Anahtar kelimeler: Muratbey Ardiye Antrepo İşleticisi İmha Antreposuna Eşyayı Boşaltıldığı Yapmaması Onuncu
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ
: Av. …
DAVALI
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. …
DAVANIN_KONUSU
: █████/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tasfiye Yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz." ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI
: Davacı tarafından, A tipi genel antrepo işleticisi olduğu, Muratbey Gümrük Müdürlüğünce dava dışı bir firma adına tescilli antrepo beyannamesi kapsamındaki eşyanın davacı şirket antreposuna boşaltıldığı, ilgili firmanın herhangi bir gümrük işlemi yapmaması üzerine Gümrük Müdürlüğünce █████/2019 tarihli Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlendiği, eşyanın anılan belgenin düzenlendiği tarihten bugüne kadar Gümrük Müdürlüğü tarafından teslim alınmadığı, █████/2019 tarihinden █████/2020 tarihine kadar ardiye bedelinin 48.975,00 TL olduğu, Muratbey Tasfiye İşletme Müdürlüğünün █████/2020 tarihli yazısında; eşyanın 10 kez e-ihale sistemi üzerinden satışa çıkarıldığı, alıcı çıkmaması üzerine Tasfiye Yönetmeliğinin 63. maddesi kapsamında imha edilmesinin uygun görüldüğünün, ancak Tasfiye Yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrası gereğince imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara bir ödeme yapılmayacağının belirtilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, düzenleme ile idarenin kamusal güç ve yetkisini kullanarak tek taraflı olarak kısıtlama ve yasaklama getirdiği, hizmeti bedelsiz almaya çalıştığı, antrepo işleticisi firmanın çalışan maaşlarını ve sigortalarını ödediği, vergi verdiği, harç yatırdığı, genel giderleri olduğu, düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu, kamu yararı taşımadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI
: Usul yönünden; davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden; dava konusu Yönetmeliğin Gümrük Kanunu'nun 178. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, davacı şirkete ait antrepoda bulunan dava dışı bir firmanın ceviz yağı, ceviz küspesi ve atık yağ cinsi eşyaları için eşya sahibi tarafından bir işlem yapılmaması üzerine Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlendiği, dava dışı firmanın ülkemize getirdiği eşyayı aralarındaki özel hukuk ilişkisi neticesinde davacının antreposuna depoladığı, depolama sonrası eşyanın eşya sahibi firma tarafından bir gümrük rejimine tabi tutulması gerekirken herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının bu durumu █████/2019 tarihli yazısı ile bildirerek; eşya sahibi firmaya tebligat yapılmasına rağmen firmanın bir başvurusunun olmadığı, bu nedenle eşyanın tasfiye edilmesinin istenildiği, özetle davacının özel hukuk ilişkisi içinde olduğu firmaya ulaşamadığından Bakanlıklarının yardımına başvurduğu, Bakanlıklarınca hakkında Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlenip satışa çıkarılan eşyanın alıcısının olmadığı, davacı şirketçe eşyanın kurtlandığının bildirilmesi üzerine tasfiye yönteminin değiştirilerek eşyanın imhasına karar verildiği, davacının, imha masraflarını karşılayacağına dair taahhüt verdiği, eşyanın tasfiyesi Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'ndan doğan bir tasfiye işlemi olmadığından idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, eşyanın hangi antrepoya konulacağı hususunun eşya sahibi ile antrepo arasındaki özel hukuk ilişkisi ile belirlendiği, dolayısıyla iki kişi arasındaki özel hukuk ilişkisinden kamuya bir yük doğmasının kabul edilemeyeceği, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: …
DÜŞÜNCESİ
: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: …
DÜŞÜNCESİ
: Dava; █████/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "....imha edilen eşyayı muhafaza edilen eşyayı muhafaza eden kişi veya kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun "Tasfiye edilecek eşyaya ilişkin işlemler" başlıklı 8. Kısım, 3. Bölümünde yer alan 177. maddesinde; "(1) Bu Kanunun;
a) 48 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yolcu eşyasına mahsus gümrük ambarlarına konulan ve buralarda bekleme süresi dolan yolculara ait eşya,
b) 50 nci maddesine göre verilen süre içinde kendilerine gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmamış eşya,
c) 57 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen eşya,
d) 66 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre tahlilden arta kalan ve ilgilisi tarafından bir ay içerisinde alınmayan numunelik eşya,
e) 70 inci maddesinin birinci fıkrasına göre beyannamesi tescil edilen ve süresi içinde işlemleri tamamlanmayan eşya,
f) 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre antrepoda bulunan eşya için gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesine ilişkin beyannamenin tescilinden sonra otuz gün içinde işlemleri bitirilmeyen eşya,
g) 101 inci maddesine göre belirlenen süreleri dolan eşya,
h) 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen antrepolarda veya gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerde yapılan sayım sonucunda fazla çıkan eşya,
ı) 164 üncü maddesine göre gümrüğe terk edilen eşya ile yönetmelikle belirlenen esaslar dâhilinde gümrüğe terk edilmiş sayılan eşya,
j) 174 üncü maddesine göre posta gönderileri ile gelen ve tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya,
k) İlgili hükümlerine göre kanuni bekleme süreleri bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, çabuk bozulma ve telef olma tehlikesine maruz bulunan veya saklanması masraflı ve külfetli olan eşya,
l) (Değişik
:█████/2019-7190/4 md.) 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen eşya ile 237 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen eşya,
m) Diğer mevzuatla bu Kanuna göre tasfiyesi öngörülen eşya,
178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.
(2) (Ek
: 28/3/2013-6455/4 md.) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca;
a) Tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya,
b) El konulan eşyanın mahkemesince sahibine iadesine karar verilmesi halinde, eşyanın teslim alınması için ilgilisine yapılan tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde teslim alınmayan eşya, 178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.
(3) (Ek
: 28/3/2013-6455/4 md.) Tasfiye edilmesine karar verilen eşyanın bulunmaması halinde, ithal eşyası için CIF, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile bunlara ilişkin gümrük vergileri tutarları tahsil edilir.
(4) Yukarıdaki fıkralara göre tasfiyelik hale gelen eşyanın tespit ve tahakkuk belgeleri otuz gün içinde tasfiye idaresine intikal ettirilir. Tasfiye idaresi, tasfiyeye konu eşyayı otuz gün içinde teslim almakla mükelleftir" düzenlemesine yer verilmiş,
Aynı Kanunun 178. maddesinde; "177 nci maddede belirtilen eşya;
a) İhale yoluyla satış suretiyle,
b) Yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle,
c) Perakende satılmak suretiyle,
d) Kamu kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere tahsis edilmek suretiyle,
e) İmha suretiyle,
f) (Ek
: 18/6/2009-███████ md.) Özel yolla,
Tasfiyeye tabi tutulur.
(Ek ikinci fıkra
: 18/6/2009-███████ md.) Tasfiye idaresi; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünü alarak insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığı bakımından gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Tasfiyeye ilişkin usul ve esaslar (…) yönetmelikle belirlenir" kuralı,
53. maddesinde de; "Gümrük idareleri; şartlar gerektirdiği takdirde gümrüğe sunulan eşyayı imha ettirebilir. Gümrük idareleri bu durumu eşya sahibine bildirir. Eşyanın imhasına ilişkin masraflar eşya sahibinden tahsil edilir" kuralı yer almıştır.
