Anahtar kelimeler: Foreks Forex Koruyacak Piyasalarını Onüçüncü Satım Zamanında Süreci Etkin Kaldıraçlı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:████████
TEMYİZ EDENLER
: 1. (DAVACI)...
VEKİLİ
: Av. ...
2. (DAVALI)
: ... Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması; davacı tarafından esası yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davalı idarenin kaldıraçlı alım satım piyasalarını (foreks, forex) tüketiciyi koruyacak şekilde düzenlemediği, faaliyet gösteren aracı kurumların zamanında ve etkin şekilde denetlemediği, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği ve hizmet kusuru bulunduğundan bahisle şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:...K:... sayılı kararda; 2011 yılına kadar herhangi bir gözetim ve denetime tâbi olmadan piyasanın kendi belirlediği kurallar çerçevesinde yürütülen ve foreks adıyla bilinen kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin muhtelif şikâyetler dâhilinde mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca,...tarih ve Seri:5, No:... sayılı Tebliğ'in yürürlüğe konulduğu, düzenleme ile kaldıraçlı alım satım işlemlerinin yalnızca Kurul tarafından yetkilendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebileceğinin yapılan basın açıklaması ile kamuoyuna duyurulduğu, yukarıda anılan Tebliğ uyarınca denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirildiği bu bağlamda izinsiz olarak faaliyet gösteren kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve idarî para cezalarının uygulandığı, Tebliğ'de belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı hususunda belirli aralıklarla denetimler yapıldığı, öte yandan, █████/2013 tarihinde kaldıraçlı alım satım piyasasında yatırım yapmak üzere hesap açan davacıya Tebliğ'in ekinde yer alan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Risk Bildirim Formu'nun sunulduğu ve davacı tarafından anılan formun imzalandığı, anılan formda, uygulanan ücret ve komisyonlarla ilgili bilgi verildiği, kaldıraçlı alım satım işlemlerinin çok riskli olduğu, yetkili kuruluşun yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceği hususunun dikkate alınması gerektiği, ters fiyat hareketleri sonucunda yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği ve analizlerde hata olabileceği yönünde her türlü uyarının yapılmış olduğu;
Her ne kadar, davacının yatırım amacıyla gerçekleştirdiği kaldıraçlı işlemler nedeniyle bir zarara uğradığı açık ise de büyük ölçüde sözü edilen işlemlerin doğasında bu durumu barındırdığı ve başından itibaren davacı tarafından bilinen riskin gerçekleşmesinden kaynaklanan bu zararın davalı idarelerin görev alanında bulunan hizmetlerin işlememesi, geç ya da kötü işlemesinden kaynaklanmadığı açık olduğundan bu zarar ile idarenin eylemleri arasında uygun illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceği, nitekim aynı dönemde aynı piyasada benzer yatırım işlemlerini yaparak bu işlemlerden umulan ekonomik yararı elde etmiş kişi ve kurumların da bulunduğu anlaşıldığından, maddi tazminata hükmedilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktuen belirlenen 1.090,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, kamu görevlilerinin açıklamalarında piyasaya müdahale bakımından biraz daha geç kalınması hâlinde çok büyük mağduriyetlerin ortaya çıkacağının belirtildiği, piyasanın █████/2017 tarihinde kaldırıldığı, küçük yatırımcının sürekli kaybettiği, sürekli aracı kurumların kazandığı, kamu görevlilerince foreksin kumar olarak nitelendirildiği, Meclis’te bu konuda araştırma komisyonu kurulduğu, küçük yatırımcının eninde sonunda tüm yatırımını kaybettiği, dönemin Kurul başkanı ve üyelerinin görevden alındığı, birçok kamu görevlisinin FETÖ terör örgütüyle bağlantısı nedeniyle görevden alındığı, birçok tedbirin ve idarî para cezasının darbe girişimi sonrası alındığı, davalı idarenin hizmet kusurunu gösterir delil ve belgelerin sunulduğu, hiçbir tüketicinin kâr elde etmediği, aracı kurumlar tarafından tüketiciyi yanıltıcı ve aldatıcı bir çok reklam yapıldığı, bu reklamların idare tarafından denetlenmediği, aldatıcı reklamların daha sonra yasaklandığı, pek çok raporda ve açıklamada foreks işlemlerinin genel tüketiciye uygun olmadığının belirtildiği, diğer devletlerde bu kadar yüksek kaldıraç oranlarının belirlenmediği, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ıslah talebinin kabulü hâlinde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
: Davalı idare tarafından, Kurul tarafından gerekli düzenlemelerin yapıldığı, yatırım kararları ve kullandıkları uygulamalar konusunda yatırımcıların sorumlu olduğu, kaldıraçlı işlemlerin daha sık denetlendiği, davacının örnek gösterdiği bazı reklamların Kurul’ca yetkilendirilen şirketlere ait olmadığı, davacının kaldıraçlı işlem yaptığı sürede kâr da elde ettiği, emsal kararların da bu yönde olduğu, temyize konu Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
1. Davacının temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tam yargı davalarında davacının, dava dilekçesinde belirtilen miktarı, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin, nihaî karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği kuralına yer verilmiş olup, Dairemizin yerleşik içtihatları (Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı) uyarınca, nihaî karardan anlaşılması gerekenin istinaf mahkemesi kararının olduğu, bu itibarla, istinaf mahkemesinin kararı sonrasında miktar artırımında bulunulamayacağı anlaşıldığından, davacının temyiz dilekçesinde yapmış olduğu ıslah talebi kabul edilmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinde, idare mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine; ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu hâlde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin Kanun'da sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği düzenlenmiştir.
