Anahtar kelimeler: Anki Beşiktaş Kefillerinin Kefillerden Finansal Kefalet Kiralama Bölümdeki Bölümde Akdedildiğini

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye ve ... sözleşme numarası ile ... İle ... arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşmenin kefillerinin ..., ..., ..., ..., ..., ... olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinin teminatı olarak sözleşmenin imzalandığı tarihte kefillerden ...'ye ait olan ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... numaralı bağımsız bölümdeki taşınmazların gösterildiğini, davacının ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların şu anki maliki olduğunu, İlgili ... borcunun 2015 yılı içerisinde tamamen ödendiğini, davacının ...'ye Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel, ... sayılı taşınmazlara ait ipoteiğin kaldırılmasına ilişkin talepte bulunduğunu, iş bu ihtarnameye muhatap tarafından İstanbul Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verilen cevapta akdedilen sözleşmeden kaynaklanan halihazırda ....'nin tahakkuk edecek masraf ve sigorta borçları dışında bir alacağının bulunmadığının bildirildiğini, davalılardan ...'ın finansal kiralamanın yapıldığı dönemde kefillerden ...'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, eşi diğer davalı ...'ın ise asıl borçlu ...'nin ortağı ve yetkilisi pozisyonunda olduğunu, asıl borçlunun yapmış olduğu ödemeleri tamamen kötü niyetli olarak kendi namına yapmış gibi gösterdiğini, akabinde davalıların alacaklı ...'den İstanbul ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ve İstanbul Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı temliknameleri ile sözleşme konusu alacağı temlik aldıklarını bildirdiklerini, Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraf sözleşmeden doğan taksitlerle ilgili yapmış olduğu ödemeyi müvekkilinden talep ettiklerini, ödemenin yapılmaması durumunda da ipotekli bulunan yukarıda belirtilen taşınmazları icraen satış yoluna gideceklerini bildirdiklerini, Finansal Kiralama sözleşmesiyle ilgili olarak doğan borç taksitleri ile ilgili temerrüt veya yasal takip söz konusu olmadığı halde ... USD tutarındaki miktarının, kefillerden ...'ın kendi adına ... USD tutarındaki miktarın kefillerden ...'ın kendi adına ödemiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, iyi niyetle de örtüşmediğini, ilgili finansal kiralama sözleşmesinde davacının bizzat taraf veya kefil sıfatıyla yer almadığını, esas borçlu lehine kiralama sözleşmesi yapılan ...'nin aktif halde olduğunu ve borcunu ödeyecek durumda olduğunu ancak davalıların kötü niyetli olarak asıl borçlu ve mevcut diğer kefillerden talepte bulunmayıp 3.kişi olarak taşınmazların adına kayıtlı olduğu davacıdan bu yönde bir talepte bulunduklarını, davalılar tarafından Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinden borcun tamamını faizleriyle tamamen 3 gün içerisinde ödenmesi ihtarının yapıldığını, davacı tarafından Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verilen cevapta ödeme yapılmayacağının bildirildiğini bu nedenlerle Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye ve ... sözleşme numaralı Finansal kiralama sözleşmesi ve buna istinaden düzenlenmiş olan İstanbul Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye ve ... sözleşme numaralı Finansal kiralama sözleşmesi ve buna istinaden düzenlenmiş olan İstanbul Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı İstanbul Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı temliknamelerine göre davalı ... yönünden ... USD, Davalı ... yönünden ... USD borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının konusunun bankacılık - finansal kiralama sözleşmesi olduğunu, davanın mutlak ticari dava olduğunu, ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davacının iş bu davayı açma hakkı ve dava ehliyeti bulunmadığını, davacının gayrimenkulü satın alırken ipotek yükü ile birlikte ve ipotek borcunun olduğunu bile bile satın aldığını, söz konusu finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ... USD tutarında miktarını davalı ...'ın ... USD miktarında tutarının da davalı ... alacaklı ....'ye ödediğini, bunun üzerine alacak Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile ... USD bedelle sınırlı olmak üzere davalı ...'a Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu temlik sözleşmesi ile ... USD bedelle sınırlı olmak üzere davalı ... temlik edildiğini, davacı vekilinin asıl borçlu tarafından yapılmış olan ödemeleri sanki kefil sıfatıyla kendileri yapmış gibi göstermek suretiyle kendilerini alacaklı olarak gösterdiğini iddia ettiğini, davalıların şahıs olarak kefil olduklarını, bu sebeple şahıslarınca kefil sıfatıyla ödeme yapılmasında olağana aykırı ve kötüniyetli bir davranış bulunmadığını, borcun ödendiği tarihlerde şirket müdürü ve temsilcisinin müvekkilinin değil ... olduğunu, bu sebeple ödemelerin asıl borçlu tarafından yapılmış olmasına rağmen müvekkilinin kendi namına yapmış gibi gösterdiği iddiaların kabul edilemez olduğunu, ipoteğin alacağa mutlak olarak bağlı olduğunu, alacağın temlik edilmesi üzerine ipoteğin de yeni alacaklıya kendiliğinden geçeceğini bu nedenlerle davanın öncelikle görev yönünden reddini, kabul edilmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK'nın 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin .../... Esas, .../... Karar ve ... tarihli ilamı ile mahkememizin ... tarih ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararının kaldırıldığı görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişisi ...'ın ... tarihli ek raporunda özetle; yetkilendirmesinin ... ile sınırlı olduğu bu bağlamda elde ettiğim veri ve bilgileri kök raporunda sunduğunu, ilgili firmaya ait defter ve belgeler üzerinden tarafıma verilmiş görev mahiyetinde bir bilgiye ulaşılamaması nedeniyle bir değerlendirme yapılamayacağını rapor etmiştir.