Gümrük idarelerince işletilmekte olan geçici depolama yeri, antrepo ve ambarlara eşya alınması, muhafazası, teslimi ile tasfiyelik hale gelmiş eşyanın tasfiyesine ilişkin usul ve esasları belirleyen Tasfiye Yönetmeliğinin "Tasfiye edilecek eşyanın tespiti ve teslimi" başlıklı 30. maddesinin 10. fıkrasında; "Tasfiyelik eşya, belgelerin geliş tarihinden itibaren otuz gün içinde işletme müdürlüklerince teslim alınır. Ancak taşınması güç, masraflı, hacimce büyük, ekonomik olmayan, bekletilmeyecek veya özel tesis ve tertibat gerektiren eşya bulundukları yerde tasfiye edilir. Yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresi altı ayı geçemez. Bu sürede tasfiye edilemeyenler fiziken mümkün olması halinde işletme müdürlüklerince teslim alınır", aynı maddenin 11. fıkrasında; "62 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, imhalık hale gelmiş eşya işletme müdürlüklerince teslim alınmaz. Ancak, süresi içerisinde teslim alınmaması nedeniyle imhalık hale gelen eşya işletme müdürlüklerince imha edilir." düzenlemelerine yer verilmiş,
Anılan Yönetmeliğin "Eşyanın İmhası" başlıklı 63. maddesinin 10. fıkrasında; "İmha giderlerinin eşya sahibinden alınması esastır. Ancak, sahipsiz eşya ile sahibine ulaşılamadığı veya imha giderlerinin eşya sahibince karşılanmadığı durumlarda, muhafaza eden işletmenin eşya sahibine rücu etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, giderler işletmeci tarafından karşılanır. İmhanın ivedilikle yapılmasının gerekmesi ve benzeri durumlarda döner sermaye bütçesinden karşılanan imha giderlerinin eşya sahibi veya işletmeciden tahsili için gerekli işlemlere derhal başlanır", 11. fıkrasında; "Kaçak eşya ile işletme müdürlüklerine ait tasfiye ambarlarındaki eşyanın imha giderleri döner sermaye bütçesinden karşılanır." düzenlemelerine, Yönetmeliğin "satış sonrası yapılacak işlemler" başlıklı 64. maddesinin 1. fıkrasında; 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen eşyanın satış bedelinden sırasıyla;
a) Hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde onbeşi,
b) Gümrük vergileri,
c) Satış için yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde ellisi,
ç) Para cezaları, ayrılarak hak sahiplerine dağıtılır. Bu bedellerin dağıtımından sonra artan para olursa, eşya sahipleri adına emanet hesabına alınır. Emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde alınmayan para döner sermayeye gelir kaydedilir", 5. fıkrasında; "30 uncu maddenin onuncu fıkrasında belirtilen süreler geçtikten sonra gümrük idaresine ait ambarlara nakledilip tasfiye edilen eşyanın satış bedelinden, eşyanın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak hesaplanan yüzde onbeşinin yarısı, otuz gün içinde talep edilmesi halinde eşyanın bulunduğu son işletmeye ödenir", dava konusu ibarenin yer aldığı 6. fıkrasında; "Gümrük idaresi ve diğer işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda, satış bedelinden ayrılacak tutar satış bedelinin yüzde on beşini geçemez. Gümrük idaresi tarafından verilmiş ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak ayrılan tutar döner sermayeye gelir kaydedilir. Perakende satılan, özel yolla tasfiye edilen veya imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz", 7. fıkrasında; "Bedelsiz verilen veya imha edilen eşya sahiplerine herhangi bir ödemede bulunulmaz. Ancak, 5607 sayılı Kanun uyarınca tasfiyelik hale gelen ve sahibine iadesine karar verilen eşyanın imha edilmiş olması halinde imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, A tipi genel antrepo işleticisi olduğu, Muratbey Gümrük Müdürlüğünce, ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Firması adına tescilli █████/2018 tarihli ... sayılı antrepo beyannamesi muhteviyatı ceviz yağı, ceviz küspesi ve atık yağ cinsi eşyaların, davacı şirket antreposuna boşaltıldığı, eşya sahibi tarafından herhangi bir gümrük işlemi yapılmaması üzerine, Muratbey Gümrük Müdürlüğünce █████/2019 tarihinde Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesinin düzenlenerek, satış suretiyle tasfiye kararı alındığı, eşyanın satışa esas bedelinin tesipitinin akabinde tasfiye işlemlerine başlandığı, ancak pek çok kez satışa çıkarılmasına karşın, eşyanın satışının gerçekleşmediği, davacı şirketin eşya hakkında tasfiye kararı alındıktan 7 ay kadar sonra █████/2020 tarihinde, Muratbey Gümrük Müdürlüğüne başvurarak, antrepo beyannamesinin ikinci kalemini oluşturan "ceviz küspesi" isimli ticari eşyanın kurtlanmış ve böceklenmiş olduğundan bahisle, ekonomik değerini kaybetmiş olan bu eşya için belirlenmiş tasfiye yönteminin yeniden değerlendirilmesini istediği, bunun üzerine, davalı idarece söz konusu eşyanın imhasına karar verilerek, imha sürecinin başlatıldığı, davacı şirket tarafından daha sonra, █████/2020 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak, Tasfiye Yönetmeliğinin 30. maddesinin 10. fıkrasında yer alan; yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresinin altı ayı geçemeyeceği, bu sürede tasfiye edilemeyen eşyanın işletme müdürlüklerince teslim alınacağına ilişkin düzenleme uyarınca, altı ayı aşan süredir teslim alınmayan söz konusu eşyaların antrepolarından alınması, teslim alınmaması halinde, eşyaya isabet eden ardiye ücretinin, Muratbey Tasfiye İşletme Müdürlüğüne rücu edileceği hususlarının bildirildiği, davacının anılan dilekçesine davalı idarece verilen █████/2020 tarihli cevabi yazıda; "Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi içeriği ceviz yağı, ceviz küspesi, atık yağ cinsi eşyaların İşletme Müdürlüğünce █████/2019 tarihi ile █████/2020 tarihleri arasında e-ihale sistemi ile toplamda on kez satışa sunulduğu, ancak alıcı çıkmadığı, satış işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle, söz konusu eşyaların imha edilmek kaydıyla, tasfiye yönetim sistemi üzerinden, ASB servisine iade edildiği ve imha edilmesinin uygun olacağının yazılı olarak bildirildiği, Tasfiye yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; " ... İmha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz." hükmü uyarınca, imhası yapılacak olan eşyalar için, herhangi bir ödemenin yapılamayacağı" hususlarının davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından, █████/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz" ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, bilahare eşya sahibi ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin, … tarihli yazı ile, ... sayılı █████/2018 tarihli beyanname muhteviyatı eşyalarını gümrüğe terk etmek istediğini beyan ettiği, davacı şirketin söz konusu durumu █████/2020 tarihli yazı ile Muratbey Gümrük Müdürlüğüne bildirerek, bahse konu eşyaların tasfiye işlemlerinin sonuçlandırılmasını ve eşyanın bir an önce antrepolarından teslim alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 53. maddesinde, gümrük idarelerinin, gümrüğe sunulan eşyayı imha ettirmeleri halinde, durumu eşya sahibine bildirecekleri, eşyanın imhasına ilişkin masrafların eşya sahibinden tahsil edileceği, 18. maddesinde, tasfiyeye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış, 4458 ve 5607 sayılı kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanılarak hazırlanan Tasfiye Yönetmeliğinin 30. maddesinin 10. fıkrasında; tasfiyelik eşyanın, belgelerin geliş tarihinden itibaren otuz gün içinde işletme müdürlüklerince teslim alınacağı, ancak taşınması güç, masraflı, hacimce büyük, ekonomik olmayan, bekletilmeyecek veya özel tesis ve tertibat gerektiren eşyanın bulundukları yerde tasfiye edilieceği, yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresinin altı ayı geçemeyeceği, bu sürede tasfiye edilemeyenlerin fiziken mümkün olması halinde işletme müdürlüklerince teslim alınacağı, 11. fıkrasında; imhalık hale gelmiş eşyanın işletme müdürlüklerince teslim alınmayacağı, ancak, süresi içerisinde teslim alınmaması nedeniyle imhalık hale gelen eşyanın işletme müdürlüklerince imha edileceği, 63. maddenin 10 fıkrasında, imha giderlerinin eşya sahibinden alınmasının esas olduğu, ancak, sahipsiz eşya ile sahibine ulaşılamadığı veya imha giderlerinin eşya sahibince karşılanmadığı durumlarda, muhafaza eden işletmenin eşya sahibine rücu etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, giderlerin işletmeci tarafından karşılanacağı, 64. maddesinin 5. fıkrasında, 30. maddenin 10. fıkrasında belirtilen süreler geçtikten sonra, gümrük idaresine ait ambarlara nakledilip tasfiye edilen eşyanın satış bedelinden, eşyanın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetlerin karşılığı olarak hesaplanan yüzde onbeşinin yarısının, 30 gün içinde talep edilmesi halinde eşyanın bulunduğu son işletmeye ödeneceği, 6. fıkrasında; işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda satış bedelinden ayrılacak tutarın, satış bedelinin yüzde onbeşini geçemeyeceği, imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce ödeme yapılmayacağı hususlarının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Buna göre; tasfiyelik eşyanın, tasfiyeye ilişkin belgelerin geliş tarihinden itibaren otuz gün içinde işletme müdürlüklerince teslim alınabileceği gibi, bazı koşullarla bulundukları yerde de tasfiye edilebilecekleri, altı ay içinde tasfiye edilemeyen eşyanın, mümkün olması halinde işletme müdürlüklerince teslim alınacağı, imhalık hale gelen eşyanın ise teslim alınmayacağı, imha giderlerinin eşya sahibince karşılanmadığı durumlarda, eşyayı muhafaza eden işletmenin eşya sahibine rücu etme hakkı saklı kalmak üzere, işletmeci tarafından karşılanacağı, tasfiye edilen eşyanın satılması halinde, eşyanın gümrük idaresine teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetlerin karşılığı olarak hesaplanan yüzde onbeşin yarısının son işletmeye ödeneceği, ancak tasfiye edilecek eşyanın işletme müdürlüklerince teslim alınmaması ve "ihale yoluyla satış" suretiyle değil, "imha" suretiyle tasfiye edilmesi halinde, eşyayı muhafaza eden kuruluşlara, ardiye ve diğer hizmetler için ödeme yapılmayacağı görülmektedir.
