Anahtar kelimeler: Aktüer Kazada Kazaya Yolcu Motorlu Yenilenmesi Karıştığını Araçta Konumunda Plakalı

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Yargılanmanın Yenilenmesi
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Yargılanmanın Yenilenmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan ---------- plakalı araç ile ----------Ş. tarafından sigortalanmış ------------ plakalı aracın 22.04.2016 tarihli kazaya karıştığını, işbu kazada davalı --------- ---------- plakalı araçta yolcu konumunda olup yaralandığını, davalı ----------- işbu kazada yaralanması neticesinde 25.04.2017 tarihli ----------- esas numaralı ---------- başvurusu ile müvekkili şirket aleyhine iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğunu, yapılan yargılama sırasında aktüer bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının 29.06.2018 tarihli ---------- Üniversitesi'nden alınmış maluliyet raporu uyarınca %25 malul olduğunun belirlendiğini, neticede sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru ve davalının %25 maluliyet oranına göre yapılan hesaplamada, davalının 202.480,61 TL sürekli iş göremezlik zararının oluştuğunun belirlendiğini, ancak davalı vekilinin, sunmuş olduğu ıslah dilekçesinde müşterek müteselsil sorumluluktan bahisle %100 kusur oranı üzerinden 283.087,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.647,00 TL geçici bakıcı gideri ve 2.000,00 TL fatura edilmeyen iyileşme gideri kalemlerinden oluşan toplamda 286.734,48 TL talepte bulunulduğunu, hem maluliyet raporuna itirazları hem de sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu belirlenmesine rağmen müvekkili şirket aleyhine ----------- sayılı kararı ile %25 maluliyet oranı ve %100 kusur oranına istinaden hüküm kurulduğunu, müvekkili şirket tarafından karar temyiz kanun yoluna taşındığını ve hükme esas alınan maluliyet raporunun denetime elverişsiz ve yetersiz, özür oranının olması gerekenden yüksek olduğu belirtilmiş; ayrıca sigortalı araç sürücüsü %75 kusurlu iken %100 kusur oranına istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtildiğini, temyiz incelemesinde, ----------- esas sayılı, 21.01.2021 tarihli --------- karar sayılı Yargıtay ilamı ile itirazlarının reddedilerek hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığını, kesinleşen hükme istinaden 04.03.2021 tarihinde ---------- İcra Dairesinin -------- esas numaralı icra dosyasına 398.784,98 TL ödeme yapıldığını, bunun akabinde, müşterek müteselsil hükme istinaden, karşı araç sigortacısının ----------- %25 kusur oranına istinaden rücu talebinde bulunulduğunu, ----------- taraflarına vermiş olduğu cevabında, aynı Mağdurun/Davalının 26.03.2019 tarihinde kendileri aleyhine de ----------- sayılı dosyası ile iş göremezlik tazminatı başvurusunda bulunduğunun ifade edildiğini, konu başvuru dosyası incelendiğinde ilgili dosyada verilen karara karşı ------------ temyiz yoluna başvurduğu; buna istinaden ------------ sayılı ve 07.03.2022 tarihli kararı ile; 29.06.2018 tarihli ------------ Üniversitesi raporunu hüküm kurmaya elverişsiz bularak kararı bozduğu, bozma sonrası yargılamada yeni maluliyet raporu alındığı ve dosyaya sunulan ikinci bir rapora istinaden %10 maluliyet oranı ve ----------- sürücüsünün %25 kusur oranına istinaden 29.455,40 TL tazminata hükmedildiğinin görüldüğünü, kararın kesin olup icra edilebilir nitelikte olduğunu, görüldüğü üzere, aynı Yargıtay Hukuk Dairesi'nce müvekkili ------------Ş.'ye karşı açılan davada hatalı olduğu aşikar olmasına rağmen %25'lik maluliyet raporunun onandığı; ancak diğer araca karşı açılan davada ilgili dosyayı maluliyet raporundan bozduğunu, gelinen durumda, hukuk düzeninde bunun kabulünün mümkün olmadığını, aynı kazaya ilişkin aynı taraflara ilişkin bir davada %100 kusur ve %25 maluliyet raporundan hüküm verildiğini; bir diğer dosyasında %25 kusur ve %10 maluliyet raporundan hüküm verildiğini belirterek davanın kabulü ile yargılamanın iadesine karar verilmesini ve -----------, █████/2018 tarihli ----------- kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu trafik kazasının, ---------- İli'nin---------- İlçesi'nde meydana geldiğini, davalının ikametgahının ------------ olduğunu, bu durumda icra takibi ve işbu dava için yetkili daire/mahkemenin ------------ olduğunu, icra takibine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulduğunu, işbu davanın da yetkili olmayan mahkemede açılmış olup yetki itirazında bulunduklarını, işbu davada yargılamanın iadesinin talep edildiğini, ------------ görülen yargılamanın ---------- D. İş sayılı saklama dosyası için verilen karar ile ilgili HMK'nın 378. maddesi gereğince ancak ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi yargılamanın iadesi kararını incelemeye görevli olduğunu, davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davalının, 22.04.