Anahtar kelimeler: Göreviyle Direktörü Mail Danışmanlık Babası Başkan Rekabetten Ayrıldıktan Alanında Gösterdiğini

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket iş güvenliği alanında danışmanlık, eğitim ve denetim hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ... █████/2015 tarihinde eğitim direktörü göreviyle müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra █████/2020 ... A.Ş isimli şirketi babası adına tescil ettirdiğini, Yönetim Kurulu Başkan vekili olarak görev aldığı ticaret sicil kayıtları ile tespit edildiğini, davalı bu şirket üzerinden müvekkili şirketin müşterisi olan dava dışı ...Tic A.Ş' ne hizmet verdiğinin tespit edildiğini, davalı ile ... şirketi arasında gerçekleşen mail yazışmalarında linki yer alan video konferansına davalının katıldığını, davalının müvekkili şirketin zamanında hizmet verdiği müşterisi olan ... şirketi ile çalışmakta olduğunu, müvekkili şirket söz konusu dava dışı ... şirketi ile çalışmakta iken çalışmış oldukları proje davalının işten çıkış döneminde haklı bir sebep olmaksızın yarıda kesildiğini, söz konusu ... şirketi bu tarihten sonra müvekkili şirketten hizmet almadığını, bahsi geçen dönemde davalıdan hizmet almaya başladığını, davalı eylemleri taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının ve gizlilik taahhüdünün ihlali niteliğinde olduğunu, haksız rekabet teşkil etmek olup müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafça belirsiz iş sözleşmesinden ayrı olarak rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, rekabet sözleşmesinin ihlali ile haksız rekabettin tespitini, halihazırda devam eden eylemlere son verilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Cevap
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ... A.Ş.'ne husumet yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu yapılan işçi rekabet yasağı sözleşmesi usule ve kanuna uygun olmadığından, cezai şart başta olmak üzere geçersiz olduğunu, müvekkili ...'ın iş güvenliği alanında danışmanlık, eğitim ve denetim hizmetleri işine davacı firma sayesinde vakıf olmadığını, bu piyasadaki müşterileri davacı sayesinde tanımadığını, müvekkili ...'ın veya müvekkil ... A.Ş. nin ... firmasından ''...Ltd. Şti. İle çalışmayı bırakın bizimle çalışın ''gibi bir talebinin olmadığını, müvekkili ...'ın gerekçe bildirmeksizin çalışmasını sona erdirmiş olduğu hususunun doğru olmadığını, davacı şirket ile ... firması arasında danışmanlık kapsamında süreklilik arz eden bir hizmet söz konusunun olmadığını, davacı şirket ile ... firması arasındaki ticari ilişkilerin müvekkiller sayesinde büyük ölçüde azaldığı yönündeki iddianın doğru olmadığını, davacının iddiasının aksine ortada herhangi bir haksız rekabet durumunun söz konusu olmadığını, ...'ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra babası adına şirket kurduğu yönündeki davacı iddiasının da doğru olmadığını, maddi tazminat talebinde bulunan davacının hukuka aykırı fiilin varlığını, müvekkillerin kusurunu ve müvekkillerin kusurundan kaynaklı bir zararın varlığının ispatlanması gerektiğini, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin dikkate alınmaması gerektiğini, mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu beyanlarının, iddiaları ve taleplerinin haksız, hukuka aykırı ve yersiz olduğundan hiç birisinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını beyanla; haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak açılan cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.
