Anahtar kelimeler: Sıvılaştırılmış Otogaz Gazları Lpg Onüçüncü Lisansı Bayilik Petrol Amaçlı Satışı

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... KurumuVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete, yeniden satış amaçlı LPG satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...7 tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar davacı tarafından, hakkında 339.814,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle söz konusu Kurul kararının tarafına █████/2017 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek █████/2018 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, davacı tarafından dava konusu işlemin tebliğine ilişkin tebliğ/tebellüğ belgesinin dava dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulmadığı, davalı idare tarafından savunma dilekçesi ekinde sunulan tebliğ mazbatasına bakıldığında ise dava konusu Kurul kararının davacı şirkete ... tarih ve E... sayılı üst yazı ekinde █████/2017 tarihinde şirket sahibi Y.A. imzasına tebliğ edilmiş olduğunun görüldüğü, bu haliyle dava konusu işlemin tebliğ tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren 60 (altmış) gün içinde en son █████/2017 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2018 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı olduğu ve bu nedenle işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin █████/2024 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak; her ne kadar davalı idare tarafından tesis edilen davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararı ... tarih ve E... sayılı üst yazı ekinde █████/2017 tarihinde "şirket sahibi" sıfatı ile Y.A. imzasına tebliğ edilmiş ise de tüzel kişilerin memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliğ evrakını almaya yetkili kişilerin orada bulunmadıklarının veya evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olduklarının tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği, dava konusu işlemin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası incelendiğinde ise, şirket yetkilisinin iş yerinde bulunmadığı ya da tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmediği gibi tebliğ evrakında adı geçen ve "şirket sahibi" olduğu belirtilen kişinin tebligat tarihinde şirket çalışanı dahi olmadığının anlaşıldığı, öte yandan, dosyada mübrez Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde dava konusu işlemin tebliğ tarihinde Y.K. ile M.A.'nın şirketin yetkilileri olduğunun, ... tarih ve E... sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Terme Sosyal Güvenlik Merkezi yazısında ise davacı şirketin █████/2015 tarihinde sigortalı çalıştırmaya son verdiğinin belirtildiği, dolayısıyla tebliğ mazbatasında "şirket sahibi" sıfatı ile tebligat yapıldığı belirtilen Y.A.'nın, davacı şirketin yetkilisi veya çalışanı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin usulüne uygun tebliğ edilmediği, davanın süre aşımı yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, harçtan muaf olan Kurumları aleyhine harca hükmedilemeyeceği, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:USUL YÖNÜNDEN
:MADDİ OLAY
:Lisansı █████/2015 tarihinde sonlandırılan LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirketin 2012 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde LPG otogaz bayilik lisansı sahibi GRP Petrol Uluslararası Taşımacılık İhracat İthalat İnşaat Tekstil Turizm İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yeniden satış amaçlı LPG satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırılık nedeniyle anılan Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla 339.814,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; dördüncü fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması halinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.”; beşinci fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kurallarına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:2577 sayılı Kanun'un 45. maddesini değiştiren █████/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesinin gerekçesinde, "...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yapacak ve yine istinaf başvurusunun reddine karar verecektir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir. İşin esasına girilerek yapılacak inceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilecektir. Bu durumda, istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 14 ve 15'inci maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise, istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi, ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hâlinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir..." açıklamalarına yer verilmiştir.İstinaf mercii tarafından, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunursa istinaf başvurusunun reddine, aksi halde ise kararın kaldırılmasına karar verilmesi, istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği durumlarda ise kural olarak, mahkeme kararında tespit edilen maddi veya hukuki eksiklikler tamamlanarak nihai karar verilmesi gerekmektedir.Ancak bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmayarak, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verdiği hallerde, kural olarak, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermesi, istisnai olarak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde ise dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada İdare Mahkemesince, davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği, Dairemizin █████/2024 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla dava konusu Kurul kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulduğu, bunun üzerine temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun kabul edildiği, İdare Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.Anılan davada, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması halinin gerçekleştiği ancak Bölge İdare Mahkemesince 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası hükmüne aykırı şekilde dosyanın kararı kaldırılan İdare Mahkemesine gönderilmeksizin dava konusu işlemin iptali şeklinde esasa yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.