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, bu yaralanması ile ilgili ------------ başvuru yapıldığını, ilgili komisyon tarafından davalının maluliyet oranının %27 olduğunun tespit edildiğini, bu maluliyet raporunun ardından kusur bilirkişi ve tazminat hesap bilirkişisinden raporlar alındığını, sonuç itibariyle 286.734,48 TL’nin 18.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verildiğini, ------------ tarafından verilen kararın daha sonra ----------- D. İş dosyası ile saklama kararı aldığını, bu kararın davacı tarafından temyiz edildiğini, ------------ Sayılı kararı ile kararın vekalet ücretinin düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, bunun üzerine davacının, davalıya tazminat ödemesinde bulunduğunu, işbu dava ile davacının, davalının maluliyet oranın düştüğü gerekçesi ile fazla yaptığını iddia ettiği tazminatın iadesini talep ettiğini, taraflar arasındaki tazminat davasında alınan maluliyet raporunun Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, yargılamanın iadesi şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, HMK'nın 375. maddesinde açıklanan yargılamanın iadesi taleplerinin işbu dava için geçerli olmadığını, şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, ayrıca HMK'nın 377. maddesi gereğince bu talebin üç ay içerisinde yapılması gerektiğini, bu nedenle zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının fazla yaptığını iddia ettiği ödemenin lütuf ödemesinin olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bu ödemelerin hak sahibinden geri istenemeyeceğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 78/1. maddesi uyarınca işbu davanın reddi gerektiğini belirterek ---------- İli, ------------ İlçesi ticaret mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, yargılamanın iadesi talebinin kararı veren mahkemece kararlaştırılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:--------- tarihli İlamı: Davacı ----------- ile davalı -----------Ş. Arasındaki tahkim yargılaması sonrasında;"... Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun kısmen kabulü ile 286.734,48 TL’nin 18.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan -----------Ş’den tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın kısmen kabulü ile 269.974,14 TL tazminatın 18.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ----------Ş’den tahsiline dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir...Somut olayda Uyuşmazlık Hakem Heyetİ’nce, AAÜT uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacı için 22.148,44 TL vekalet ücretine hükmetmiş, davalı vekilinin vekalet ücreti yönü ile karara itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan ilkelere göre davacı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücreti AAÜT’ne göre Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i olması gerekirken vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.... davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının 3. bendindeki "22.148,44 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "4.429,68 TL" ibresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA..." Şeklinde karar verildiği görülmüştür. Dava; hukuki niteliği itibariyle █████/2016 tarihli kazaya ilişkin davacı tarafından sigortalanan ----------- plakalı araçla alakalı olarak sigorta tahkim kurulunun vermiş olduğu karara itiraz sonucu ---------- sayılı kararına karşı gidilen kanun yolu neticesinde ---------- sayılı kararı ile kesinleşen uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın iadesinin taleplidir.----------- sayılı ilamı ile yargılanmanın iadesine konu edilen kararın ----------- D. İş sayılı saklama dosyası olduğu, ancak yargılanmanın iadesine bu mahkemece karara bağlanılacağı anlaşıldığından mahkeme esasının kapatılarak dosyanın karar verilmek üzere ------------ Asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, mahkememize gönderilen dava mahkememizin ------------ Esas sırasına kaydedilmiştir.