Davacı tarafından; gümrük işletme müdürlüklerince teslim alınmayan ve imha suretiyle tasfiye edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için gümrük idaresince ödeme yapılmayacağına ilişkin yönetmelik kuralının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, tasfiye idaresinin kurumsal kapasitesi ve olanaklarını aşan durumlarda eşyanın bulunduğu yerde tasfiyesine gidilebilmekte ve eşyanın satışının gerçekleşmesi halinde, ilgili işletmeye belirli bir oranda ardiye ücreti ödenmektedir. Bununla birlikte, eşyanın imha yoluyla tasfiyesi halinde, imha edilen eşyadan herhangi bir gelir elde edilememesi nedeniyle, gümrük mevzuatında belirtilen işlemleri yerine getirmekle yükümlü bulunan gümrük idaresi, antrepo sahibine ödeme yapmakla yükümlü tutulmamıştır. Eşyanın imha suretiyle tasfiye edilmesi durumunda, elbette, eşyanın tasfiye edilmesine sebep olmayan ve imha edilmesinden de sorumlu bulunmayan antrepo işletmecisinin ardiye hizmeti ücretine katlanacağını söylemek mümkün bulunmamakla birlikte, antrepo sahibinin, antrepo ücretinden tahsil edemediği kısmı, sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu kişiden talep etmesi mümkün olup, eşyanın gümrük birimleri tarafından işletilmeyen antrepolarda bulunması durumunda, antrepo sahibinin ödemek zorunda kaldığı bu masrafları, sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu kişi veya kişilere rücu etmesi ve eşyanın imha edilecek eşya durumuna düşmesinden sorumlu 3. kişilere ve kendisine sonradan ulaşılan emtia sahibine de sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde müracat edebilmesi mümkündür.
Bu durumda; antrepo rejimine tabi tutulan eşyanın konulacağı antreponun belirlenmesi, antrepo sahibi ile eşya sahibi arasındaki özel hukuk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte olup, iki kişi arasındaki özel hukuk ilişkisinden doğan işlem sebebiyle, gümrük kontrol ve gözetiminden sorumlu gümrük idaresine mali sorumluluk yüklenemeyeceğinden ve antrepo işleticisi de katlanmak zorunda kaldığı masrafları, sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu taraftan talep edebileceğinden, Tasfiye Yönetmeliğinin, 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan dava konusu ibarede, dayanağı 4458 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen █████/2024 tarihinde, davacı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş'yi temsilen Av. … ile davalı Ticaret Bakanlığını temsilen Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:
Dava dosyasının incelenmesinden;
- Muratbey Gümrük Müdürlüğünce, dava dışı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firması adına tescilli █████/2018 tarihli ... sayılı antrepo beyannamesi muhteviyatı ceviz yağı, ceviz küspesi ve atık yağ cinsi eşyaların, A tipi genel antrepo işleticisi olan davacı şirket antreposuna boşaltıldığı, adı geçen eşya sahibi tarafından 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde herhangi bir gümrük işlemi yapılmaması üzerine, davacı şirket tarafından █████/2019 tarihinde Muratbey Gümrük Müdürlüğüne başvurularak, aynı Kanun'un 50. maddesi uyarınca eşyanın tasfiye edilmesinin istenildiği, ardından Muratbey Gümrük Müdürlüğünce █████/2019 tarihinde Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi düzenlenerek eşyanın Kanun'un 178. maddesinin 1. fıkrası uyarınca satış suretiyle tasfiyesine karar verildiği, eşyanın satışa esas bedelinin tespitinin akabinde tasfiye işlemlerine başlandığı, ancak Muratbey Tasfiye İşletme Müdürlüğünce elektronik ihale yoluyla pek çok kez satışa çıkarılan eşyanın satışının alıcı çıkmaması nedeniyle gerçekleşmediği,
- Tasfiye sürecinin devamı esnasında █████/2020 tarihinde davacı şirket tarafından Muratbey Gümrük Müdürlüğüne başvurularak, antrepo beyannamesinin ikinci kalemini oluşturan "ceviz küspesi" isimli eşyanın kurtlanmış ve böceklenmiş olması nedeniyle ekonomik değerini kaybetmiş olan bu eşya için belirlenmiş olan tasfiye yönteminin yeniden değerlendirilmesinin istendiği, bunun üzerine Muratbey Tasfiye İşletme Müdürlüğünün █████/2020 tarihli yazısıyla, Tasfiye Yönetmeliğinin 63. maddesi uyarınca söz konusu eşyanın imha sürecinin Muratbey Gümrük Müdürlüğünce başlatılmasının uygun görüldüğünün bildirildiği,
- Daha sonra, davacı şirket tarafından █████/2020 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurularak, Tasfiye Yönetmeliğinin 30. maddesinin 10. fıkrasında yer alan, yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresinin altı ayı geçemeyeceği, bu sürede tasfiye edilemeyen eşyanın işletme müdürlüklerince teslim alınacağına ilişkin düzenleme uyarınca, altı ayı aşkın süredir teslim alınmayan söz konusu eşyaların antrepolarından alınmasının talep edildiği, teslim alınmaması halinde, eşyaya isabet eden ardiye ücretinin, Muratbey Tasfiye İşletme Müdürlüğüne rücu edileceğinin bildirildiği,
- Davacının anılan dilekçesine Muratbey Tasfiye İşletme Müdürlüğünce verilen █████/2020 tarihli cevabi yazıda; Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi içeriği ceviz yağı, ceviz küspesi, atık yağ cinsi eşyaların, İşletme Müdürlüklerince █████/2019 tarihi ile █████/2020 tarihleri arasında e-ihale sistemi ile toplamda on kez satışa sunulduğu, ancak alıcı çıkmadığı, satış işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle, söz konusu eşyaların imha edilmek kaydıyla, Tasfiye Yönetim Sistemi üzerinden ASB servisine iade edildiği ve Tasfiye Yönetmeliğinin 63. maddesi uyarınca Muratbey Gümrük Müdürlüğünce imha edilmesinin uygun olacağının yazılı olarak bildirildiği, ancak Tasfiye Yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; " ... imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz." hükmü uyarınca, imhası yapılacak olan eşyalar için, herhangi bir ödemenin yapılamayacağı hususlarının davacıya bildirildiği,
- Bunun üzerine davacı tarafından, █████/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tasfiye Yönetmeliği'nin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz." ibaresinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
USUL YÖNÜNDEN
:
Davalı idare tarafından, uygulama işlemi niteliğindeki █████/2020 tarihli işlemin aynı gün tebliğ edildiği, bu nedenle en geç █████/2020 tarihinde açılması gerekirken, █████/2020 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle reddinin gerektiği ileri sürülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 2. fıkrasında ise, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı hüküm altına alınmıştır.
█████/2020 tarih ve 31080 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu da dahil olmak üzere usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler █████/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren █████/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmuş, bu sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı, salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabileceği ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabileceği hüküm altına alınmış; █████/2020 tarih ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresi █████/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden █████/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının başvurusunun dava konusu düzenlemeye dayanarak █████/2020 tarihli işlemle reddedildiği, yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemeler uyarınca dava açma süresinin █████/2020 tarihine kadar durduğu ve █████/2020 tarihinden itibaren işlemeye başladığı, bakılan davanın dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı tarihten sonra altmış günlük yasal dava açma süresi içerisinde olacak şekilde █████/2020 tarihinde açıldığı görüldüğünden, davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN
:
İlgili Mevzuat
:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun;
"Gümrüğe Sunulan Eşyaya Gümrükçe Onaylanmış Bir İşlem veya Kullanım Belirlenmesi Zorunluluğu" başlıklı 5. Bölümünde yer alan 46. maddesinde,
"1. Gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilir.
