Anahtar kelimeler: Reklamcılığı Genelinde Yazim Alanında Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Gösteren Türkiye

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, Türkiye genelinde ... ve ... reklamcılığı alanında faaliyet gösteren müvekkili şirket ile davalı arasında 02.02.2015 tarihli iş sözleşmesi ve ekinde bulunan Rekabet Yasağı Sözleşmesi imzalandığını, davalının istifa edene kadar ... yöneticisi olarak görev yaptığını, 01.02.2016 tarihli istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini süresinden önce haklı neden olmaksızın feshederek sona erdirdiğini, gerek iş sözleşmesi gerekse TBK 444 vd. maddelerine uygun olarak akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkili şirketten ayrıldığını ve akabinde müvekkil şirket ile aynı işi yapan ... Şirketi adı ile faaliyet gösteren şirkette rekabet yasağına aykırı olarak çalıştığını ve müvekkile ilişkin gizli bilgi niteliğindeki verileri rakip firma ve üçüncü kişiler ile paylaştığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile sözleşmeye dayanan 30.000,00 TL cezai şartın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davacı şirketçe müvekkiline iş sözleşmesi ile birlikte ödeme tarihi boş bir senet imzalattırıldığını, davacı şirketin kendisini ilk üç ay müşteri temsilcisi olarak çalıştırdığını, ardından teknik ofiste çalışmaya başladığını, teknik ofiste çalışanların müşteri portföyünü yönetmediklerini, zaten müşterilerle iletişim halinde olmadıklarını, davacı şirketin sertifikaların alınması için döküman hazırladıklarını, başka bir deyişle internete ücretsiz olarak dağıtılan ... firmasına ait eğitim setlerinin çıktılarının olduğunu, davacı şirketin çalışanlarına hiç bir eğitim vermeksizin çalışanlarına baskı yaparak ayrı bir e-mail hesabı ile usulsüz olarak internet ortamından sınava soktuğunu ve şirket çalışanlarının aldıkları sertifikaları sertifika süresi doluncaya kadar şirket yararına kullandıklarını, davacı şirketin veri tabanı olarak adlandırdığı şeyin aslında satış temsilcilerinin ... aramalar sonucunda bulduğu binlerce firmadan ibaret olduğunu, veri tabanın herkese internet uzaklığında olduğunu, müvekkilinin yeni işinde eski faaliyet alanında çalışmadığı gibi, eski şirketinin hiç bir müşterisi ile muhatap olmadığını, müvekkilinin iddia edildiği gibi 25.000 adet müşterisini tek tek aramasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının rekabet yasağı sözleşmesini ihlal etmediğini, sözleşmenin geçersiz oduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile davalı hakkında rekabet yasağının ön görüldüğü, 01.02.2016 tarihinde davacı şirketteki çalışması sona eren davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 10-b maddesi uyarınca sözleşmenin işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi hallerinde, " fesih tarihinden itibaren üç yıl boyunca işin mahiyeti itibari ile bölge sınırlaması olmayacağından tüm Türkiye sınırları içerisinde işverence üçüncü madde de belirtilen iştigal konusu ..., ... reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans, özel ve tüzel kişilerde ... çalışmamayı taahhüt eder." düzenlemesinin kararlaştırıldığı, bu düzenlemenin TBK'nın 445. maddesinde belirtilen 2 yıllık süreye aykırı olduğu, sözleşmenin tüm Türkiye'yi kapsadığı, davalının iktisadi geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde güçleştirdiği, dolayısıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki rekabet yasağı şartının geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafın cezai şart isteyemeyeceği gerekçesiyle sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle başka her hangi bir delile gerek olmaksızın davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
: Dairemizin 05.02.2021 tarih ████████ E. ████████ K. Sayılı ilamı ile, taraflar arasında akdedilen 02.02.2015 tarihli İş Sözleşmesinin 10-b maddesinde ve bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin 2.maddesinde ''işçi, iş verenin yanından ayrıldıktan sonra (hizmet akdinin iş verence haklı nedenle feshi veya işçi tarafından haksız olarak feshi hallerinde) fesih tarihinden itibaren 3 yıl boyunca işin mahiyeti itibariyle bölge sınırlaması olmayacağından tüm Türkiye coğrafi sınırları içinde iş verence 3. maddede belirtilen iştigal konularından iştigal konusu ... ve ... reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans özel ve tüzel kişiliklerde ... çalışmamayı veya aynı konuda kendisi bir iş kurmamayı ....satıcı, üretici, şirket ortağı olmamayı kabul ve taahhüt etmektedir. İşçi adres gezgininin müşterisi olan şahıs firması veya şirketlerde işbu sözleşmenin 3. maddesinde sayılan işlerin tamamı ile ilgili olarak çalışmayacağını kabul beyan ve taahhüt eder'' hükmünün, iş sözleşmesinin 10-g maddesi ile rekabet yasağı sözleşmesinin 7. maddesinde ise "işbu sözleşme hükümlerine aykırı davranılması halinde 25.000 Euro tutarında cezai şartı iş verenin herhangi bir yazılı ihtarına gerek kalmaksızın ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder" düzenlemesinin bulunduğu,02.02.2015 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 01.02.2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi gerekmekte olup sözleşmede 3 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama yapılmaksızın rekabet yasağının tüm Türkiye coğrafyası sınırları içerisinde geçerli olacağının belirlendiğini, TBK'nın 445/1. fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlendiğini, bu durumda sözleşmenin geçersiz olmadığı nazara alınarak mahkemece