Anahtar kelimeler: Nazımiye Tunceli Usulüyle Şefliği Kaymakamlığı Onüçüncü İhalenin Emlak Teklif Parselde
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Kaymakamlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Mülkiyeti Hazineye ait Tunceli ili, Nazımiye ilçesi, ... Köyü, ... ada, 1 parselde bulunan 681,25 m² yüzölçümlü taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin █████/2020 tarihli ihalenin ve anılan ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Nazımiye Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından söz konusu taşınmazın satın alma talebinde bulunulduğu ileri sürüldüğünden, davalı idareden ara kararı ile davacının satın alma başvurusunun bulunup bulunmadığının sorulduğu, davalı idare tarafından davacının satın alma talebini içeren █████/2017 tarihli başvuru dilekçesinin gönderildiği, davacı ... tarih ve E... sayılı Nazımiye Kaymakamlığı yazısıyla ihaleye davet edilmiş ise de, davalı idareden 2 kez ara kararı ile istenilmesine rağmen söz konusu yazının davacıya tebliğine ilişkin tebellüğ belgesinin gönderilmediğinin anlaşıldığı;
Bu durumda, davacının █████/2017 tarihli dilekçeyle, ihaleye konu taşınmazı satın alma istemiyle başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 2008/3 sayılı Genelgesi uyarınca, ihale gün ve saatinin satın alma talebinde bulunan davacıya duyurulması gerektiği halde, söz konusu ihaleye davet yazısı usulüne uygun olarak davacıya süresinde tebliğ edilmeden ihalenin gerçekleştirildiği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu ihalede ve davacı tarafından ihalenin iptali istemiyle yapılan █████/2020 tarihli başvurunun reddine dair ... tarih ve E... sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, usul yönünden, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının vekile tebliğ edilmesi gerekirken asile tebliğ edildiği, vekil varken asile yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca usulsüz olduğu, bu durumun UYAP'tan dosyanın sorgulanması neticesinde tespit edildiği; esas yönünden, ihalenin 2886 sayılı Kanun'a uygun gerçekleştirildiği, davacının uyuşmazlık konusu ihaleye MERNİS adresine █████/2020 tarihinde çıkarılan tebliğ evrakı ile ile davet edildiği, ayrıca idareleri harçtan muaf olduğu halde aleyhlerine harca hükmedilmesinin ve davacının vekili olmadığı halde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, usule ilişkin, asile yapılan tebligatın usul ve yasaya uygun olduğu, zira evrakın en kısa sürede ilgili birime gönderildiği, davalı vekilinin dava konusu işlemin iptali yolundaki karardan haberdar olduğu, anılan kararın 3 yıl sonra UYAP'tan öğrenildiği iddiasının doğru olmadığı, bu durumun kanun ve hakkaniyetle bağdaşmadığı; esasa ilişkin, ihalenin usulüne uygun yapılmadığı, ihaleye konu taşınmazı satın almak için davalı idareye başvurduğu halde tarafına ihale tarihinden sonra haber verildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Dairemizin █████/2024 tarihli ara kararı cevabının geldiği görülerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
USUL YÖNÜNDEN
:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. (...)"; "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.
Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." kurallarına yer verilmiştir.
█████/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Vekile tebligat" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. (...)"; "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 53. maddesinde, "(1) Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır.
(2) Muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
(3) Tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir." kuralları yer almıştır.
Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, tebliğ usulüne aykırı yapılmış ise muhatabın tebliği öğrenmesi durumunda söz konusu tebliğin geçerli olacağı ve muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği, bu durumda muhatabın tebliği öğrenmesinin ve öğrenme tarihinin ispatının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece dosyanın Tunceli Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğünde görevli Av. ... vasıtasıyla takip edildiği, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının ise davalı idarenin adresine (... Hükümet Konağı Nazımiye/TUNCELİ) tebliğe çıkarıldığı ve █████/2021 tarihinde görevli memur Ş.T. imzasına tebliğ edildiği, davalı idare tarafından █████/2024 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçeyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının vekile tebliğ edilmesi gerekirken asile tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, bu durumun UYAP'tan yapılan sorgulama neticesinde tespit edildiği belirtilerek dava konusu işlemin iptali yolundaki kararın temyizen incelenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Bu durumda, mahkeme kararının davalı vekiline tebliğ edilmesi gerekirken bizzat davalı idareye tebliğ edildiği görüldüğünden, vekil varken asile yapılan tebligatın usulsüz olduğu, usulsüz tebligat durumunda muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği ve söz konusu tarihin ispatının mümkün olmadığı açık olup davalı idarenin temyiz talebinin süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
MADDİ OLAY
:
Mülkiyeti Hazineye ait Tunceli ili, Nazımiye ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... parselde bulunan 681,25 m² yüzölçümlü taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ... tarih ve E... sayılı Nazımiye Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği Olur'u ile karar verilmiş, satış şartnamesinde ihalenin █████/2020 tarihinde yapılacağı belirtilmiştir.
Davacı, █████/2017 tarihli dilekçeyle söz konusu taşınmazı satın alma talebiyle davalı idareye başvurmuştur. Davacıya hitaben yazılan ... tarih ve E... sayılı ... Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği yazısında ihale bilgilerine yer verilerek ihaleye iştirak edilmek istenmesi halinde ihalenin başlama tarihine kadar ihale komisyonuna ilgili belgelerle müracaat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
█████/2020 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye tek istekli katılmış ve ihale dava dışı Z.K. isimli isteklinin üzerinde bırakılmıştır.
Davacı tarafından, █████/2020 tarihli dilekçeyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurularak █████/2020 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye davet yazısının ihale tarihinden sonra █████/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihaleden haberdar edilmediği, ihaleye katılmasının engellendiği, söz konusu ihaleye bir isteklinin katıldığı ve ihalenin söz konusu istekli üzerinde bırakıldığı belirtilerek ihalenin iptali talep edilmiştir.
Davacının anılan başvurusunun ... tarih ve E.... sayılı Nazımiye Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır.
Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kuralına yer verilmiştir.
7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, (...) ilişkin tüm süreler; (...) █████/2020 (bu tarih dahil) tarihinden (...) itibaren █████/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmi Gazete'de yayımlanır. (...)" kuralına yer verilmiş; söz konusu durma süreleri, █████/2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, █████/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalara yöneliktir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Bu itibarla, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2020 tarihinde gerçekleştirilen dava konusu ihaleye, ihale bilgilerini de içeren ... tarih ve E... sayılı yazı ile davet edildiği, davacı tarafından ihalenin iptali istemiyle yapılan █████/2020 tarihli başvuruda söz konusu ihaleye davet yazısının tarafına █████/2020 tarihinde tebliğ edildiğinin beyan edildiği görüldüğünden, davacının en geç █████/2020 tarihinde uyuşmazlık konusu ihaleden haberdar olduğu ve dava açma süresinin █████/2020 tarihini izleyen günden itibaren başladığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, █████/2020 tarihini izleyen günden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı ve Covid-19 salgını nedeniyle 7226 sayılı Kanun ve █████/2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile dava açma sürelerinin █████/2020 (bu tarih dahil) tarihinden █████/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durdurulduğu da dikkate alındığında, en geç █████/2020 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra █████/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Kullanılmayan ...-TL ilk derece aşamasındaki yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
6. ...-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam ...-TL temyiz harcının davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
9. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!