Eldeki davada, davalı ...'ın █████/2015 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca davacı iş yerinde "eğitim direktörü" pozisyonunda çalışmaya başladığı, sözleşmenin █████/2020 tarihli istifa dilekçesi ile davalı ... tarafından şahsi gerekçelerle sonlandırılmak istendiği ve █████/2020 tarihinde alacaklara ilişkin ibraname düzenlendiği, iş sözleşmesinin eki mahiyetinde düzenlenen █████/2015 tarihli "rekabet yasağı sözleşmesi" başlıklı sözleşme içeriğine göre, iş ilişkisinin sona ermesini müteakip iki yıl süresince, işverenin bilgisi ve rızası olmaksızın, görevlendirilen ... sınırları içerisinde her ne sıfatla olursa olsun işveren ile doğrudan ya da dolaylı olarak rekabet etmekte olan rakip bir firmada çalışmayacağı, işverenin birlikte çalıştığı müşterisi olan herhangi bir firmada herhangi bir hizmet akdi bulunmaksızın bu tür firmalarla fikri, mali, ticari, teknik ve benzeri hususlarda doğrudan ya da dolaylı rekabet ortamı yaratacak şahsi veya örgütlü çalışmalarda bulunulmayacağı hususunun taahhüt edildiği, cezai şart bedeli olarak ise son aylık brüt ücretin on katı tutarında cezai şartın kararlaştırıldığı, iş sözleşmesinin ikale yoluyla ya da işçi tarafından haklı neden olmaksızın sonlandırılması halinde dahi sözleşmenin geçersiz hale gelmeyeceğinin öngörüldüğü, davacı şirketin faaliyet alanlarının eğitim, denetim, iş sağlığı ve güvenliği olduğu, davacı tarafından davalı ...'ın diğer davalı olan ve eğitim, danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren ... A.Ş.'de çalışmaya başladığı gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine, son verilmesine ve cezai şart ile maddi zararın tazminine ilişkin işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında, serbest muhasebeci mali müşavir/bağımsız denetçi, nitelikli hesaplamalar uzmanı/hukukçu akademisyen ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davalı şirket ve davacı şirketin faaliyet konuları arasında iş sağlığı ve güvenliği yönünden eğitim, rehberlik, bilgilendirme ve denetim gibi aynı iş koluna ve iş sağlığı güvenliği alanına giren faaliyet konularının bulunduğu, bu yönüyle faaliyet alanlarının benzer olduğu, davalı ...'ın davacı şirkette eğitim direktörü olarak çalıştığı ve pozisyonu itibariyle davacı firmaya ilişkin bilgi ve belgelere haiz olacağı, rekabet yasağı konulmasını gerektirecek derecede davacının menfaatinin bulunduğu, davalı şirkette █████/2020 tarihinde çalışmaya başlayan davalı ...'ın ilk üç yıl süreyle... ile birlikte münferit temsilci olarak bulunduğu, iş akdinin sona ermesiyle yeni iş yerinde çalışmaya başlanılan süre arasındaki zamanın yaklaşık bir buçuk ay olduğu, rekabet sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddeleri uyarınca geçerlilik şartlarını ve sınırlamalarını taşıdığı, bu haliyle geçerli olduğu, İstanbul ili için coğrafi kısıtlamanın ve iki yıl olması sebebiyle süre kısıtlamasının bulunduğu, davalı şirketin faaliyet adresi Ankara olarak göründüğü, davalı ...'ın davacı iş yerindeki son aylık brüt ücretinin 11.000,00-TL tutarında olduğu, on katı tutarında cezai şart tutarının bu durumda 110.000,00-TL olması gerektiği, dava dışı iki şirketin davacı şirket bünyesinden ayrıldıktan sonra davalı şirket bünyesinde faaliyet gösterdiği, dava dışı şirketlerin davalı ...'ın davacı şirketteki iş ilişkisini sona erdirmesinin ardından davalının şahsını nazara alarak herhangi bir baskı altında kalmaksızın davacı şirket ile sözleşme ilişkisini sona erdirmesi durumunun haksız rekabet hali olarak kabul edilemeyeceği, davalı gerçek kişinin davacı şirkette faaliyetlerini sürdürürken dava dışı şirketleri etkileyerek sözleşmelerini sona erdirmeye ilişkin eylemleri olduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, tazminat talep edilebileceğine kanaat getirilmesi halinde ise danışmanlık hizmeti sektöründe ortalama %6,58 net karla çalışılması karşısında maddi tazminat miktarının 11.070,83-TL olacağı, tüm bu açıklamalara ve yapılan incelemelere göre davalıların rekabete aykırı hareket etmediği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, tanık beyanları ve dosya kapsamından; davalı ...'