Anahtar kelimeler: Özetiihtiyati Talepihtiyati Habere Bonoyu Elden Vade Çıkarmakta Geçmesine Usd Şüpheli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ Değişik iş - ████████ KararTALEP
:İhtiyati HacizİSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, Müvekkilinin şirketten olan alacağı karşılığında15.05.2023 düzenleme, 22.06.2023 ödeme tarihli 550.000 USD bedelli bonoyu aldığını; vade tarihi geçmesine rağmen borcun ödenmediğini,müvekkilinin aldığı habere göre davalıların birden çok kişiye borçlandığını ve mallarını elden çıkarmakta olduklarını; yapılan araştırmalarda şirket pay devir işlemleri gibi şüpheli işlemlerin tespit edildiğini, davalı bulunduğu adresten kaçma planları yapmakta olduğunu; alacağın rehinle temin edilmediğini; müvekkilinin, alacağını tahsil edememe riskiyle karşı karşıya olduğunu; borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme riski bulunduğundan, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, izah edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı olmak kaydıyla; mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 30.000 USD üzerinden İhtiyati Haciz Konulmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2024 tarih ve ████████ D.İş ve ████████ Karar sayılı kararı ile; " talebin kabulüne, 2-İİK’nun 257/1 maddesi gereğince alacaklının, 30.000 USD(1.044.300,00 TL) alacağının alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 3-borçlu ile 3. kişilerin uğrayabilecekleri zararı karşılamak üzere taktiren alacağın % 15 oranında HMK’nun 87. maddesinde yazılı türden teminat alınmasına," karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz yoluna başvurulmuştur.İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle;Mahkeme nezdinde ihtiyati haciz talep eden taraf 550.000 USD bedelli senet ibraz ederek borçlu görünen müvekkili aleyhine "şirket pay devir işlemleri gibi şüpheli işlemler tespit edildiği" iddiası ile Mahkemeyi yanıltıcı bilgi ile hukuka aykırı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğunu, mahkemece de talebi kabul edilmiş olduğunu, ihtiyati haciz talep eden; taraflar arasındaki ticari iş kapsamındaki iddiasına dayalı olarak mahkemeden ihtiyati haciz talep ettiğini, mahkemede bu kapsamda bu talebi kabul ettiğini, Mahkemenin her iki tarafı da tacir olarak kabul ettiği HMK 17 uyarınca senet metninden kaynaklı yetki anlaşmasının aksine, kendisini hatalı olarak yetkili kabul ettiği ve karar verdiği, öğretide ve yargı kararlarında kimi zaman “yetki şartı”16 gibi adlarla da anılan yetki kaydı, kambiyo senetlerinde yetkili mahkemenin belirlenmesi için yapılan bir yetki sözleşmesi niteliğinde olduğunu, kambiyo senetlerinde yetki kaydı, etkisi bakımından usul hukuku karakterli bir sözleşme olan “yetki sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, talebe konu senet metni incelendiğinde "İstanbul" mahkemelerinin yetkili olduğu görüldüğünü, bu nedenle mahkeme ihtiyati haciz kararı tesis etmek konusunda yetkili olduğunu, alacaklı meşru hamil olmadığını, senedin sahte olduğunu, Mahkeme dosyasına konu edilen senedi kabul etmediklerini, imzaya açıkça itiraz ettiklerini, senedi düzenleyen ... ve senet alacaklısı olan ... ile müvekkili arasında çok sayıda davası bulunduğunu, ... ve ...'in sahte senet düzenlemek ve dolandırıcılık suçlamaları ile şikayet edilmiş olduğunu, soruşturma GOP Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyası ile devam ettiğini, senet üzerinde iki imza olduğunu, iki imzanın da İlkay'a ait olduğunu, ihtiyati haciz kararının sadece şirket ... adına talep edildiğini, İlkay hakkında ihtiyati haciz talep edilmemesinin gerekçesinin ne olduğunu, senet üzerindeki imzalar şirket unvanı üzerinde olmadığını, senetlerin şirket adına borçlanma saiki olmaksızın düzenlendiği açık olduğunu, senedi düzenleyen kişinin şirket adına mı kendi adına mı senedi yazdığı senet metninden anlaşılamadığını, bu nedenle ihtiyati haciz sebeplerine de açıkça itiraz ettiklerini müvekkilinin alacaklıya borçlu olmadığını,"...TTK'nun 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi tanzim edenin imzasını" ihtiva etmesi zorunlu olduğunu, anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş olduğunu, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmediğini, TTK'nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 678. maddesi gereğince şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kıldığını, Yine TTK'nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701 ve 702. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayıldığını, senedin keşideci bölümünde şirket temsilcisinin elinden çıkmış iki imzanın bulunması halinde, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirketi, açığa atılan diğer imzanın ise imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunlu olduğunu, senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzası yeterli olduğunu, birden fazla imza atılmasına gerek bulunmadığını, senet metninde iki imza olduğunu, ikisi de aynı kişiye ait olduğunu fakat imzaların bulunduğu yer itibari ile şirket kaşesi üzerinde olmadığı için, imza atan kişiyi şahsen sorumlu kıldığını, bu kapsamda mahkemeye sunulan kıymetli evraktaki borçtan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu sebeplerle verilen ihtiyati haciz kararı iik 257'nin şartlarını taşımadığı ve başvuruya dayanan senet yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ederek açıklanan nedenler ile ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 21.01.2025 tarihli ek kararda "...