█████/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 2577 sayılı Kanun ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikler ile bölge idare mahkemelerine istinaf incelemesi yapma yetkisi verilmiş olup idari yargı alanında üç dereceli yargılama sistemine geçilmiştir. Nitekim, 6545 sayılı Kanun'un ile bölge idare mahkemelerinin istinaf mercii olarak yapılandırıldığı, buna göre başvuru usulü ile inceleme ve yargılama usulüne ilişkin düzenlemeler getirildiği ve bölge idare mahkemelerince verilecek karar türlerinin yeniden düzenlendiği, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yapılan değişiklikle, istinaf mahkemelerince karara bağlanacak konulardan hangisinin temyiz yolu ile Danıştay’a gideceği belirlendiği, bu maddede tahdîdî olarak sayılan konular dışındaki davaların bölge idare mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği, böylece Danıştay’ın temyizen karara bağladığı iş yükünün yaklaşık yüzde seksen oranında azaltılarak Danıştay’ın içtihat mahkemesi rolünün güçlendirilmesinin amaçlandığı, bu kapsamda 2576 sayılı Kanun'un bazı düzenlemelerinde de değişikliğe gidilerek bölge idare mahkemelerinin teşkilat yapısı, istinaf kanun yolu incelemesine uygun hâle getirildiği Kanun'un gerekçesinden anlaşılmaktadır.
Kanun yoluna başvurunun etkilerinden birisi, hükmün şeklî anlamda kesinleşmesinin önlenmesidir. Eğer süresi içerisinde nihaî karara karşı kanun yoluna başvurulmaz ise bu karar şeklî anlamda kesinleşir. Bunun sonucu olarak da artık olağan kanun yoluna başvurulamaz. (Muhammet Özekes, Medenî Usul Hukuku, Ed.: Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, III. Cilt, 15. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık, 2017, s. 2115 vd.) Davanın taraflarından birinin kanun yoluna başvurmamış olması hâlinde, kanun yoluna başvurmayan tarafın kararı zımnen onaylandığı kabul edilmelidir. Bu durumda kanun yolu incelemesi, sadece karara karşı kanun yoluna başvuran tarafın lehine yapılabilmektedir. (Baki Kuru, "Hukuk Usulünde Aleyhe Bozma Yasağı", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.:30, S.:1, 1973, s. 135-144)
İlk derece mahkemesince kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu iddia eden tarafın, bu iddiasını istinaf incelemesini yapmakla görevli bölge idare mahkemeleri nezdinde ileri sürerek kanun yoluna başvurmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, istinaf kanun yoluna başvurmayan taraf bakımından hüküm kesinleşmektedir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesi tarafından davalı idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacının istinaf istemiyle kanun yoluna başvurduğu, davalı idare tarafından ise karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, dolayısıyla hükmün bu yönüyle kesinleştiği, kesinleşen hüküm yönünden temyiz incelemesinin yapılamayacağı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...9 tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara; istemleri hâlinde, ıslah talebi kabul edilmediğinden fazla yatırılan ...-TL karar harcının davacıya, toplam ...TL toplam harcın davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!