2. Özet beyan kapsamındaki eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım belirlenerek, buna ilişkin işlemler;
a) Denizyolu ile gelen eşya için, özet beyan verildiği tarihten itibaren kırkbeş gün,
b) Diğer bir yolla gelen eşya için, özet beyanın verildiği tarihten itibaren yirmi gün, içinde tamamlanır.
3. Şartlar gerektirdiği takdirde, Müsteşarlık 2 nci fıkrada ve 48 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sürelerden daha kısa bir süre saptayabilir veya bu sürelerin uzatılmasına izin verebilir. Ancak, gerçek ihtiyaçları aşan süre uzatımı yapılamaz." düzenlemesine;
"Eşyanın Geçici Depolanması" başlıklı 6. Bölümünde yer alan 50. maddesinde,
"1. 46 ncı maddeye göre belirlenmiş süreler ile 48 inci maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen süre içinde kendilerine gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmamış eşya, herhangi bir adli veya idari takibata konu olmaması halinde, 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.
2. Gümrük idareleri, söz konusu eşyayı durumu belirleninceye kadar, eşya sahibinin risk ve hesabına gümrüğün gözetimindeki özel bir yere sevk edebilir." düzenlemesine;
"Diğer Hükümler" başlıklı 8. Bölümünde yer alan 53. maddesinde,
"Gümrük idareleri; şartlar gerektirdiği takdirde gümrüğe sunulan eşyayı imha ettirebilir. Gümrük idareleri bu durumu eşya sahibine bildirir. Eşyanın imhasına ilişkin masraflar eşya sahibinden tahsil edilir." düzenlemesine;
64. maddesinin 2. fıkrasında,
"Hiçbir şekilde kullanılamaz hale gelmiş eşyanın, talep halinde imhasına veya Gümrük Bölgesi dışına çıkarılmasına izin verilir." düzenlemesine;
"Tasfiye edilecek eşyaya ilişkin işlemler" başlıklı 3. Bölümünde yer alan 177. maddesinde,
"(1) Bu Kanunun;
a) 48 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yolcu eşyasına mahsus gümrük ambarlarına konulan ve buralarda bekleme süresi dolan yolculara ait eşya,
b) 50 nci maddesine göre verilen süre içinde kendilerine gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmamış eşya,
c) 57 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen eşya,
d) 66 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre tahlilden arta kalan ve ilgilisi tarafından bir ay içerisinde alınmayan numunelik eşya,
e) 70 inci maddesinin birinci fıkrasına göre beyannamesi tescil edilen ve süresi içinde işlemleri tamamlanmayan eşya,
f) 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre antrepoda bulunan eşya için gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesine ilişkin beyannamenin tescilinden sonra otuz gün içinde işlemleri bitirilmeyen eşya,
g) 101 inci maddesine göre belirlenen süreleri dolan eşya,
h) 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen antrepolarda veya gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerde yapılan sayım sonucunda fazla çıkan eşya,
ı) 164 üncü maddesine göre gümrüğe terk edilen eşya ile yönetmelikle belirlenen esaslar dâhilinde gümrüğe terk edilmiş sayılan eşya,
j) 174 üncü maddesine göre posta gönderileri ile gelen ve tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya,
k) İlgili hükümlerine göre kanuni bekleme süreleri bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, çabuk bozulma ve telef olma tehlikesine maruz bulunan veya saklanması masraflı ve külfetli olan eşya,
l) 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen eşya ile 237 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen eşya,
m) Diğer mevzuatla bu Kanuna göre tasfiyesi öngörülen eşya,
178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.
(2) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca;
a) Tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya,
b) El konulan eşyanın mahkemesince sahibine iadesine karar verilmesi halinde, eşyanın teslim alınması için ilgilisine yapılan tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde teslim alınmayan eşya, 178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir.
(3) Tasfiye edilmesine karar verilen eşyanın bulunmaması halinde, ithal eşyası için CIF, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile bunlara ilişkin gümrük vergileri tutarları tahsil edilir.
(4) Yukarıdaki fıkralara göre tasfiyelik hale gelen eşyanın tespit ve tahakkuk belgeleri otuz gün içinde tasfiye idaresine intikal ettirilir. Tasfiye idaresi, tasfiyeye konu eşyayı otuz gün içinde teslim almakla mükelleftir." düzenlemesine;
178. maddesinde,
"177 nci maddede belirtilen eşya;
a) İhale yoluyla satış suretiyle,
b) Yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle,
c) Perakende satılmak suretiyle,
d) Kamu kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere tahsis edilmek suretiyle,
e) İmha suretiyle,
f) Özel yolla,
Tasfiyeye tabi tutulur.
Tasfiye idaresi; ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşünü alarak insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığı bakımından gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Tasfiyeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
█████/2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin "Eşyanın antrepoda kalabileceği süre" başlıklı 346. maddesinde,
"(1) Eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresi sınırsızdır.
(2) Birinci fıkra hükmüne istisna olarak antrepoda bulunan eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulması yönünde beyanname tescil ettirilmesi halinde otuz gün içinde işlemlerinin bitirilmesi gerekir. Bu süre içerisinde Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen koşullarda, gümrük antrepo rejimi dahil başka bir rejim beyanında bulunulması halinde, bu beyana ilişkin süre göz önüne alınır.
(3) Müsteşarlık, özellikle beklemek suretiyle bozulabilecek eşya da dahil olmak üzere eşyanın antrepoda kalabileceği süre konusunda belirleme yapabilir.
(4) Eşyanın antrepoda kalabileceği süre konusunda bir tahdit konulmuş ise; eşyanın antrepoya alındığı tarihten veya antrepolar arası nakil yoluyla başka bir antrepodan gelen eşyanın ilk antrepoya giriş tarihinden itibaren hesaplanır.
(5) Antrepoda bulunan eşya için gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanım tayin edilmesine ilişkin beyannamenin tescilinden itibaren otuz gün içinde işlemleri bitirilmeyen eşya ile, bir süre tayin edilmiş ise bu sürede kaldırılmayan eşya, Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (g) bentleri uyarınca tasfiye edilir." düzenlemesine;
█████/2013 tarih ve 28688 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tasfiye Yönetmeliği'nin;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmeliğin amacı; gümrük idarelerince işletilmekte olan geçici depolama yeri, antrepo ve ambarlara eşya alınması, muhafazası, teslimi ile tasfiyelik hale gelmiş eşyanın tasfiyesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir." hükmüne;
"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmelikte geçen;
(...)
ç) Antrepo
: Gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan ve kuruluşunda aranılacak koşul ve nitelikleri Gümrük Yönetmeliğinde belirlenen yerleri,
(...)
ğ) Eşya
: Her türlü madde, ürün ve değerler ile taşıtları,
h) Eşya sahibi
: Eşyanın sahibi veya adına yetkili kılınan kişi veya kişileri,
(...)
i) Genel Müdürlük
: Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,
(...)
ö) İşletmeci
: Gümrük ve kaçakçılık mevzuatına göre eşya konulan geçici depolama yeri, antrepo ve diğer yerlerin işleticilerini,
(...)
t) Tespit ve tahakkuk belgesi
: Tasfiyelik hale geldiği tespit edilen eşya için gümrük idaresince düzenlenen belgeyi,
ifade eder." hükmüne;
"Tasfiye edilecek eşyanın tespiti ve teslimi" başlıklı 30. maddesinde,
(1) Eşyanın tasfiyelik hale geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde her özet beyan veya transit beyannamesi ya da yerine geçen belge için ayrı ayrı konşimento, CMR, CIM ve CIV numaraları gösterilmek ve antrepo beyannameleri, ambar giriş listeleri, hasar tutanakları, giriş ve çıkış kayıtları ve diğer belgeler göz önünde bulundurulmak suretiyle geçici depolama ve antrepo işleticileri tarafından tasfiye listesi düzenlenerek ilgili gümrük müdürlüğüne gönderilir.
(2) Kaçak eşya ambarında bulunan ve 5607 sayılı Kanuna göre tasfiyelik hale gelen eşya için düzenlenecek tasfiye listelerinde ise, kaçak eşya teslim tutanağı ve diğer belgeler göz önünde bulundurulur.
(3) Özet beyanı veya transit beyannamesi ya da yerine geçen belgesi olmayan eşya için tasfiye listelerinin düzenlenmesinde, gönderme belgesi, ambar alındısı ve diğer tanımlayıcı belgelerden yararlanılır.
(4) Belgesi bulunmayan eşya, işletmeci ve gümrük idaresi görevlilerinin birlikte düzenleyecekleri bir tutanakla belirlenir ve tasfiye listeleri de buna göre düzenlenir.