Yargılamanın İadesiMADDE 374- (1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:...ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi; (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır.Tüm Dosya Kapsamına Göre: Davalının █████/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması ve malul kalması nedeniyle --------- plakalı aracın ZMMS sigortacısı ----------Ş.'den ----------- Dosyasında sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatının tahsilini talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti 09.08.2019 tarihli ve ---------- sayılı kararında; kazaya karışan araç sürücüsünün kazada %25 kusurlu olduğu; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %25 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 73.638,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatının █████/2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte ----------Ş. tarafından başvuran --------- ödenmesine, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiği,
İtiraz üzerine ----------- sayılı kararı ile; maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun biçimde uzman heyetçe düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı; tazminat hesabının uygun olduğu, nispi tam vekalet ücretinin uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine, karar verildiği,----------- sayılı kararı ile; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında ve yasal mevzuata uygun ruh sağlığı uzmanının da olduğu heyet tarafından, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verildiği, ----------- sayılı kararı ile; Yargıtay bozma kararına uyularak, yeniden alınan maluliyet raporuna göre hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, bozma gerekçelerine uygun olarak yeniden hüküm tesisine; davanın kısmen kabulü ile 29.455,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.07.2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte ---------Ş. tarafından başvuran ------------ ödenmesine, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verdiği,Dosyanın yeniden Temyizi Üzerine ---------- sayılı ilamı ile "...1. Dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra davacı vekili 27.03.2023 tarihli beyan dilekçesi ile; "müvekkili davacı adına aynı kazadan kaynaklı olarak, dosyada ----------Ş.'ye kusuru oranında başvurmadan önce ----------Ş'ye %100 kusur oranı üzerinden başvuru yapıldığını, -----------Ş'ye yöneltilen başvuruda yargılama esnasında -----------Ş.'nin %75 kusuru üzerinden tazminat hesabı yapıldığını, Yargıtayca ----------Ş.'nin %75 kusuru üzerinden hüküm kurulması gerektiğine dair karar verme ihtimali ve yine Yargıtay kararı verilinceye kadar ---------Ş'ye kusuru oranında başvuru hakkının zamanaşımına uğraması ihtimali göz önüne alınarak ------------Ş. ile olan yargılama devam etmekte iken ----------- kusuru oranında başvuru yapıldığını, Yargıtayca ----------Ş.'den %100 kusur üzerinden başvurunun kabulüne karar verildiğini ve davalının alacağını kendisine ödediğini, davanın konusuz kaldığını" beyan etmiştir.
Davacı vekilinin bu beyanı uyarınca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir... Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,..."karar verildiği anlaşılmıştır.----------- sayılı kararın, ----------- sayılı kararı ile bozulduğu, itiraz Hakem heyeti tarafından bozmaya uyularak verilen, 30.01.2023 tarih ve ----------- sayı ile verilen yeni hükmün ----------- sayılı ilamı ile "Davacı vekilinin bu beyanı uyarınca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile bozulduğu, Yargılamanın yenilenmesi için HMK 375/1 mad gereğince aranan "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" koşulunun gerektiği, yargıtay ilamı ile, davanın konusuz kaldığı ve dava hakkında karar verilmesi için kararın bozulduğu, HMK 375/1 madde hükmü şartları oluşmadığı anlaşılmaka davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafça yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılmış olan gider avansının artan bakiyesinin, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!