rekabet yasağında belirtilen süre içerisinde davalının davacı şirket zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve taraflar arasındaki 02.02.2015 tarihli sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip tartışılarak ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hiç bir delil toplanmadan sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi kaldırılmasına karar verilmiştir.DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; davalının, davacı iş yerinde davacının müşterilerinden tamamına hitap edecek şekilde; müşteri portföylerinin incelenmesi, değerlendirilmesi ve gerek ... , gerekse davacı müşterilerinin web siteleri, gerek davacı müşterileri hakkında üçüncü sitelerde yapılan yorumların incelenmesini sağladığı, davacı çalışanları ile ... ve ... üzerinden iletişime geçerek bu müşteriler hakkında tespit edilen hataların giderilmesini ve gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirmesini, bu aramalar sonucunda oluşturulan notların incelenmesi ve davacının müşteri portföyünün arttırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiği, davalının davacının müşterilerinin iletişim ve kampanya bilgilerine, tarihlerine, müşteri hakkında davacı çalışanlarının almış olduğu notlara, müşterilerin davacı iş yerinin ... hesabındaki tüm bilgilere ...@gmail.com hesabı üzerinden ulaşabildiği ve değiştirebildiği, davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra satış müdürü olarak çalıştığı ... ve kurucu ortağı olduğu ...nın müşteri portoföyü incelendiğinde ve davalının davacı iş yerinde çalışırken not alarak üzerinde çalıştığı 4723 şirke arasında sadece İzmir Ekonomi Üniversitesi Üzerinde bir not oluşturulduğu ve bu notta üniversitenin davacı müşterisi olarak kazanılmadığına yönelik bir not oluşturulduğu, İzmir Ekonomi Üniversitesi ile ilgili hazırladığı not her ne kadar bu müşterinin elde edilmesini sağlayamamışsa da, TBK. 445. maddesi gereği sözleşmenin ve rekabet yasağının ihlali niteliğinde olduğu, ihlal için somut bir zarar koşulu aranmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile 30.000,00 TL cezai şart alacağının █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, davacı şirketin, işe aldığı her personeline, davaya konu iş sözleşmesini imzalatarak, TBK 444 ve devamı maddeleri ile Anayasa ve emredici hukuk kurallarına aykırı olarak sözleşmenin 10.maddesindeki rekabet yasağı hükmünü uygulamaya çalıştığını, imzalanan iş sözleşmesi ve 10.maddesinde yer alan rekabet yasağının geçersiz olduğunu, tarih kısmı boş bırakılarak 2.000 euro bedelle düzenlenen senedin imzalanması koşuluyla işe alım yapan davacı şirketin imzalattığı iş sözleşmesinin, kelepçeleme sözleşmesi olduğunu, bu iş sözleşmesi, kişilik hakları ile ekonomik özgürlüğün kısıtlanması niteliğinde olduğunu, davacı şirketin, işe alacağı personele kötüniyetli olarak boş senet imzalatarak işe aldığını, iş sözleşmesi tamamı ve özellikle rekabet yasağı hükmü içeren 10.maddesi ile euro bedelli cezai şart hükmü içeren 11.maddesinin bir faaliyet alanı, belirli bir coğrafi bölge ve belirli bir zaman dilimi içermemesi nedeniyle geçersiz olduğunu, davacı şirketin hiçbir teknoloji ve çözüm üretmeyen, hazır teknolojiyi kullanarak pazarlama yapmaya çalışan bir şirket olup, davacı şirketin veri tabanı diye adlandırdığı şeyin, aslında satış temsilcilerinin ... aramaları sonucunda bulduğu binlerce firmadan ibaret olduğunu, yani davacı şirketin veri tabanının aslında herkese açık olduğunu, davalı tarafça davacının hangi sırlarını ifşa ettiği ya da hangi üretim teknolojilerini sızdırdığını belirtmesi gerektiğini, müvekkilinin yaklaşık 10 iş gününde davacının 25.000 adet müşterisini tek tek araması ve hepsini ayrı ayrı kendisiyle çalışmaya ikna ederek ödeme alması gerektiğini, sır saklama ve sadakat yükümlülüğünün ihlalinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin yakın tarihlerde işe başladığı ve çok yakın tarihlerde kendisi gibi istifa eden davacı şirket çalışanları ve dava tanıkları .... ile ... hakkında açılan davaların İzmir BAM 11.Hukuk Dairesi'nin █████████ E- ████████ Ksayılı kararı ile İzmir BAM 11.Hukuk Dairesi'nin ████████ E- ████████ K sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve kararların kesinleştiğini, bu iki kararın, konu ve tarafları birebir aynı olup, hakkaniyetin sağlanması açısından emsal olarak dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.GEREKÇE
: Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 30.000,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının veritabanı olarak ifade ettiği bilgilerin halka açık bilgiler olmasına, davalının yerine getiridiği işin niteliği itibariyle erişebildiği diğer bilgilerle iş sırlarına doğrudan nüfuz etme imkanına sahip olmamasına, yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri çalışmaya başladığı başka rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimali bulunduğunun ispat edilememiş olmasına göre mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamakta ise de, iş bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ████████ Esas ████████ Karar Sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;2-Davanın Reddine,492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından başlangıçta peşin olarak alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik 103,07-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından sarf olunan mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran davalının ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.