(5) Tasfiye listelerinin elektronik sistem aracılığıyla oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(6) Gümrük müdürlüğünce tasfiye listeleri içeriği eşyanın tasfiyelik hale gelip gelmediği kontrol edilir. Gümrük idaresi tarafından tasfiyelik hale geldiği tespit edilen eşya bulunduğu yerde görülerek tespit ve tahakkuk belgesi düzenlenir ve eşyanın tasfiyelik hale geldiği tarihi izleyen en geç otuz gün içinde varsa eşya hakkında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri ile birlikte işletme müdürlüklerine gönderilir. Düzenlenen tespit ve tahakkuk belgeleri her bir gümrük müdürlüğünde elektronik ortamda kaydedilerek takip edilir. Tespit ve tahakkuk belgeleri gümrük müdürlüğünce eşyanın tasfiyelik hale geldiğinin tespitinden sonra işletme müdürlüklerinde görevlendirilecek muayene memurları tarafından da düzenlenebilir. Ayrıca, gümrük idarelerince düzenlemiş tespit ve tahakkuk belgelerindeki bilgiler esas alınarak, eşya cinsi veya tasfiye şekli itibariyle yeni bir tespit ve tahakkuk belgesi düzenlenmesi gereken durumlarda da bu belgeler işletme müdürlüklerinde görevlendirilecek muayene memurları tarafından düzenlenebilir.
(7) Bekleme süresi dolmamış olmakla beraber bekletilmeyecek eşya olduğu belgelerinden veya fiili durumundan anlaşılan eşya için en geç iki iş günü içerisinde tasfiye listesi düzenlenerek ilgili gümrük müdürlüğüne gönderilir. Gümrük müdürlüğünce de derhal tespit ve tahakkuk belgesi düzenlenir.
(8) Zarara uğrayacağı veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin olacağı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturacağı belgelerinden veya fiili durumundan anlaşılan kaçak eşya için gümrük müdürlüğünce iki iş günü içerisinde gerekli tespitler yaptırılarak, soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından eşyanın tasfiyesi yönünde ara karar verilmesi istenir. El koyma tarihinden itibaren bir ay içerisinde karar verilmemesi halinde, eşyanın derhal tasfiye edilmesini sağlamak üzere gümrük müdürlüğünce iki iş günü içerisinde tespit ve tahakkuk belgesi düzenlenerek ilgili işletme müdürlüğüne gönderilir. Bu fıkra kapsamında tasfiye edilecek eşyadan tasfiye edilmeden önce numune alınması mümkün olan durumlarda numune alınır, numune alınması mümkün olmayan durumlarda eşyanın her türlü ayırt edici özellikleri tespit edilir.
(9) 5607 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde teminatı verilmeyen kaçak eşya naklinde kullanılan araçlar ve 16 ncı maddesine göre tasfiyelik hale gelen eşya hakkında gümrük müdürlüğünce en geç üç iş günü içerisinde tespit ve tahakkuk belgesi düzenlenerek işletme müdürlüğüne gönderilir.
(10) Tasfiyelik eşya, belgelerin geliş tarihinden itibaren otuz gün içinde işletme müdürlüklerince teslim alınır. Ancak taşınması güç, masraflı, hacimce büyük, ekonomik olmayan, bekletilmeyecek veya özel tesis ve tertibat gerektiren eşya bulundukları yerde tasfiye edilir. Yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresi altı ayı geçemez. Bu sürede tasfiye edilemeyenler fiziken mümkün olması halinde işletme müdürlüklerince teslim alınır.
(11) 62 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, imhalık hale gelmiş eşya işletme müdürlüklerince teslim alınmaz. Ancak, süresi içerisinde teslim alınmaması nedeniyle imhalık hale gelen eşya işletme müdürlüklerince imha edilir.
(12) İşletme müdürlüğünce gerekmesi halinde eşyanın tasfiyesi hakkında insan, hayvan, bitki ve çevre sağlığı bakımından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşü aranır.
(13) Bedeli tahsil edilmedikçe veya bedeli karşılığında teminat alınmadıkça tasfiye edilen eşya alıcısına teslim edilmez.
(14) Tasfiye listelerinin işleticiler tarafından, tespit ve tahakkuk belgesinin ise görevli memurlar tarafından zamanında düzenlenmesi ve ilgili birimlere gönderilmesi gümrük idare amirince sağlanır.
(15) Antrepo ve geçici depolama yerlerinin işletmeci tarafından veya gümrük idaresince kapatılmak istenmesi halinde buradaki tasfiyelik eşya ile ilgili işlemler öncelikli olarak sonuçlandırılır." düzenlemesine;
"Tasfiye yolları" başlıklı 32. maddesinde,
"(1) İşletme müdürlüğü, tasfiyelik hale gelen eşyanın;
a) İhale yoluyla satış,
b) Yeniden ihraç amaçlı satış,
c) Perakende satış,
ç) Kamu kuruluşları ile özel kanunla kurulmuş vakıf ve derneklere tahsis,
d) Özel yolla,
e) İmha,
suretiyle tasfiye edilmesini sağlar.
(2) Birinci fıkranın (a), (b) (Değişik ibare:RG-3/6/2018-30440) , (c) ve (d) bentlerinde belirtilen tasfiye yollarına tabi tutulacak eşya, teslim alındığı veya alınması gereken tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde işletme müdürü tarafından oluşturulacak komisyon tarafından belirlenir. Bu eşya elektronik satış suretiyle de tasfiye edilebilir. Elektronik satışların usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.
(3) Tasfiye yöntemi belirlenmiş ancak henüz tasfiyesi yapılmamış eşyanın tasfiye yöntemi komisyonca değiştirilebilir." hükmüne;
"İmha edilecek eşyanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesinde,
"(1) Mahkemesince imhasına karar verilen eşya, ekonomik değerini yitiren eşya, sağlığa zararlı olduğu anlaşılan eşya veya diğer yollarla tasfiye edilemeyen eşya imha edilerek tasfiye olunur. Mahkemesince imhasına karar verilenler hariç diğer eşyanın imhasına komisyonca karar verilir.
(2) İmha tutanakları ve bunlara ilişkin belgeler, imhayı gerçekleştiren idarelerce saklanır." hükmüne;
"Eşyanın imhası" başlıklı 63. maddesinde,
"(1) Eşya, nitelik ve özelliklerine göre, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe giren yönetmelik hükümleri çerçevesinde tamamen değersiz veya kullanılamaz hale getirilerek imha edilir.
(2) İmhası öngörülen eşyanın cinsine göre teknik bilgi ve uzmanlık gerektirir bir durum görülürse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına incelettirilerek alınacak rapora göre eşyanın durumu imha komisyonunca değerlendirilir. Eşyanın imhasında tüm maliyet unsurları göz önünde bulundurulurak, gerekmesi halinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca izin verilen kurum veya kuruluşlarca imha yapılması sağlanır. Analiz ücretinin tasfiyelik eşyanın 31 inci maddeye göre hesaplanmış değerinin üzerinde olması veya eşyanın son kullanım tarihinin dolmuş veya yakın zamanda dolacak olması halinde, analiz yaptırılmadan imha işlemi gerçekleştirilir ve bu husus imha kararında belirtilir. Eşya cinsi, niteliği, miktarı da dikkate alınarak gümrük idareleri bazında veya tüm ülke düzeyinde imha ve geri dönüşüm işlemlerini gerçekleştirecek Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen kişi ve kuruluşları belirlemeye Bakanlık yetkilidir.
(3) Tasfiyelik hale gelmeden önce imhalık olduğu anlaşılan eşyanın imhası Gümrük Yönetmeliği hükümleri, tasfiyelik hale geldikten sonra imhalık duruma gelen eşyanın imhası ise bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılır.
(4) 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi uyarınca, diğer mevzuatla anılan Kanuna göre tasfiyesi öngörülen ancak imhalık olduğu tespit edilen eşya teslim alınmaz. Eşyanın imhası, bulunduğu kurum veya mevzuatla yetkilendirilmiş kurumca yapılır.
