Anahtar kelimeler: Tanzimli Dampinge Dahilde Fonu Eşyaya Muhteviyatı Kaynak Tekstil Muhtelif Yedinci

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: ████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI) : ...VEKİLİ
: Av. ...2- (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına ... (...) Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... Tekstil İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören muhtelif tarih ve sayılı beyannameler muhteviyatı eşyaya ilişkin gümrük, katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ve kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile bunlar üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla davacı adına yönetim kurulu üyesi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle █████/2010 ila █████/2010 tarihleri arasında tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri için tahakkuk ettirilen vergi, fon payı ile bunlar üzerinden hesaplanan para cezasına hasren yapılan yeniden inceleme sonucu; olayda, dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen ve bir kısmı ihraç kaydıyla başka mükelleflere satılan eşyaların, ihracat taahhüdü kapsamında üretim veya işleme faaliyetinde kullanılan ve böylelikle ihraç edilen kumaşlardan olmadığı hususunun düzenlenen vergi tekniği, inceleme ve soruşturma raporlarıyla sabit olduğu, ihraç kaydıyla satışı yapılan eşyalar bakımından rejim ihlalinin, bu eşyaların kayıtlı bulunduğu ihracat beyannamelerinin düzenlendiği █████/2010 ila █████/2010 tarihleri arasında doğduğu, █████/2009 ila █████/2010 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının, ihraç kaydıyla satışı yapılan eşyalar için tahakkuk ettirilen vergilerden sorumlu olduğu, dava konusu ödeme emrinin, bu eşyaların ithalatının yapıldığı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen vergiler, fon payı ile gümrük ve katma değer vergisinin iki katı tutarında hesaplanan para cezasına isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; gümrük vergileri tanımı içerisinde yer aldığından bahisle kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve dampinge karşı vergi üzerinden ceza hesaplanmasının, Anayasa'nın 38. maddesinde ifade edilen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu hususa ilişkin olarak davacı tarafından ileri sürülen iddianın "borcum yoktur" kapsamında incelenebilecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle fon payı ve dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle para cezasının anılan kısmının iptaline; vergiler, fon payı ile gümrük ve katma değer vergilerinin iki katı tutarında hesaplanan para cezası yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dahilde işleme izin belgesinin müeyyideli olarak kapatıldığı tarihte rejim hükümlerinin ihlal edildiği, rejim ihlaline ilişkin olarak Mahkemece yapılan değerlendirmede isabet olmadığı; davalı idarece, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine itiraz sebeplerinin tahdidi olduğu, düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI
: Davacı tarafından savunma verilmemiş; davalı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyize konu kararın gümrük, katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ve kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile gümrük ve katma değer vergilerinin iki katı tutarında hesaplanan para cezası yönünden davanın reddine, dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanan para cezasının iptaline dair hüküm fıkrasının onanması; fon payı üzerinden hesaplanan para cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, vergiler, fon payı ile gümrük ve katma değer vergilerinin iki katı tutarında hesaplanan para cezası yönünden davanın reddine; dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanan para cezasının iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik olarak tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Mahkeme kararının, kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinde, serbest dolaşımda olmayan eşyanın işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edileceği, eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı, eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği; olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinde de, bu Kanunun 108 ilâ 127. maddelerde düzenlenen dahilde işleme rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin tahsili yanında, bu vergilerin iki katı tutarında para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.Yine aynı Kanun'un 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, "gümrük vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü; 9. fıkrasında, "ithalat vergileri" deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir.Anılan hukuki düzenlemelere göre, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen eşyaya ilişkin olarak, ödenmesi gereken bir vergiden ve alınması gereken para cezasından söz edilebilmesi için, anılan rejim şartlarının ihlal edildiği yolunda bir tespit yapılması gerekmektedir.Kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile bu fon payı üzerinden hesaplanan para cezasının, ithalatların dahilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmesi nedeniyle ithalat sırasında tahakkuk ettirilmesi söz konusu olmayıp, davaya konu işlemin fon payına ilişkin kısmı yeni bir tahakkuk ve fon payı üzerinden hesaplanan para cezası ise yeni bir işlem olduğundan, davalı idarece, Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre itiraz hakkının kullandırılmasını ve itiraz üzerine verilen olumsuz işleme karşı başvurulacak idari yargı mercii ve süresinin gösterilmesini temin edecek şekilde bir işlem tesis edilmesi gerekmektedir.Davacı adına tescilli beyannameler ile dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyanın ihraç edilen mamuller bünyesinde kullanılmadığının tespit edilmesinden sonra, taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatıldığından bahisle, ek tahakkuk ve para cezası kararı alınarak asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Vergi Dava Dairesince dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen ve bir kısmı ihraç kaydıyla başka mükelleflere satılan eşyaların, ihracat taahhüdü kapsamında üretim veya işleme faaliyetinde kullanılan ve böylelikle ihraç edilen kumaşlardan olmadığı hususunun sabit olduğu yargısına ulaşılmasına rağmen gümrük vergileri içerisinde yer alan kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden Gümrük Kanunu'nun 238. maddesine göre hesaplanan para cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kısmen reddine, kısmen de kabulüne,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gümrük, katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ve kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile gümrük ve katma değer vergilerinin iki katı tutarında hesaplanan para cezası yönünden davanın reddine; dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanan para cezasının iptaline dair hüküm fıkrasının ONANMASINA,3. Kararın, kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan para cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden, asıl borçlu ... Tekstil İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli dahilde işleme izin belgesi taahhüt hesabının müeyyideli olarak kapatılması üzerine düzenlenen ek tahakkuk ve para cezası kararlarının anılan şirkete tebliğ edildiği, söz konusu kararların itirazsız kesinleşmesi ve kamu alacağının şirketten tahsil edilememesi üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen davaya konu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu işlemin usulüne uygun olarak asıl borçluya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen işleme karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, Gümrük Bölge Müdürlüğüne vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu kararın iptale ilişkin kısımlarının belirtilen gerekçeyle bozulması ve diğer kısımlarının onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.