İtiraza dayanak deliller ve dosyanın incelenmesi sonucunda; ihtiyati haciz kararının 15.05.2023 düzenleme, 22.06.2023 vade tarihli 550.000 USD bedelli bonoya dayandırıldığı, senet metninde yetki şartı mevcut olup taraflarca İstanbul mahkemelerinin yetkili kılınmış olduğu, HMK 17.madde uyarınca kesin yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olması ve Davalının ihtiyati haciz kararında yetkiye itiraz hakkının bulunduğu anlaşılmış olmakla işbu bonoya dayalı olarak yapılacak ihtiyati haciz taleplerinin mahkememiz yetki alanında olmayıp İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanında kaldığı anlaşıldığından sair itiraz sebepleri incelenmeksizin itirazın kabulüne, Mahkememizin yetkisizliği ile ████████ Değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki kaydının HMK md. 17 uyarınca yetki sözleşmesini sadece tacirler ve kamu tüzel kişileri yapabileceğini, Yargıtay 12. HD ██████████ Esas, █████████ Karar ve 08.05.2018 Tarih sayılı kararında bonodaki yetki kaydının geçerli olması için tarafların tacir veya kamu tüzel kişileri olması gerektiğini aksi takdirde bonoya konu iş, ticari iş olsa dahi bonodaki yetki kaydının geçersiz olacağını açıkladığını, ihtiyati hacze konu bono incelendiğinde keşideci tarafın tacir olduğu ancak bonodaki lehdarın tacir olmadığı görüldüğünü, bonoda tacir olan başkaca bir taraf bulunmadığını, bu durumda yetki kaydının tacir olan keşideci ile tacir olmayan lehdar arasında yapılmış olduğunu, yasa hükmü gereği lehdar tacir olmadığından yetki kaydının geçersiz olduğunu beyanla yerel mahkemenin yetkisizlik kararının kaldırılmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Talep, değişik iş dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararına yapılan yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemenin yetkili olup olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İhtiyati hacizde yetkili mahkeme, İİK 258. maddesi yollamasıyla İİK 50. maddesine göre belirlenir. Anılan maddede ise, HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, bonoya dayalı olarak, alacaklı, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili, (HMK. 6.md.), borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki (HMK. 7. md) veya bonoda öngörülen ödeme yerindeki mahkemeden , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun (TTK) 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerindeki mahkemelerden birinden (HMK.10.md) yahut bonoda yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talepte bulunabilecektir. Ancak yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, bonoyu düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır.Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranacak alacak niteliğinde olduğundan, bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1 hükmü uygulanamaz. Dolayısıyla alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olmadığı kabul edilmelidir.Bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun yerleşim yerinde bononun keşide yerinde veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 776/1-d maddesine göre ödeme yeri bononun zorunlu unsurlarındandır. TTK'nın 777/3. maddesinde açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yerin, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılacağı düzenlenmiş olup, TTK'nun 777/4.maddesi uyarınca düzenleme yeri bulunmayan bononun keşidecinin ünvanının yanında yer alan adreste düzenlendiği kabul edilir.Somut olayda, lehdarı ihtiyati haciz talep eden, keşidecisi ihtiyati hacze itiraz eden ... Şirketi olan talebe konu bonoda şirketin tam ünvanı ve vergi numarası bilgilerinin yer aldığı, ödeme yerinin gösterilmediği, düzenleme yerinin de gösterilmemesi sebebiyle TTK'nın 777/3.maddesi uyarınca keşidecinin ünvanının yanında yer alan adresin düzenleme yeri olarak kabul edileceği, keşidecinin adresinin Bahçelievler/İstanbul olduğu, bono metninde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.HMK'nın 17. maddesi uyarınca, yetki sözleşmesinin veya yetki şartının geçerli olması için her iki tarafın da tacir olması gerekmektedir. Somut olayda gerçek kişi olan alacaklı/bono lehdarının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gözetildiğinde HMK'nun 17.maddesi uyarınca bonoda yer alan yetki şartı geçerli değildir. Bu durumda keşidecinin adresinin bağlı bulunduğu Bakırköy mahkemeleri ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olduğundan mahkemece ... Şirketi'nin yetki itirazının kabulü ile hakkında verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Eldeki uyuşmazlıkta, ihtiyati hacze itiraz eden tarafça bono üzerinde yer alan iki imzanın şirket temsilcisine ait olduğu hususu itiraz konusu edilmemiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz nedenleri şekli ve sınırlı olarak İİK'nun 265. maddesinde açıkça düzenlenmiş olup, somut olayda şirket hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulmasına göre ihtiyati hacze itiraz eden tarafın, şirketin ancak kaşe üzerine atılacak imza ile sorumluluk altına girebileceği yönündeki itirazı ile itiraz dilekçesinde belirtilen diğer itirazlar anılan madde kapsamında olmadığı gibi bu hususlar bir alacak ya da menfi tespit davasında incelenebilecektir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 21.01.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulanmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; 11.12.2024 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2025 tarihli ek kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1- İTİRAZIN REDDİNE 2-İhtiyati hacze itiraz aşamasında ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 20,00 TL yargılama masrafının karşı taraftan alınarak, ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 3-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-İhtiyati haciz talep eden vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-İhtiyati haciz talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 1.703,10 TL yargılama masrafının karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025