(5) Eşyanın imhası, komisyon başkanının nezaretinde gerçekleştirilir. Özellik arz etmesi nedeniyle belli kurum ve kuruluşlarca imhası gereken eşyanın imhası, imhayı yapacak kurum ve kuruluşa teslim edilmek suretiyle yapılır. Eşyanın imhası sırasında Çevre Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan düzenlemeler uyarınca insan ve çevre sağlığı yönünden gerekli önlemler alınır. İmhanın her aşamasının video çekimi yapılır ve imha tutanağı düzenlenir. Eşyanın imhasının Çevre ve Şehircilik Bakanlığından lisans almış firmalar tarafından yapılacak olması halinde, eşyanın imha edileceği yere veya bu yere teslimini sağlamak amacıyla depolanacağı yere ya da bu yere teslimini sağlamak amacıyla firmanın mühürlenecek aracına teslimi komisyon veya komisyon başkanının görevlendireceği bir üye tarafından yapılır. Lisanslı firmalara teslim edilecek eşyanın yüklenmesi ve teslimine ilişkin kamera kayıtları ile teslim tutanaklarının ve eşyanın imhasının yapıldığına ilişkin bildirimlerin ilgili dosyasında muhafaza edilmesi yeterlidir.
(6) 5607 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi hükmü uyarınca tasfiyelik hale gelen ancak tahlil sonuçlarına veya raporlarına göre imhası gereken eşya görüntülenmek, mümkün olması halinde numune alınmak ve ayırt edici özellikleri ayrıntılı tespit edilmek suretiyle imha edilir. Bekletilmeyecek eşya, anılan Kanun hükümlerindeki süre, usul ve esaslara göre soruşturma aşamasında hakim, kovuşturma aşamasında mahkemesince tasfiye kararı verildikten sonra aynı usullerle imha edilir.
(7) İmhası gerçekleştirilen eşyanın kullanılamaz hale gelen ancak ekonomik değeri bulunan ambalajı, şişesi gibi parçalarından insan ve çevre sağlığı açısından sakıncalı olmadığı anlaşılanların, mevcut haliyle yeniden kullanımını engelleyecek tedbirler alınır.
(8) Tespit ve tahakkuk belgesi itibariyle gümrüklenmiş değeri 250.000 TL’nin üzerindeki eşyanın imhasından önce bölge müdürlüğünden onay alınır.
(9) Eşyanın bulunduğu yerdeki durumu, nakliye aracına yüklenmesi, imha mahalline boşaltılması ve imha aşamalarının video çekimleri yapılarak, imhayı yapan birim tarafından kaset, CD ve bilgisayar gibi elektronik ortamda beş yıl süreyle muhafaza edilir. İmha sonucunda düzenlenecek imha tutanaklarına her yıl itibariyle bir sıra numarası verilerek dosyasına konulur.
(10) İmha giderlerinin eşya sahibinden alınması esastır. Ancak, sahipsiz eşya ile sahibine ulaşılamadığı veya imha giderlerinin eşya sahibince karşılanmadığı durumlarda, muhafaza eden işletmenin eşya sahibine rücu etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, giderler işletmeci tarafından karşılanır. İmhanın ivedilikle yapılmasının gerekmesi ve benzeri durumlarda döner sermaye bütçesinden karşılanan imha giderlerinin eşya sahibi veya işletmeciden tahsili için gerekli işlemlere derhal başlanır.
(11) Kaçak eşya ile işletme müdürlüklerine ait tasfiye ambarlarındaki eşyanın imha giderleri döner sermaye bütçesinden karşılanır.
(12) Eşyanın cinsi, nevi, markası ve ebatı ile üzerinde tahlil, inceleme veya keşif yapılabilmesini teminen yeteri kadar numune alınır ve numune alma tutanağına bağlanarak mühürlenmiş kap içerisine konulur. Kovuşturma sonrasında verilen esasa ilişkin kararın kesinleşmesini müteakip muhafaza eden birim tarafından numune imha edilerek tutanağa bağlanır." hükmüne;
"Satış sonrasında yapılacak işlemler" başlıklı 64. maddesinde,
(1) 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen eşyanın satış bedelinden sırasıyla;
a) Hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde onbeşi,
b) Gümrük vergileri,
c) Satış için yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde ellisi,
ç) Para cezaları,
ayrılarak hak sahiplerine dağıtılır. Bu bedellerin dağıtımından sonra artan para olursa, eşya sahipleri adına emanet hesabına alınır. Emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde alınmayan para döner sermayeye gelir kaydedilir.
(2) Perakende satış bedelinden eşyanın yurtiçinde satışı nedeniyle yürürlükteki mevzuat uyarınca ayrılması gereken vergiler ve mali yüklerin ayrılmasından sonra kalan tutar döner sermayeye gelir kaydedilir. Döner sermayeye gelir kaydedildiği tarihten itibaren bir yıl içinde eşya sahibinin ödeme talebine ilişkin başvurusunun bulunup bulunmadığı aranır. Başvurunun bu süre içerisinde olması halinde döner sermayeye gelir kaydedilen tutardan birinci fıkraya göre yapılacak hesaplamadan sonra kalan bedel döner sermaye bütçesinden karşılanır. Bir yıllık sürenin hesabında eşyanın en son satış tarihi esas alınır.
(3) 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının diğer bentlerinde belirtilen eşyanın satış bedelinden birinci fıkradaki usule göre yapılacak dağıtımdan sonra kalan para döner sermayeye gelir kaydedilir.
(4) Kaçak eşya hakkında aşağıda belirtilen işlemler yapılır:
a) Kaçak eşya naklinde kullanılması nedeniyle alıkonulan taşıtlardan ihale yoluyla satılanların satış bedelinden taşıtın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak satış bedelinin yüzde onbeşi ve satış için yapılmış masraflar karşılığı olarak satış bedelinin yüzde ellisi ayrıldıktan sonra kalan tutar ile ihale yoluyla satılan kaçak eşyanın satış bedeli emanete alınır.
b) Diğer yollarla yapılan tasfiye sonucunda tahsil edilen bedel döner sermayeye gelir kaydedilir.
c) Yargılamanın eşya veya taşıma araçlarının sahip veya taşıyıcısının lehine sonuçlanması halinde, (a) bendinde belirtilen eşyanın satış bedeli veya (b) bendinde belirtilen eşyanın 31 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen şekilde tespit edilen kıymeti, gümrük vergileri ve para cezaları ayrıldıktan sonra, yasal faiziyle birlikte döner sermaye bütçesinden hak sahibine ödenir. Faizin hesabında, elkoyma tarihinden bedelin iade tarihine kadar geçen süre esas alınır.
ç) Hakkında iade kararı verilen eşya için (c) bendi uyarınca yapılan ödemenin dışında bir bedelin ödenmesi gereken durumlarda bu bedel gümrük müdürlüğünce genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir.
d) İhale yoluyla satılan eşyanın yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talep edilmeyen emanetteki eşya bedeli döner sermayeye gelir kaydedilir. Diğer yollarla tasfiye edilen eşya için de yargı kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmaz ise ödeme yapılmaz.
e) Eşyanın müsaderesine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine satış bedeli döner sermayeye gelir kaydedilir.
f) Gümrük müdürlüğünce mahkeme kararının tasfiye idaresine bildirimi sırasında, eşya sahibi tarafından ödenmesi gereken gümrük vergileri ve cezaları da belirtilir.
g) Tasfiye edilmemiş ve mahkemesince sahibine iadesine karar verilen kaçak eşyanın ardiye ve diğer hizmet ücretleri, 5607 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca döner sermaye bütçesinden ödenir.
(5) 30 uncu maddenin onuncu fıkrasında belirtilen süreler geçtikten sonra gümrük idaresine ait ambarlara nakledilip tasfiye edilen eşyanın satış bedelinden, eşyanın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak hesaplanan yüzde onbeşinin yarısı, otuz gün içinde talep edilmesi halinde eşyanın bulunduğu son işletmeye ödenir.
(6) Gümrük idaresi ve diğer işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda, satış bedelinden ayrılacak tutar satış bedelinin yüzde on beşini geçemez. Gümrük idaresi tarafından verilmiş ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak ayrılan tutar döner sermayeye gelir kaydedilir. Perakende satılan, özel yolla tasfiye edilen veya imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz.
(7) Bedelsiz verilen veya imha edilen eşya sahiplerine herhangi bir ödemede bulunulmaz. Ancak, 5607 sayılı Kanun uyarınca tasfiyelik hale gelen ve sahibine iadesine karar verilen eşyanın imha edilmiş olması halinde imha edilen eşyanın bedeli, gümrük idaresince genel bütçenin ilgili tertibinden karşılanarak hak sahibine ödenir.
