Anahtar kelimeler: Memururlari Kyazim Kılınan Ndan Esaskarar Açtıklarını Sayı Katip İflas Hmknun

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.ANKARA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: .....KATİP
:.....DAVACI
: .....VEKİLLERİ
: Av. .....Av. .....DAVALI
: .....VEKİLİ
: Av. .....İFLAS İDARE MEMURURLARI
:1-.....2-.....3-.....DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2023K.YAZIM TARİHİ
: █████/2023Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalarını HMK'nun 17.maddesi hükmüne göre, sözleşme ile yetkili kılınan mahkeme olan ..... Mahkemesinde açtıklarını, dava dışı ... tarafından ..... Esas sayı ile açılan ve işçilik alacağına ilişkin olan davanın kabulü ile bir kısım alacağın davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiş ve anılan mahkemenin bu kararı .....Esas sayılı ile takibe konulmakla, takip konusu alacağın Bakanlıkları tarafından 17.11.2014 tarihinde 15.490,83TL olarak ödendiğini, yargılama sonucunda hükmolunan meblağ, ilgili yasa ve sözleşme gereği mahkemece sorumlu tutulan bakanlıkları tarafından ödenmekle, davalılar lehine ve bakanlıkları aleyhine kamu zararı sebebi olduğunu, dava dışı ... ile bakanlıkları arasında herhangi bir surette, sözleşmeye davalı iş ilişkisi olmadığını, 4857 sayılı kanunun 6. Maddesi hükmüne göre davalı ... Turz. Dış Tic. Paz. Ltd. Şti. İle ... Hiz. Ve Ürün. San. Tic. A.Ş. İşçi alacakları açısından işçinin çalıştırıldığı tüm dönemlerden sorumlu olması gerektiğini, meydana gelen hazine zararının davalıdan/davalılardan rücuen tahsili için bu davayı açma gereğinin doğduğunu, açıklanan ile resen görülecek başkaca nedenlerden dolayı; davalarının kabulü ile ..... Esas sayılı dosyasına bakanlıklarınca ödenen 15.490,83TL'lik tutarın, şimdilik 8.224,86TL'lik kısmının, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihiden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan/davalılardan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya/davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.DELİLLER
:Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme..... . sayılı hükmü..... E. sayılı dosyası, ödeme dekontlarıDavanın..... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken, davalı ... şirketine karşı açılan davanın tefrik edilerek, yine aynı mahkemenin ..... Esasına kaydedildiği, anılan mahkemenin █████/2018 tarih .....sayılı kararı ile "davalı ... End ve Kur Hiz ve Ür. San Tic AŞ'nin .....Mahkemesi'nin 28.12.2016 tarih, .....sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, davacı tarafça..... Mahkemesi'nin kararına dayalı olarak 17.11.2014 tarihinde, yani iflastan önce ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 168. maddesine dayalı rücu hakkına dayalı alacağı, iflas tarihinden önce doğmuştur. Bu durumda alacak, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek ... borçlarından olduğunu, davalılardan sadece ...... Tic. AŞ. iflas etmiş olup, sadece adı geçen davalı yönünden davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabulü gerektiğini, müteselsil sorumlu olan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Bu nedenle, ... davalı yönünden davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü kabul edildiğine göre, adı geçen davalı ile ilgili dava tefrik edilmiş ve masa borçları için İİK'nın 235/1. Maddesi uyarınca kayıt kabul davası için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık düzenleme gereğince davanın usulden reddiyle mahkemelerinin görevsizliğin HMK'nın 114/1-c ve 115/2. Maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, hmk'nın 20. maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine, 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. Maddeleri uyarınca, görevli Mahkemenin..... Mahkemesi olduğuna, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli ..... Mahkemesi'ne gönderilmesine" şeklinde karar verildiği, hükmün davacı vekiline █████/2019 tarihinde, davalı vekiline █████/2019 tarihinde tebliğ olunduğu, tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine hükmün, █████/2019 tarihinde kesinleştiği,..... dosyanın ..... Mahkemesine tevzii edildiği, yine aynı mahkemenin █████/2020 tarih .....sayılı kararı ile "davalı şirketin dava tarihinden önce iflasına karar verilmiş olması sebebiyle kayıt kabul davası olduğunu, kayıt kabul davalarının İcra İflas Kanunu madde 235 uyarınca iflasa karar veren yerdeki .....Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, işbu, kesin yetki kuralı olduğunu, Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararı gereğince; işbu davaya bakmaya ..... Mahkemeleri görevli ve kesin yetkili olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev; HMK madde 114/1-ç gereğince kesin yetki, bir dava şartı olduğunu, yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden mahkemelerinin görevsiz ve ..... Mahkemelerinin görevli ve kesin yetkili olması nedeniyle mahkemelerinin görevsizliği ile yetkisizliğine" şeklinde karar verildiği, hükmün davacı vekiline █████/2020 tarihinde ve davalı vekiline █████/2020 tarihinde tebliğ olunduğu, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi yollaması ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının █████/2020 tarih ve 2480 sayılı kararıyla Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla yargıda sürelerin █████/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına ve bu tarihten itibaren 15 gün süre ile uzatılmasına karar verildiğinden hükmün "Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine Kesinleşme" ile █████/2020 tarihinde kesinleştiği, ..... dosyanın işbu mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği anlaşılmıştır.Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır...... Mahkemesi'nin almış olduğu █████/2023 tarihli raporda: ... alımı ihalesini kazanarak, davacı idare ile sözleşme imzalayan ve ihale nedeni ile Hastanede çalıştırdığı işçilere bir önceki ihale alıcısı ile ..... arasında imzalanan Toplu İş sözleşmesinde belirlenen ücretlerden daha düşük ücret ödenmesi nedeni ile ... aleyhine açılan davalardan doğan bedellerin üst işveren konumundaki ... tarafından ödenmesi nedeni ile davacıya ait Hastane işyerinde ihaleyi alan şirketler zamanla değişmiş olsa da işçilerin çalışması kesintisiz ve aralıksız olarak devam etmesi nedeni ile devir ilişkisi söz konusu olup devralan işverenler 4857 sayılı yasanın 2/6 ve ö.maddesine göre bir önceki işverenin borcundan sorumlu olduklarını, davalı ihale alıcısına, hastanede çalışan işçiler tarafından açılan davalar nedeni ile üst işveren konumundaki davacının ödemek zorunda kaldığı bedelleri ödeme tarihlerinden itibaren alt işveren konumunda olan davalıdan Türk Barçlar Kanunu 168/1.maddesi gereğince rücu talep edebileceğini, davacı Bakanlığa bağlı ... açmış olduğu ... alımı ihalesini kazanarak, davacı idare ile sözleşme imzalayan davalıların sorumlu oldukları miktarın; davalı ... ... Hiz. Ürün. San. Tic. A.Ş.'nin 6.116,08TL, ... Tem. Güv. Sis. Taş. Ve İkram Hiz. Ltd. Şti. 9.374,75TL olduğunu, davalılardan sorumlu oldukları miktarlar itibari ile tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile müştereken ve müteselsilen talep edebileceği (Talep 9.083,42 TL'sinin 17.11.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davaltlardan sorumlulukları oranında rücuan tahsili) bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Davadaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rüuen tahsili bu bakımdan davalı ... şirketin iflas masasına. kayıt- kabul davasıdır.Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir....'nun █████/2022 tarih, .....sayılı kararında belirlendiği gibi HMK’nın 2 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür....'nun █████/2022 tarih ve .....ayılı ...'nun █████/2022 tarih ve .....r sayılı kararında iflas ve masa alacaklarına ilişkin ilkeler belirtilmiştir.İcra ve İflâs Kanunu’nun 184/1. Maddesinde; “İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer” hükmüne yer verilmiştir.Bu maddede ifade edilen “alacaklar” teriminden maksat, aslında yalnız “iflâs alacaklarıdır.” İflâs alacakları, iflâs açıldığı anda müflise (borçluya) karşı hukuken mevcut olan alacaklardır. Başka bir deyimle, müflisin iflâs açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (.....).İflâs alacakları, iflâs kararından önceki dönemlere isabet eden alacaklar olup alacaklılar tarafından masaya yazdırılarak istenebilir ve iflâs kararına kadar olan ... borçlarını gösterir.İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. maddesinde;“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir.Anı an hüküm gereğince alacağı ... tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir (.....). Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir (.....).4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. ” hükmü bulunmaktadır.Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar.İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler.Taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibarıyla (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.İşverenlerin sorumluluğuna ilişkin emsal..... Dairesi'nin █████/2022 tarih ve ..... sayılı kararında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir".İflasa ilişkin İ.İ.K 195. maddesine göre kayıt kabul davasında iflas masasına yazılacak alacakların olup olmadığı varsa iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekmektedir.Dava, mahkememizin █████/2018 tarih, .....sayılı kararı, ..... Esas sayılı dosyası,..... Esas sayılı ..... Esas sayılı dosyası, ..... iflas sayılı dosyası, ticari defterler ve kayıtlari bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda; █████/2012- 31.12.2012 dönemi için ... Hiz. Ürün.San. Tic. A.Ş. İle sözleşme imzalandığı, ..... Mahkemesi'nde görülen dosyalarda Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan 01.04.2011 — 31.03 2012 dönemi ücret farklarının hüküm altına alındığı davalı ... End ve Kur Hiz ve Ür. San Tic AŞ'nin ..... Mahkemesi'nin 28.12.2016 tarih, .....ayılı kararıyla iflasına karar verildiği, davacı tarafça ..... Mahkemesi'nin kararına dayalı olarak 17.11.2014 tarihinde, yani iflastan önce ödeme yapıldığı davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 168. maddesine dayalı rücu hakkına dayalı alacağnın iflas tarihinden önce doğduğu, kamu kurumunun alt işverene rücu hakkında bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de kamunun alt işverenlere rücu edemeyeceğine ilişkin bir düzenleme de yapılmadıığı ve ödediği meblağın tamamını alt işverenden talep edebileceği, davacı Bakanlığa bağlı ... açmış olduğu ... alımı ihalesini kazanarak, davacı idare ile sözleşme imzalayan davalıların sorumlu oldukları miktarın; davalı ... ... Hiz. Ürün. San. Tic. A.Ş.'nin taleple bağlı kalınarak 6.116,08TL olduğu, Davacının davalı ... ... Hiz. Ürün San. Tic. A.Ş.'nden 6.116,08 TL alacağının ..... Esas sayılı iflas dosyasındaki ... şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, alacağa ödeme tarihi olan █████/2014 tarihinden iflas tarihi olan █████/2016 tarihine kadar avans faizi uygulanmasına karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-DAVANIN KABULÜ İLE;2-Davacının davalı ... ... Hiz. Ürün San. Tic. A.Ş.'nden 6.116,08 TL alacağının .....Esas sayılı iflas dosyasındaki ... şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne, alacağa ödeme tarihi olan █████/2014 tarihinden iflas tarihi olan █████/2016 tarihine kadar avans faizi uygulanmasına,3-Alınması gereken 269,85TL peşin harç ile 269,85TL başvuru harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterildiği üzere davetiye ve müzekkere tebligat gideri:488,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 6.116,08TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, Davacının vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2023Katip .....¸[e-imzalıdır]Hakim .....¸[e-imzalıdır]