibi sürüncemede bırakarak nihayetinde borcu ödememeye çalıştığını, bu nedenlerle itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun itirazının iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatı talebiyle mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, borçlunun ... 13. İcra Müdürlüğü... Esas Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamını, davalının aleyhine, alacağın 20'si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderteri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın kendileri tarafından imzalanıp doldurulan sözleşmedeki yetki anlaşmasına dayanarak İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu öne sürdüğünü ve davayı açtığını, müvekkilinin böyle bir anlaşması mevcut olmadığından bu maddenin de geçersiz olduğunu, yetki kuralı gereğince ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenizin yetkisizliğine karar verilmesini, davacı şirketin sürekli olarak müvekkilini oyaladığını, müvekkilini borçlu duruma sokmak için her türlü yolu denediğini, müvekkilinin "...Şirketi" adına işlem gerçekleştirmek için ... numaralı telefonu aradığını ve yetkili olduğunu söyleyen kişi ile iletişime geçtiğini, müvekkilinin yaptığı görüşme sonucunda davacı şirketten, "... Ltd. Şti." adına bahse konu hizmeti almak için Ocak 2023 tarihinde telefon üzerinden anlaşma sağlandığını, dilediği zaman sözleşmeyi sonlandırabileceğini, sadece aynı şekilde telefonla arayıp bildirmesinin yeterli olacağının kendisine sözlü olarak iletildiğini, buna göre müvekkilinin şirket adına aylık 1.300-TL bedeli ödemeyi sözlü olarak kabul ettiğini, müvekkilinin bu ödeme için kredi kartı bilgilerini ... sitesine kaydederek yine şirket için otomatik olarak ödeme gerçekleştirmeye başladığını, aradan aylar geçtiğini, müvekkilinin davacı tarafın hizmetinden memnun kalmadığını Ocak ayı gelmeden önce anlaşmayı sonlandırmak istediğini, bunun için ... tarafından daha önce dava dışı şirkete "danışman" olarak atandığı söylenen kişiyle 2023'ün Kasım ayı içerisinde tekrardan iletişime geçildiğini, davacı şirkete ait ... numaralı hattı arayarak şirket adına hizmeti sonlandırmak istediğini belirttiğini, ancak danışman, bu konu hakkında yetkilinin kendisi olmadığını söyleyerek konuyla ilgili dönüş yapılacağını söylediğini, müvekkilinin bu sefer de mail üzerinden aynı talebini yinelediğini, mailine de cevap veren olmadığını, aradan birkaç gün geçmesine rağmen dönüş yapılmayınca müvekkilinin Aralık ayı içerisinde yeniden davacı şirketle iletişime geçmeye çalıştığını fakat telefona her çıkan, müvekkili bir başkasına yönlendirerek kendisini oyaladığını, sonrasında davacı şirketin muhasebe birimine kadar ulaşıldığını, onlar da "Ocak ayı gelmeden 15 gün önce bu talebin bildirilmesi gerektiğini", gerekli fesih işlemini bu şartla yerine getireceklerini belirttiklerini, davacı tarafın kredi kartından otomatik ödeme alamayınca bu sefer de müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketi borçlu göstermek adına sistem üzerinden e-fatura düzenlemeye başladığını bu durumu fark eden müvekkilinin derhal iade faturası düzenlediğini, müvekkili tarafından imzalanmamış sözleşmeyi dayanak yaparak haksız kazanç elde etmek uğruna çeşitli hukuka aykırı yollara da başvurulduğunu, davacı şirketin ali ören'in yetkilisi olduğu şirketi borçlu göstermek için düzenlediği faturaları, müvekkilinin daha önce hiç görmediği sözleşmeyle birlikte icraya koyarak, şirket yetkilisi konumunda olan müvekkiline karşı kötü niyetle takip başlatıldığını, ancak müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, ... 13. icra dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla müvekkili ali ören'in aleyhinde icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi sonrasında müvekkili ile davacı şirket'in tekrardan iletişime geçtiği ve dayanak belge olarak eklenmeyen ama takip talebinde belirtilen sözleşmeyi vekili aracılığı ile göndermelerini talep ettiğini, davacı tarafın bu aşamada müvekkiline imzalı bir sözleşmenin fotoğrafını gönderdiğini, ancak burada yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin, davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davada husumetin müvekkili ...'e değil, "... Ltd. Şti."ne yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkili ...'in şirket borcundan dolayı şahsi sorumluluğu bulunmamasına rağmen sanki borçtan kendi malvarlığı ile sorumluymuş gibi icra takibi başlatılması ve nihayetinde işbu davanın açılması hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, davalı müvekkilinin davacı şirkete hiç bir borcu bulunmadığından aynı zamanda davanın esastan reddini, bursa mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle yetki itirazımızın kabulünü ve mahkemenin yetkisizliğine, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, sözleşmedeki imzanın müvekkile ait olmaması ve müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddini, ... 13. icra dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin iptalini, haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibi nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... 13. İcra Müdürlüğü, ... ticaret sicil müdürlüğü, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce açık yargılamaya devam edilirken davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında hüküm tesis edilmemesini bildirdikleri görülmüştür.
Davadan feragat HMK.nun 307. ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Feragat bildirimi de HMK. nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Açıklanan nedenler ışığında; davanın feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harç bedelinin parasal sınırın altında kalması nedeniyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6 Mad. Gereğince 8.970,5 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!