(8) Üzerlerinde satılamaz, devredilemez, haciz, rehin, ipotek gibi şerhler bulunan taşıtların tasfiyesinde, bu şerhler ayrıca bir işleme gerek olmaksızın, tasfiye kararı alındığı tarihten itibaren kalkmış sayılarak varsa tescil kayıtları buna göre düzeltilir ve tasfiyesi tamamlanır. 4458 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (e), (f), (g) ve (k) bentlerinde ve ikinci fıkrasında belirtilen eşya için, bu maddenin birinci ve altıncı fıkra hükümleri çerçevesinde işlem yapıldıktan sonra kalan para emanete alınır. Talep halinde veya varsa dava sonucunda taşıtın sahibine iadesine karar verilmesi halinde, şerhlere konu bedel ilgilisine ödendikten sonra varsa kalan tutar hak sahibine ödenir.
(9) Bu madde kapsamında emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan başvurular kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 177. maddesinde, maddede sayılan gümrük idaresinin gözetimi altındaki eşyanın 178. maddesinde belirtilen yollarla tasfiye edileceği öngörüldükten, dolayısıyla tasfiyeye ilişkin genel kurallar ve çerçeve belirlendikten sonra, 178. maddesinin son fıkrasında davalı idareye tasfiyeye ilişkin usul ve esasları yönetmelikle belirlemesi konusunda görev ve yetki verilmiştir. Bu itibarla, dava konusu Yönetmelikte yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmelik kuralının diğer unsurlar yönünden incelenmesine gelince;
Tasfiye Yönetmeliğinin 30. maddesinde, tasfiyelik hale gelen eşyanın tespit ve tahakkuk belgesinin düzenlenerek tasfiye idaresine intikal ettirilmesi üzerine, tasfiye idaresinin bu eşyayı bulunduğu yerden 30 gün içinde teslim alabileceği gibi bunun mümkün olmaması halinde eşyayı bulunduğu yerde de tasfiye edebileceği, ancak yerinde tasfiye edilecek eşyanın tasfiye süresinin 6 ayı geçemeyeceği, 6 ay içinde yerinde tasfiye edilemeyen eşyanın, fiziken mümkün olması halinde tasfiye idaresince teslim alınacağı, imhalık hale gelen eşyanın ise teslim alınmayacağı; 64. maddesinde, eşyanın satış bedelinden sırasıyla; hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar karşılığı olarak %15'inin, gümrük vergilerinin, satış için yapılmış masraflar karşılığı olarak yüzde ellisinin, para cezalarının ayrılarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu bedellerin dağıtımından sonra artan para olduğu takdirde, eşya sahipleri adına emanet hesabına alınacağı, 30. maddenin 10. fıkrasında belirtilen süreler geçtikten sonra gümrük idaresine ait ambarlara nakledilip tasfiye edilen eşyanın satış bedelinden, eşyanın teslim tarihine kadar oluşan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı olarak hesaplanan yüzde onbeşinin yarısının eşyanın bulunduğu son işletmeye ödeneceği; gümrük idaresi ve diğer işletmeciler tarafından verilmiş olan ardiye ve diğer hizmetler karşılığı ücretler için ödeme yapılması gereken durumlarda, satış bedelinden ayrılacak tutar satış bedelinin %15'ini geçemeyeceği, imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmayacağı düzenlenmiştir.
A tipi genel antrepo işleticisi olan davacı tarafından, Tasfiye Yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan, "... imha edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için işletme müdürlüğünce bir ödeme yapılmaz.
" kısmının iptali istenilmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü için, gümrük idaresinin, antrepo rejimine tabi tutulan eşya üzerindeki gözetim görevinin amaç, kapsam ve sınırları ile antrepo rejiminin niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Gümrük Kanunu'nda; gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesinin belirli bir süre içinde talep edilmesi gerektiği (m.46), bir gümrük rejimine tabi tutulmak istenen eşyanın gümrüğe verilen beyannamenin tescilinden itibaren Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkıncaya veya imha edilinceye ya da gümrük beyannamesi iptal edilinceye kadar gümrük gözetimi altında kalacağı (m.58), gümrük antrepo rejiminin, ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşyanın bir gümrük antreposuna konulmasına ilişkin hükümleri belirlediği, gümrük antreposunun, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan yer olduğu (m.93), gümrük antreposunun, genel veya özel antrepo olmak üzere temelde iki tür olduğu, genel antrepoların, eşyanın konulması için herkes tarafından kullanılabilen; özel antrepoların ise, yalnız antrepo işleticisine ait eşyanın konulması amacıyla kurulan gümrük antrepoları olduğu (m.94), gümrük antrepolarının açılmasına ve işletilmesine izin vermeye Ticaret Bakanlığının yetkili olduğu (m.95), antrepo işleticisinin, gümrük antreposunda bulunduğu süre içerisinde eşyanın gümrük gözetimi altında bulunmasını sağlamaktan, gümrük antrepo rejimi kapsamında eşyanın muhafaza edilmesiyle ilgili yükümlülükleri yerine getirmekten ve izinde belirtilen özel şartlara uymaktan sorumlu olduğu (m.96), antrepo kullanıcısının (eşya sahibinin), eşyanın antrepo rejimine tabi tutulmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmekten her halûkarda sorumlu olduğu (m.97), eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresinin sınırsız olduğu, ancak gümrük idarelerince gerek görülen hallerde, eşyaya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanım tayin edilmesi için bir süre belirlenebileceği (m.101), ithal eşyası için bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, eşyanın antrepo masrafları ile antrepoda kaldığı sürece muhafazası için yapılan masrafların, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattan ayrı olarak gösterilmeleri şartıyla gümrük kıymetine dahil edilmeyeceği (m.104) hükme bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; gümrüğe beyan edilen eşyanın; kamusal gelir olan gümrük vergilerinin tahsil edilmesi, eşyaya ilişkin mevzuatta öngörülen gözetim ve koruma tedbirlerinin uygulanması, gerekli kontrol ve muayenenin yapılması ile belgelerin denetlenmesi, aynı zamanda gümrüğe beyanda bulunan eşya sahibinin mülkiyet hakkının korunması (eşyanın niteliğini ve niceliğini yitirmeksizin muhafazasının sağlanması) amaçlarıyla serbest dolaşıma girmesine izin verilmemek suretiyle gümrük idaresinin gözetimine tabi tutulduğu; öte yandan, gümrük sisteminin sağlıklı işleyişinin temini, sistemin tıkanmasının önlenmesi için Kanun'un 177. maddesinde sayılan hallerde eşyanın tasfiyesinin de idarece sağlanacağının öngörüldüğü, bu nedenle gümrük idaresinin eşya üzerindeki gözetiminin, gümrüğe verilen beyannamenin tescilinden itibaren eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinden çıkmasına veya imha edilmesine ya da gümrük beyannamesinin iptal edilmesine kadar süreceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, anılan Kanun ile davalı idareye verilen eşyanın gözetim altında tutulmasına ilişkin sorumlulukların da bu kapsam ile sınırlı olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Diğer taraftan; ithalat vergilerine ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmamış ve serbest dolaşıma girmemiş eşyanın veya gümrük antreposuna alınması halinde ihracata ilişkin önlemlerden yararlanabilecek serbest dolaşımda bulunan eşyanın bir gümrük antreposuna konulmasına ilişkin hükümleri belirleyen gümrük antrepo rejiminde; "antrepo işleticisi" (gümrük antreposu işletmesine izin verilen kişi) ile "kullanıcı" (eşyanın antrepo rejimi beyanında bulunan kişi veya bu kişinin hak ve yükümlülüklerinin devredildiği kişi, eşya sahibi) arasında yapılan bir özel hukuk sözleşmesine istinaden, eşyanın "genel antrepo"ya (gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın konulması amacıyla kurulan ve herkes tarafından kullanılabilen yerlere) konularak antrepo işleticisi tarafından aslına uygun bir şekilde muhafaza edilmesi karşılığında kullanıcı tarafından depo ve muhafaza ücretinin ödenmesi kararlaştırılmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, genel antrepo işleticisinin, eşyanın nitelik ya da nicelik yönünden zarara uğraması durumunda kullanıcıya karşı sorumluluğu bulunduğu gibi, kullanıcının da antrepo işleticisine karşı antrepo ücretinden dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim, 4458 sayılı Kanun'da, gümrük antreposunda bulunduğu süre içerisinde eşyanın gümrük gözetimi altında bulunmasını sağlamaktan, gümrük antrepo rejimi kapsamında eşyanın muhafaza edilmesiyle ilgili yükümlülükleri yerine getirmekten antrepo işleticisinin; eşyanın antrepo rejimine tabi tutulmasına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmekten ise her halûkarda antrepo kullanıcısının sorumlu olduğu, eşyanın imhasına ilişkin masrafların eşya sahibinden tahsil edileceği, eşyanın antrepo masrafları ile antrepoda kaldığı sürece muhafazası için yapılan masrafların, kural olarak gümrük kıymetine dahil edilmeyeceği açıkça kural altına alınmıştır.