ın, davacıya ait iş yerinde eğitim direktörü olarak çalıştığı, bu kapsamda davacı şirketin müşteri çevresine erişim imkanı bulunduğu, yeni işyerinde de aynı işi yaptığının anlaşıldığı, davacının hizmet sözleşmesine dayanarak değil 6098 sayılı TBK’nın 444. maddesi ve devamında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine/şartına dayalı olarak talepte bulunduğu, yerleşik Yargıtay kararları gereğince iş ilişkisinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmelerinde kararlaştırılan ceza koşulunun karşılıklı olmasının gerekmediği (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar █████/2020), Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin kararlarında da sıklıkla işaret edildiği üzere; rekabet yasağı sözleşmelerinin TTK bünyesinde düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin özel bir şekli olduğu, somut bir zararın doğmuş olmasının gerekmediği ve haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeniyle bir zarara düçar olma tehlikesinin varlığının yeterli olduğu (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar), bu haliyle taraflar arasında akdedilen rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu ve davacının davalı ... ile rekabet sözleşmesi düzenlemesinde menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeniyle bir zarara düçar olma tehlikesinin ne şekilde ortaya çıktığının varsayımlar ve ön kabullere göre değil açık delillerle ortaya konulup kanıtlanması gerektiği, somut olayda, davalının hangi işlem ve eylemleri ile rekabet yasağına aykırı davrandığının ortaya konulup kanıtlanabilmiş olmadığı, nitekim davacı tarafça, davalının davacı şirkette ticari sır niteliğindeki edindiği bilgileri dava dışı şirketlerin sözleşmelerini sona erdirmeye yönelik kullandığına ve bu suretle davacı şirketin zarara uğratıldığına dair iddiaların somut olarak ortaya konulamadığı (Sakarya Bölge Asliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar), davalı ... davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle ticari sırlara vakıf olabilecek konumda ise de, davalı yeni işyerinde çalışmaya başladığı tarihten sonra davacının müşteri portföyü ile çalışma yaptığının kabul edilemeyeceği, zira yalnızca iki müşterinin davalı ile şahsından dolayı çalışmaya devam etme kararı almasının haksız rekabetin söz konusu olduğuna dair karine teşkil etmeyeceği, davalının, davacının daha önce çalıştığı müşteri portföyü ile de ticari ilişkiye başladığı sabit ise de bu durumun dürüst rekabete aykırı usullerle gerçekleştiğine dair delil bulunmadığı, kaldı ki tüm bunlarla birlikte davalı şirketin faaliyet coğrafi sınırlarının ... ili ile sınırlı olduğu, fakat sözleşmedeki coğrafi sınırlamanın ... ili ile sınırlandırıldığı, bu nedenle haksız rekabet teşkil eden eylemlerin varlığından söz edilemeyeceği, davalı şirket yönünden başkaca bir iddianın da söz konusu olmadığı anlaşıldığından davacı tarafından davalılar aleyhine açılan haksız rekabetin tespiti, yasaya aykırı davranışa son verilmesi, cezai şart ve maddi tazminat istemli davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının, davalılara karşı olan birbirinden bağımsız haksız rekabetin önlenmesi ile tazminat tahsilat kalemlerini, aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi nedeni ile objektif dava birleşmesinden (davaların yığılması) söz edileceği, bu hali ile davaların bağımsızlıklarını koruyacağı gözetilerek her bir kalem için davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir (Yargıtay. 11. Hukuk Dairesi █████/2024 tarih ve...Esas ... Karar, █████/2020 tarih ve ...Esas... Karar). Yine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi uyarınca, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmolunur. Bu durum karşısında red sebebi ortak olan davalılar yararına ortak ancak ayrı kalemler sebebiyle talepler için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiş (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████/2014 tarih ve ... Esas ...Karar) ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafından davalılar ... ve ... A.Ş.aleyhine açılan haksız rekabetin tespiti, yasaya aykırı davranışa son verilmesi, cezai şart ve maddi tazminat istemli davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 59,30-TL peşin harçtan mahsubu ile, eksik olan 556,10-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 8.058,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.134,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davalılar dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tazminat istemi bakımından hesaplanan ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davalılar dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca haksız rekabetin önlenmesi istemi bakımından hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!