Anahtar kelimeler: İstemli Sınaî Fikri Hükümsüzlüğü Haklar Marka Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Başvurunun esastan reddi
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "ALFA" ve "ALFA FLİNTS" markalarını 1980'li yıllardan itibaren yoğun ve fasılasız bir şekilde kullandığını, ilk defa ilaç paketi tasarımı ile çakmak taşı paketlemesi yaptığını, 2000 yılında 008197 başvuru numaralı halen kullandıkları ambalaj tasarımının tescili için başvuruda bulunduklarını, davalının kötü niyetli olarak öncelik ilkesinden faydalanarak "ALFA" markasını adına tescil ettirdiğini, bunun ardından da müvekkiline isterse markayı kendisine satabileceğini bildirdiğini, davalının bununla kalmayıp müvekkilinin çakmak taşının taklidini üretmeye başladığını ve taklit ettiği ürünlerle tüketiciyi yanıltmaya yönelik olarak ürünleri piyasaya sunduğunu, müvekkilinin kullanmakta olduğu "ALFA FLİNTS" markasının tescili için yaptığı başvurunun davalı markasının varlığı sebebiyle reddedildiğini, davalının kendi tescilli ALFA markası yerine müvekkilinin kullanım yoluyla tanınmış hale getirdiği tasarım ve "ALFA FLİNTS" markasını kullandığını, davalının müvekkilinin markasının şöhretinden haksız kazanç sağlayarak piyasada haksız rekabete yol açtığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin birinci fıkrası, 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davalının haksız ve kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğünün gerektiğini, dava konusu ██████████ no ile tescilli "ALFA" markasının ilk olarak Alfa Elektronik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine tescil edildiğini, daha sonra davalıya tam devir yapıldığını, dava dışı şirket ile davalının adresinin aynı olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin devraldığı ve davaya konu olan "ALFA" ibareli ██████████ tescil numaralı markanın, ilk olarak 34 üncü sınıf emtia için ██████████ tescil numarası ile 09.07.2003 tarihinden itibaren koruma altına aldığını, markanın ilk sahibi olan dava dışı şirketin davaya konu markanın üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, işbu davada marka üzerinde üstün ve öncelikli hak sahipliği, dava açılması için geçen hak düşürücü süreler ve sessiz kalma yoluyla hak sahipliği kaybı incelenirken 09.07.2003 tarihinin dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceki tarihli tescilsiz markasal kullanımlar ile sonraki tarihli hükümsüzlüğe konu tescilli marka arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "ALFA" ibareli önceki tarihli tescilsiz markasal kullanımları ile davalının başkasından devraldığı ██████████ sayılı "ALFA" ibareli markası arasında ayniyet/iltibas düzeyinde benzerlik bulunduğu, dosyaya yansıtılan 1992-2018 tarihlerine ait faturalarda davacı tarafın "çakmaktaşları" malları açısından "ALFA" ibareli markasal kullanımlarını kanıtladığı, bu kullanımların davalı tarafın ██████████ sayılı "ALFA" ibareli markasının başvuru tarihinden çok önceki yıllara ilişkin olduğu, davacının davaya konu olan ibare üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı kullanıma bağlı hak sahibi olduğunun bu şekilde kanıtlandığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında hükümsüzlük koşulu oluştuğundan bu yönden davanın kabulünün gerektiği, "çakmaktaşları" malları dışında kalan emtia açısından ise davacı tarafın önceye dayalı markasal kullanımları kanıtlanmadığından bu yönlerden marka hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu ██████████ sayılı markanın kapsamında yer alan 34 üncü sınıftaki "çakmaktaşları" malları yönünden markanın hükümsüzlüğüne, kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere tirajı 100.000'in üzerinde olan Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede bir kez ilanına, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davalının tescilde kötü niyetli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin usul ve yasaya uygun yetki itirazlarını haksız bir şekilde reddettiğini, Mahkemenin "önceye dayalı kullanıma bağlı hak sahipliği" gerekçesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, zira dava konusu markanın ilk sahibi olan dava dışı ALFA Ltd. Şti'nin "ALFA" ibaresini 1998 yılında ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini ve "ALFA" markasını uzun yıllardır kullandığını, aynı zamanda 2003 yılından beri işbu markayı TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, bu şirketin "ALFA" ibaresinin hem 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hem de 6769 sayılı Kanun kapsamında tescilli hak sahibi olduğunu, davacı şirketin ticaret unvanında ise "ALFA" ibaresi yer almadığı gibi bu ibareyi taşıyan tescilli bir markasının da olmadığını, dolayısıyla davacının ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinden söz edilemeyeceğini, işbu dosya kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olup davacı tarafından hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu hükümsüzlük davasının ikame edildiğini, sessiz kalma yoluyla hak kaybı değerlendirilirken, markanın ilk sahibi olan dava dışı şirketin ██████████ sayılı "ALFA" ibareli markanın başvuru tarihi olan 09.07.2003 tarihinin dikkate alınmasının gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6769 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen yetki kuralının kesin yetki kuralı olmadığı ve davalı tarafça da süresi içinde yetki itirazında bulunulmadığı, bu itibarla davalı vekilinin Mahkemenin yetkisine ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, dosya kapsamında bulunan delillerle, davacının 1992 yılından itibaren kesintisiz biçimde "ALFA FLİNTS" ibaresini "çakmaktaşları" malları üzerinde kullandığını ispat ettiği, bu kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bir kullanım olduğu ve anılan madde uyarınca dava konusu markanın "çakmaktaşları" malları yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, bunun dışında kalan mallar yönünden ise hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, öte yandan dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiğinin ispat edilemediği, dava konusu markanın tescil tarihi gözetildiğinde, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının söylenemeyeceği, davalı tarafça davaya konu markanın önceki sahibi olan şirket adına tescilli ██████████ sayılı markanın başvuru tarihi itibariyle sessiz kalma yoluyla hak kaybının değerlendirilmesi gerektiği savunulmuş ise de belirtilen markanın, "çakmaktaşları" malları üzerinde ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilemediği ve bu itibarla dava konusu marka yönünden müktesep hak sağlamadığı da gözetildiğinde bu savunmanın yerinde olmadığı, her ne kadar marka hükümsüzlüğü davasında hükmün ilanının yasal dayanağı bulunmamakta ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle sınırlı olarak yapılabileceği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde hükmün ilanına yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığı gibi bu durumun kamu düzenine aykırılık da teşkil etmediği, dolayısıyla anılan yanlışlık nedeniyle hükmün kaldırılamayacağı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davalının dava dışı şirketten devraldığı markanın 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası, 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!