Buna göre, antrepo rejimine tabi bir eşyanın gümrük gözetimi altında olduğu açık ise de, anılan gözetim sorumluluğunun; -yukarıda aktarıldığı üzere- gümrük vergilerinin tahsil edilmesi, eşyaya ilişkin mevzuatta öngörülen gözetim ve koruma tedbirlerinin uygulanması, gerekli kontrol ve muayenenin yapılması ve belgelerin denetlenmesi, aynı zamanda gümrüğe beyanda bulunan eşya sahibinin mülkiyet hakkının korunması, eşya tasfiyelik hale geldiğinde ise tasfiyesinin sağlanması ile sınırlı olduğu, antrepo işleticisi ile kullanıcı arasındaki özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanan antrepo ücretinin tekeffülünü (garanti edilmesini) içermediği açıktır. Başka bir anlatımla, sözleşme ilişkisinin dışında bulunan tasfiye idaresine, eşyanın tasfiyesi sırasında bir kusurunun bulunmaması kaydıyla, eşyanın saklanması, bozulması ya da antrepo ücretinin ödenmesi noktasında bir sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Dava konusu Yönetmelikte de, aktarılan esaslar çerçevesinde, genel antrepoda bulunup da tasfiyelik hale gelen eşyanın, "ihale yoluyla satış" suretiyle tasfiye edilmesi halinde, antrepo kullanıcısının (eşya sahibinin) yükümlülüğünde bulunan antrepo ücretinin bir kısmının satış bedelinden (dolayısıyla kullanıcıdan) karşılanarak antrepo işleticisine ödenmesi öngörülmüş iken; tasfiye gerçekleşmeden imhalık hale gelen, bu nedenle de satışından gelir elde edilemeyen hallerde tasfiye idaresince (döner sermaye işletmesince) antrepo işleticisine herhangi bir ödeme yapılmamasının kurallaştırıldığı görülmektedir.
Bununla birlikte, antrepo işleticisinin, eşyanın tasfiye edilmesine bizzat sebep olmadığı sürece, antrepo hizmetinin giderlerine katlanmasının ve hizmeti bilabedel sunmasının beklenemeyeceği de açıktır. Bu gibi hallerde, antrepo işleticisinin, işlettiği genel antrepoda bulunup da tasfiyelik hale gelen eşyaya ilişkin antrepo ücretinin satış bedelinden karşılanamayan kısmını, eşyanın imhalık hale gelmesi durumunda ise antrepo ücretinin tamamını sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu kullanıcıdan talep etmesi mümkündür. Ayrıca genel antrepo işleticisinin, katlanmak zorunda kaldığı ek masrafları (örneğin imha masraflarını), sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu kullanıcıya rücu etmesi veya eşyanın imhalık eşya haline gelmesinden sorumlu bulunan 3. kişilere başvurması da mümkündür. Başka bir anlatımla, antrepo ücreti ile masraflarının, antrepo işleticisi üstünde kalması söz konusu değildir.
Bu itibarla, antrepo rejimine tabi tutulan eşyanın konulacağı genel antreponun ve depo ile muhafaza bedelinin, tümüyle antrepo işleticisi ile kullanıcı arasındaki özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme çerçevesinde belirlendiği, iki kişi arasındaki özel hukuk ilişkisinden doğan zarar sebebiyle, herhangi bir kusurunun bulunmaması kaydıyla, gümrük kontrol ve gözetiminden sorumlu gümrük idaresine ve tasfiyeden sorumlu tasfiye idaresine mali sorumluluk yüklenemeyeceği, antrepo işleticisinin katlanmak zorunda kaldığı masrafları, sözleşme ilişkisi çerçevesinde kullanıcıdan talep edebileceği göz önüne alındığında; Tasfiye Yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan dava konusu ibarede, dayanağı 4458 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; eşyanın muhafazası sırasında gümrük idaresinin veya tasfiyesi sırasında tasfiye idaresinin bir kusurunun bulunması halinde, bu kusurlu faaliyetten doğan masraf ve sair zararların, ilgili idareden her zaman Anayasanın 125. maddesi uyarınca talep edilebileceği açık olup; bu gibi hallerde her bir somut olayın özelliğine göre işlem tesis edilmesi gerektiğinden, dolayısıyla dava konusu kuralda buna ilişkin genel, soyut ve objektif bir düzenlemeye yer verilememiş olması eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceğinden, dava konusu kuralda bu yönden de hukuka aykırılık görülmemektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
Dava; A tipi antrepo işleticisi olan davacı tarafından, tasfiye idaresince süresi içinde teslim alınmayan ve imha suretiyle tasfiye edilen eşyayı muhafaza eden kişi ve kuruluşlara ardiye ve diğer hizmetler için gümrük idaresince ödeme yapılmayacağına ilişkin Yönetmelik kuralının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne; 18. maddesinde, "(1) Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır." hükmüne; 35. maddesinde, "(1) Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. (2) Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. (3) Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
" hükmüne; 48. maddesinde, "(1) Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. (2) Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmelikte, sahibi tarafından teslim alınmayan eşyanın tespit ve tahakkuk belgeleri düzenlenerek 30 gün içinde tasfiye idaresine intikal ettirilmesi gerektiği, bunun üzerine tasfiye idaresi tarafından mümkün olması halinde eşyanın 30 gün veya en geç 6 ay içinde teslim alınarak tasfiye işlemlerinin tamamlanması gerektiği, ancak bu süreler dolmadan eşyanın imhalık hale gelmesi durumunda, imha edilen eşyanın tasfiye idaresince teslim alınmayacağı ve bu eşyayı muhafaza eden kişilere ardiye ve diğer hizmetler için tasfiye idaresince herhangi bir ödeme yapılmayacağı düzenlenmektedir.
Buna göre Yönetmelikte, tasfiyeye tabi olan eşyanın, tasfiye idaresince "30 gün" veya en geç "6 ay" şeklinde belirlenen makul süreler içinde teslim alınması öngörülmüş olmasına karşın, eşyanın bu süreler içinde teslim alınmamasına veya tasfiye sürecinin idarece kusurlu işletilmesine bağlı olarak eşyanın imhalık hale gelmesi durumunda dahi, imhalık eşyanın, tasfiye idaresince teslim alınmayıp muhafaza yükümlülüğünün halihazırda bulunduğu antreponun işleticisine verilmesinin, ancak bu yükümlülük karşısında da herhangi bir kusuru olmamasına rağmen antrepo işleticisine hiçbir ödeme yapılmamasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bir başka anlatımla, her ne kadar antrepo rejiminde antrepo işleticisi ile kullanıcı arasında bir özel hukuk sözleşmesi söz konusu olup antrepo ücret ve masrafları bu sözleşme gereğince kullanıcıya ait ise de; tasfiye idaresinin hukuka aykırı (kusurlu) faaliyetleri sonucu eşyanın imhalık hale gelmesinden sonra, imhaya tabi eşyanın antrepo işleticisi tarafından muhafazasının, bu sözleşmeden değil, idarece yürürlüğe konulan Tasfiye Yönetmeliği hükmünden kaynaklandığı, dolayısıyla bu süreçteki giderlerden de tasfiye idaresinin sorumlu olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Esasen, idarenin hukuka aykırı faaliyeti sonucu tasfiye sürecinin uzayarak eşyanın imhalık hale gelmesinde kusuru bulunmayan antrepo işleticisi gibi antrepo kullanıcısının da uzayan sürece ilişkin antrepo giderlerinden sorumlu tutulması hukuken mümkün görülmemektedir.
Bu çerçevede, dava konusu kuralın, gümrük sisteminin sağlıklı işlemesinin sağlanmasına, sistemin tıkanmasının önlenmesine yönelik "kamu yararı" ile antrepo işleticisinin mülkiyet hakkı (antrepo ücreti hakkı) ve teşebbüs özgürlüğü (deponun haksız işgali suretiyle yeni eşyaları depo etmesine engel olunması) arasında makul dengenin yitirilmesine, antrepo işleticilerine aşırı mali yük/külfet getirilmesine yol açtığı ve angarya yasağına da aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, antrepo işleticisinin mülkiyet hakkı ile teşebbüs özgürlüğüne ölçüsüz müdahale içerdiği, ayrıca angarya yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle Tasfiye Yönetmeliğinin 64. maddesinin 6. fıkrasında yer alan dava konusu ibarenin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolundaki Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!