Bilirkişi ...'in ... tarihli raporunda özetle; dava dışı ...'nin faaliyetine devam ettiği unvanının ise ... olduğu şirketin 2016 yılında yapılan genel kurulda geçmiş yıl borçlarından karların düşülmesini ve kalan ...-TL borcun ortaklardan tahsil edilmesine karar verildiği rapor edilmiştir.
Bilirkişi ...'in ... tarihli ek raporunda özetle; dava dışı ...'nin ticari defterlerinin incelenmesi için yetki verilmiş ancak inceleme dar bir kapsam ile dosya mübrez evraklar ve ticaret sicilinden ticaret sicil gazetesi incelenerek yapıldığını, ticari sicil kayıtlarına göre davalılardan ... ve ... karı koca olduğu şirketler ile aralarında organik bağ olduğu ve ...'nin ticari kayıtlarını sunmadıkları durumun aleyhte karar olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu borçlu olan ...'nin davalıların ödeme yaptıkları 2014 yılında batık veya aciz durumda olduğuna dair dosyaya mübrez bir evrak olmadığı ve ilgili bir karar bulunmaması nedeniyle böyle bir zarar olduğu ve batık olduğu düşüncesine varılamadığını, şirket sermaye artışı yapmış ve tür değiştirmiş olan aktif bir şirket olduğu görüşüne varıldığı rapor edilmiştir.
Dava dışı ... ile ... arasında Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ... sözleşme nosu ile finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye davalılar ... ve ... ile dava dışı ..., ..., ... ve ...'nin müteselsil kefil olarak imza attıkları hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Söz konusu sözleşmeye istinaden ... ... ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan ... ve ... numaralı bağımsız bölümler üzerine maliki olan dava dışı ... tarafından ... lehine 2.derecede ...-USD bedelli ipotek tesis edilmiş olduğu, tapu kaydından anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından söz konusu bağımsız bölümlerin ... tarihinde ... yevmiye numara ile dava dışı şirketten satın alındığı ve satın alma tarihinde dava dışı ... şirketi adına ipoteğin tapu kaydında yer aldığı görülmektedir.
Dava dışı ...'nin finansal kiralama sözleşmesinden dolayı borcunun sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza atan davalı ... tarafından ...-USD ödendiği, diğer davalı ... tarafından da ...-USD ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler üzerine davacı ... tarafından ... tarih ... yevmiye numaralı Beşiktaş ... Noterliğinin temliknamesi ile davalı ...'a, yine aynı noterliğin ... tarih ve ... yevmiye numaralı temliknamesi ile de ...'a yapılan ödemelerle sınırlı olarak alacağın gayrikabili rücu olarak temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ipotek tesis edilen ve sonradan davacı tarafından satın alınan taşınmazlardaki ipoteklerden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Sözleşmenin kurulmuş olduğu ... tarihi itibariyle 818 sayılı BK yürürlükte olduğundan uyuşmazlığın çözümünde 818 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakta olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin 496.maddesi (TBK'nın 596/2) uyarınca kefilin ödeme yaptığı oranda alacaklıların haklarına onun halef olacağı düzenlenmiş olup, yine alacağın temlikine ilişkin 168/1 maddesi (TBK 189/1) alacağın temliki durumunda temlik eden alacaklının şahsına özgü olanlar dışındaki hakları ve buna bağlı hakların da temlik alana geçeceği düzenlenmiştir.
TMK'nın 1023.maddesi tapudaki bir kayda güvenerek iyi niyetle hak kazanımının korunacağı düzenlenmiş olmakla birlikte maddenin aynı zamanda olumsuz bir etkisinin de olduğu, yani tapu sicilinde yer alan bir kayda rağmen taşınmazı satın alan kişinin de bu kayıt gereğince bilmediğini iddia etmesi de mümkün değildir. İntifa hakkı, geçit hakkı ve ipotek gibi sınırlı ayni haklar tapuya tescil edilmiş olduğunda taşınmazı satın alan için taşınmaz yükü oluşturmakta olup, hak sahibi tarafından bu hak taşınmazı devralan herkese karşı da ileri sürülebilir.
Somut davada, davacı tarafından dava dışı ...'nden taşınmazın devraldığı tarih itibariyle taşınmazlar üzerinde ipotek kaydının bulunduğu, dolayısıyla bu hakka karşı iyi niyet iddiasında bulunulamayacağı gibi, Mahkememizce yapılan yargılamada da davalılar ... ve ...'ın ortağı olduğu dava dışı ... için yaptırılan bilirkişi incelemesinde şirketin 2016 yılında yapılan genel kurulda geçmiş yıl borçlarından karların düşülmesini ve kalan ...-TL borcun ortaklardan tahsil edilmesine karar verildiği bu durumda ortaklar tarafından şirketin mali durumunun kötü olması nedeni ile ödeme yapılmasının muvazaa ilişkisini yansıtmadığı, alacağın temliki durumunda kefil olarak ödeme yapan davalılar yönünden de BK 168/1 ve 496 maddeleri gereğince yapmış oldukları ödeme nispetinde alacaklıların haklarına halef olacağı, asıl alacaklının alacağının para alacağı olması nedeniyle 168.maddede düzenlenen alacaklının kişiliğine özgü bir hak olmadığından dolayı davalı kefillerin yapmış oldukları ödeme oranında taşınmaz yükü olan davacıya takip yapmalarının kanuna bir aykırılık teşkil etmediğinden davanın reddine karar verilmiş, icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu karar da uygulanmış olmakla İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine icra tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
-İİK72/4 maddesi gereğince mahkememizce tesis edilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,
-İhtiyati tedbir uygulanmış olduğundan ... USD %20'ne tekabül eden icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
2-Alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ‭...-TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!